29. bölüm / 31
Hırsız Var29
Bölümler 31Şu an: 29
- 1 178 kelime
- 2 2113 kelime
- 3 3159 kelime
- 4 4488 kelime
- 5 5618 kelime
- 6 6435 kelime
- 7 7349 kelime
- 8 8143 kelime
- 9 9204 kelime
- 10 10319 kelime
- 11 11354 kelime
- 12 12496 kelime
- 13 13286 kelime
- 14 14625 kelime
- 15 15150 kelime
- 16 16308 kelime
- 17 17265 kelime
- 18 18236 kelime
- 19 19557 kelime
- 20 2091 kelime
- 21 21205 kelime
- 22 221.017 kelime
- 23 23273 kelime
- 24 24106 kelime
- 25 25192 kelime
- 26 26392 kelime
- 27 27257 kelime
- 28 28147 kelime
- 29 29594 kelime · Okuduğun bölüm
- 30 30156 kelime
- 31 31527 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Siz: Nabeeeeeer
Gıcık: Buluşalım
Gıcık: Nolurrrr
Gıcık: Aysuuu
Siz: Döndün mü İtalyadan
Gıcık: Hayır
Siz:
Gıcık: Ya az sonra uçak kalkıcak zaten
Gıcık: Ben artık yüzünü görmek istiyorum
Siz:
Siz: Al yüzüm (13:42)
Gıcık: Hey yawrum bee
Gıcık: Harbili düştüm (13:46)
Siz: Şfmfls
Siz: Olm nereye gittin laa
Siz:
Siz: Nereye gittin elin italyanlısıı
Siz: Ereeeeen
Siz: Mikasaya dönüşeyim mi
Siz: Ireh ıreeeeh (13:52)
Gıcık: Geldim güzelim (14:25)
Siz: Ne ara amk
Siz: Maç uçuş süresi beş altı saat falan
Gıcık: Babamız zengin kızım bizim
Gıcık: Özel jetler falan ;)
Siz:
Siz: Si
Gıcık: Eee
Siz: Ne ee
Gıcık: Kızım sabahtan beri ben ne diyom ya
Siz: Ha tamam
Gıcık: Ne tamam
Siz:
Siz: BULUŞALIM
Gıcık: Ha tamam
Siz: Gerrrrrrrizaklı
Gıcık: Bir restorant ayarlayım mı
Siz: NE RESTORANT BE
Siz: Sahile gidicez
Gıcık:
Siz: Ldmödsş benden almış oe
Gıcık: Galerimde bir bunlar birde senin fotoraflarınla dolu
Siz: Tamam boş yapma da git hazırlan
Siz: Ben gider byeee (14:28)
Çok geriliyoruuuum AAAA.Gri bir paraşüt pantolan üstünede beyaz bir gömlek giyindim.
Ayakkabılırımı giyinip anahtarımı aldım ve daireden çıktım. Asansöre yöneldiğimde arızalı yazısını görünce dünyam çöktüü.
Merdivenlerden inip tam kapıdan çıkacaktım ki... BEN ÇANTAYI ALMADIM.
Tekrar üç kat merdiven çıkıp eve girdim ve kapının yanındaki çantayı alıp geri kapıyı kilitledim ve merdivenlerden indim. Sonunda dışarı çıktığımda iç çekip sahile yürümeye başladım. Evim çok uzak değildi, yaklaşık 20 dakika sonra sahile gelmiştim.
Siz:
Siz: Neredesin Yüce cahill
Gıcık: Sen nerdesin gelip alayım seni
Siz: Abart
Gıcık: Kayalıkların ordayım
Siz: HER YER KAYALIK
Gıcık: O zaman kayalıklara bak
Gıcık: Mesela ben senin o kızıl kafanı görüyorum
Okuduğumla başımı kaldırıp etrafıma bakındım ve onu gördüm. Eren.. Canlı halde daha hoştu.
Eski haliyle fazlasıyla değişmişti hemde fazlasıyla. Yavaşça yutkunup ona doğru yürümeya başladım.Yaklaştığımda o da kalkıp karşıma gelmişti. Gülümseyip elini uzattı, bende elimi ona uzattığımda alıp dudaklarına götürdü.
"Hoşgeldin kızıl Tilki." Göz kırpmasına karşı gülümseyip beraber kayalıklara oturduk. Çok utanmıştım, çekingence oturuyordum. Yanaklarım kızarmıştı.
Eren bana doğru dönük oturuyordu. Gözleri benden hiç ayrılmıyordu. Elini kaldırıp yanağıma ordanda saçlarıma dokundurdu.
Aramızda sözsüz bir iletişim vardı, o konuşmuyordu ben konuşmuyordum. Gözlerimiz buluşunca içindeki duyguları gördüm. Sanki gözleri canlıymış gibi duyhuları yaşıyordu, göz bebeği büyümüş kocaman bana bakıyordu. Özlem vardı, sevgi vardı, şefkat vardı, bir şey olmasından korkar gibi bakıyordu hiç değişmiyordu.
"Kızıl Tilki...Çok değişmişsin."
"Aradan neredeyse 5 yıl geçiyor tabi değişicem, bekle!" Çantamda ki poşeti alıp Eren'e uzattım. Sorar şekilde bakınca poşetini kucağına bıraktım.
"Bu... Kurabiye?"
"İstemiştin ya, bende kaba koyup getirdim." Bana karşı bakışları yumuşayıp gülümsedi, bir kolunu omuzlarıma dolayıp beni kendisine çekti, bende kollarımı ona doladım. Yüzüm göğüsüne yan şekilde yasladığımda yanağıma düşen göz yaşı ile şaşkınca ona baktım. Ağlıyordu, gözlerindeki acı, yaşları ile saklanıyordu. "Eren... Neden ağlıyorsun?"
Burnunu çekip yüzünü saçlarıma gömdüğünde kollarımı etrafına daha sıkı sardım. Hıçkırıklarını gizlemeye çalışıyordu ama vücudu titriyordu."Ö-özür dilerim.."
"Özür dilemene gerek yok, ağlama yok bir şey." Yüzünü saçlarımdan uzaklaştırıp burnunu çekti ama hala daha sarılıyorduk, bir süre daha böyle durmaya razıydım.
"Aysu.. Teşekkür ederim güzelim, bu.. Benim için çok özel, anlatamayacağım kadar..." Bir elimi yanağına koyup yüzünü bana doğru çevirdim ve yanağına ufak bir öpücük kondurdum. "Gıcık, ağlama bak daha kurabiyelerden yemedin."
"Gıcık?" Kahkaha attığında bende ona karşı gülümsedim ve beklenti ile kurabiyeleri yemesini izledim. Bir ısırık aldığında yüzü beğenmiş gibiydi."Güzel ama sanki şekeri eksik gibi."
"Şeker mi- Eren!" Ağızındaki kurabiyesi yutup bana doğru yaklaştı ve bir anda yanağımı ısırdı. "Şimdi tadı düzeldi."
"Aptal! Acıttın." Gülümseyip ısırdığı yeri öptüğünde ben de yanağına sıktım."Kızıl şeytan!"
"Teessüf ederim, ben tilkiyim."
"Ah evet sen tilkisin, benim Kızıl Tilkim." Kabı kapatıp kenara koydu ve kollarını belime sarıp beni yakınına çekti, bende kollarımı boynuna sarıp yüzümü göğüsüne yasladım.
İnsta
Bölüm etkileşimi
