3. bölüm / 7
Gölgelerin Oyunu3.bölüm
Bölümler 7Şu an: 3.bölüm
- 1 1.Bölüm1.365 kelime
- 2 2.Bölüm1.549 kelime
- 3 3.bölüm1.228 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4.Bölüm892 kelime
- 5 5.Bölüm1.219 kelime
- 6 6.Bölüm1.225 kelime
- 7 Devam edecek:)4 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Mary’nin uyanışı herkesi şaşırtmıştı.Bir anda dünya durmuştu sanki.Melissa ve Bella kılıcın özelliğine ve Mary’nin uyanmasına şaşırdılar.Emily olanları yavaş yavaş anlamaya başlamıştı.Mark’ta,Cyrus,Mark,Emily ,Melissa,Bella ve Max hem şaşkınlardı hemde mutlulardı.Emily ve Mark artık yaşlarının geldiğini düşündüler.Artık kızlarda büyüdüğü için hayat daha zor olacaktı.Sonuçta zaman istemediğimiz halde,siz fark etmesenizde,istesinizte,istemeseniz de akar gider ve bunun sonucunuylada Emily ve Mark’ın kızlarına olduğu gibi bir anda büyüdüler.
Artık çocukluğu geçmişlerdi.Heyecanlı ve güzel günler geçireceklerdi.Artık özgürler ve bu yüzden kendilerinede ayriyetten daha fazla dikkat etmeleri gerekiyor.Emily ve Mark her şekilde kızlarını korumaya on sekiz yıl önce ant içmiştiler ama onların kendi çocuklarına en azından kendileri evde değilken yemek ihtiyaçlarını giderebilmesi için tutmuşlardı onu.Oda onun karşılığında bunu vermişti.
Melissa,Bella,Cyrus ve Mark neler olduğunu bir türlü anlamıyorlardı.Mary ise şaşkınlıkla koltuğun üzerinde oturuyordu.Neler olup olmadığını sordu Mary.Hala çok şaşkınlardı.Max onlara yeni bir ev tuttu.Cyrus’da eve gitti.Emily ve Mark,çocukları alıp Max’in yeni aldıkları eve gittiler.Mary hala neler olduğunu anlamıyordu.Sadece yangını hatırlıyordu.Masi’nin onun üstüne koşuşunu elinde hemde bıçakla…Sadece bunu hatırlıyordu.Melissa ve Bella özel güçlerinin olduklarını farkettiler.Bu arada da okulun açılmasına sadece 18 saat kalmıştı.Kızlar hazırlık yaptılar.Çantalarını ders programlarına göre hazırladılar.Mary hala şoktaydı ne yapacağını bilmiyordu.Ama olan bütün olayları önemsemedi.Hayatında hiçbir şey olmamış gibi devam ediyordu.Bütün kırtasiye alışverişlerindeki eşyalarını çantalarına yerleştirdiler.Emily ve Mark kızlarının güçleri hakkında konuşuyorlardı.Kızlarının odasına gittiler.’’Kızlara onların özel güçleri olduğunu ve bu Eluies Krallığında seçilmiş kişilerde olabilecek bir şeydir.Bu yüzden özel bir okula gideceksiniz.Orada da sizin gibi nadir,seçilmiş kişiler olucak.Üniversitenizin adıda Magic Special Üniversity School anladınızmı?Yani kısacası Waestir.Özellikle güçlerinizi kontrol etmeyi öğreniceksiniz.Bir de buraya okul formanızı vermek için geldim.Mary senin gücün de en yakın zaman da ortaya çıkacak bebeğim sakın üzülme tamammı?Hadi şimdi yatın uyuyun yarın ilk üniversite gününüz.Bir şeye ihtiyacınız olduğunda okulda bir hocanızdan beni arayabilirsiniz.İyi geceler bebeklerim.’’
Sabah olmuştu.Kızların kurduğu alarmdan uyandılar.Emily uyanmıştı,Mark ise hala uyuyordu.Emily yanlarına gidip’’Nasıl iyi uyudunuzmu hadi kalkın,daha kahvaltınızı yapıp okula gitceksiniz’’Kızlar kalkmışlardı zaten.Heyecanlı sayılırlardı.Hemen okul üniformalarını giyip aşağı kahvaltı yapmaya indiler.Emily,Mark’ı uyandırmaya gitti.Onu uyandırdıktan sonra bütün aile aşağı katta yemek yiyeceklerdi.Kızların gözünden yorgunluk ve bitkinlik akıyordu.Resmen göz kapakları siyahlaşmıştı.Emily hemen yüzlerini yıkamaları gerektiğini söyledi.Mark’ta ‘’Annenize katılıyorum hadi doğru lavaboya.’’Dedikten sonra kızlar hızlıca lavaboya gittiler.Yüzlerini ferah suyun altında yıkadıktan sonra hemen yine hızlıca aşağı kata kahvaltı yapmak için gittiler.Kahvaltı masası hazırdı.Kızlar ilk defa bu kadar güzel ve harika bir kahvaltı yapıyorlardı.Kahvaltılarını ailecek yaptıktan sonra hemen çantalarını aldılar.Emily kızlara onları servis alacağını çünkü okulun uzak olduğunu söyledi.Kızlar kabul etti ve dışarıya çıktılar.Servisi beklediler.Uzaklardan Magic Special Üniversty School yazan bir servis geliyordu.Evlerinin önünde durdu servis.Emily camdan kızlara servisin bu olduğunu söyledi.Kızlar servise bindi.Büyük ve lüks bir servise benziyordu.Kızlar onlara dik dik bakıyorlardı.’’En azından zengin ucubelere benziyorlar.’’Kimin dediğini görmediler ve boş buldukları bir koltuğa oturdular.Bella bir çocuğun yanına oturdu.Çocuk müzik dinliyordu bir yandan dışarda yağmur başlamıştı onu seyrediyordu.Bella onunla tanışmak istedi.Çocuğa adını sordu.Çocuk cevap verdi.
‘’Bu seni ilgilendirmez ama çok merak ediyorsan adım Proesy’’Dedi.Arkalardan bir kız’’Sen napıyorsun orada orası bikere benim yerim!Çekil ucube!’’Proesy ‘’Yeter,Alisty gel otur!’’dedi.Kızın adı Alisty’idi.Yüzünde uzunca bir eyeliner vardı.Yüzünü boya kutusuna batırmış gibi geldi Bella’ya.Bella Proesy’nin yanından kalktı.Kardeşlerinin yanını oturdu.Melissa,Bella’ya fısıldayarak’’Ne oldu Bella?Yüzün beş karış.’’Bella hiçbir şey söylemedi.Yandan yandan Alisty’e bakıyordu.Üstünde siyah bir ceket ve beyaz kurdeleli bir crop vard.Altında ise yine siyah bir tayt ve siyah American babetlerine benzer soft,sade ayakkabılar vardı.Süper bakıştan atıyordu.Bella sinir olmuştu kıza.Servis okullarına iyicene yakınlaşıyordu.Herkes birbiriyle sohbet ediyordu.Birbirlerini tanıyanlarda vardı,tanımayıp tanışmaya çalışanlarda.Mary,Melissa ve Bella’ya bir soru sordu.’’Dün gece bana neler oldu?’’Kızlar bunun şuan zamanı olmadığını eve geçince anlatabileceklerini söylediler.Mary’nin içinde kötü bir his vardı.O da okulda idi.Servis sonunda okula varmıştı.O kadar güzel bir bahçesi vardı.Okulun dış görünüşüde bir saraya benziyordu.Çok ama çok güzeldi.Okul kapısının önünde değişik bir görevli vardı.Onlara ‘’Merhabalar!Magic Special Üniversty School’a hoşgeldiniz.Sizler yeni öğrencilerin bir kısmı olmalısınız.Yeni okulunuza hoşgeldiniz!Bütün dileklerimle umarım güzel bir sene geçirirsiniz.’’Herkes okulun kapısından okula ilerlemeye başladı.Bir temizlikçi gördüler.Yavaş yavaşta ilerledikçe nöbetçi öğretmenler onları karşılıyorlardı.Okula girdiler içeriside haliyle dışı gibi büyük lüks eşyalar vardı.Girişte,Mary,Melissa ve Bella,annelerine benzer yani Emily’e benzer bir heykel gördüler.Üstünde de onun hakkında bilgiler yazıyordu.
-Adı Ally,Soyadı Eluis
Bu soyadı Krallıklarının adıydı.Demek ki tarih derslerinde bu sene çok şey öğreneceklerdi.Çok önemsemediler ve sınıflarını bulmaya çalışıyorlardı.Bir anda yürürken yanlarında kantin gördüler çok sıra vardı.Kızlar neden olduğunu merak ettiler.Kantin kapısında yazan yazıyı okumaya çalıştılar,ama okuyamadılar.Yanlarından bir öğretmen geçerken Melissa,ne yazdığını sordu;
-Merhaba hocam buradaki kantin kapısının üzerindeki yazıda ne yazıyor?
-Bugün siz değerli seçilmiş özel çocuklara,okulun ilk günü olduğu için bedava şeker ve çikolata verecekleri yazıyor.
Melissa;
-Peki hocam,şey alfabe peki onu neden bilmiyoruz?
Öğretmen;
-O alfabeyi yakında öğreneceksiniz,öğrenseniz bile okuyamayacaksınız,anlayamayacaksınız çünkü bu alfabe yanlızca karışık durumlarda kargaşalarda vb. kullanılır.
-Anladım hocam,siz nasıl okuyorsunuz peki?
-Okulumuzda çoğu zaman öğrenciler gelmeden önce ne yazacaklarının duyurusunu yaparlar.Bu işin sorumlusuda okulun müdürüdür.
Melissa öğretmenle konuştuktan sonra Mary ve Bella ile birlikte kantine giderler.Kantinde ki bu kadar sıraya şaşmamalıydı.Mary bir anda Melissa ve Bella’nın kulağına fısıldayarak;
Mary;
-Bu alfabe özelse bu kadar öğrenci nasıl biliyor,burada bugün bedava çikolata ve şeker dağıtılacağını?
Bella;
-Kantinde çalışan görevliler veya öğretmenlerden biri söylemiştir illa ki,değilmi Melissa?
Dedi -(Zorlu bir Sesle)-
Melissa;
-Evet öyle olmuştur büyük ihtimalle.Neyse kızlar hadi kafamızı bu saçma sapan şeylere takmayın hadi bizde bedava çikolatamızı ve şekerimizi alalım.
Kızlar gülüştüler ve kantin sırasına girdiler.Sıra çok uzundu.En az iki saat sırada bekleyecekleri apaçık ortada heykel gibi duruyordu.Sonra upuzun bir zaman bekledikten sonra sıra Bella’ya gelmişti.Önüne bir anda bir çocuk geçti,dikkatlice çocuğa bakınca onun Proesy olduğunu anladı.Okulun zorba çocuğu denildiğini öğrenmişti.Bella iki saat bekledikleri sırada birisinin önüne geçmesine sinir olmuştu.Sanki Proesy’de sıraya kaynak yapmak için ve özellikle Bella’nın önüne geçmek için beklemiş gibiydi.
Bella;
-Sen napıyorsun Proesy?İki saattir beklediğim sırada,benim önüme geçiyorsun!
Proesy;
-Ne önemi var ki?Ha sen benim önümdesin,ha ben senin önünde.
Bella;
-Bak sende diyorsun!Ha ben senin arkanda diye.Çekil ya!
Proesy;
-Sakin ya,sakin ol yavaş.Hadi ağlayabilirsin bebeğim.
Bella;
-Ben senin bebeğin falan değilim!Bunu kıt aklına sok!
Bella çok sinirlenmişti.Kantin görevlisi çikolatanın sadece 1 tane kaldığını söyledi.Proesy’ye ve Bella’ya çikolatayı bölüştürdü,ortadan ikiye ayırdı,daha sonra da şekerlerini verdi.Sırada kardeşlerinden başka kimse kalmamaıştı.Onlarada sadece şeker verdi kantin görevlisi.Bella,kardeşlerine çikolatasını bölüştürdü ve hep birlikte yediler.Bir anda zil çaldı ve dışarda ki öğrenciler hep birlikte merdivenlere doğru koşmaya başladılar.Okulun içinde vakit geçirenler ise,onlarda merdivenlere doldular.Büyük bir sıkışıklık vardı etrafta,düşünsenize koca okulda sınıfınızı bilmiyorsunuz ve ayriyetten hiç kimse bilmiyor,ve böyle bir kargaşada,kalabalıkta kalıyorsunuz.Cidden çok iç boğucu bir durum,fakat biraz abartıyoruz,çünkü okulda sadece 3 sınıf var.Sonra bir anda nöbetçi öğretmenlerin hepsi merdivenlerin başına dolaştılar.Bütün öğrencilerin teker teker sınıflarını söylediler.Melissa,Mary ve Bella aynı sınıfa düşmüştü.Sınıflara geçtiler.Sınıfta öğretmen daha gelmemişti.Melissa ve Mary yer bulup oturmuşlardı ama Bella yer bulamadı.Tek Proesy’nin yanı boştu oraya da geçmek istemiyordu,ama öğretmen gelince Proesy’inin yanına geçmek zorunda kaldı.Proesy oturmuş ve kafasınıda sıraya yaslamıştı.Öylece duruyordu,ayriyetten kulaklıklarıyla müzik dinliyordu.
Daha sonra öğretmen herkesin ismini sordu ve kendi ismini söyledi,ismi Sally idi.Çok iyi bir şekilde ders anlatıyordu.Ders ilerlemeye başlayınca sonunda Proesy kafasını sıranın üstünden kaldırıp gözlerini açtı.Bella ona dik dik bakıyordu.
Proesy;
-Noldu ya bana dik dik bakıyorsun?Rahatsız oluyorum anladın mı?
Bella;
-İyi yemedik seni tamam.
Proesy;
-Ha birde yeseydin istersen?İstermisin,nasıl istersin sos felan?
Bella,Proesy ile uğraşmayı bıraktı esprilere baksana!
Bella;
-Komik olduğunu zannediyorsun herhalde,aptal gibi davranmayı kes!
Proesy;
-Komik olup olmadığım sana kalmadı,ayrıca nasıl olup olmadığım,nasıl bir insan olup olmadığım sana kalmadı,benimle uğraşma.
Bella hiçbir şey demedi.
Sally Hoca;
-Konuşmayı bırakıp derse mi odaklansanız acaba?Size bir hayat önerisi.
Bella ve Proesy özür dilediler ve derse devam ettiler.
Sally Hoca;
-Evet çocuklar dersimiz bitmiştir.Daha hiçbir zaman bu dersi almayacaksınız.Bu güzel okulda bu kadar sıkıcı derslerin olmasını beklemiyordunuz?Değil mi?Sıradaki dersiniz aşağı katta lavabotuğarın önündeki güçler bölümünde olucak.Çantanızı her şeyinizi toplayın,oraya gidin.Hadi iyi teneffüsler.Bu arada teneffüsler yirmi dakika!Doya doya harcayın.
Tenefüste Mary ve Melissa,Bella’nın yanına geldiler.
Tenefüs olunca Mary ve Melissa Bella’nin yanına gittiler.
Bölüm etkileşimi
