14. bölüm · Hırsız Var
14
Çalan alarm ile zıplayarak uyandım. Telefon kulağımın dibinde duruyor, ben ne ara aldım ki.
Neysee.
Telefonu alıp yatağa geri yerleştim, yastığı yatak başlığına yaslayıp sırtımı yastığıa yasladım ve yorganı ebesinin şeyine kadar çektim. Telefonu açtığımda nefesim boğazımda kaldı. Erenin fotorafı, ay bana bir şey oluyooo.
"Hey maşallah be analar ne taşlar doğuruyor be." Sağıma doğru dönüp fotorafı uzunca baktım. Evet biraz takıntılı olabilirim ama 4 yıl sonra onu tekrar görmek... Lise zamanlarıydı.
GEÇMİŞ
Kantinden kahvemi alıp sınıfa çıkarken aniden etrafım sarıldı. Önümde Eren, etrafımda ise arkadaşları vardı. "Kızıl tilkinin etrafı sarılmış, haha."
"Yine ne istiyorsun, Eren?" Birkaç adım atıp tam önümde durdu ve eliyle çenemi kavradı. Kahretsin, hiçbir şey yapamıyordum, onu gördüğüm an neden hareketsiz kalıyorum, neden?...
"Hmm, noldu? O çok sevdiğin arkadaşların sana iftira mı atmışlar?"
"Kaya, sus."Ha? Eren beni mı korudu? Hadi be olmaz öyle şey.
Ama oldu Aysu
Şaşkınca Eren ve arkadaşına baktığımda, çenem deki parmaklar sıkılaşıp Eren`e bakmamı sağladılar. "Bana bak Kızıl, bugün modum iyi ve çok üzmem seni ama sen dikkatli ol tek eğlencem sensin." Sahte üzgün ifade takınıp baş parmağı ile yanağımı okşayıp uzaklaştı. Bende arkasından baka kaldım.
Diğerleride peşinden giderken bir tanesi omzuma çarpıp kahvenin üstüme dökülmesini sağlayıp gitti. Siktir bu çok sıcak!
"Ah, yandım off çok sıcak.."Sesim ağlamaklı çıkarken hızla lavaboya gittim ve üzerime soğuk su döktüm. Gömleğim ve üstüm batmıştı! Gömleğin üst dümelerini açıp elime serin su doldurdum ve göğsüme bastırdım. Bu biraz olsun rahatlatıyordu. Bunu bir kez daha yaparken arkamdan bir ses duydum. Omzumun üzerinden geriye doğru bakarken gördüğüm kişi ile gözlerim genişledi.
"Ne yapıyorsun burada? Hem burası kızlar lavaboya gire-"
"Evet evet siz kızalara özel ama girdim işte." Gözleri aynadaki yansımada gömleğin açık yerine kayarken boğazını temizleyip kafası eğdi ve elindeki kendi gömleğinş bana doğru uzattı-Ha ne? Kendi gömleği!
Üzerinde ceketi varken kaslı gövdesini görebiliyordum e ama bir liseli nasıl bu kadar iyi olabiliyor ya?! "Al."
"Neden alayım ki? Beni önce zorbalayıp sonrada kendine muhtaç mı yapmaya çalışıyorsun?"
"Hayır hayır, ben böyle bir şey yapmicaktım sadece o aptal yaptı ben değil."
"Ama o senin arkadaşın ve sen birlik olup beni z-"
"Şu gömleği al Aysu." Sessizce nefesimi verip gömleği aldım ve kabinlerden birisine girdim. Gömleği değiştirip Erenin verdiğini giydiğim burnuma dolan parfüm kokusunu derince içime çektim.
Derince kokla parfümü Aysu çünkü siz asla beraber olamayacaksınız.
Ya bir sus ya Allahım sabır verr.
"Neden bunu yapıyorsun?"
"Neyi? Zorbalık yapmam mı yada yardım etmem mi?" Gömleğin düğmelerini ilikleyip kirliyi aldım ve kapoyı açıp karşısında durdum."Her ikisi de, Eren."
Gözleriyle beni baştan aşağı süzüp yutkunarak geri bana baktı."Ben..."
"Tuhaf değil mi? Zorbalık yaptığın kıza neden yardım edersin ki, ha?" Kollarımı göğüsümde çaprazlayıp kaşlarımı kaldırarak ona baktım. Tam konuşacakken telefonu çaldı. Derince iç çekip arayanı sessize aldı ve geri bana baktı. "Aysu, ben..."
"Eren." Gözlerindeki üzgünlüğü gördüm ve bu gerçek mi ya da sahte mi? Nilemiyordum. "Aysu, ben iyi birisi değilim biliyorum. Ama bu benim elimde olan bir şey değil, böyle olmayı ben asla istememiştim ama..."
"Ama oldu Eren."
"Ama oldu Aysu... Ailemin aptal sorunları yüzünden ben sürekli sinirli ve kötü oluyorum. Ama ben bunu durduramıyorum, yapamadıklarımı etrafımdakilere zarar vererek rahatlıyorum, ben...kötü birisiyim ve bu asla değişmicek."
Aile kavramı bu muydu? Sürekli kötü geçinmek ve çocuğunu kötü birisine dönüştürmek mıydı? Yoksa Aile iyi olmak mıydı?
"Eren..."
Kelimelerim boğazımda kaldı. Ne diyeceğimi bilemiyordum.. Ben daha ailenin ne olduğunu bilmeden iki yaşımda mahalledeki bir ablaya bırakılmış kızım..."Aysu, ben ö-" Telefonu tekrar çalmıştı."Aç telefonunu arayanın baya bir derdi var demek ki." Gözlerime baktığında anladım bu saf üzüntü ve pişmanlıktı.
Lavabodan çıktığında bir daha geri gelmedi.. Keşke peşinden gitseydim, keşke o telefonu aç demeseydim...
GÜNÜMÜZ
Boğazımı temizleyip fotoğraftan çıktım. Şimdi geri gelmişti ve ben onu kaybetmek istemiyordum. Gömleği hâlâ bendeydi, parfümü ile dokunulmadan dolabımda duruyordu.. Gördüğüm mesajla genişçe gülümsedim.
Gıcık: Günaydın güzellik
Gıcık: İyi uyudun mu
Gıcık: Ben seni çoook özledim Kızıl
