2. bölüm / 7
Gölgelerin Oyunu2.Bölüm
Bölümler 7Şu an: 2.Bölüm
- 1 1.Bölüm1.365 kelime
- 2 2.Bölüm1.549 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3.bölüm1.228 kelime
- 4 4.Bölüm892 kelime
- 5 5.Bölüm1.219 kelime
- 6 6.Bölüm1.225 kelime
- 7 Devam edecek:)4 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Emily ile Mark’ın kızları üçüzler,18 yaşına girdiler.Mary,Bella ve Melisa’nın bugün doğum günüydü.Ayrıca üniversiteye geçmişlerdi.Yeni bir hayat onları bekliyordu.Artık kızlarına on yedi yıl önce aldıkları doğum günü hediyelerini kullanma zamanları artık yaklaşıyordu.Kızları artık büyüdüğüne görede artık Masie’den intikamını alabilecekti.Kızları üniversitelerinin çok güzel bir şekilde geçirmelerini planlıyorlardı.Emily ve Mark yıllarca bekledi,intikamını alabilmek için.Artık kızlarıyla birlikte bir takım halinde çalışacaklardı.Eşyaları da onlara bu süreçte çok yardımcı olacaktı.Hep dileğiydi bu şey Emily’nin,ve Mark’ın sonunda o kadar uzun bir süre beklemeyecekler sonuçta artık kızları üniversiteye gidecek ve onlarla harika bir arkadaş olacaktı.Üniversitede kızlarının hayatı tamamen değişecekti.İyide olabilir kötüde,bu hayatta sonuçta iyi şeyler barındırmaz yoksa hayat hayata anlam katmazdı.Emily kaldırım başında otururken Mary bir anda yanına geldi ve şöyle dedi
“Ne yapıyorsun anne?”
“Oturuyorum,düşünüyorum.”
Mary:Anne okul alışverişine ne zaman gideceğiz?
Emily:Gideriz yarın kızım abartma,kız kardeşlerinide alıp.
Emily ve Mark on sekiz yıldır külüstürde yaşıyorlardı.Kızlarının nasıl üniversite masraflarını karşıyabileceğini düşünürken aklına Max geldi ve onu aradı.
Emily:Merhaba Max,ne yapıyorsun?Bi ara buluşabilirmiyiz?
Max:Tabiki,her zaman benimle konuşabilirsin,ne zaman peki?
Emily:Bu gün mümkünse ve müsaitsen olabilir mi?
Max:Dedim ya istediğin her zaman olabilir beni rahatsız etmiyorsun,nerede?
Emily:Bizim sokağın ilerisindeki parkta olur mu,saat akşam yedi de?
Max kabul eder ve anlaşırlar.Emily çok utanıyordu aslında,sonuçta birine mahcup olmuştu ama bunu yapması zorunluydu.Yoksa daha evleri bile yokken kızlarının okul masraflarını nasıl karşılayacaklardı.Bu durumu Mark’a anlattı.İlk başta Emily’e kızdı,“Bizi elaleme mahcup ediyorsun!’’ Diye.Ama oda durumumuzun kötü olduğunu düşününce Emily’e destek oluyordu.Yaşadıkları zorlukları çocuklara çaktırmamaya çalışıyorlardı ama bu çok zordu.Çocuklara neden fakir olduklarını vb.şeylerin-
Hepsini anlatacaktı.Ama biraz daha büyümelerini bekliyecekti.Sonuçta onlara bu yaşta belkide tramva gerçekleştirebileceği için söylemiyordu.Saat yedi de Max anlaştıkları parka gitmiş,oturmuş,Emily’i bekliyordu.Emily’i aradı.Ne zaman geleceğini sordu ve o da yolda olduğunu ona iletti.Emily parka gelmişti,Max’i görür görmez hemen yanına gitti.Emily dediki;
Emily:Bunu söylerken çok utanıyorum ama bize küçük bir ev tutup bi miktar para verebilirmisin?
Max:Tabiki benden istedeiğin her şeyi dileyebilirsin,size en güzel evi bulucam ve bir milyon dolar vericem anlaştıkmı?
Emily:Çok teşekkür ederim!İnanın bunu en kısa sürede ödemeye çalışacağım.
Max:Hayır,bunu bir borç olarak görme beni bir iyilik meleğiymiş gibi düşün olurmu?Yarın banka hesabına bir milyon Eluis gelecek,bugün başlıyacağım ev aramaya hadi gidelim artık burası soğudu,görüşürüz!
Emily:Görüşürüz,teşekkürler.
Emily sonunda güzel bir şekilde yaşayacağını düşünüyordu.Emily Mark’ı aradı ve olan biteni ona anlattı.O da biraz utanmış olsada bunu yapmak zorunluydu.Hemen enkazın altında ki yaşam alanına gitti.Onu bu kez son görüşleri olacaktı.Artık üçüzler yıldızlara bakarak uyuyamayacaklardı.Bunu üçüzlere söyleyince ilk başta üzülselerde kabul ettiler.
Ertesi gün sabahın erken saatlerinde Max Emily’i aradı ve çok güzel tam onlara göre tatlı büyük bir ev bulduğunu söyledi.Emily çok sevindi,hemen ortalığı toparladılar ve Max gelince eve gittler.Çok güzel bir evdi.On iki odalı,beş lavabolu ve 3 mutfak vardı.Özelliklede Max eşyalı bir ev seçmişti.Mary,Bella ve Melissa bu evi çok beğenmişlerdi.Artık okulun açılmasına sadece 3 gün kalmıştı.Emily ve Mark onları alışverişe götürdüler.Bir milyon doları Mark’la yarı yarıya paylaştılar.Kırtasiyeye gittiklerinde Emily ‘’Sadece ihtiyacınız olanları alın’’dedi.Sonuçta güzel maaş veren bir iş bulduklarında hayatları normal bir şekilde olacaktı.Güzel bir şekilde sıcacık odaların da uyuyacaklardı.Mary dediki;
Mary:Anne biz artık zengin sayılırmıyız?
Emily:O kadarda değil Mary.
Mary,Bella ve Melissa şunu çok merak ediyorlardı.Daha birinci yaş günlerinde neden bu oyuncakları aldığını.Mary,Bella ve Melissa bu soruyu annelerine sordular.
Mary,Bella,Melissa:Anne bize neden birinci yaş günümüzde bunları aldın?
Emily:Bunları zamanı gelince öğreneceksiniz çocuklar,hadi alışverişinizi bitirdiyseniz eve gidelim.
Emily ile çocuklar alışverişi bitirdiktenden sonra evin yolunu tuttular.Eve gittiklerinde Mark çok güzel yemekler hazırlamıştı onları yediler ve uykuya hazırlandılar ardından uyuyarak günü bitirdiler.
Okulun açılmasına iki gün kalmıştı.Kızlar çok heyecanlıydı.Kızlar tek başlarına dışarı çıkabilmek için izin isteyeceklerdi.Emily üstünde tatlı bir sweatshirt,altında ise bir pantolon vardı.Merdivenden aşağı iniyordu.Kızlar Emily’den izin almaya koştular.Emily’e bunu sorduklarında ilk başta izin vermedi.Ama bir düşününce izin verdi.İzin sırası Mark’a gelmişti,kızlar tek başlarına dışarıya çıkıp çıkamayacaklarını sordular.Mark’ta önce Emily gibi tereddüt etti ve izin vermedi,ancak güzel maaş veren bir iş bulma konusunu düşününce izin verdiler.Artık dışarı çıkabileceklerdi.Emily ve Mark onlar gelene kadar iş arayacaklardı.
Kızlara bir miktar para verdiler.Kızlar kıyafetlerini giyip koşa koşa dışarı çıktılar.Bella ile Melissa güzellik ürünleri almak istediklerini söylediler Mary’ye.Mary’de kabul edip hep birlikte güzellik mağazasına gittiler.Ama her şey çok pahalı idi.Emily ile Mark onlara bin Elius vermişti.Kızlar alışveriş merkezine gitme kararı aldılar.Orda bir kıyafet mağazası gördüler.Aşırı güzel croplar,taytlar,sweetshirtler,pantolonlar,şortlar,elbise-ler,badiler,capriler vardı ve de kasa tarafında parfümler vardı.Kızlar adeta mağazaya saldırı düzenlediler.Bütçelerine uygun herşeyden aldılar.Neredeyse beşyüz Elius harcamışlardı.Kızlar kasa tarafındaki parfümlerden de aldılar.Toplam fiyata gelince altıyüz yirmi Elius harcamışlardı.Büyük bir tutardı aslında.Sonrada avm deki oyun alalına gittiler.Kızların neredeyse geçirdikleri en güzel gün oldu.Sonrada eve gitmeye koyuldular.
Emily ile Mark’ta harika bir iş bulmuşlardı.Bir trilyonerin malikanesinde çalışacaklardı.Mark sürücü,Emily ise aşçı olacaktı.Maaşlarıda günlük yüz bin Elius’du.Bu çok paraydı.Hemen işe başladılar.Akşam olunca paralarını aldılar ve eve gittiler.Bir süre sonra kızlarda eve elinde dolu poşetlerle birlikte geldiler.Emily ile Mark bunu önemsemediler.Çünkü artık neredeyse zengin olmuşlardı.Sadece neden bu kadar alışveriş yaptıklarını sordular.Nedenini söylemediler.Emily ile Mark müjdeli haberi kızlara verdiler.Kızlarına artık bundan sonra zengin hayatı yaşayacaklarını söylediler.Kızlar çok sevindiler ve birlikte bir kutlama yapmak istediler.Bunun için dışarıdaki en lüks lokantaya gittiler.Bir güzel eğlendikten sonra gece yarısında eve döndüler.Eve döndüklerin de belirsiz bir numara Emily’i arıyordu.Emily telefonu açtı ve Masie’nin sesine çok benzer bir ses duydu seni yakıcam diyordu.Emily önemsemedi ve telefonu kapattı.Kızlar da çok yorulmuşlardı.Eve gelince direk kıyafetlerini değiştirdiler ve yatağa yattılar.Gece yarısı Melissa uyandı ve evde dolaşmaya başladı.Karanlıktı,evden çatur çatur sesler geliyordu.Bir anda yanına Bella ve Mary gelmişti.Yüreği ağzına gelmişti.Sonra kardeşleri olduğunu anlayınca rahatladı.Sesler hala geliyordu.Bir yerden mum buldular ve yaktılar.Ardından bir anda önlerinde Masie belirdi.Sizi öldürücem diyordu.Etrafta kaçışmaya başladılar.Masie evdeki şömineyi yaktı ve yanan kütükleri eve atmaya başladı.Çok alev vardı.Kızlar çok korkuyordu.Aynanda kaçıyorlardı.
Maise ev yanıp kül olsun istiyordu.Ortalık cehennem ateşine dönmüştü.Her yer yanmıştı,Emily ve Mark yanık kokusuna ve evdeki bağırışlardan ve çığlıklardan uyanmışlardı.Çığlık seslerinin sahibi kendi kızları idi.Hemen aşağı inmeye çalıştılar fakat her yer alev içerisindeydi.Kızlar anne ve babasının birinci yaş doğum gününde aldıkları hediyelerine sarılıyorlardı.Kızlar çok korkuyorlardı.Melissa kendisinin uğurlu olduğu o hediye tacını kafasının üzerine yerleştirdi.Bir anda Masie elinde bıçakla çocukların önlerine koşuyordu.’’Benden kurtalamayacaksınız!’’Diyerek koşuyordu.Melissa bir anda ellerini bir şey savuruyormuş,itiyormuş gibi yapınca Melissa’nın ellerinden ateşler çıkıyordu,ama garip bir şekilde yanmıyordu.Aksine ellerini soğuk hissediyordu.Ellerini Masie’nin üzerine savurduğunda ise Masie’nin her yeri yanıyordu.Ama ne yazıkki bıçağı Mary’nin üstünden geçirmişti.Mary ayakta durmaya çalışıyordu ve Masie’de artık ‘’ölü’’ durumdaydı.Masie yerde yatıyordu.Etrafdaki alevler ve Melissa’nın ona uyguladığı kuvvetle ile birlikte karanlığa gömülmüştü.
Melissa ve Bella çaresizce anne ve babasını bekliyordı.Alevler hafiflemesini beklemeden Emily ve Mark yanıgının içine daldılar.Hemen hızlı bir şekilde Melissa ve Bella’nın yanına gittiler.Kızlarını gördüklerinde şok oldular,hemen ambulansı ve itfaiye ekiplerini aradılar.Max’ede haber verdiler,ayrıca Cyrus’ada heber verdiler.Sağlık ekipleri hemen Emily ve Mark’la birlikte kızlarını hastaneye götürüyorlardı.Emily ona haber verdiğinde kızla
-rıda getirebileceklerini söyledi.Cyrus ve Max’de çok üzgündü.Birbirlerini tesellemeye çalışıyorlardı.Birbirlerini sevmeselerde bu zor günlerde herkes birbirinin yanında olmalıydı.Emily ve Mark kızlarıyla ve doktorlarla birlikte ambulanslarla hastaneye gelmişlerdi.Bir yandan Mary’nin taşındığı sedye zamanı durduruyordu.Emily intikamını almak istiyordu,ama böyle olmazdı,olmamalıydı.Kızını başka dünyalara teslim etmek istemiyordu.Bıçaklanmış yerinden adeta bir vampir kanı gibi ve çeşmeye benzer akıyordu.Çeşmeden akan su gibiydi.Evde ise acil durum ekipleri gittiğinde Max onları evlerine davet etti,ama Cyrus’da davet etti.İkisinin evinede gideceklerini söylediler hıçkıra hıçkıra.Ağlamayı bırakamıyorlardı.Kalplerine hançer saplanmış gibiydi.Kendi kendilerine ‘’Sen bizim bakıcımızdın nasıl kendi çocuğun gibi davrandığın bir çocuğa bunu nasıl yaparsın!?’’Artık bu devirde kendi bakıcına bile güvenmeyeceksin seni aldatmayacak değil.Melissa uzun süre kalbindeki ağrılarla düşündü.’’Ben nasıl ellerimle alev püskürttüm?’’Bella’yada bunu sordu oda bilmediğini fakat tacınla alakalı bişey olduğuna eminim diyordu.Cyrus ve Max en çok Emily için üzülüyorlardı,çünkü sonuçta o bir anne.Yıllar geçsede bu hançerlerin kalbine saplanışını ve kızının kendi seçtiği birinin onu öldürmeye çalışmıştı.Bu durum ve hançerler kalbinde ömür boyu aynı yerde hala duruyor olacak.Özelliklede beyninde de onun içinde hiçbir şey istemiyordu.Sadecede Masie’nin kendisi olmasa bile kızı Mary bütün akrabalarını kendi elleriyle öldürecekti.Bu durum zorunlu idi…
Mary’i acilen hastanedeki doktorlar ameliyata almaları gerektiğini söyledi.Emily ve Mark hayatta kalması için her şeyi yapmalarını söyledi.Doktorlar ameliyata girdi.Emily ve Mark sabırsızlıkla bekliyorlardı.Cyrus,Emily’i,Max’de Max’i aradı.Mary’nin nasıl olduğunu sordular.Onlarda ameliyata girdiğini ve acılarla dolu bir bekleyiş yaşadıklarını söylediler.Cyrus ve Max,ne zaman gelebileceklerini sordular.Emily ve Mark ‘’Yarın’’dediler.İlk defa bu kadar üzücü bir gün geçirmişlerdi.Milyon Eluis’lik bir ev bile gitmişti.Ama bunlar umurlarında değildi şuan önemli olan ve diledikleri tek şey kızlarının canını ölüm meleğinin almaması idi.Bir anda ameliyat bölümünün kapısından bir doktor geldi ve dediki:
Doktor:Üzgünüz ama tüm çabalarımıza rağmen kızınızı kurtaramadık.
Emily ve Mark:NE YAPTIĞINIZIN FARKINDAMISINIZ!BİZ SİZİN KIZINIZI ÖLDÜRDÜK MÜ?İNSANLIKTA VİCDAN BİLE KALMAMIŞ.BEN BUNUN HESABINI SİZDEN ÇOK GÜZEL ALICAM!
Emily Mark’a işi ona bırakmasını söyledi ve Mark onu rahat bıraktı.Emily bir anda bilinmedik bir şekilde süper kahramanlar gibi bir kıyafet üztünde belirmişti,ama bu biraz farklıydı.Üstünde bel dekoltesi,harika bir etek ve süslerle belirdi.Doktor gözlerine inanamadı.Bu kişi ‘’Onun eski eşi’’idi.Şok oldu ve yapacaklarından korktu çünkü o doktor onun bütün sırlarını biliyordu.Kaçmaya çalıştı ama başarılı olamadı.Dikkatle Mark’a bakınca onun da eski kankası olduğunu gördü ağlamaya başladı.Emily onu güçleriyle yerden yere süpürdü ve en sonunda ölmüştü.Hızlıca kızlarının ölü cesedini alıp,Max’in evine koştular.Max’i aradılar ağlayarak.Evine geldiklerini söylediler.Max ve Cyrus başta çok sevindiler.Mary’nin iyi bir durumda olduğunu ve ameliyatının çok başarılı geçtiğini düşünüyorlardı.Ama bu düşünce Mark ve Emily geldiklerinde akıllarından silinecekti.Mark ve Emily içeri geldiklerinde Max ve Cyrus onları karşıladı.Yanlarında Bella ve Melissa’da vardı.Onlarada illa ki söylemek zorundalardılar.Daha sonra Max ve Cyrus çocukların yanında ‘’Mary’nin durumu nasıl?Geldiğinize göre çok iyidir.’’dedi.Mark ve Emily’nin yanaklarından göz yaşları düşerken,Mary’nin cesedini getirdiler.Mary’i ölmüş gördüklerinde dünyaları başına yıkıldı.Melissa ve Bella kardeşinin elini tutarak göz yaşı döküyorlardı.Çok üzgünlerdi.Melissa kendinin yüzünden olduğunu düşünüyordu.Kendini suçluyordu.Bella onu,Melissa’da Bella’yı teselli etmeye çalışıyorlardı.Birbirlerine kenetlenmişlerdi.Emily,Mark,Cyrus ve Max’de çok üzgündü.Kızlar o kadar gözyaşı döktülerki.Neredeyse göz yaşlarını biterecek kadar olmuşlardı.Herkesin morali çok bozuktu.Bir anda Bella,Mary’nin yanına geldi ve kılıcını eline aldı.Kılıcı ona batırdı.Herkes şoktaydı,Bella harika bir dönüşüm yaşamıştı.Aynı Melissa gibi.Kardeşinin dünyaya geri gelmesini istiyordu ve kılıcı batırdı.Mary aniden canlandı.
Bölüm etkileşimi
