22. bölüm / 34
Hırsız Var22
Bölümler 34Şu an: 22
- 1 178 kelime
- 2 2113 kelime
- 3 3159 kelime
- 4 4488 kelime
- 5 5618 kelime
- 6 6435 kelime
- 7 7349 kelime
- 8 8143 kelime
- 9 9204 kelime
- 10 10319 kelime
- 11 11354 kelime
- 12 12496 kelime
- 13 13286 kelime
- 14 14625 kelime
- 15 15150 kelime
- 16 16308 kelime
- 17 17265 kelime
- 18 18236 kelime
- 19 19557 kelime
- 20 2091 kelime
- 21 21205 kelime
- 22 221.017 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 23273 kelime
- 24 24106 kelime
- 25 25192 kelime
- 26 26392 kelime
- 27 27257 kelime
- 28 28147 kelime
- 29 29594 kelime
- 30 30156 kelime
- 31 31527 kelime
- 32 3211 kelime
- 33 331.150 kelime
- 34 34376 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bölüm şarkısı
Haberin yok ölüyorum-Duman
Eren'in Anlatımı ile
KızılTilkim:
Siz: Yatıyorum güzelim
KızılTilkim: Bi foto gelir miii
Siz: Bu seferlik olmazz
KızılTilkim: Ama nedenn
Siz: Yaralıyım/
Siz: Çirkin gözüküyorum Aysu olmaz/
Siz: Tipim güzel değil
KızılTilkim: Hadi lan ordan sen her zaman yakışıklısın
Siz: Yapma/
KızılTilkim: Atmican mı
Siz: Atmicam
KızılTilkim:
KızılTilkim: Ben atayım mı fotoraf
Siz: At
Siz: Yüzünü görürsem iyi hissederim/
KızılTilkim: Atmicam
Siz: Nedenn
KızılTilkim: Bana neee
Siz: Ahu
Siz: Aysu/
Siz: Lütfen belki yüzünü görürsem iyi hissedirim
Siz: İhtiyacım var
KızılTilkim: İyi misin sen
Siz: İyiyim
Siz: Değilim/
Siz: Kocaman bir adam oldum ama aptal gibi susuyorum/
Siz: Babamın neden bana acıdığı belli/
KızılTilkim: Gıcık
KızılTilkim: Noldu
kızılTilkim: Ney sıktı senin canını
KızılTilkim: Eren
Siz: Ahum
Siz: Aysum/
Siz: İyiyim ben sadece seni görmeyince kötü hissediyorum
Siz: İyi değilim ben/
Siz: Ölmek istiyorum/
Siz: Ama sana sözüm var/
Siz: Yaşamaya çalışacağım/
KızılTilkim: Erenimm
Siz: Güzelimm
KızılTilkim:
Siz: Saçlarına kurban olurum ben senin
KızılTilkim: Erwn
KızılTilkim: Sen iyi misin
Siz: İyiyim
Siz: Ahu
Siz: Gözlerini atar mısın
KızılTilkim: Sen iyi değilsin
KızılTilkim:
Siz: Kurban olurım sana
Siz: Efekt ile mi çektin
KızılTilkim: Hayırr
Siz: Bendwn daha iyisine layıksın/
Siz: Ben sana fazlalık olurum/
Siz: Güzelim seni sevdiğimi unutma tamam mk
KızılTilkim: Eren
KızılTilkim: Korkutma bwni ya
Siz: Üzülme bebeğim
Siz: Bir iki günlüğüne olmayabilirim
Siz: Korkma tamam mı
KızılTilkim: Erwm
Siz: Endişelenme ve
Siz: Ağlama
Siz: Ağladığını hissediyorum/
Siz: Yüreğim ağrıyor/
Siz: Seviyorum seni
Siz: Hayatıma bir anda girdin ve benim için çok önemli biri oldun
Siz: Tarif edemeyeceğim kadar seni seviyorum
KızılTilkim: Erwnim
Siz: Kızılım
Siz: Güzelim
Siz: Kızıl Tilkimm
Telefonu kapatıp yatağın kenarına attım ve başımı yastığa gömdüm. İçerden duyduğum bağırış sesleri ile yüzümü buruşturdum.
Ben Eren Mariani, diğer adımla Matteo Mariani. Türkçe ismini genel kullanırım, Matteo... Babamın taktığı isimdi, bana değer vermeyen babamın...Aslında istenmeyen bir çocuktum, annem kazara hamile kalmıştı.
Çalıştığı şirketin patronu, babam ile yattı, evlilik dışıydı.
Annem ne kadar çabalasada aile kurulamamış ve bende istenmeyen olmuştum.
Doğumumdan bir buçuk saat sonra annem beni hastanede küvezde terk edip gitmişti ve bende babama, italya'nın önemli isimlerinin birisine bırakılmıştım.. Babam beni kucağına aldığında anlatıldığında göre hiç sevmemişti ve gelişi güzel isim koymuştu bu yüzden Matteo ismimi sevmem. İki yaşına geldiğimde anneannem beni büyütmüştü, üçüncü yaşıma girerken ise annem geri dönmüş ve Türkiye'ye taşınmıştık. Ardından başka bir adamla evlenmişti ama.. Hep alkolik birisiydi ve beni fazlalık olarak görüp döverdi, yine fazlalıktım...
Büyümem hep sıkıntılıydı. Sürekli hastalanır ve kavga çıkarırdım.
Lise zamanı... Lise zamanı baş belası bir tiptim. Sürekli kavga eden, sigara içen ve sinirli birisiydim. Sonrada onu gördüm, Kızıl Tilki... Aysu, benim dönüm noktam olmuştu. Nasıl yaklaşacığımı bilmediğim için onu zorbalayarak yaklaşırdım ama hiçbir zaman ona zarar vermezdim.
Kızıl saçlı benim hayata tutumum olmuştu, o gün beni kurtarmıştı...
GEÇMİŞ ZAMAN
Okulun en üst katına,terasa çıkmıştım. Kenara oturmuş, gün batımını seyrederek son sigaramı içiyordum.
Hayat bu muydu? Kötü davranmak, öldürmek, başkalarını kırmak, dövmek, incitmek ve daha nicesi...
Yoksa dünya bana mı böyle davranıyordu?
Kendimi öldürecektim, bunu yapacaktım. Bir duman daha içime çekerken yanımda bir hareketlilik hissettim. Kızıl saçlı bir kız yanıma gelmişti. İfadesizce ona baktım. "Selam... Sen on birinci sınıfsın değil mi? Bir çok söylenti duymuştum."
Son dedi ile alayla sırıttım.
"Herkes insanların arkasından konuşur.. Sende yeni gelenlerdensin Kızıl, ne işin var burada? Gitsene."
"Sakin ol, sadece konuşmak istemiştim... Bir şey sorabilir miyim?" Kafamı çevirip baktığımda gökyüzüne bakan gözleri bana baktı. İçim ürpermişti, o yeşil gözler çok farklıydı..."Ne?"
"İntihar mı edeceksin?.. Genelde bu saatlerde bu şekilde olanlar bunu yaparda."
"Peki bu bilgiye nasıl sahipsin?"
"Birçok kez gördüm de..."
"Tahminin doğru ama sana ne?"
"Hey! Ciddi olamazsın değil mi? Delirdin mi? Canına kıyamazsın."
"Sana ne? Daha birbirimizi bile tanımıyoruz. Bak küçük, başkalarının hayatlarına burnunu sokma."
"Biraz konuşsam vazgeçer misin?"
"Hayır."
"Olsun bak meselen ne bilmiyorum ama inan bana bu hissi çok iyi biliyorum ki değmez asla değmez. Hayatın ne kadar kötü olsada kendi canını alamazsın... Bak sorunlu çocuk-"
"Bana öyle seslenme!"
"Tamam ya bağırma.. Hayatın kötü olabilir, kimsesiz olabilirsin, her şeyden umudunu yitirmiş olabilirsin ama kenar da bir yerlerde iyilik var, bunu sen fark etmediğin ve kararlı olup o iyiliği dışarı çıkarmadığın sürece o sana gelmez ve kimsede sana yardım etmez ama bunu sadece sen alabilirsin, sen inat edip iyiliğe ulaşırsın... Eğer buradan aşağı atlarsan hiçbir şey değişmeyecek, her şey aynı kalacak tek aptallık senin kendi canına hiç tereddüt etmeden kıyaman olacak."
"Hiçbir şey aynı kalmayacak! Bir fazlalık gidecek-"
"En büyük hatan bu! Kendini fazlalık olarak görüyorsun ve bunu aklına kazımışsın.. Sen bu dünyadan gitsen bile geride bıraktıkların eskisi gibi olmayacak, her seferinde her şey değişiyor ve bunu anlayamıyoruz ama anlamak için çabalamalıyız..."
Güneş ışınları ona doğruydu, kızıl saçlarını aydınlatmış yeşil gözlerini güzelleştirmişti.. Gözlerimi alamıyordum. Elimdeki sigara bile parmaklarımdan kayıp gitmişti. Bana doğru dönüp sağ elimi elleri arasına aldı ve göğüsüme bastırdı.
"Kalbini durdurmuş olacaksın ama burada kalacaksın hiçbir kaçışın olmaz.. Bak lütfen bunu yapmaktan vazgeç, biliyorum çok boktan hissetiriyor bunu çok iyi biliyorum ama sonradan iyi ki kendimi öldürmemişim diyiyorsun... Bu kalbi durdurmak istiyor musun? İsteme.." Sadece hareketsiz kalıp onu izledim. Kızıl, beni değiştirmişti, gerçek beni kafamda diriltmişti.
"S-sen..." Hafifçe gülümsedi. Yüzü daha da aydınlandı, hayran kaldım. "Adım Aysu, evet yeni gelenlerdenim sorunlu çocuk."
"Eren. Sorunlu çocuk değil." Bir elimi yanağına koydum ve yüzünü kavradım. Sadece ona bakabildim.Tanımadığım bir kız gelip nasıl beni vazgeçirmişti? Bu gerçek miydi? Yoksa o beni kurtarmak için gelen bir melek miydi?
"Bana bak Kızıl Tilki."
"Kızıl Tilki? İyimiş." Küçük bir kıkırdama bıraktığında gözlerim dudaklarına kaydığı anda geri gözlerine baktım. "Bundan sonra benden kaçışın yok, senin belan olucağım."
"Sorun yok ama bana bir söz ver."
"Nedir?"
"Ne olursa olsun kendini öldürme, yapma bunu Eren, söz mü?" Birkaç saniye durup sadece gözlerinin içine baktım, ortam sessizdi sanki hayat durmuş gibiydi...
"Söz." Dediğimde gülümsedi. Ayağa kalkıp arkasını döndü ve gitti bende sadece arkasından ağızım açık onu izledim.
GÜNÜMÜZ
Eski anılar ile gülümsedim ama yüzümdeki yaraların acılar geri geldi. Büyümüş birisi olsam bile hala daha küçük bir çocuk gibi dövülüyordum. Yapamıyordum karşı gelemiyordum.. Annem için mi yoksa başka bir şey için mi bilemiyorum... Ama kendini çok berbat ve acınası hissediyordum.
Ayağa kalkıp odamın içindeki lavaboya geçtim ve aynadan yaralı vücuduma bakıp iç geçirdim. Umarım hemen iyileşirlerdi. Birkaç gün kimseyle görüşmemeliyim...
Umarım beğenirsiniz ben kaçarr
Bölüm etkileşimi
