1. bölüm · Gölgedeki Yıldız ✨

Gölgedeki Yıldız ✨

Kim Seungmin

Bölüm 1 — Sahnenin Ardındaki Sır
Salonun ışıkları henüz tamamen sönmemişti ama tribünler çoktan hayranlarla dolmuştu.
Binlerce kişi ellerindeki ışıklı çubukları sallıyor, tek bir isim haykırıyordu:
“REBEL! REBEL! REBEL!”
Sahnenin arkasındaki koridorda ise sekiz genç kız son hazırlıklarını yapıyordu.
Ji Woo aynadaki saçını kontrol etti.
“Beş dakika kaldı!”
“Ben hazırım!” dedi Da Eun heyecanla.
Yeo Bin gülerek, “Bunu son üç dakikadır söylüyorsun,” dedi.
Minji kahkaha attı.
Hae In, Seo Yeon ve Ji Ah da onlara katıldı.
Min Seo ise sessizce onları izliyordu.
Dışarıdan bakıldığında o da diğerleri gibi heyecanlı görünüyordu. Fakat ceketinin cebindeki küçük telefonun titreşmesiyle yüzündeki gülümseme bir anda değişti.
Tit.
Min Seo kimsenin fark etmediğinden emin olup telefonu çıkardı.
Ekranda bilinmeyen bir numaradan gelen tek bir mesaj vardı:
“Görev başladı.”
Altında ikinci bir mesaj belirdi.
“Konser salonunda aranan kişi var.”
Min Seo'nun kalbi hızlandı.
Bu, onun için sıradan bir konser değildi.
Çünkü Min Seo'nun REBEL'deki hayatından kimsenin haberi olmayan bir tarafı vardı.
O, aynı zamanda gizli bir ajan olarak eğitilmişti.
Ama bunu grup arkadaşlarına söylemesi yasaktı.
“Min Seo?”
Bir ses onu düşüncelerinden çıkardı.
Ji Ah karşısında durmuş, merakla ona bakıyordu.
“Telefonuna bakıp duruyorsun. Bir şey mi oldu?”
Min Seo hemen ekranı kapattı.
“Yok. Annemden mesaj geldi.”
Bu küçük yalanı söylerken içinden bir ses, “Dikkatli ol,” diyordu.
Tam o sırada sahne yöneticisi koridora geldi.
“REBEL! Hazır olun! Sıranız geliyor!”
Sekiz kız birbirlerine baktı.
Ji Woo elini ortaya uzattı.
“Her zamanki gibi.”
Diğerleri ellerini onun elinin üzerine koydu.
Min Seo da elini en üste yerleştirdi.
“REBEL!”
Kızlar sahneye doğru koşarken salon bir anda ışıklarla parladı.
Müzik başladı.
Hayranların çığlıkları bütün salonu doldurdu.
Min Seo gülümsedi ve koreografiye kusursuz şekilde devam etti.
Fakat gözleri sürekli salonun arka tarafındaydı.
Mesajda bir ipucu daha vardı:
“Siyah kapüşonlu kişiyi bul.”
Min Seo dans ederken kalabalığı dikkatlice taradı.
Birinci sıra...
İkinci sıra...
VIP bölümü...
Sonra gözleri salonun en arkasındaki kapıya takıldı.
Siyah kapüşonlu biri, güvenlik görevlilerinin arasından geçerek koridora doğru ilerliyordu.
Min Seo'nun bakışları sertleşti.
Aradığı kişi buydu.
Fakat tam o anda Ji Woo onun yanına geldi ve koreografinin bir sonraki bölümüne geçmeleri gerektiğini işaret etti.
Min Seo tekrar gülümsedi.
Sahneye devam etmek zorundaydı.
Görevini ise kimse fark etmeden tamamlamalıydı.
Şarkının sonuna gelindiğinde sekiz üye birlikte son pozlarını verdi.
Salon alkışlarla yankılandı.
Perde kapanırken Min Seo diğerlerinden birkaç adım geride kaldı.
“Ben birazdan geliyorum,” dedi.
Ji Ah şaşkınlıkla ona baktı.
“Nereye gidiyorsun?”
Min Seo kısa bir gülümseme verdi.
“Su almaya.”
Sonra arka koridora yöneldi.
Ancak koridorun sonunda siyah kapüşonlu kişi çoktan gözden kaybolmuştu.
Min Seo durdu.
Duvarın yanında küçük bir kâğıt fark etti.
Kâğıdı aldı.
Üzerinde yalnızca bir cümle yazıyordu:
“Beni arıyorsan yanlış yere bakıyorsun, Min Seo.”
Min Seo'nun gözleri büyüdü.
Çünkü kâğıtta yalnızca onun adı yazmıyordu.
Gizli ajan kimliğini bilen birinin elindeydi.
Ve o kişi artık onu izliyordu.