8. bölüm · Gizli aşık
Bölüm 8 — “Yakınlaştıkça Korkuyordum”
Pırıl artık hayatımın içinde gibiydi.
Sabah mesajları.
Beraber kahve.
Kütüphane akşamları.
Hatta bazen yürüyüşler.
Normal bir insan mutlu olurdu.
Ben korkuyordum.
Çünkü insan bir şeye sahip olduğunu hissedince kaybetme ihtimali de gerçek oluyor.
Bir gün birlikte metroya yürüyorduk.
Hava çok soğuktu.
Pırıl ellerini üfleyerek ısıtmaya çalışıyordu.
“Sen neden hiç kendinden bahsetmiyorsun?” dedi.
Boğazım düğümlendi.
“Anlatacak bir şey yok.”
“Vardır.”
Yoktu aslında.
Ya da vardı ama güzel değildi.
Babamdan mı bahsedecektim?
Annemin sessizliğinden mi?
Küçükken ağladığımda kapıyı kilitleyip ses çıkarmamayı öğrendiğimden mi?
İnsan bazı şeyleri anlatınca gerçek oluyor.
Ben gerçek olsun istemiyordum.
Metro geldiğinde çok kalabalıktı.
Pırıl dengesini kaybedince refleksle kolundan tuttum.
İkimiz de bir an sustuk.
Tenine ilk kez dokunuyordum.
Kalbim o kadar hızlı attı ki nefes alamadım.
Pırıl bana baktı.
Gözleri yumuşamıştı.
“Teşekkür ederim.”
Elimi hemen çektim.
Ama o sıcaklık saatlerce gitmedi.
O gece aynada kendime uzun süre baktım.
İlk kez şunu düşündüm:
“Ya beni severse?”
Sonra hemen ikinci düşünce geldi.
“Ya gerçeğimi görürse?”
İnsan sevilmek isterken bile korkabiliyor.
Çünkü bazı yaralar sevgiyi bile tehdit gibi gösteriyor.
