8. bölüm · Gölge Prensesin Yükselişi

İhanet

Gizem Yüksel

Taht odasının kapısında durduk. Layla elimi sımsıkı tutmuştu. Refleks olarak hançerlerimi yokladım. Kapılar büyük gıcırtıyla açıldı. Görmeyi beklediğim şey asla babamın tahtında oturan abim ve onun yanında asılı halde duran babam değildi. Drawel "Kız kardeşlerim beni çok bekletiniz sizi bunun için gıdıklayacağım" dedi gözlerim mum ışığı gibi titreşiyordu. Sesim titreyerek "Sen sen babama ne yaptın" Drawel kahkahalar attı.Yanılmıştım bu şimdiye kadar duyduğum en iğrenç ve miğde bulandırıcı kahkahaydı. Yutkunmaya çalıştım boğazım düğümlenmiş nefes alamıyordum . O anda elimi sımsıkı tutan Layla'ya baktım gözlerindeki korku beni kendime getirdi. Başımı ve omurgamı dikleştirerek doğruldum "Bize zarar veremezsin. Yeni kral "Kim bana engel olacak küçük prensesim" dedi ve pis dişlerini ortaya çıkarır sekide sırıttı" Muhafızlar yakalayın" bu sözcükler üzerine bacağımdaki hançeri çıkardım. Muhafızlar kılıcını çekerken çıkardıkları ses beni heyecanlandırmıştı. Diğer hançerimi de Layla'ya verdim "Bunu kulan kendini koru" Layla olumlu anlamda başını salladı . Üzerimize gelen altı muhafıza baktım zayıf noktalarını hesaplamaya çalışarak gözlerimi kısıp Drawel'e baktım "Köpeklerin bu

Kadar mı?" . Muhafızların başlarında miğfer olmaması işime yarayacaktı. İlk muhafız kılıcını bana doğru savurdu hamlesinden kolayca kurtuldum kasığına sert bir tekme indirdim muhafız inleyerek düştü . Layla'nın elini bıraktım muhafızın üzerine atlayıp kafasına hançerimi sapladım. Donuklaşan gözlerinden ruhunun çekildiğini anlamıştım. Hemen doğrulup Layla'ya doğru baktım. Layla elimdeki hançerle donup kalmış öylece duruyordu. Kılıcıyla hızla ona doğru koşan muhafızı gördüm . Koşarak Layla'nın önünde durdum "Ona dokunma derim yoksa içimdeki iblisi ortaya çıkarırsın ve bu iblis her şeyi parçalara ayırır." Muhafız cevap vermeden atıldı hamlesinden kaçıp hançerimi gözüne sapladım. Muhafız acıyla çığlık attı "Sana söylemiştim". Yere yığılan muhafızın kılıcını aldım bu işimi kolaylaştıracaktı . İlerideki muhafıza doğru atıldım o anda kulaklarımda bir çığlık yankılandı. Layla hemen arkamı döndüm . Kolundan kanlar fışkırıyordu . Layla dedim. Koşmaya başladım önünde durmuş ona kalkan olmuştum. Kendimi kaybetmiş sadece kesiyor ve parçalıyordum. Kendime geldiğimde altı muhafız cesedi vardı yerde . Layla'nın elini tuttum "Koş" dedim tüm gücümle koşmaya başladım. Moğot'un bahsettiği geçit tek şansımdı. Kütüphaneye doğru koşuyorduk. Önümüze çıkan muhafızın boğazını yarıp geçtim. Arkamdan gelen metal sesleri kalbimin duracak gibi olmasına sebep oldu. Yaklaşıyorlardı hızla kütüphanenin kapılarını açtım . Üçüncü rafa doğru koştum hemen farklı renkte olan kitabı çektim . Raf büyük gürültü çıkararak açıldı toz öksürüğe boğulmama neden oldu. Hızla Layla'yı içeri ittim ardından da ben girdim. Rafı tekrar çekerek kapattım. "Koş Layla koş arkana bakma". Geçittin yüksekliği iki metre kadardı rahatlıkla geçebiliyordu ama oldukça dardı bu darlıkta nefesim daraldı buradan bir an önce çıkmak istiyordum. Geçidin dar duvarlarına dirseklerim çarptıkça acıyla inliyor koşmaya devam ediyordum. Aniden durmak zorunda kaldık çıkış yoktu kapana kısılmıştık. Layla'yı çektim "Merak etme bir yol bulacağım" duvarı incelenmeye başladım bir boşluk veya çıkıntı arıyordum. Layla "Çabuk abla lütfen hızlı ol" kafamı salladım . Duvarı olabildiğince iyi inceliyordum . Hızla atan kalbim ve titreyen elerim bunu zorlaştırıyordu . Bir çıkıntı farkettim. "Buldum Layla bu.. "sırtımdaki acıyla inledim . Arkama bakmak istemedim çünkü arkamda kim olduğunu biliyordum. Hançer saplandığı acıyla geri çekildi ve tekrar saplandı. Yere yığıldım ama gördüğüm yüz sırtımdaki hançerin acısından kat kat fazlaydı ,ihanetin acısı. Göğsüm hızla inip kalkıyor nefes alamıyordum . "Neden.. Layla " Layla kahkaha attı. "Benim saf ve masum ablam " dedi. Ölüyordum ama Ölüyor olmam umrumda değildi. Tek isteğim bunu neden yaptığını öğrenmekti. "Seni hep kıskandım, herkes seni daha çok seviyordu taht ve prens Aldric senindi. Sen annemi öldürdün sen Elena'yı öldürdün. Seni çağırmaya gelmeden bir saat önce biricik abim beni çağırdı ,sana bir oyun oynamaya karar verdik. Abim kral olacaktı ben de İtharion'ın gelini ve plan senin saflığın sayesinde başarıyla tamamlandı annem hep ne derdi kimseye güvenme ve arkanı dönme eğer dönersen o kişi seni hançerler" dedi. Nefes alamıyordum. Ağzımdan sızan kanı umursamadan konuşmaya çalıştım. " Ona nasıl güvenebildin "dedim. Layla cevap vermek için dudaklarını araladı. Bir darbe ile sarsıldı . Leyla'dan bir inilti çıktı, bedenî benim gibi yere yığıldı yüzü bembeyaz oldu. Yüzü neredeyse yüzüme değiyordu donuk gözlerinden öldüğünü anladım. Ruhu bedenini terk etmişti. Bir gölge yaklaştı yaklaştıkça pelerin giyli bir adam olduğunu anladım. Yüzünü peçe yüzünden göremiyordum. Yere oturdu beni kucağına çekti gözlerim kapanmaya çalışıyor ama ben direniyordum. Dudaklarımı araladım" Gözlerin ne kadar güzel" Uzun uzun yeşil gözlere bakmak isterdim . Ardından gözlerim kapandı. Gördüğüm son gözler onun yeşil büyüleyici gözleriydi .