10. bölüm · Hafızamda Bir Yabancı
Kırık Parçalar
Akşam, şehrin üstüne yavaşça çökerken Güneş evde tek başınaydı. Defne nöbette kalmıştı. Vera Atlas’ın yanına geçmişti. Ev, her zamankinden daha sessizdi.
Telefonu elinde dönüp duruyordu.
Atlas’tan gelecek aramayı bekliyordu.
Tam pes edip koltuğa uzanacaktı ki ekran aydınlandı. Görüntülü arama.
Açtı.
Atlas ekranda belirdi. Arkasında loş bir oda, masanın üstünde dağınık dosyalar vardı.
“Hazır mısın?” diye sordu.
Güneş kaşlarını çattı.
“Bu soru hiçbir zaman iyi bir şeye çıkmaz.”
Atlas gülümsedi ama gözleri ciddiydi.
“Vera bugün eski arşivlere girdi. Kayıt dışı birkaç hasta dosyası buldu.”
Güneş dik oturdu.
“Benimle ilgili mi?”
Atlas bir an durdu.
“Dolaylı olarak.”
Ekranı biraz yana çevirdi. Bir dosya gösterdi. Üzerinde solmuş bir etiket vardı:
“A. Yılmaz – 15 yıl önce”
Güneş yutkundu.
“Bu… annemin adı.”
Atlas başını salladı.
“Dosyada bir not var. ‘Hasta, kızını korumak için hafıza üzerine deneysel bir terapi kabul etti.’”
Güneş’in sesi titredi.
“Ne demek bu?”
Atlas derin bir nefes aldı.
“Bazı anıların bilinçli olarak bastırılması. Gönüllü bir unutma.”
Güneş ekrana bakakaldı.
“Yani… o kadın. Bana gelen. Beni hatırlamamam için mi uğraşıyor?”
Atlas yumuşak bir sesle konuştu.
“Belki de seni korumaya çalışıyor.”
Güneş başını iki yana salladı.
“Koruma böyle bir şey mi? Kendi hayatımı yabancı gibi izliyorum.”
Kapı tıklandı.
Güneş irkildi.
“Bir saniye.”
Kapıyı açtı. Defne içeri girdi, elinde poşet.
“Hayatta kaldım ve pizza getirdim.”
Güneş arkasını döndü, Atlas’ı gösterdi.
“Bilgi bombası patlatıyor, sen pizza.”
Defne ekrana baktı.
“Önce pizza, sonra travma. Sıralama önemli.”
Atlas güldü.
“Bu kızı seviyorum işte.”
Defne kaşlarını kaldırdı.
“Dikkat et, kardeş kontenjanım dolu, hadi al verayı da gel bekliyoruz. "güneş telefonu kapattı ve 15 dakika sonra Atlas ve Vera gelmişti.
Bir süre birlikte yemek yediler. Normal şeylerden konuştular. Hastanedeki komik bir hasta, Vera’nın yanlışlıkla kahve yerine çorba içmesi, Atlas’ın araba anahtarını buzdolabında bulması…
Güneş ilk kez gerçekten güldü.
Ama gülüş bittiğinde, gerçek geri geldi.
Atlas ciddileşti.
“Yarın bir yere gitmemiz lazım.”
Güneş gözlerini kıstı.
“Lunapark gibi bir yer değil, umarım.”
Atlas başını salladı.
“Eski bir klinik. Dosyada adı geçiyor. Orada bir şeyler başlamış.”
Defne pizzayı masaya bıraktı.
“Yani biz… gizemli bir geçmişi deşiyoruz.”
Atlas gülümsedi.
“Takım halinde.”
Güneş içini çekti.
“Ben sadece kim olduğumu bilmek istiyorum.”
Atlas ekrana yaklaştı.
“Kim olursan ol… yalnız değilsin. Tamam mı?”
Güneş hafifçe gülümsedi.
“Tamam.”
O gece Güneş yatağa uzandığında gözleri tavana takıldı.
Rüyasındaki bahçe aklına geldi. Kadının sesi.
“Güçlü olman yeter.”
Fısıldadı:
“Güçlü olacağım. Ama bu sefer… her şeyi bilerek.”
Telefonuna bir mesaj düştü. Atlas’tan.
“Yarın başlıyoruz. Hazır ol.”
Güneş telefonu kapattı, gözlerini yumdu.
Bu sefer kaçmayacaktı.
