13. bölüm · Gönül Davası

Derin Düşünceler

Yağmur Kaya

Yavaşça ayağa kalktı. Odanın içinde bir tur attıktan sonra, nefes almak için dışarı çıkmaya karar verdi. İnce bir hırka aldı üzerine. Gecenin ayazı, gözyaşlarının ıslattığı yanaklarını üşütüyordu ama o, o soğukta huzur buluyordu.

Okulun bahçesine yürüdü.
Toprak yolda adımlarının sesi yankılanıyordu. Hava serin, yıldızlar her zamanki gibi parlaktı. Bahçedeki eski bir salıncağa oturdu, sessizce ileri geri sallandı. Sanki çocukluğunu arıyordu o an. Hiç yaşayamadığı çocukluğunu.

— “Beni teyze büyüttü. Allah razı olsun, hep yanımdaydı. Ama yine de... insanın anne kokusunu özlemesi çok başka bir şey.”

Gökyüzüne baktı, yıldızları seyretti.
— “Beni yukarıdan izliyor musunuz bilmiyorum… Ama ben buradayım. Hep eksik başladım bu hayata ama eksik kalmayacağım. Söz veriyorum.”

Bir süre öylece oturdu. Rüzgâr saçlarını savururken, içinden bir dua gibi geçti:
“Tanımadığım ama çok sevdiğim insanlar… Keşke biraz daha kalabilseydiniz.”

Bahçenin sessizliği, gecenin hüznüyle birleşmişti. Ama Aslı’nın içindeki boşluk, bu sessizliğin içinde biraz olsun kabullenilmişti. Belki hatırlamıyordu ama artık onların yokluğuna kızmak yerine, onların anısına yaşamak istiyordu

Aslı salıncakta oturmaya devam ediyordu. Rüzgâr hafif hafif esiyor, ay ışığı yüzüne vuruyordu. Sessizlikte yalnız olduğunu sanıyordu. Ama yalnız değildi.

Biraz uzakta, okul yolunun başında duran bir adam vardı.
Hazar..

Hazar konaktan çıkıp yürüyüş yapmaya başladı kafası çok doluydu bunu yürüyerek boşaltmaya çalışıyordu ama bi an geldiği yeri fark edince artık çok geçti.