4. bölüm · HAYALET KLAN🫀Vampirlerin Oyunu...

04

S.Victoria Anderson

HAYALET KLAN🫀
Vampirlerin Oyunu...

Yağmur hafifçe çiseliyor, ormanın derinliklerine kadar usul usul ustaca sızıyordu.Amanda ise pencerenin önünde dikilmiş sedir yapraklarına vurup yere düşen yağmur damlalarını seyrediyordu.
Doğayı severdi, en çokta mucizesi olan yağmuru.Yağmurun sesi de kokusu da onu mutlu ediyor, huzur veriyordu.Birkaç saatliğine bir canarvar, vampir olduğunu unututup hayattan izole olabiliyordu.
" Rozalina seslendi." Gelsene Polyanna, ikinci sezon başlıyor.Hadi Ama yaaa!" Viktoria ortalıkta yok farkında mısın? " dedi Amanda camdan kafasını ayırmadan, kafası cama dayalıydı.Her zaman dümdüz olan perçemleri cama yapışık olsa bile yine de muntazamdı.
"Ona bişey olmazzz! Merak etme, o bir vampir kız.Amanda Rozalina'ya döndü." Harika."dedi ve ekledi." Ortalıkta kol gezen vampir avcıları ve Claus'un çetesi sayılmassa.Seni gökdelenin yedinci katından fırlattığını unuttun sanırım Roza."
Rozalina gülümsedi alayla." Yedi değil dokuz ve ayrıca hala yaşıyorum, bebek gibiyim.Sıradan vampirler olmadığımızı biliyorsun." dedi Rozalina ve önüne dönerek uzun ahşap masanın üzerindeki laptoptan diziyi izlemeye devam etti.

Onlar sıradan vampirler değildi.Bir nevi Claus'a bağışıklık kazanmayı başarmış kişilerdi.Belki de kader tarafından seçilmişlerdi.Elijah'ın hiç hesapta olmayan eseri Vampir Yuvasıydı. Scarlet, Rozalina ve Amanda...

Kızların aracına çok benzeyen bir araç evin yakınlarda durdu.Amanda masanın üzerindeki laptopta en sevdiği diziyi " Gossip Girl, izleyen Rozalina'ya baktı." Bir haber olmalı, araç geldi." Rozalina laptobu kapatarak pencereye koştu büyük bir sevinçle.
Bir adam araçtan inerek kapıya doğru yöneldi.Amanda, adam tam kapıyı çalacakken aceleyle kapıyı açtı." Mesajdan haberiniz yok mu?"dedi elindeki kağıdı uzatırken adam.
" Viktoria silmiş olmalı."dedi Amanda derin bir of çekerek." " Bu işin daha fazla uzamamasını istiyor, Viktoria onunla karşılaşmamalı!Henüz yolun başındasınız."dedi adam ve ilerleyerek araca doğru yöneldi.
Amanda kapıyı kapattı.Rozalina pencereden gülümseyerek elini salladı.Aracın arka koltuğunda oturan yaşlı adam gülümsemedi.Sadece elini kaldırarak karşılık verdi.Genç adam araca bindikten sonra araç ormanın derinliklerinde kayboldu.
Rozalina, Amanda'nın elindeki kağını kavradı merakla ve kağıdı okumasıyla aniden suratı düştü." Al." diyerek notu Amanda'ya geri uzattı.Amansa kağıdı alarak ceketinin cebine attı." İsimler pek hoşuna gitmedi sanırım Afrodit." Rozalina suratını buruşturarak." Kimin gider ki? "dedi. " Doğru. "

*****

Adam ilerledi şehrin içinde ağır adımlarla.O yer altının derinliklerinden geliyordu.Onun geçmişi de planlarıda bir sarmaşık gibi dolaşık ve zehirliydi.Tıpkı kızıl saçları gibi.
Arka sokaklara girdi.Bir kadın sırtına geçirdiği spor bir çantayla ilerliyordu.Adam ilerledi ve tam önünde durdu.Kadın iki adım geri attı.Adam oldukça elit, kültürlü durmasına rağmen tehlikeli gibiydi de.
" Ne istiyorsunuz? "dedi kadın.Adam gülümsedi." Sırtınızdaki çanta size yük olmuş durumda.Size yardım etmemi ister misiniz? " Kadın belli belirsiz gülümsedi, içeten değildi." Teşekkür ederim, gerek yok."
Adam tekrar gülümsedi." Lütfen, size yardım etmek istiyorum." Kadın sırtındaki çantayı adama uzattı." Yolum uzun yalnız." Adam çantayı sokağın en ücra köşesine fırlattı.Bakışları şimdi daha değişikti.
Kadın tekrar iki adım geri attı ve fısıldadı." Kimsin sen?Ne yapmaya çalışıyorsun." " Claus."diyerek fısıldadı adam ve elinin tersi ile ağzını sildi, ilerleyerek yoluna devam etti.
Bir yer altı mekanında durdu.İçeri girdi.Uzun kasvetli koridorun sonundan bir odaya ulaştı. Burası salon gibi değildi, lükstü.Koltuğa geçerek ayaklarını uzattı.Daha iyiydi, daha canlı.Her ne kadar ruhsuz bir yaratık olduğunu bilse de.
Televizyondaki kanalları zaplamaya başladı.Duraksadı, bir haber ilgisini çekmişti."Haberdeki şahıs, kadın meraklısı ve üstelik insan olan maşalarından biriydi." Elini masaya attı ve ahizeyi kaldırarak telefonun tuşlarına bastı." Odama gel! " Geliyorum efendim."dedi hattın ucundaki ses.
Kısa süre sonra bir adam içeri girdi." Haberi izle! "dedi parmağını işaret ederek.Adam kana bakmakta zorlanıyordu." Hayatta kalma iç güdülerini bir kenara bırak zevzek, en azından haber bitene kadar başarabilirsin." dedi Claus dişlerini sivrilterek.
Adam habere odaklandı." Tuhaf efendim."dedi ve ekledi." Kim cesaret edebilir ki buna? " "Bilmiyorum ama bu civarda sürekli şapşal ve insan adamlarımız ölmeye başladı."
"Efendim bir kadın vampir mi diyorsunuz? " "Şu yürek yemiş Vampirella'yı bulun! Muhtemelen yeni dönüşmüş bir asalak ve benim hiyerarşimden henüz haberi yok! " "Emredersiniz efendim."
"Bu gece için Sirius ve Petra'yı bekleyecek miyiz? " " Yetişirlerse iyi olur Ron, ama ben onları bekleyemeyecek kadar keyifliyim." " Ya sen? " " Ben de efendim." dedi Ron ve büyük bir iştahla odadan çıktı.
İlerleyen saatlerde mekanın en geniş salonunda vampirler toplanmaya başlamıştı.Teker teker salon doluyordu.Loş ışık arada belli belirsiz gidip geliyordu.Herkes eğlence için hazırdı.
Claus ilerleyerek odasından çıktı ve dar koridorda ilerlemeye başladı.Oradan da bu sabırsız yaratıkların, vampirlerin olduğu alana girdi.Etrafta kuru bir gürültü vardı.Claus salona girdiğinde kuru gürültü yerini sessizliğe bıraktı.
İçlerinden biri söze girdi." Efendim, olayları duyduk.Hedef mi alınıyoruz?" " Öyle bir durum yok! Henüz bir vampir öldürülmedi."dedi Claus ve ekledi." Kim buna cesaret edebilir ki? " dedi.Eliyle Ron'a işaret etti." Kızı getir ! "
Ron tekerlekli bir kafesin içindeki kızı ilerleyerek mekana soktu.Kız henüz on yedi, on sekiz yaş civarındaydı.Henüz çok gençti.Üstelik korkuyordu.Kim korkmazdı ki? Onlar birer yaratıktı." Kim açlılışı yapmak ister? " dedi Claus.
Ron gülümsedi." Ben..." Claus başı ile onayladı ve Ron piste atladı.Ardından yeni dönüşmüş mavi saçlı, siyah giyimli bir kız piste sıçraladı.Burnundaki hızlaması loş ışık altında ışıldadı." Ben de istiyorum efendim." "Pekala, zaten piste çıktın."dedi Claus gülümseyerek.
Yeni doğanlar bazen baş belası olabiliyordu.Mavi saçlı kız kafese baktı." Bana iki sene önce emo diyordun değil mi? " Kafesteki kız yutkundu ve dövüş başladı.
Kız defalarca Ron'u tekmeledi ve Ron defalarca tellere çartı.Sonunda kalkamayacak duruma gelmişti.Claus kızı kolundan tutarak kendine çevirdi ve fısıldadı. " Karşında bir asil olduğunu unutma!" dedi Rona bakarak." İkinci kuşaktan kuzenim."
Kız gülümseyerek fısıldadı." Bilmiyorudum." Claus fısıldadı." Seni kim dönüştürmüştü." Kız bakışları ile yerde yatan Ron'u işaret etti." Kuzeniniz." Claus belli belirsiz burnundan soludu." Budala..."
Claus bağırdı." Pekala bu yeni doğanın karşına kim çıkmak istiyor? " İki vampir Ron'u kolundan tutarak pistten indirdi ve sandalyelerden birinin üzerine bıraktı.Piste biri daha atladı." Ben..."diyerek.
Claus, ilerleyerek Ron'un yanındaki sandalye'ye oturdu." Şu mavi saçlı kız.İşimize yarayacak gibi.Gerekirse Petra ile onu değiştirebiliriz." Ron şaşırdı." Efendim, Petra insan olmamasına rağmen sıradan bir kadın değildir, biliyorsunuz.O en az sizin kadar manipülatif ve hain bir kadındır."
Claus şaşkınlıkla Ron'a baktı." Hain mi? "dedi Claus ve ekledi." Sen dayak yiyince daha da şapşallaşıyorsun gerizekalı.Bunun farkında değilsin.Tek sorun da bu." Ron sustu.
O sırada Ron' un telefonu çaldı." Kim? " dedi Claus merakla." " Sirius." dedi Ron.Claus, Ron'un elinde çalan telefonu kavrayarak açtı.
" Nerdesiniz Sirius? " " Vampir avcıları geldi otele.Petra henüz çıkamadı.İçeri gireceğim." "Ne kadar olduyor avcılar geleli? "dedi merak ve sabırsızlıkla Claus.Sirius kolundaki saate baktı." Beş dakika, iki saniye..."
"Telefonu açmıyor mu? " " İki kez aradım, çalmıyor bile."Gir ve o Petra'yı oradan hemen çıkar!Muhtemelen avcıların binaya girdiğinden haberi yok.Diğerleri geldi mi teslimat için?
" Hayır."dedi Sirius." Tamam, ben onlara haber ediyorum.Sen hemen git ve Petra'yı çıkar.Bizi satarsa bir de avcılarla uğraşırız." Sirius telefonu kapadı.
O an bir gürültü koptu.Aracın üzeri hafiften çöktü.Biri aracın üzerinden atladı.Kestane renk saçları olan bir kadın camı çalıyordu.
Saçlarının üzerinde ise belli belirsiz ışıldayan kızıllıklar vardı.Siyah ceketinin arasından beliren pembe taşlı altın çerçeveli kalp kolye kendi ile çok alakasız bir biçimde orada duruyordu.Tam olarak bir anakronizim hatası gibi kaşısında belirmişti.

Üstelik bir de " Vampir Yuvası." diyerek cama vuruyordu.