4. bölüm · Gönül Davası
Mardin
2 saat süren yolculuktan sonra mardinhavavlimanına vardık . iner inmez yüzümüze bir sıcaklık vurdu. Bu çok değişik bir havaydı.İzmirde sıcak ama bu kadar bunaltıcı değil havası. O sırda teyzem
-Aman ne sıcakmış yandım vallahi.
İstemsizce o haline çok güldüm. Eşyalarımı aldıktan sonra otele gitmek için taksiye bindik. Ben yol boyu tüm şehri izledim. Bilinenin aksine kocaman şehir. Ve merkezi aynı izmirgibi modern ve kalabalık. Merkezde bir otele yerleştik. Eşyalarımızı bırakıp dişar da biraz dolaştık teyzemle. Çarşısı tarihi havası o kadar güzel ki insan hiç çıkmak istemiyor. Dayım bizi buranın en ünlü restoranına götürdü. İçerisi o kadr güzeldi ki. Resmen tarihi bir konakta yemek yiyorduk . ben etrafa bakmaktan yemek bile yiyimeydim. Yemekleri teyzeme biraz ağır gelse de ben ve dayım beğenmiştik. Tekrar çarşıya indik biraz daha gezdik teyzemle. İnsanlar bizi turist sanıp birşeyler ikram ediyorlardı. Bizde hiç bozuntuyavermeden yiyorduk teyzemle. Beyaz tenli ve yeşil gözlerim vardı buradaki insanlardanfarklı duruyordum baya. Bildiğim birkaç İngilizce kelimeyle teşekkürler ettik.
Gün boyu dolaştık o kadar eğlendik ki . hiçbitmesin istedim. Ama baya yorulmuştuk otele gidip duş alıp yattık hemen teyzemle. Sabah yine erkenden kalktım kendime sert bir kahve yapıp balkona çıktım o kadr güzel bir manzarası varki anlatamam. Uçsuz bucaskısızbir ova etrafı dağlarla çevrili bir bozkır. Ben galiba aşık oldum bu şehre. Bilmiyorum ama beni buraya karşı çeken bir enerji var desem abartmış olamam.
Herşey iyi hoş ama asıl sorun benim okulumun bulunduğu köyde. Bu köy merkeze 2 saat uzaktaymış. Dayım biz dolaşırken o da o köye gidip oklu etrafı vs araştırdı. Öğretmenler için okulun yanında bir ev varmış birde küçük bir okul. İşin garip tarafı koskoca köy bir aileye aitmiş. Yani orda ki tüm toparlaklar o aileninmiş. Bana çok garip geldi bu. Tabi buradaki insanlar için normal bir şeymişsonradan anladım.
Dayımla kahvaltı yaparken ona.
-Dayı bu nasıl bir aile de bu kadar çok toprakları var.
-Vallahi bilmiyorum aslı ama kime sorsam hepaynı şeyleri söylediler. Buranın zengin ve köklü ailelerindenler miş mardin de ticaret vshep onların elinden geçiyormuş. Birazda tehlikeli bir aile öyle dediler.
Teyzem sok içinde dayımın dedilklerinidinliyordu.
-Aman kuzum aslım sen onlardan uzak dur dikkat et bak.
-Teyze ne işim olur onlarla benim bir görevim var onu yapıcam . bu arda dayı benim birkaç belge teslim etmem lazım çıksak iyi olur.
-Tamam dayıcım. Sonrda köye gidip seni yerleştirelim.
-Olur dayı.
