1. bölüm / 5
Hayatımın YargıcıGiriş
Bölümler 5Şu an: Giriş
- 1 Giriş427 kelime · Okuduğun bölüm
- 2 HY: 12.648 kelime
- 3 HY: 22.486 kelime
- 4 HY: 33.001 kelime
- 5 HY: 43.145 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
...
Bardaktan boşalırcasına yağan yağmura rağmen sonunda evin bahçesine varabilmiştim. Saçlarımın arasına hızla düşen yağmur damlaları, başıma büyük bir baskı oluşturuyordu. Hızlı adımlarla bahçe kapısının önüne geldim. Güçlükle sıkışan kapıyı açtığımda bir tuhaflık sezmiştim. Bahçe kapısını kapattığımda bahçeye ve eve göz gezdirmeye başlamıştım. Kulaklığımı çıkarıp pantolonumun cebine sokuşturdum. Görünürde kimse yoktu, sağanak yağmur sesi dışında ise hiçbir ses yoktu. Adımlarım yavaşlamış, tereddütle eve doğru yürüyordum. Soğuktan mı yoksa tedirginlikten mi bilemediğim titreyen elimle zile bastım. Kulağıma gelen zilin sesinin ardından dakikalar geçmiş olmasına rağmen kapıyı açan olmamıştı. Tekrar zile basıp bekledim. Sabırsızlanarak defalarca zile bastım. Ama kapı açılmamıştı. Sonunda telefonumu deri ceketin cebinden çıkarmak aklımın ucuna gelebilmişti. Elimi ıslak ceketin cebine attığımda burnuma parfüm kokusu ilişmişti. Bu koku ceketini bana veren kişinin parfüm kokusuydu. Kim olduğunu bile bilmediğim o kişinin kokusu.. Telefonumu cebimden çıkartıp annemin numarasını tuşladım. "Aradığınız kişi şu anda telefona cevap veremiyor.." sesini duyana kadar beklemiştim. Kapatma tuşuna bastıktan sonra babamın numarasını tuşladım. Bir kaç kez çaldıktan sonra telefon açılmıştı. "Alo baba.. nasılsın, alışabildin mi oralara?.. Bende iyiyim, şimdi eve geldim ama evde kimse yok. Kapıda kaldım. Annemi aradım açmıyor. Neredeler biliyor musun?.. Tamam baba sağol. Seni seviyorum kendine iyi bak." Babamı şimdiden çok özlemiştim. Annemin nerede olduğunu o da bilmiyordu. Annemi tekrar aradığımda uzun bir süre telefon çalmış sonra da telefon açılmıştı. "Anne nerdesin?.. Evde kimse yok zile bastım açan olmadı.. Tamam bekliyorum.." Annem pazara alışveriş yapmaya gitmiş, yağmur yağdığı için bir süredir yağmurun dinmesini bekliyormuş. Kardeşlerimin ise evde olduğunu söylüyordu. Oysa defalarca zile basmıştım, kapıyı açan olmamıştı. 15 dakikanın sonunda annem koşa koşa eve gelmiş, anahtarı çantasından çıkarıp kapıyı açmıştı. Evin kapısını açıp içeriye adım attığımızda gözümüze ilk çarpan yerdeki kanlar olmuştu.Yerde kan vardı! Kardeşlerimden biri elini mi kesmişti? Yoksa başka bir şey mi olmuştu? Annem bana dönüp gözlerime baktıktan sonra telaşla elindekileri yere bıraktı. Koşar adımlarla merdivenlere yöneldik. Merdivenlerden yukarı hızlı adımlarla çıkıyor bir yandan da "Eylül! Anıl! Hilal!" diye sesleniyorduk. Onlara bir şey olmasından büyük bir endişe duyuyorduk. Annem "Sen çocuk odasına bak ben diğer odalara bakacağım" dediğinde başımı salladım. Titreyen ellerimle kardeşlerimin odasının kapısını açtım. İçerde kimse görünmüyordu. Odadan çıkacağım anda annemin çığlık sesleri kulağıma ilişti. Aniden sese doğru yöneldim. Annemin çığlık sesleri oyun odasından geliyordu. Bir koridor uzağımdaki odaya koşar adımlarla hemen ulaştım. Oyun odasına girdiğimde gördüklerim karşısında nutkum tutulmuştu. Dünyam başıma yıkılmıştı. Bense kalakalmıştım öylece.
Canınız acıdığı ya da hayal kırıklığına uğradığınız zamanlarda nutkunuz tutulur da sadece susarsınız ya işte bana da ondan olmuştu.
Canım acıyordu ama susuyordum. Hayal kırıklığına uğramıştım ama susuyordum. Belki suskunluk bir vazgeçişti, kabullenişti. Belki de susmak, en büyük çığlıktı. Ve ben sadece susuyordum.
Bölüm etkileşimi
