8. bölüm · Hakkari'den Yakacığa. 3006

7. Bölüm

Kalpsiz Birisi

Keyifle okumanız dileğiyle💖

Telefonu elime aldığımla camın patlaması bir oldu. ‘Hay şansımı ’ deyip. Mülimat odasına gittin. Haydi bismillah diye nişan almaya başladım.

Domuz yavrusu gibi çoğaldıkça çoğalıyorlar amk. Bir bitemediler. Çok şehit veriyorduk. Cebinde telefon çalıyordu ama bakamıyordum. Yanıma bir asker çekip telefonumu açtım. “ Ne var lan ” dedim.

Kulaklarıma Mahmut'un telaşlı sesi geldi “ İyi misin, yaralı mısın? ”

“ Yok bir şey, yaralı da değilim merak etme benim şimdi kapatmam gerek. Sana birinin numarasını gönderecem bana bir şey olursa ona haber ver tamam mı ” Bir şey demesine izin vermeden suratına kapattım ve Azranın numarasını attım. İtleri öldürmeye devam ettim.

– 2 saat sonra –

“ Hiç ölmüyorlar bunlar ”dedim yanımda ki salağa. Daha da çoğalıyorlardı piçler.

“ Sen idare et ben albayın yanına gidiyorum” dedim ve gitmeye başladım.

Giderkende adam öldürüyordum. Heryer de şehit vardı. Şehit sandığım bir asker “ yardım et, yaralıyım ” dedi.

“ Albayım bulmam gerek dayanabilir misin ben gelene kadar ” diye sordum. Kafa sallayınca hızlanıp albayın odasına gittim. Yoktu Allah kahretmesin deyip geri askerin yanına gittim. Bayılmıştı hemen bir kumaş çıkarıp bacağına sıkıca bağladım. Arkama döndüm diğer askerlerin yanına gittim ve durumun ne olduğunu sordum.

Mülimatın bitmek üzere olduğunu söylediler. Ben de yedekte bir tane mermimiz olsun dedim ve geri döndüm. İçeriye girmeye başlamışlardı temkinli adımlarla gittim ve şerefsizin kafasına silahı geçirdim.

Arkasını dönüp suratıma yumruk atmaya çalıştı kolunu tutup kafayı gömdüm ama alnım acımıştı. Önümdekiyle ilgilenirken arkadan bir şerefsiz gelmişti hissedebiliyordum. Artık sabrım taşmıştı. Çakımı çıkarıp önümdekinin karnına sapladım ve arkamdaki ne bir tekme attım. Yumruğu geçirdiğinde geriye doğru sende kendimi arkamdan biri beni tutup daha ne olduğunu anlamadan bıçağı sırtıma geçirdi. Önümdeki de hırsdan bıçağı çıkarıp geri karnıma sapladı. O sırada dışardan geri silaha sesleri yükselmişti.

Gülümseyip “ Ge- b-erec-eksini-z ” demeye çalıştım. Nefes almakta zorlanmaya başladım. “ Sen öyle sa-” cümlesinin bitmesine izin verilmeden yanıdaki şerefsizin kolunu vurmuşlardı. Kaçtılar. Yere düştüm ve bizimkileri bekledim.

İki asker yanıma gelip beni götürüyordu ama nereye. Etrafı göre biliyordum ama sesleri duyamıyordum. Beni bir arabaya bindirmişlerdi, götürüyorlardı. Araba durduğunda gözlerim kapanmak üzereydi. Yanıma biri koşuyor gibi hissediyordum. Gözlerinin önüne o sahne geldi ve ardından mshmut gözüktü. ‘ İ-inti-ka- kam al-ama-d-dı-m ” dedim ve gözlerimi kapattım.

– Bengisugilin evi –
Bengisu nun ağzından

İkra gene ağlamaya başlamıştı. “ Noluyor sana anneciğim niye ağlamaya başladın ” deyip.

Kucağımda sallamaya başladım. Biraz sakinledikten sonra daha yüksek sesle ağlamaya başladı. ( İkranın bıçaklandığı zaman ) .

İkrayı Suat'a verip mahmutu aradım gelmesi gerekiyordu yoksa bu kız durmuyordu.

Telefonu açınca konuşmasına izin vermeden “ Mahmut buraya gelmen gerek İkra ya ne yaptıysak susturamıyoruz. ” dedim alelacele.

Mahmutun derin bir nefes verdiğini duydum. “ Ameliyata girecem Bengisu gelemem, ninnisini açın ” dedi. O görmese bile kafa sallayıp “ Tamam ” dedim ve kapattım.

– Hastane –
Elif Ebrarın ağzından

Mahmutun yanına gidip “ Hasta gelecekmiş, sen bakacakmışsın ” deyip önden yürümeye başladım.

Arkamdan geliyordu. Ambulans gelince yanına doğru gitmeye başladık. Hasta secdeye de gelirken Mahmut'un “ İkra ” deyişiyle durdum ve sedye de yatana baktım.

Ne yani orda yatan kişi İkra mıydı yok yok olamaz o İkra olamaz. Ben onu görmeyi böyle hayal etmemiştim ki . O eskiden sağlamdı, yıkılmazdı şimdi ne olmuştu ona.

Sağlamlığı gitmişti yıkılmıştı bıçaklanmıştı. “ Mahmut'un beni sarsıp “ Kendine gel, ameliyathaneye gidiyoruz” deyişiyle kendine geldim ve arkadından gitmeye başlamıştım.

Cebimden telefonu çıkarıp Azrayı aradım. Telefonu açıp “ Efendim ”

deyişiyle alelacele “ İkra bıçaklanmış Hakkari ********* hastanesine gelin ” dedim ve suratına kapattım. Bengisu yüksek aradım ve ona da aynı şeyleri dedikden sonra kapattım.
Ameliyathanenin önünde gidip geliyordum.

Bengisu nun “ Elif Ebrar ” deyişiyle ona döndüm koşarak geliyordu. “ Nesi var ? Neresinden yaralanmış ? Ne zaman olmuş ? ” diye ard arda sorularını sıraladı.

Kafamı iki yana sallayarak “ Bilmiyorum ameliyathaneden daha çıkmadılar. Çıkınca öğreniriz ” dedim ve koltuklara oturdum.

O da yanıma oturdu “ Birine haber verdin mi ” diye sordu. “ Azrayla haber verdim. Gelecek mi bilmiyorum ” dedim.

– 2 Saat Sonra –

Ameliyat hala bitmemişti. Birisi koşarak geliyordu. Kafamı çevirdiğimde Azraydı. Telaşlı sesiyle “ Ne oldu İkraya, nesi var” diye sordu.

Kafamı iki yana salladım “ Bizde bilmiyoruz hala ameliyatta” dedim.

Ameliyathanenin kapısı açıldı ve içerden mahmut çıktı. Azra mahmutu yanına gidip “ Nesi var onun ” dedi.

Mahmut bana bakınca “ İkranın kardeşi ” dedim. Oda kafa salladı ve hepimize yönelik.

“ Daha önce de yaralanmış. Durumu şuan iyi ama –

Beğenin, yorum yapın, takip edin ve sevdiceklerim ile kalın 💙🤎
5 beğeni