5. bölüm / 7
Gölgelerin Oyunu5.Bölüm
Bölümler 7Şu an: 5.Bölüm
- 1 1.Bölüm1.365 kelime
- 2 2.Bölüm1.549 kelime
- 3 3.bölüm1.228 kelime
- 4 4.Bölüm892 kelime
- 5 5.Bölüm1.219 kelime · Okuduğun bölüm
- 6 6.Bölüm1.225 kelime
- 7 Devam edecek:)4 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Öğretmen;
-Dilerim ki öyledir.Hadi yerinize geçin iyice dersi kaynattınız zaten.
Proesy ve kızlar sıralarına geçtiler.Proesy yanında oturan Bella’ya baktığında,yüzünden umutsuzluğu ve hüzünü belli oluyordu.Melissa’da sıra arkadaşı Amaya ile oturuyordu.Mary ise Robert’la.Dersleri biter bitmez birlikte bu işin aslını araştıracaklardı.Dersleri bittikten sonra hep beraber gidip Asia hocayı bulmaya çalıştılar.
Asia hocanın okulda olmadığını öğreniler ama kesinlikle okulda olduğunu düşünüyorlardı.Bu yüzden müdürün odasına geri gitme kararı aldılar.
Proesy;
-Siz gidin,ben gelmiyorum.
Melissa;
-Neden gelmiyorsun?Bu çok önemli bir mesele.
Proesy;
-Sizinle gelmiyorum dedim ya!Bir kez daha sizin için özelliklede Bella için kendimi tehlikeye atamam,bu çok riskli.Siz ne yapıyorsanız yapın.Ben yokum!
Mary;
-Hani beraber gidecektik!Bu işi birlikte aşmamız gerekiyordu.
Proesy;
-Birincisi,ben sonsuza kadar anca beraber kanca beraber gibi bir şey söylemedim,bunu uydurma,ikincisi çok tehlikeli.O yüzden artık beni unutun.Ben sizin gibilerle mi çalışıcam.
Kızların kalbi çok kırılmıştı.Bella’nın canı zaten çok yanıyordu.Birde üstüne Proesy’den darbe almıştı bu haksızlıktı.Asla ona güvenmemeleri lazımdı.
Bella;
-İlk önce sen bize sümük gibi yapış,sonrada sizinle gelmiyorumde öyle mi?Kendin bulaştın!
Bella içinden küfürlerin akıp gittiğinin çok ama çok farkındaydı.Bella ağlamak üzerindeyken Melissa hemen onun kulağına bir şeyler fısıldadı.Melissa kardeşini savundu.
Melissa;
-Senin gibilerle uğraşmayız.Kardeşlerime bir adım daha atarsan az sonra kendini bir ceset olarak bulacaksın!Bu son sözdü.
Sınıfta resmen kargaşa çıkmıştı sınıftaki herkes onlara bakıyordu.Bir anda tam Proesy ağzından küfürler kusacakken bir çocuk geldi.Bu Felix’ti,Proesy’nin bacaklarının arasına vurdu.
Felix;
-Ee ne oldu bir an sustun?Dedi sırıtarak.
Proesy acı içinde kıvranıyordu.Fakat çokta belli etmiyor gibiydi,ama bu hiçbir işe yaramıyordu.
Felix;
-Burdaki herkese saygı göstermek zorundasın özelliklede kızlara,Anladınmı beni?,biraz beynin kıta benziyorda.
Proesy tabikide Felix’in bu sözlerinin altında kalmadı ve o da Felix’in ona yaptığı gibi vurdu.Bu daha acı verici gözüküyordu.Felix çok başarılı idi,çünkü asla acı çektiğini belli etmiyordu,yada gerçekten acı çekmiyor olabilirdi.Bella artık dayanamadı ve ikisinide susturdu.
Bella;
-Yeter artık!İkinizde kavga etmeyi bırakabilirmisiniz?Yoksa zaten bir öğretmen sizi görse direkt disipline gidiceksiniz.Siz umrumda değilsiniz,sadece olan ailelerinize olucak.
Melissa;
-İyisin değil mi Bella?
Bella;
-Bu değersizin beni üzmesine mi izin vericem?Asla,rüyanızda görürsünüz!
Bella sınıftan koşarak çıkmaya başlar.Melissa ve Mary ise Bella’nın peşinden koşarlar.Felix’te kantine gider.Proesy hala oturuyordu.Proesy sessiz ve sakin bir ses tonuyla,
“Bu nasıl kız ya?”
Bella tuvalete gitmişti.Kardeşleride onun peşinden koşarak tuvalete gelmişlerdi.Soluk soluğa,nefes nefese sonunda onun yanına gelmişlerdi.
Melissa;
-“Çok hızlı koşuyorsun be Bella!Zaten okul çok büyük,seni az kalsın kaybediyorduk!”
Mary;
-“Melissa çok haklı!”
Bella;
-“Ben nasıl ona kendim cevap veremedim,kendimi affetmiyeceğim!Benim kendi kendimi korumam gerekirken bunu bir erkek yaptı.Ona söyledimmiki?Sana çok ihtiyacım var diye bir şey dedimmi ben!”
Mary;
-“Kendini daha fazla korumalısın Bella,sen ne zamandan beri başka birinin sözünü dinliyorsun ki?”
Bella;
-“Artık onun yanına oturamam!Onun yanına oturmam için ölümsüz olmamı teklif etseler bile asla!”
Melissa;
-“O zaman bence Felix’in yanına oturman daha iyi olur.”
Bella;
-“Neden ki,ne olucak?
Melissa;
-“Ona teşekkür amaçlı hemde Proesy’nin yanına oturmak istemediğin için öneri veriyorum.”
Bella;
-“Peki ama sadece teşekkür için oturucam,ayrıca kalıcı.”
Mary;
-“Tamam o zaman biz sınıfa gidiyoruz”
Bella;
-“Tamam,bende birazdan geliyorum siz gidin”dedim dıştan normal ve alçak görünen bir ses tonuyla aslında ama içimdeki şeytan benim kalbimi yakıyordu.Sanki bana şöyle diyordu,
“Ee ona gününü göstermeyecekmisin?”
Aynen bunu söylüyordu.İçimdeki şeytan aynı zamanda duygularımada fısıldadı.Bende bunun etkisiyle tabiki güçlü bir kadın olmak için hemde intikam arzularımı gidermek için sınıfa doğru yürümeye başladım.Aynı zamanda da beni asil gösteren üstümdeki unsurlardan biri olan kılıcımı elimde tutuyordum.Proesy’ye saldırmayı düşünüyordum.Sınıfa gitmek için daha da hızlandım.Sanki sınıfa doğru gitmek için attığım her adımım da piyanonun düzensiz bir şekilde siyah tuşlarına basıyormuş gibi hissediyordum.Sonunda sınıfa girmiştim.Gözlerimden adeta alevler fışkırıyordu.Herkes o anda bana bakıyordu ama onların bana o bakışları hiçbir şekilde umrumda değildi.Benim umrumda olan şey Proesy’i korkutmak ve bunun sayesinde intikamımın ilk adımlarını gerçekleştirmekti.Proesy’i köşeye sıkıştırdım.Kılıcımı belimden çıkardım ve onun boğazına dayadım.Kılıcı az daha ilerletsem ölümüne sebep olabilirdim.İsterdim onun eceli olmak ama şuan olmaz.Sınıfı kokuturdu.Evet tek düşüncem buydu onun ölmesiyle ilgili.
Bella;
-“Ne oldu Proesy,betin benzin akmış,yüzün ben beyaz olmuş,sana hazırladığım bu süprizi beğenmedin mi yoksa?İstersen daha da ileri bastırabilirim,kabül mü?”
Proesy şaşkınlıkla bana bakıyordu.Sanırım onun kafasında benim bu yaptıklarına karşı hiçbir şey yapamayacağımı düşünüyordu,ve ben bu düşüncesini altüst ettim sanırım.
Proesy;
-“Tamam bekle özür dilerim.Bu kadar piskopat olduğunu bilmiyordum!”
Bella;
-“Bilsen iyi edersin çünkü artık o eskiden gördüğün Bella yok”dedim onun yüzüne yaklaşarak ve bağırarak bir şekilde.
Proesy;
-“Tamam tamam,kılıcı lütfen çekermisin?”
Bella;
-“Vücudunda benden anı kalan bir şey yapmak istiyorum.Tam da bu zaman,saniye,dakika için.Kabül -mü?”
Proesy;
-“Yapma yeter artık!”dedi burnunu benim burnuma değdirecek kadar yakınlaşarak.
Bella;
-“Seni dinlemeyiceğim!”dedim ve az önce ona dediğim gibi beni asla unutmayacağı bir iz bıraktım.Neresini çizdiğim önemli değildi sadece benim duygumdu önemli olan şuan.
Onun vücudunda bıraktığım izden sonra Proesy yere yığıldı.Benim için çok önemli değildi.Ayrıca o kadar da sert kesmedim.
Bella;
-Hemen düştün,ne oldu?Çok kesmedim ki?
Proesy;
-“Acımadı sadece şok yaşadım”dedi.Bu cümleyi kurarak kendini bana ezdirmemeye çalışıyordu,fakat başarılı olamıyordu.Ders zili çaldığında ise çantamın içine masadaki bütün eşyalarımı koydum ve Felix’in yanına geçtim.İçeri öğretmen geldiğinde ise ona Felixin yanına geçtiğimi söyleyecektim.Proesy’nin vücudunda sonsuza kadar beni andıran izi bıraktıktan az sonra Alisty ve onun en iyi arkadaşı olan Miusa geldi.Alisty hemen yerde oturan Proesy’i görünce çok şaşırmış gibi yaptı,fakat gerçekte olabilirdi.Bu sefer duygusunu ayırt edemedim.Sonra hemen onun yanına gitti ve oturdu.
Alisty;
-“Aa ne yaptılar sana Proesy,kim yaptı sana bunu?”dedi.Sesinin içinde hem hüzünlü ve hemde öfke gizleniyordu,ama ben bunu rahatlıkla görebildim.
Proesy;
-“Ecelim yaptı.”dedi sakin ve temiz bir ses tonuyla.Ardındanda yavaş bir şekilde boğazını temizledi.Bana bakıyordu.Neden bakıyorsun?,anlamlı bir bakış attım.Proesy bana bakışlarını kesti.
Alisty;
-“Seni hemen revire götürmeliyiz Proesy,kan kaybetmişsin!”
Açıkçası Proesy,Alisty umursamıyordu.Proesy yerde yatıyordu.Proesy kanayan bölgesinde elini uzun bir süre tuttuğu için elleri kanamayı durdurmak için -çalışırken tahriş olmuşlardı.Alisty hızlıca revirden bir hemşire çağırıp sınıfa hemşireyle birlikte geri döndü.
Hemşire;
-“Ne oldu burada böyle?”dedi.Suratında şaşırmış bir yüz ifadesi vardı.Ayrıca biraz daha korkmuş gibi geldi.Her yer kan içindeydi.Kılıcıma onun vücuduna kalıcı beni hatırlatacak izimi bıraktıktan sonra kılıcıma kan bulaşmıştı ama ben bunu unutmuştum.Hızlı bir şekilde ve gizlice lavaboya doğru koşmaya başladım.Önüme ne çıkarsa yıkıp geçiyordum resmen.Lavaboya ulaştığımda hemen kılıcımı belimdeki kemer den çıkardım ve suyu açıp aceleyle kılıcı yıkamaya koyuldum.Su durgun bir şekilde akarken ben hızlı bir şekilde yıkamak istediğim için suyun yavaşlığını kontrol eline aldım ve en son seviyeye getirdim.Suya kılıcımı defalarce sokup oku bir güzel yıkasam,ovuşturarak silmeye,kanların kılıcımı terk etmesini çalıştım.
Bella;
-Kahretsin,hadi ya,şu kan izleri çıksın!Bir kısımdan sonra kan izleri kılıcımın üzerinde kendini daha az belli etmeye başladı.Bu beni mutlu etmişti.Şimdi ise güzel kılıcımı yıkadığım belli olmasın diye onu kurulamalıydım.Eğer kılıcım ıslakken sınıfa gidersem beni sorgularlar.Eminim ki şöyle derlerdi “Neden kılıcını yıkadın,yoksa bir şey mi oldu?”gibi sorular sorarlardı.Benden bu yüzden kendime hem tehlikeye sokmamak için hemde bu sıkıcı ve can boğutucu sorularla uğraşmak istemediğimden hızlıca kılıcımı kuruladım.
Kılıcımı kuruladıktan sonra kılıcımı dakik bir şekilde belimde duran kemere yerleştirdim.Hızlıca sınıfa doğru gitmek için koridorlardan koşmaya başladım.Ardından koridorlardan geçerken hızlıca kılıcımı yıkamak için acelyele koştuğum geldi.Çünkü her yeri dağıtmıştım üstünden atlayarak geçtiğim masa şuanda kırık halde idi.Sonunda sınıfın kapısına ulaşmıştım.Sınıfın kapısındaki anahtar deliğine gizlice baktığımda ise yerde hala kanların var olduğunu,sadece şuan olduğu yerde duran şeylerden biri Proesy ve kendisini beğenmiş,cimri,zorba kız ve onun aslında masum bir kıza benziyen arkadaşı Miusa.Aslında iyi kıza benziyordu fakat Alisty’nin yanında gezdiği için,onun kankası olduğu için onunla çoğu kişi arkadaş olmayı semiyordu sadece sınıfta 14 kişiysek yedisi seviyor yedisi de sevmiyordu.Onunla konuşmayı bir gün denemeliyim.Belkide bugün olabilirdi.Kafamda o an düşündüğüm neler varsa hepsinin bir telefon belleği gibi atıp sildim.
Mary;
-“Nerde kaldın kızım iki saat oldu,ne yapıyordun?
Melissa;
-“Mary haklı ne yapıyordun?”dedi Melissa’da nazik bir ses tonuyla.
Daha kılıcımın kan içinde lekelerle görmemişlerdi görselerdi bunlardan daha fazla soru yağarlardı başıma.
Bella;
-“Abartmayın geldim”dedim Felix’in yanına geçerek,
Bölüm etkileşimi
