20. bölüm · Gizlenen hisler (abimin arkadaşı-texting)

15. Bölüm

Asi Yazarlar

Akşam boralar gittiği gibi yorgunluktan uyuya kalmıştım. Gözlerimi aralayıp telefonumdan saate baktığımda saat 12.30’du. Ve bir sürü bildirim vardı.

Kalbimin sahibi💋💘;Uyudun mu?(00:30)

Kalbimin sahibi💋💘; Görüldü mü?
(00:32)

Kalbimin sahibi💋💘;???
(00:33)

;Uyumuşum, görmedim mesajını.

; ve ayrıca dün ne saçmalıyordun?

; kim olduğumu düşünüyorsun.

; ??

Kalbimin sahibi💋💘; Sabah sabah hyrdr

Kalbimin sahibi💋💘; uluyoruz şurda

Kalbimin sahibi💋💘; uyuyoruk

Kalbimin sahibi💋💘; uyuyorum işte.

Kalbimin sahibi💋💘; izin günüm bugün mümkünse akşama kadar yazma yorgunum.

; off tamam be.

; ne nazlı çıktın sende. Bak almam seni kendime haberin olsun.

; evde kalırsın benden söylemesi.

Kalbimin sahibi💋💘; pardon kendine almak derken hayırdır ben eşya mıyım?

; hayıra giden yol bayırdır hatunum, namusum,hayatımın anlamı.

Kalbimin sahibi💋💘; höst ulan ne içirdiler sana sabah sabah.

; bir şey içmeme gerek yok bebeğim varlığın beni sarhoş etmeye yetiyor.

Kalbimin sahibi💋💘; ayılınca bana yaz.

; aşk olsun ben seni engellemeye gidiyorum koca ayı.

Onu engelledikten uygulamadan çıktım ve telefonu bir köşeye bıraktım. Dudaklarımda ki sırıtışı fark etmemle ifademi hemen düzelttim.

Yatağımı toplayıp, banyoya yönelip sıcak bir duş aldım. Ardından kıyafetlerimi giyerek, ıslak olan saçlarımı taradım ve kıvırcık saçlarıma bakımını yapıp kuruttum.

İçeriden seslen abime cevap verdim;

“Arya, kalktın mı bak giriyorum.”

“Ne var abi, sabah sabah yine?” Abim kapıyı yavaşça aralayarak aralıktan kafasını uzattı.

“Kahvaltı hazır kalk mal.” Savaş abim dediklerinden sonra el hareketi çekerek odadan çıktı. Arkasından bağırdım

“Abi! Görürsün anneme söyleyeceğim seni!” Savaş abim yüksek bir sesle kahkaha attı.

Mutfağa girdiğimde Savaş abim çay dolurduyordu. Bana kaş göz yapmasıyla ona dilimi çıkarttım. Bu sırada masada çayını bekleyen annem kınayan gözlerle bizi izliyordu.

“Uslu durun eşek sıpaları.” Dedi babam gür bir sesle içeri girerek. Annemi yanağından öpüp yanımıza geldi.

Mert abimde babamın peşi sıra içer girdi. Bize ters bir şekilde bakıp yerine geçti.

“Oğlum sataşmasana kardeşine.”

“Baba o bana sataşıyor.” Abimin sözlerinin üzerine hemen babamın koluna yapıştım.

“Babacım yalan söylüyor inanma ona köpeğe yani insana ben çok masum biriyim. Ben tam olarak gökten düşmüş bir meleğim. Canım babam benle aynı fikirde olduğunun farkındayım dile getirmesende olur varlığın yeter babam.”

Savaş abimle annem yavaşça kıkırdamaya başlarken, babamda kollarını bana doğru sardı. Başımın tepesine dudaklarını yasladı.

O sırada mert abimin fısıltısı tüm mutfağa yayıldı ve herkesten derin bir kahkaha koptu.

“Azrail’de bir melek neticede.”

.

.

.

Kahvaltımız aynı şekilde devam etmişti. Mutfağı toparladıktan sonra arkadaşlarıma yazıp bugün buluşma kararı almıştık. Şu an onun için hazırlanıyordum.

Gözlerime siyah kalemi çektikten sonra aynadan makyajıma baktım. Aynada ki yansımama öpücük atıp ayağa kalkıp yatağımın üzerindeki simli hırkayı aldım.

Hırkayı üzerime geçirdikten sonra, makyaj masasının üzerindeki parfümü alıp boynuna ve bileklerime sıktım.

İşte şimdi hazırdım.

Telefonumu da şarjdan çıkartıp, hırkamın cebine koydum.

Evden çıkmadan önce annemin yanına gidip çıktığımı haber ettim ve ardından evden çıktım.

Buluşucağınızda kafenin önüne vardığımda bizimkiler beni kafe de bekliyordu.

Tek sıkıntı şuydu ki biraz gergin gibiydiler. Etrafa gergin bakışlar atıyorlardı ve sohbet ediyorlardı.

Benim geldiğimi gören Yusuf yanında oturan Emre’yi dürttü. Evsunda onların birbirini dürttüğünü görünce kafasını yavaşça arkaya doğru çevirdi ve beni gördü. Gözleri anında irileşirleşirken önüne dönüp Yusuf ve Emre’ye bir şeyler söyledi. İkisi de başlarını sallayarak onu onayladılar.

Masaya vardığımda onlara tip tip bakıp, yanlarına kuruldum. Oturmamla beraber gözlerim çapraz masaya kaydı. Gördüğüm kişiyle kaskatı kesildim.

Çapraz masada oturanlar Bora ve günde Bora’ya ayarlamaya çalıştıkları Pelin’den başkası değildi. Boğazıma bir yumru oturdu. Aynı saniyelerde boranın bakışları bana döndü. O hızla bakışlarını çekip önünde oturan Pelin’e çevirdi.

O sırada arkada ki bir simaya kaydı bakışlarım. Şaşkınlıktan ağzım aralanırken evsun beni geri yerime oturttu. Hangi ara kalktığımı bende bilmiyordum. Arkada gördüm sima ise Batuhan’dı. Ama o bana değil önündeki telefona bakıyordu. Yanında da bir erkek arkadaşı vardı. Esmer sert hatları olan yakışıklı bir çocuktu.

Önüme döndüğüm de Emre, Yusuf ve Evsun üçlüsünün bana sakin ol bakışları attığını fark ettim. Yavaşça başımı salladım ve gülümsemeye çalıştım. Onları rahatlatmak için.

Evsun yavaşça elini omzuma koyup beni kendine çekti ve “boş ver bacım o zaten seni hak etmiyor.” Dedi onu başımı sallayarak onayladım.

Emre konuyu dağıtmak için konuşmaya başladı. “Kız onu bunu boş verin. Geçen senin ex aşkını gördüm ben baya serseri olmuş seni falan sordu bana bende onu tersledim.”

Emre’nin ex aşkın dediği kişi lise onuncu sınıfta yaklaşık olarak iki yıllık bir ilişki yaşadığım Sinandı.

Kafam dağılırken onu onayladım ve yüzümü buruşturdum. “İyi yapmışsın” dedim.

Konu konuyu açmaya başlarken gözlerim Bora’ların masaya takıldı bilmem kaçıncı kere, karşısında oturan Pelin kalkmış boranın yanına geçmiş ve telefonundan ona bir şeyler gösteriyordu. Ayrıca eli sinsice boranın masanın üzerinde olan eline uzanıyordu. Sinirle dişlerimi sıktım.

Off döv şu yellozu.

Bakışlarımı onlardan çekerek sohbete devam etmeye çalıştım. Gözüm yine onların masalarına kayarken pelinin dudaklarının boranına yanağına yapıştığını görmemle dünyam karardı.

Nefesiz kaldım bir kaç saniye boyunca, boğazımda bir düğüm oluştu.

Sanırım kalp krizi geçiriyorsun, erken teşhis hayat kurtarır.

Evsunlara döndüm ve “ben bir Batuhan’a selam verip geliyorum.” Dedim ve bir saniye bile beklemedim ayağa fırlayıp. Batuhanın masasına doğru ilerledim. O da beni fark edince yerinde dikleşti ve içten bir şekilde gülümseyerek ayağa kalktı.

Yanındaki arkadaşı da onunla beraber ayağa kalktı. Elini batuhanın omzuna atayım derken Batuhan’dan karnına yediği dirsekle gülerek ve hafiften yüzünü buruşturarak kolunu indirdi.

Arkamı döndüğümde Boranın bana baktığını fark edince bir saniye bile düşünmeden kollarımı Batuhanın boynuna dolladım. O bu haraketime şaşırarak bir kaç saniye olduğu yerde durdu ardından yavaşça kollarını belime doladı. Ben geri çekildiğimde Batuhan yanında ki çocuğa endişeli bir bakış attı. Bende çocuğa baktığımda bana kaşlarını çatarak baktığını fark ettim.

Onu takmadan Batuhan’a geri döndüm ve ona, “naber Batuhan” dedim tatlı bir şekilde.

Yani inşallah öyledir.

Yanında ki çocuk bir adım atarak elini bana uzattı soğuk bir şekilde. Gülümsemeye çalışarak elini sıktım.

“Ben Arya,” kısa bir bakış attım Batuhan’a. “Batuhanon arkadaşıyım.” Çocuk elini geri çekip, “memnun oldum bende Hakan, Batuhanın se-” dediğinde Batuhan hızla onun omzuna vurarak sahte bir şekilde gülmeye başladı.

“Arkadaşım, arkadaşım!” Dedi hızlı bir şekilde çocuk ona ters bir bakış attı.

Bu sırada arkadan boranın hiddetli sesi yükseldi. “Arya!”

————————————————

Bölüm sonu.

Devamı hızlıca gelicek bu arada bizi de çok sardı şuan panikteyiz. (979)