8. bölüm · Gölgedeki Yıldız ✨

Gölgedeki Yıldız ✨

Kim Seungmin

Bölüm 7 — Eski Seçme Salonu
Min Seo, Minji'nin telefonundaki mesajı tekrar okudu.
“Beni bulmaya çalışma.”
Ji Ah onun yanına geldi.
“Min Seo… Minji nereye gitti?”
“Bilmiyorum.”
“Polisi aramalı mıyız?”
Min Seo bir an duraksadı.
Bu işin sıradan bir kaybolma olmadığını biliyordu.
“Önce onu kendimiz bulalım.”
Ji Ah kaşlarını kaldırdı.
“Nasıl?”
Min Seo cebindeki siyah kartı çıkardı.
“İlk seçmelerin yapıldığı yere gideceğiz.”
Ji Ah'ın yüzü ciddileşti.
“Ben de geliyorum.”
“Hayır.”
“Min Seo.”
“Bu tehlikeli olabilir.”
Ji Ah kollarını bağladı.
“Beni sürekli dışarıda bırakıyorsun. Eğer arkadaşımızı bulacaksak ben de geleceğim.”
Min Seo birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonunda başını salladı.
“Tamam. Ama benden ayrılma.”
Bir saat sonra ikisi, şirketin yıllardır kullanılmayan eski prova binasının önünde durdu.
Bina oldukça sessizdi.
Kapının üzerinde solmuş bir tabela vardı:
REBEL SEÇMELERİ — 4 YIL ÖNCE
Ji Ah şaşkınlıkla tabelaya baktı.
“Burada mı başlamıştık?”
“Evet.”
Min Seo kapıyı açtı.
İçerisi karanlıktı.
Koridorda eski afişler asılıydı. Duvarlarda yıllar önceki seçmelerden kalan fotoğraflar vardı.
Ji Ah bir fotoğrafın önünde durdu.
“Şuna bak.”
Fotoğrafta sekiz kızın daha genç hâlleri vardı.
Min Seo fotoğrafa yaklaştı.
“Bu bizim ilk seçme günümüz.”
Fakat fotoğrafın köşesinde garip bir ayrıntı vardı.
Dokuz kişi vardı.
Min Seo'nun yüzündeki ifade değişti.
“Dokuz…”
Ji Ah fotoğrafı dikkatlice inceledi.
“Biz sekiz kişiydik.”
“Biliyorum.”
İkisi fotoğrafın önünde sessiz kaldı.
Dokuzuncu kızın yüzü, fotoğrafın üzerinde siyah bir kalemle tamamen karalanmıştı.
Tam o sırada arkalarından bir ses geldi.
“Onu hatırlamamanız gerekiyordu.”
Min Seo ve Ji Ah hızla döndü.
Koridorun sonunda biri duruyordu.
Minji.
Ji Ah rahatlayarak ona doğru bir adım attı.
“Minji!”
Minji elini kaldırdı.
“Durun.”
Min Seo dikkatle ona baktı.
“Bize ne olduğunu anlat.”
Minji'nin yüzünde yorgun bir ifade vardı.
“Ben size söylemeye çalıştım.”
“Neyi?”
Minji fotoğrafı gösterdi.
“REBEL aslında sekiz kişiyle başlamadı.”
Min Seo'nun gözleri fotoğrafa döndü.
“Dokuz kişiydi.”
“Evet.”
“Peki dokuzuncu kişi kim?”
Minji cevap vermeden önce eski binanın içinden bir alarm sesi yükseldi.
Bip! Bip! Bip!
Kırmızı ışıklar yanmaya başladı.
Minji'nin yüzü bembeyaz oldu.
“Bizi buldular.”
Ji Ah şaşkınlıkla sordu:
“Kim?”
Minji kapıya baktı.
“Bilmiyorum.”
Min Seo ise koridorun diğer ucundan gelen ayak seslerini duydu.
Birileri binaya giriyordu.
Min Seo derin bir nefes aldı.
“Üçümüz birlikte kalıyoruz.”
Ayak sesleri yaklaşıyordu.
Sonra kapının altından içeri küçük bir zarf sürüklendi.
Üçü de zarfın üzerine baktı.
Min Seo eğilip aldı.
Üzerinde sadece şu yazıyordu:
“Dokuzuncu üyeyi bulursanız, Min Seo'nun neden ajan seçildiğini de öğreneceksiniz.”
Min Seo'nun yüzündeki ifade dondu.
Ji Ah ona baktı.
“Min Seo…”
Minji sessizce ekledi:
“Sanırım artık sırrını saklayamazsın.”
Koridorun sonundaki kapı yavaşça açıldı.
Ve karanlığın içinden bir ses duyuldu:
“Sonunda hepiniz bir aradasınız.”