1. bölüm · HER ŞEY ÇOK GÜZEL OLACAK
Trabzon’da Başlayan Yolculuk
1970 yılında Trabzon'un Akçaabat ilçesinde doğdu.Trabzon Lisesinden mezun olduktan sonra KKTC'de Doğu Akdeniz Üniversitesi İnşaat Mühendisliği bölümünü kazandı.Bir süre sonra kaydını Girne Amerikan Üniversitesi İletişim Fakültesi İşletme bölümüne aldırdı.KKTC'de iki yıllık eğitiminin ardından İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü'ne yatay geçiş yaptı ve 1994 yılında mezun oldu.Sonrasında İstanbul Üniversitesi'nde İnsan Kaynakları ve Yönetimi bilim dalında Yüksek Lisans eğitimi aldı.1992 yılında inşaat ve taahhüt işleri yapan aile şirketinde iş hayatına başladı.Bu şirkette Yönetim Kurulu Başkanlığı yaptı.Trabzonspor Futbol Kulübü,Trabzonspor Basketbol Kulübü ve Beylikdüzü spor Kulübünde yöneticilik yaptı.Ekrem İmamoğlu siyasete nasıl girdi ? Aslında bunun cevabı çok uzun bir hikaye değil.İmamoğlu hep çalışarak büyüdü.Siyaset sonradan geldi.5-6 yaşadayken sabahları babası ile dükkanlarını açarlardı.Kapıyı beslemeyle açarlardı.Dükkana hep sağ ayak ile giderlerdi önce dükkânı temizlerler temizliğe çok önem verirlerdi.Küçük yaşlardan itibaren disiplinli bir çalışma düzeni içinde büyüyen İmamoğlu, ailesinden aldığı bu alışkanlıkları hayatının her alanına taşıdı. Dükkânda geçirdiği saatler ona sadece çalışmayı değil, insanlarla iletişim kurmayı, sabırlı olmayı ve sorumluluk almayı da öğretti.Gençlik yıllarında sporla da yakından ilgilendi. Özellikle futbol, onun hayatında önemli bir yer tuttu. Takım ruhunu, birlikte hareket etmenin gücünü ve mücadele etmeyi spor sayesinde öğrendi. Bu deneyimler, ilerleyen yıllarda yöneticilik yaparken ve insanlarla bir arada çalışırken ona büyük katkı sağladı.Üniversite yıllarında farklı şehirlerde ve ortamlarda bulunması, onun dünyaya bakışını genişletti. Farklı insanlarla tanıştı, yeni fikirler öğrendi ve kendini geliştirmeye devam etti. Eğitim hayatı boyunca yalnızca derslerine değil, sosyal faaliyetlere de önem verdi.İş hayatına atıldıktan sonra aile şirketinde edindiği tecrübeler, ona yönetim konusunda önemli bilgiler kazandırdı. İnsanlarla doğru iletişim kurmanın, adaletli olmanın ve güven vermenin ne kadar önemli olduğunu bu yıllarda daha iyi anladı.Zamanla yaşadığı çevrede insanların sorunlarını dinleyen, çözüm arayan ve sorumluluk almaktan çekinmeyen bir kişi olarak tanınmaya başladı. İşte siyasete giden yolun ilk adımları da tam bu noktada atıldı. Çünkü onun için siyaset, bir makamdan çok hizmet etmenin başka bir yoluydu.Zamanla yaşadığı çevrede insanların sorunlarını dinleyen, çözüm arayan ve sorumluluk almaktan çekinmeyen bir kişi olarak tanınmaya başladı. İşte siyasete giden yolun ilk adımları da tam bu noktada atıldı. Çünkü onun için siyaset, bir makamdan çok hizmet etmenin başka bir yoluydu.Mahallesinde, iş çevresinde ve sosyal ortamlarda insanlarla kurduğu güçlü bağlar, onun toplumla iç içe bir hayat sürmesini sağladı. İnsanların dertlerini dinlemekten hiçbir zaman kaçınmadı. Küçük büyük demeden her soruna çözüm aramaya çalıştı. Bu yaklaşımı, çevresindeki insanların ona olan güvenini artırdı.Spor kulüplerindeki yöneticilik görevleri de onun liderlik yeteneklerini geliştirdi. Sporun birleştirici gücüne inanan İmamoğlu, gençlerin sporla iç içe büyümesinin önemini her fırsatta dile getirdi. Kulüplerde görev yaptığı süre boyunca yalnızca sportif başarıyı değil, aynı zamanda gençlerin disiplinli ve sorumluluk sahibi bireyler olarak yetişmesini hedefledi.İş hayatında elde ettiği tecrübeler, onun karar verme becerisini güçlendirdi. Zor zamanlarda sakin kalmayı, doğru zamanda doğru adım atmayı öğrendi. Çalışkanlığı ve kararlılığı sayesinde bulunduğu her ortamda örnek gösterilen bir isim haline geldi.Yıllar geçtikçe toplum için daha fazla sorumluluk alma isteği içinde büyüdü. İnsanların yaşadığı sorunları yakından görmek, onların hayatına dokunmak ve daha yaşanabilir bir çevre oluşturmak için adımlar atmaya başladı. Bu süreç, onu siyasete daha da yakınlaştırdı.Siyasete adım attığında yanında taşıdığı en önemli değerler; dürüstlük, çalışkanlık ve insan sevgisiydi. Onun için başarı, yalnızca bir hedefe ulaşmak değil, o yolda insanlara fayda sağlayabilmekti. Bu anlayışla çıktığı yolculukta, karşılaştığı zorluklara rağmen umudunu kaybetmedi ve her zaman daha iyisini yapmak için çaba gösterdi.Bu yolculuk, yalnızca bir kişinin hikâyesi değil; çalışmanın, azmin ve inancın bir insanın hayatını nasıl değiştirebileceğinin de bir göstergesiydi. Çünkü o, küçük yaşlarda babasıyla açtığı dükkândan öğrendiği disiplinle, yıllar sonra çok daha büyük sorumlulukların altına girecek bir yolculuğa hazırlanıyordu.
