10. bölüm · Gölgedeki Yıldız ✨
Gölgedeki Yıldız ✨
Bölüm 9 — Kaos
“Onu bulabilecek tek kişi sensin, Min Seo.”
Ji Woo'nun sözleri koridorda yankılandı.
Kimse konuşmadı.
Min Seo, Ji Woo'ya bakıyordu.
“Sen... Aria'yı nereden biliyorsun?”
Ji Woo cevap verecekken binanın bütün ışıkları aynı anda söndü.
PAT!
Karanlık.
Ardından alarm sesi yükseldi.
BİP! BİP! BİP!
“Ne oluyor?!” diye bağırdı Ji Ah.
Acil durum ışıkları yanıp sönmeye başladı.
Minji, Min Seo'nun kolundan tuttu.
“Buradan çıkmalıyız!”
“Bekle!”
Min Seo dosyayı almak için Han Tae Jun'a döndü.
Ama dosya yoktu.
Han Tae Jun da yok olmuştu.
“Az önce buradaydı!”
Ji Woo çevreye baktı.
“Kayboldu.”
Tam o sırada binanın kapıları otomatik olarak kilitlendi.
KLAK!
Ji Ah kapıya koştu.
“Açılmıyor!”
Min Seo telefonunu çıkardı.
Şebeke yoktu.
Wi-Fi yoktu.
Hiçbir bağlantı yoktu.
Sonra binanın hoparlörlerinden bozuk bir ses geldi.
“REBEL... tekrar hoş geldiniz.”
Kızların hepsi dondu.
Ses devam etti:
“Sekiz kişi geldiniz.”
Kısa bir sessizlik.
“Ama dokuz kişi çıkacaksınız.”
Ji Ah korkuyla Min Seo'ya baktı.
“Bu ne demek?”
Min Seo cevap veremedi.
Bir anda duvardaki eski ekranlar açıldı.
Ekranlarda REBEL'in yıllar önceki seçme görüntüleri oynatılmaya başladı.
Dokuz kız sahnedeydi.
Aralarında Aria da vardı.
Sonra görüntü kesildi.
Yeni bir kayıt başladı.
Bu kez yalnızca Min Seo görünüyordu.
Daha küçüktü.
Bir odada tek başına oturuyordu.
Min Seo'nun yüzü bembeyaz oldu.
“Bu görüntüyü kim çekti?”
Ji Woo ona baktı.
“Sen bunu daha önce görmedin mi?”
“Hayır.”
Ekranda bir tarih belirdi.
12 MAYIS 2023
Min Seo'nun nefesi kesildi.
“Bu... Aria'nın kaybolduğu gün.”
Bir anda başka bir görüntü açıldı.
Aria kameraya doğru bakıyordu.
Ve konuşuyordu:
“Eğer bu kayıt yayınlanıyorsa, plan başarısız olmuş demektir.”
Minji fısıldadı:
“Plan mı?”
Aria devam etti:
“Min Seo'ya güvenin.”
Ekran karardı.
Herkes Min Seo'ya döndü.
Ji Ah şaşkınlıkla sordu:
“Aria seni neden tanıyor?”
Min Seo başını iki yana salladı.
“Bilmiyorum.”
Fakat Ji Woo'nun yüzünde farklı bir ifade vardı.
“Yalan.”
Min Seo ona döndü.
“Ne?”
Ji Woo'nun gözleri doldu.
“Sen Aria'yı tanıyorsun.”
“Hayır!”
“Tanıyorsun!”
“Ji Woo, bilmiyorum!”
Sesler yükselmeye başladı.
Da Eun, Hae In ve Yeo Bin de binaya ulaşmıştı. Ne olduğunu anlamaya çalışıyorlardı.
“Yeter!” diye bağırdı Seo Yeon.
Ama kimse onu dinlemiyordu.
Bir anda cam kırılma sesi duyuldu.
Herkes sustu.
Koridorun sonunda bir pencere açılmıştı.
Perdenin arkasında bir siluet vardı.
Min Seo hemen ona doğru döndü.
“ARİA?”
Siluet bir saniye boyunca hareketsiz kaldı.
Sonra kaçmaya başladı.
Min Seo peşinden koştu.
“Min Seo, dur!”
Diğer üyeler de arkasından geldi.
Koridor bir anda birbirine giren ayak sesleri ve bağırışlarla doldu.
Min Seo köşeyi döndüğünde silueti gördü.
Kişi durdu.
Yavaşça arkasını döndü.
Yüzü karanlıkta kalıyordu.
Min Seo bir adım yaklaştı.
“Aria?”
Siluet başını kaldırdı.
Ve tam yüzü görünecekken...
Bütün bina karanlığa gömüldü.
Bir saniye sonra ışıklar geri geldi.
Siluet yoktu.
Yerde ise küçük bir fotoğraf duruyordu.
Min Seo fotoğrafı aldı.
Fotoğrafta REBEL'in dokuz üyesi vardı.
Ama fotoğrafın arkasında yeni bir cümle yazıyordu:
“Aria'yı aramayı bırakın.”
Altında ise daha küçük bir yazı vardı:
“Çünkü Aria sizi arıyor.”
Min Seo fotoğrafı sıkıca tuttu.
Arkasından Ji Woo'nun sesi geldi:
“Min Seo...”
Min Seo döndü.
Ji Woo'nun elinde başka bir fotoğraf vardı.
“Sanırım gerçek kaos şimdi başlıyor.”
Fotoğrafta ise...
Min Seo'nun gizli ajan kimliği açıkça görünüyordu.
