19. bölüm / 21
HAYALET KLAN🫀Vampirlerin Oyunu...19
Bölümler 21Şu an: 19
- 1 01157 kelime
- 2 021.120 kelime
- 3 031.105 kelime
- 4 041.104 kelime
- 5 051.041 kelime
- 6 061.081 kelime
- 7 071.160 kelime
- 8 081.298 kelime
- 9 091.092 kelime
- 10 101.163 kelime
- 11 111.276 kelime
- 12 121.190 kelime
- 13 131.082 kelime
- 14 141.174 kelime
- 15 151.122 kelime
- 16 161.143 kelime
- 17 171.118 kelime
- 18 181.043 kelime
- 19 191.111 kelime · Okuduğun bölüm
- 20 201.038 kelime
- 21 211.197 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
HAYALET KLAN 🫀
Vampirlerin Oyunu...
Zil ısrarla çaldı, Elina hızla merdivenlerden aşağı inerek kapıyı araladı. Kapıda bir koruma vardı lakin bu Claus'un bahçeye diktiği korumalardan biri değildi. "Mekâna gidiyoruz efendim." dedi koruma. Petra bahçenin içindeki araçtan el etti, o yılışık ifadesiyle. "Özel araca gerek yoktu." Adam dudağını kıvırdı. "Lord Claus'un emri efendim." Elina "Tamam geliyorum, iki saniye beklesin." diyerek kapıyı kapattı.
"Çattık, çattık be!" diye söylenerek merdivenlerden çıkarak odaya yöneldi. O her zamanki siyah, eski çantasını sırtına taktı. Çekmeceyi aralayarak minik gümüş hızmasını çıkardı.Aynanın karşısına geçip hızmayı burnuna iliştirdi.
"Ayna, ayna, söyle bana; Petra'nın dişlerinden bir gün koleksiyon yapabilecek miyim?"
Derin bir nefes verdi ve zoraki güldü. Aynada kendini süzdü. "Senden de nefret ediyorum. Yine de en çok seni seviyorum.Seni!" Odadan çıkarak merdivenlerden indi ve kapıyı açtı. "Ben hazırım." dedi korumaya.Adamın önüne geçerek ilerledi.Aracın kapısını aralayarak ön koltuğa oturdu. Koruma da şoför koltuğuna geçti. Petra gülümseyerek omuzlarının üzerinden Elina'ya yaklaştı. "Yanıma gelseydin tatlım, koltuk boş kaldı." Elina güldü tıslayarak. "Burada manzara daha güzel." dedi Elina ve ekledi: "Gidelim." Şoför aynaya baktı. Petra başıyla onay verdi. "Gidebiliriz."
Mekânın önüne geldiklerinde vampir alt gruplarının başkan ve yardımcıları içeri doluşuyordu. Neredeyse elli kişi salonda olacaktı. Elina, Petra'ya sordu: "Bu kadar vampircikten korkmuyor musun madam?" Petra gülümseyerek Elina'nın koluna girdi.
"Çok korkuyorum ama Claus beni bin yıldır koruyor, tıpkı bir mücevher gibi. Kadınların işi çok basittir tatlım, sadece korkmak. Bunu öğrendiğin zaman sen dünyanın değil dünya senin etrafında döner."
"Galiba haklısın," dedi Elina kahkaha atarak ve ekledi."Ama yine de dişlerin aklımdan çıkmıyor." "Merci canım." dedi Petra ve mekâna girdiklerinde ayrıldılar.
Petra kalabalığın arasında ilerleyerek Alex ve Chuck'ın yanına sıvıştı. Alex'in grubu, Lord Claus'un grubundan, üst gruptan sonra en önde gelen topluluktu. "Nasılsınız, beyler?" dedi Petra gülümseyerek. Chuck sırıttı. "Harikayız Petra. Burnuma güzel kokular geliyor." Petra çaktırmadan masanın altından bir zarf uzattı. "Haklısın, hem de çok." Petra, Chuck'ın sırtını sıvazladı. "Sadece yüzde yirmisi senin tatlı çocuk. Alex'e teslim etmeyi unutma." Alex tuhafça baktı. "Ne oluyor? Şu yeni gelen Elina... Onu gruba isteyin. Uydurun bir şey, sayımız eksik falan." Alex başını salladı. " O verdiğin zarf sadece gruba çağırmak için." "Tabii, siz bunu halledin. Ne yapacağınız sonra. Bir de son ricam, Sirius'u bu gece lütfen kollayın. Sizin fikirleriniz Claus için önemlidir." dedi Petra masadan ayrılarak.
O sırada içeri Claus ve Peter girdi. Ardında da Sirius ve Ron vardı. Ron, Sirius'a öfkeyle baktı son kez içeri girerken ve Peter da kafasını çevirerek aynısını yaptı. Gruplar derin bir sessizliğe büründü. Lord Claus eliyle Sirius'a yol verdi. Sirius telleri atlayarak dövüş ringine çıktı. Claus bağırdı: "Sirius açıklama yapmak istiyor. Tabii dövüşü kazanabilirse. Bu gece kim karşısına çıkmak istiyor?"
Peter heves ve öfkeyle bir adım atarken usulca Lord Claus onu durdurdu. "Biz asiller karışmayalım istersen. Sadece eğlen ve izle!"
Herkes duraksadı, ses çıkmıyordu. Claus, Alex'in yardımcısı Chuck'a baktı. O da o sırada Lord Claus'a bakıyordu. "Ne dersin Chuck?" Chuck gülümsedi. "Büyük bir zevkle." Claus, Chuck ringe çıkarken onu alayla uyardı. "Isırmak yok, hatırlatmama gerek yok değil mi? Kanı sadece iki saniye içerisinde şoka sokuyor.Yarım saate eşek cennetini boylarsın." Chuck geri bakarak güldü. "Avcılar pek tercihim değildir."
Chuck sağlam bir yumruğu Sirius'un karnına vurdu. Fısıldadı kulağına "Çakal Chuck'tan minik bir hediye, avcı. Bu gece senin yanındayız." "Teşekkür ederim Chuck. Ne kadar istiyorsun?" "Sonra ödeşiriz avcı." dedi Sirius onu tekmeyle tellere fırlatırken. "Gerek yok!" dedi Sirius ve bu kez Chuck'ı tellerin dışına fırlattı.
Peter dişlerini sıktı fısıldayarak Claus'un ardından."Yeter artık, ben ringe çıkıyorum." Claus arkasına baktı. "Sen değil, ben." Claus vampir refleksiyle tellerin üzerinden uçtu ve ringe girdi. "Hadi başlayalım, ilk sen sevgili dostum."
Sirius, Claus'un tam gırtlağına avcı refleksiyle vurdu ve gümüş bir mühür yerleştirdi.
Claus şaşkınlıkla boynunu yoklayarak tısladı. Boynunu elledi. "Bu ne avcı?"
"Melek kökenli varlıkların lanetidir.İzi taşıyan kesim yapar.Sadece ölüm öncesi vampirlere bırakabilirler."
Claus kaşlarını çattı. "Yani..."
"Laneti ben değil kadeh belirler."
Mühür silinmeye başladı. Claus gülümsedi. "Ama ben seni öldürmek istemedim avcı." "Senin gibi birini kaybetmek büyük aptallık olur, her yönden." "Açıklamanı yapabilirsin."Claus ardını dönerek pistten indi.
"Açıklamamı yaptım. Bir kez daha söylüyorum. Herkes iyi dinlesin. Ron'u sadece kişisel zaaflarım yüzünden vurdum ve sizlere büyük bir suikast haberi veriyorum!"
Herkes pür dikkat kesildi. En ufak fısıltı bile yerini buz gibi bir sessizliğe bıraktı. "Sizden tek isteğim sadece üç gün beklemeniz. İnanın bana, çok ses getirecek!" "Ne söylüyor bu Claus?" diyerek fısıldadı Peter. "Yakında öğrenirsin." dedi Claus ve ekledi. "Ben de bilmiyorum." "Ne yani, buna kanacak mıyız?" Claus gülümsedi. "Evet, hem de hep birlikte."
" Ne yapacağını bilmiyorum ama işin ucunda hangi ismin olduğunu biliyorum." "Kim?" dedi merakla Peter. "İşte o konu, ben ve Sirius hariç herkese bir sürpriz." "Pekâlâ ve o hâlde kendini kandır ve inanmaya devam et."
Ron'un o sırada yüzü düştü ve mekândan müsaade isteyerek çıkıp gitti.Claus tekrar piste atladı. "Bu konuya burada ara veriyoruz, dağılabilirsiniz." Vampirler teker teker pisti boşalttı. Claus ve Sirius pistten atladı. Herkes mekândan çıkmıştı.
Sirius en geriden çıkarken Elina mekânın çıkışında onu bekliyordu. Sirius'un önüne atladı. "Konuşalım!" "Ne konuşacağız?" "Viktoria, Viktoria hakkında." "Az önce de söyledim Elina. Ona kişisel zaaflarım yüzünden yardım ettim, sadece o kadar." Elina kafasını salladı. "Ben bu konudan bahsetmeyecektim. Viktoria, olur olmadık zamanlarda karşıma çıkıyor." Sirius şaşkınlıkla kaşlarını çattı. "Sebep..." "Sebep ne bilmiyorum, sana soruyorum. Sence neden olabilir?" "Hiçbir fikrim yok Elina." "Peki Sirius, yine de teşekkürler." Sirius duraksadı sonra söze girdi Elina arkasını dönmüş giderken. "Elina! Gerçekten bilmiyorum ama Petra seni Alex'in grubuna yollayacak, dikkat et!" Kafasını salladı geri bakarak.
Elina sahil yoluna girdi. Bir süre yürüdü sonra karşısına Chuck atladı. " Naber, Elina? Ben Chuck." Elina kaşlarını çattı. "Alex'in yardımcısı mıydın sen?" "Evet, Alex'in yardımcısı ben oluyorum. Sana bir müjdem var. Alex seni gruba dâhil etmek istiyor. Clausla konuşacak, bu numara." dedi kartı uzatarak. "Beni ara!" Elina kartı yırtarak yere fırlattı. "Lord Claus dururken Alex kim oluyor?" Chuck gülümsedi. "Bunu Alex'e söylemeyeceğim, asi bayan. İki gün sonra yine konuşuruz." Dedi ve Chuck vampir refleksiyle karşı yolda bekleyen aracın önünde bitti araca binerek hızla uzaklaştı.
Viktoria sahilin arkasındaki ağaçların önünde belirdi. Saçları, hafifçe esen rüzgârın etkisiyle uçuştu. Elina vampir refleksiyle dibinde bitti.
"Gene mi beni izliyorsun, Hayalet Klan?"
Viktoria cebinden bir kart çıkardı. "Bunu bana da verdi ama senin için daha gerekli gibi." "Ne saçmalıyorsun Viktoria?" dedi Elina, Viktoria'nın uzattığı kartı alırken.
"Chuck'ın bunu Alex'e söylememesi için ufak bir ödeme yaptım. O gruba gir! Claus'un depolarından birinde bir konuşmaya şahit oldum, Ron ile bir adam arasında. Ne olduğunu öğreneceğim."
"Sana neden inanayım ki?" "Rica ediyorum, Elina. Bir süre bekle. Sonra ne istiyorsan yap. Şu sıra önemli görevlerim var. Başkan bunu kurcalamamı istedi. Onun için çok sıradan ama ben özellikle ilgileneceğim."
"Pekala Viktoria.Bunu sırf Petra'yı dönüştürmediğin için değil klanlarını seçebildiğin için yapacağım.Sen tuhaf bir kadınsın. Benim iyi versiyonum gibisin."
Viktoria gülümseyerek elini omzuna attı.
"Pekala kötü polis, dileğimi yerine getirecek misin?"
" Evet Hayalet Klan, sadece şimdilik."
Bölüm etkileşimi
