24. bölüm · Hakkari'den Yakacığa. 3006

19. Bölüm

Kalpsiz Birisi

Keyifle okumanız dileğiyle💖

Mahmutun ağzından ( arkadaş olan)
İkra ile buluştuktan sonra
İrem ile lokantadan çıktıktan sonra sessiz bir şekilde eve dönüyorduk.

“Aşkım ben diyorum ki artık beni istemeye mi gelseniz”

“O nereden çıktı şimdi”

“Babam dedi ki uzatmayalım ailesine haber versinler istemeye gelsin dedi ben de sana bir söyliyim öyle haber veriyim babama”

“Daha erken değil mi İrem” kaşlarını çatıp

“Ne yani Mahmut sen daha bana güvenmiyor musun” gözleri dolmuştu

“Öyle değil ben daha kendimi hazır hissetmiyorum” en iyi söyleme yöntemi buydu sanırım.

Gülüp “bence hazır hisset ve ailenle konuş bir gün belirleyelim”.

“Biz çok kalabalık oluruz ailem arkadaşlarım ve akrabalar” dedim gerçekten kalabalık bir aileyiz.
Babam 4 kardeş bir de annem tarafı var.

“Sıkıntı ettiğin omu şimdi bir yer tutarız”

“Burda mı olacak başka bir yerde mi ona göre soruyum” dedim. Beni konu canımı sıkmaya başlamıştı.

“Büyük ihtimalle Ankara'da olur burda çok yer yok” dedi keyifli sesiyle
Anladığımı belirtmek için kafa salladım.

“Aşkım hani senin arkadaşların var ya ”

“Evet var seninde var”

“Aralarında bekar olan var mı” diye sorunca anlamadım.

“Varda napacan sen”

“Kız mı erkek mi” deyince iyice anlamadım ve konunun nereye gideceğini merak ettim.

“İkisi de var İrem neyi merak ediyorsun”

“Bekar kimler vardı şuan hatırlamıyorum da”
“Sen iyice saçmaladın ”

“Bir soru soruyorum cevap versene”

“Bende niye olduğunu bilmediğim için vermiyorum”

“Sen beni sevmiyor musun” dediği şeyle gözlerim açıldı

“Ne alakası var onla bunun”

“O zaman cevap ver” derin bir nefes alıp

“Onlarla görüşmemi istemiyorum”

“İrem sen kafayımı yedin o olaylar çok eskiydi ve sen yoktun hem ben sana soruyor muyum niye sen eski sevgililerin ile arkadaşsın diye” dedim sinirle.

“Onlarla bunun alakası yok benim arkadaşlarımın sevgileri var seninkilerin sevgilisi yok” dedi sinirli sesiyle. O konuştukça benim sinirlerim artıyordu.

“Napalım yani sevgilileri yok diye arkadaşlığımı mı bitiriyim ne saçma bir şey” dedim.

“Evet Mahmut arkadaşlığını bitireceksin yoksa ayrılırız” dedi şok içinde ona baktım ve delirmiş gibi gülmeye başladım. İrem'in evinin önüne gelene kadar konuşmadım.

Duyduğumda
“Unuttum sanma O kızda bekardı neydi adı İkra. Yoksa senin O kız ile ilişkin ki var”

“Saçmaladın sen eve git biraz düşün” bana baktı arabadan indi ve kapıyı hızlıca kapattı. Eve girdiğini görünce gaza basıp ikrayı aradım.

“Efendim Mahmut”

“Gittin mi eve” dediğimde bir kaç dakika ses alamadım.

“ Ne eve gitmesinden bahsediyorsun ya. Sen bir sus sana sormuyorum” gibi sesler gelince nolduğunu anlayamadım.

“İkra kimin ile konuşuyorsun”

“Ya Mahmut biz Kuzey ile hastanedeyiz”

“Hangi hastane ”

“Bizim evin ordaki”

“Geliyorum” deyip kapattım.

........ Hastane .........

“Salak salak konuşma” deyip odadan çıktım.

Motorun kontrolünü kaybedince motoru devirdim ve Kuzey motorun altında kaldı. Hastane getirdik ve çıkıcam diye bir saattir başımın etini yiyor. Birde Mahmut'a haber verdim diye trip atıyordu olum kız mısın dıyecem diyemiyorum da.

Onu hastane odasında bırakıp kendime kantinden kahve ve 2 tane 8 kek aldım ve dışarıya çıkıp banka oturdum. Kenara kahveyi koydum ve keklerden bir tanesini açıp yerken annemi aradım. Üçüncü çalışda da açmayınca Erva uyumamıştır diye onu aradım. Açtığında arkadan curcuna sesleri geliyordu.

“Annemi aradım açmadı versene bi anneme”

“Abla veremem hiç müsait değil” deyip etrafı gösterdi. Annem ve ebem( babannem) yemek yapıyordu. Diğer odaya geçtiğinde Fatma camları silerken Şevval odayı süpürüyordu.

Salona geçtiğinde Safiye halam ve Durkız halam (kimlikte adı değişti duygu ama Durkız diye devam edelim) temizliyordu. Durkız halam camları silerken Safiye halam kanepeleri çekmiş arkalarını siliyordu. Ordan iç odaya geçecekken Durkız halamın ervaya bağırması ile ben bile tırsmıştım.

“Erva elinde telefonla her yeri gezme git Zeynebin yanına sana bir iş versin”

“Hala ablamla konuşuyorum” dedi ve elindeki telefonu ona götürürken Halama hala söyleniyordu
“Hangi ablan Azra ile mi ”

“Azra değil İkra ablamla konuşuyorum” deyince salondaki süpürge sesi kesildi. Bu demek oluyor ki Safiye halam da telefona geliyordu.

“ Kız İkra hiç aramıyorsun” deyince ikimizde güldük

“Vallaha hala çok yoğunum işten ve evden işe sizi arayacak vakti bulamıyorum”

“İyi iyi inandım say ” deyince yeniden güldüm.

“İnan inan siz napıyorsunuz kışlık temizlik mi bayrama hazırlık mı ”

Durkız halam konuşmadan Safiye halam elinden telefonu alıp “İkisini de bilemedin bu sefer çok özel bir gün”

Kaşlarımı havaya kaldırıp gelecek sözleri bekliyordum “ İkra eşyalarını toplayıp buraya geliyorsun gelirken Azrayı da getiriyorsun çünkü Erdem'e kız istemeye gidiyoruz”

Ağzımda ki kek ile öylece ekrana bakıyordum. Tam olayları idrak edememiştim.

“Hala Erdem abim kaç yaşına girdi ”

“Vallaha halam demekki nasibi bu yaştaymış”

“ Hala şevval ve Batuhan'ın evlenmesi gerekirken Erdem abim 37 yaşında evleniyor bu işte bir gariplik yok mu ” diye sorunca haklı olduğuma karar verdim.

Bu sefer sözü Durkız halam devraldı “Garipliği filan boşver biz ne zamandır onun evlenmesini bekliyoruz”

“Tamam hala ama bir şey soracam benim bu istemeden ne zaman haberim olacaktı” gerçekten anlamıyordum aramasam benim haberim olmayacaktı.

“Vallaha İkra bizim bile iki gün önce haberimiz oldu. Sen aramasaydın galiba istemeden bir kaç gün önce olacaktı haberin” demesi ile kafamı salladım.

“Tamam hala artık diğerleri ile konuşsam olur mu öpüyoruz sizi ben size gelirsem haber veririm” deyince Erva onlardan telefonu alıp erkeklerin olduğu yere götürdü.

Batuhan ve Görkem arabaları arkadaşlar arkaya çekmiş yıkıyorlardı. Bu soğuk havada da araba yıkama iyi cesaret istiyor gerçekten.

“Erva babama götürsene” dediğimde bu soğuk havada bile eniştemgil ile dışarda duruyorlardı. Erva babama götürürken karargahtan aranması ile kapattım.