6. bölüm · Gizli aşık

Bölüm 6 — “Bir İnsan Başkasının Sessizliğine Bağlanabilir mi?”

Hayat

Pırıl o günden sonra biraz değişti.
Gülüyordu hâlâ.
İnsanlara yardım ediyordu.
Derslerde not tutuyor, arkadaşlarını dinliyor, kantindeki görevliye teşekkür etmeyi unutmuyordu.
Ama ben fark ediyordum.
Çünkü insan en çok dikkat ettiği kişinin değişimini anlıyor.
Gözlerinin altında daha koyu yorgunluk vardı artık.
Bazen dalıp gidiyordu.
Ve eskisi kadar uzun konuşmuyordu.
Bir akşam kütüphanede karşılaştık.
Üst katta, cam kenarındaki masalardan birinde tek başına oturuyordu. Önünde açık kitap vardı ama okumuyordu.
Yağmur camlara vuruyordu.
Bir süre uzaktan baktım.
Sonra yanına gittim.
“Burada olduğunu tahmin etmiştim.”
Başını kaldırdı.
Yavaşça gülümsedi.
“Ben de senin geleceğini düşündüm.”
Kalbim saçma şekilde hızlandı.
İnsan bazen sadece beklenmiş olmak istiyor.
Çocukken hiç beklenmemiştim ben.
Karşısına oturdum.
Bir süre sessiz kaldık.
Ama o sessizlik rahatsız etmiyordu.
Bazı insanların sessizliği bile sıcak gelir.
Pırıl kalemiyle oynarken konuştu.
“Hiç her şeyden yorulduğun oldu mu?”
Gözlerini camdan ayırmıyordu.
“Oldu,” dedim.
“Nasıl geçiyor?”
Cevap veremedim.
Çünkü geçmiyordu.
İnsan bazı şeyleri atlatmıyor. Sadece taşımayı öğreniyor.
Bunu söylemedim.
Pırıl hafifçe güldü ama mutsuz bir gülüştü.
“Ben küçükken,” dedi, “büyüyünce her şey düzelir sanıyordum.”
İlk kez çocukluğundan bahsediyordu.
Sessizce dinledim.
“Şimdi büyüdüm,” dedi, “ama sadece sorunların şekli değişmiş gibi.”
O an ona sarılmak istedim.
Çok güçlü şekilde.
Birinin yanında “güçlü görünmek” zorunda kalmamasını istedim.
Ama sadece oturdum.
Çünkü ben dokunmaktan korkan biriydim.
Kütüphaneden birlikte çıktık.
Hava buz gibiydi.
Otobüs durağına kadar yürüdük.
Pırıl ellerini montunun cebine sokmuştu.
“Senin hiç sevgilin oldu mu?” dedi bir anda.
Boğazım kurudu.
“Hayır.”
“Nasıl olmadı?”
Omuz silktim.
“İnsanlarla aram iyi değil.”
Bana baktı.
“Bence sen sadece fazla düşünüyorsun.”
Haklıydı.
Ben düşünmekten yaşamayı kaçırıyordum.
Otobüs geldiğinde binmeden önce bana döndü.
“İyi ki yazmışsın dün,” dedi.
“Ne?”
“Mesaj.”
Kalbim yine hızlandı.
“Kimse kötü olduğumu fark etmiyor genelde.”
O cümle gece boyunca kafamda yankılandı.
Kimse kötü olduğumu fark etmiyor.
Belki de bu yüzden ona bağlanıyordum.
Çünkü ben de yıllarca fark edilmemiştim.
Otobüs hareket etti.
Ben durakta tek başıma kaldım.
Ama uzun zaman sonra ilk kez yalnız hissetmedim.
O gece uyuyamadım.
Defterimi açıp onun hakkında şeyler yazmaya başladım.
“Pırıl yağmur yağınca daha sessiz oluyor.”
“Gülümserken bile üzgün gibi.”
“İnsanlara iyi davranıyor çünkü kimsenin onun gibi hissetmesini istemiyor.”
Sayfalar doluyordu.
Ben ise yavaş yavaş ona dönüşüyordum.
Bu korkutucu olmalıydı.
Ama değildi.
Çünkü bazı insanlar sevdikleri kişide kaybolmayı huzur sanıyor.