12. bölüm · Gizlenen hisler (abimin arkadaşı-texting)
9. Bölüm
"Arya! Kızım kalk!" Annemin bağrışıyla irkilerek yataktan kalktım "Ne? Noldu!" Panik bir şekilde bağırmamla yere yapışmam aynı saniyeleri buldu. Dün Evsunla saatlerce konuşmuş, dizi izlemiştik. En sondada Evsun eve gitmişti bende yatağıma girmiştim, normalde kalmasını istemiştim ama o kabul etmemişti "gel kahvaltı yapacağız sonra ben şükranlara gideceğim," oflayarak yerden kalktım "tamam anne, geliyorum ben!." Diye seslendim içeri doğru annem onaylayan mırıltılar çıkarırken banyoya doğru ilerledim.
Bi elimizi yüzümüzü yıkıyalım dimi.
.
.
.
"Abi! Yerdeki çoraplarını al!" Savaş abim bana bakıp el hareketi çektiğinde, sinirle düzelttiğim koltukların yastığını elime alıp ona fırlattım. Annem gitmişti, mert abim işteydi, ben evi toparlıyordum savaş abim ise cammış gibi yatıp her yeri dağıtıyordu!
Başını eğip yastıktan son saniye kurtulan abim sırıtarak bana baktı "yoo, sen al abinim ben senin," yüzündeki gıcık sırıtış dahada büyüdü, sinirle dişlerimi sıktım bu niye evdeydiki ya?!
Onu umursamadan düzeltmeye devam ederken telefonumdan bildirim sesi gelmeye başladı merakla kaşlarım çatılırken savaş abim beden önce telefonumu kapıp mesajlara bakmaya başladı kalbim korkuyla attı.
Bora yazdı sanıyorsun dimi?
Abim hiç bir tepki vermeden telefona bakarken sonunda aklıma dank edip hızla abime doğru atıldım "abi! Telefonumu ver!" Diye bağırarak elinden telefonumu bi hışımla kaptım.
"Lan! Kızım ne diye hayvan gibi üzerime atlıyorsun? Sadece baktık, Allah Allah." Hızlı hızlı konuşurken odasına doğru ilerledi başımı eğip ekrana baktığımda mesajların bizimkilerden geldiğini görüp hem rahatladım hemde bi hayal kırıklığı yaşadım.
Boranın yazabileceğini düşünmüştüm, belki bi ihtimal
Aga be biz
Mesajlarda buluşmak ile ilgili bir kaç şey yazmışlardı
:ben okeyim buluşalım.
Zaman dedikodu vaktiydi, Allah dedikodularını yapacağımız insanlara merhamet etysindi çünkü biz etmeyeceğiz.
.
.
.
Evden acale acale çıkıp her zaman ki buluşma yerimiz olan parka doğru ilerliyordum. Bu sırada karşıdan bana gülümseyerek gelen Batuhan’ı görünce şaşkınlıktan az kalsın yolumu değiştiriyordum.
Bu bizi mi takip ediyor acaba?
Olabilir.
Tam karşımda durup bana içten bir şekilde gülümseyip.
“Arya nasılsın bu ne güzel bir tesadüf.”
Ya ne demezsin.
“İyiyim Batuhan sen nasılsın.” Dedim sesimin samimi çıkması için çabalayarak,
“Bende iyiyim seni gördüm daha iyi oldum.”
“Bende aynı şekilde, bu arada geçen gün yaşanan şeylerden dolayı gerçekten çok üzgünüm sen bora abinin kusuruna bakma.”
“Yok ben unuttum bile o mevzuyu. Sen dert etme Bora da haklı bende kız kardeşim gibi gördüğüm birini tanımadığım biriyle kapının önünde konuşurken görsem bende sinirlenirdim.”
Kız kardeşim gibi gördüğüm.
“Haklısın neyse ben seni çok tutmayayım sonra görüşürüz.”
“Görüşürüz kendine iyi bak.”
“Sende,” diyip yanından geçtim.
Parka gitmeden önce markete gidip. Bir kaç abur cubur alıp öyle parka gittim. Bizimkilerin oturduğu çardağı görünce o tarafa doğru ilerledim.
Evsun beni görünce samimi bir şekilde gülümseyip, “hoşgeldin bacım” dedi.
Ona bakıp, “hoşbuldum bacım” dedim.
Emre sırıtıp, “grup tamamlandığına göre ilk kimin dedikodusunu yapayoruz.” Dedi,
Yusuf heyecanla elerini birbirine çırpıp.
“Arya günde neler oldu anlat bize hemen meraktan çatlıyacağız.” Ona göz devirip gülümsedim.
“Klasin gündü işte yine boş yaptı mahallede ki teyzeler, yok seni oğluma alıcam , benim oğlum böyle şöyle bu tür sohbetler döndü ama bir olay yaşandı. Hazır mısın?” Dedim
Emre ve Yusuf heyecanla aynı anda, “evet” dediler.
“Fadime varya şu aşağıda oturuyor işte o bana dedi ki benim oğluma bir tabak hazırla götür. Bende tabak hazırlayıp gittim bunların kapısına oğlu açtı falan biz bununla konuşurken bilin bakalım kim geldi.” Dedim ikisi de beni heyecanla dinliyordu. Evsun olayı bildiği için susmuştu.
“Bora de ben şuraya bayılıyım.” Dedi Emre eliyle yanı göstererek, derin bir nefes alıp.
“Ta kendisi,” dediğimde ikiside şaşkınca bana baktılar. Yusuf heyecanla bana bakıp,
“Ee sonra noldu?”
Onlara olan biten her şeyi anlattıp derin bir nefes aldım.
“Bence bu Bora seviyor bizim kızı siz nedersiniz.” Evsunun bu sözleri karşında başımı olumsuz salladım,
“Beni kardeşi gibi görüyor öyle bir şey olduğunu sanmıyorum.” Dedim çaresizce,
Keşke öyle bir şey olsaydı.
Keşke.
“Aryacığım iyi misin sen yani kardeşi gibi görse böyle mi davranır yani bu kadar kıskançlık falan ne bileyim normal değil bence de bu senden hoşlanıyor falan olabilir.” Dedi Emre,
Yusuf’ta onları onaylayan mırıltılar çıkardı.
Ben düşüncelere dalmışken Evsun halimi anlayıp başka bir konu açtı.
Onlarla parkta bir kaç saat daha oturduktan sonra kalkıp eve gelmiştim. Yemeğimi yedikten sonra annemlere yorgun olduğumu söyleyip odama çıktım. Odama girince pijamalarımı giyip kendimi yatağa attım ve bir kaç dakikanın ardından uykuya daldım.
————————————————
Bölüm sonu.
Oy ve yorum yapmayı unutmayın bacılar
