37. bölüm · Gerçek Ailem/Gece

35. Bölüm

✨Zeynoliiiii ✨

Kapıyı Bora açtı hepimiz yavaş yavaş içeri girdik. Aslı koltuğa oturmuş bizde hemen yanına oturduk. Bizim kurul toplanmıştı. Ateş abi , Aras abi ve Eray abi.

Ateş abi" Geçin oturun. "

Karan" Ne oldu. "

Eray abi" Bende bilmiyorum. "

Ateş abi" Sizin çok önemli bir sınavınız var biliyorsunuz değil mi?"

Hepimiz aynı anda evet dedik.

Aras abi " Biliyorsanız niye ders çalışmıyorsunuz?"

Aras abi’nin sorusu havada asılı kaldı. Kimse hemen cevap veremedi. Onur boğazını temizleyip öne doğru eğildi.

Demir
“Çalışmıyoruz demek haksızlık olur ama… düzensiz. Bir gün varız, üç gün yokuz.”

Ateş abi başını salladı.
“İşte sorun tam olarak bu.”

Aslı ellerini dizlerinin üstünde birleştirdi.
“Evdeyken olmuyor abi. Sürekli bir şey çıkıyor.”

Eray abi gülümsedi, sanki bunu bekliyormuş gibi.
“Zaten ev için kimse mucize beklemiyor.”

Karan şaşkınlıkla baktı.
“Nasıl yani?”

Eray abi
“Ders çalışılacak yer ev olmak zorunda değil.”

Aras abi söze girdi, sesi netti.
“Dersane ya da kütüphane. Başka seçenek yok.”

Bora" Yani saat 10' dan sonra herşeye varım. "

Aras abi" Büsan sonra 10 falan yok en geç 8'de ayaktasın."

Ben" Kütüphane iyi olur aslında. "

Aslı" Dershane de kötü fikir değil. "

Ateş abi" Yarına kadar düşünün , çünkü yarın başlıyorsunuz. "

Hepimiz aynı anda tamam dedik. Sonra birkaç saniye kimse konuşmadı. Sonra Bora koltuğa yayılıp tavana baktı.

Bora
“Sekizde ayakta olmak… bunu gerçekten ciddiye alıyor muyuz?”

Karan
“Abi sen az önce ‘10’dan sonra her şeye varım’ demedin mi?”

Bora
“Evet ama sekiz teorik bir saatti.

Aslı gülerek ayağa kalktı.
“Bakın, dershane olursa en azından düzen var. Saat var, program var.”

Demir hemen itiraz etti.
“Program = sorumluluk. Ben buna hazır olduğumu düşünmüyorum.”

Ben
“Kütüphane daha serbest ama sessizlik var.”

Bora
“Ben sessizlikte kendi düşüncelerimle baş başa kalıyorum. Tehlikeli.”

Tam o sırada Eray abi arkamızdan seslendi.
“Karar süreniz bitiyor.”

Ateş abi masaya hafifçe vurdu.
“Son kez söylüyorum. Seçin.”

Karan derin bir nefes aldı.
“Tamam. Artı-eksi yapıyoruz.”
“Dershane artıları: düzen.”

Aslı başını salladı.
“Kütüphane artıları: kaçma ihtimali.”

Demir elini kaldırdı.
“Benim için büyük artı.”

Bora
“Dershane eksileri: sabah.”

Aras abi kaşını kaldırdı.
“Sabah her yerde var.”

Sessizlik oldu.
Sonunda Aslı konuştu.

Aslı
“Önce dershane deneyelim. Olmazsa kütüphaneye kaçarız.”

Bora
“Kaçma ihtimali varsa kabulüm.”

Ateş abi başını salladı.
“Tamam. Dershane biz bugün gidip sizi bir dershaneye kayıt ederiz."

Karan" Tamam abi"

Aras abi Eray abi ve Ateş abi evden çıkıp bizi dershaneye kayıt etmeye gittiler. Evde yine biz tek kaldık.

Ben" Bora Barış abi nerde?"

Bora" Bende bilmiyorum bir telefonla konuştu sonra çıkıp gitti."

Demir" İyi bizi darlayacak biri yok. "

Karan" Harbiden haa"

Bora" Şu dershane işi de zor."

Aslı" Sabah 8'de ayaktayız. "

Demir" Bu bana ters işte. "

Bora" 10'dan önce ben açıklamıyorum."

Ben" Artık açılmak zorundayız. "

Ben sözümü bitirir bitirmez Bora dramatik bir şekilde koltuğa yayıldı.

Bora
“Ben sabah sekizde ayakta olan bir Bora’yı hayal edemiyorum.”

Karan
“Ben ediyorum. Çok çirkin bir hayal.”

Demir
“Benim alarmım sekizde değil, sekiz benim alarmım.”

Aslı
“Bakın ben ciddi ciddi hazırlanıyorum buna.”

Ben
“Aslı sen zaten her şeye hazırsın, biz sorunluyuz.”

Tam bu sırada kapı açıldı. Hepimiz aynı anda sustuk.
Ateş abi önde, arkasında Aras abi ve Eray abi içeri girdiler. Üçü de fazla sakin görünüyordu. Bu iyiye işaret değildi.

Ateş abi ayakkabılarını çıkarırken konuştu.
“Tamam.”

Hepimiz aynı anda
“Ne tamam?”

Aras abi
“Kayıt yaptırdık.”

Bir an sessizlik oldu.
Demir
“Nasıl yani… kayıt?”

Eray abi gülümseyerek
“Yani artık öğrencisiniz.”

Bora doğruldu.
“Abi… ne zaman başlıyor bu öğrencilik?”

Ateş abi saate baktı.
“Yarın.”

Ben
“Yarın derken… yarın yarın mı?”

Aras abi
“Evet Gece, takvimdeki yarın.”

Karan
“Saat?”

Eray abi keyifle ekledi.
“Sekiz.”

Bora
“Sekiz… sabah olan sekiz mi?”

Ateş abi
“Başka sekiz mi var?”

Demir başını koltuğa yasladı.
“Ben buna hazır değildim.”

Eray abi
"Bu bizim problemimiz değil. "

Bora" Hepimiz aynı sınıftamıyız. "

Ateş abi" Evet. "

Aras abi" Alın bu listeyi şimdi çıkın gidin eksiklerinizi alın. Dershanenin sizden istedikleri. "

Aras abi kâğıdı masanın ortasına bıraktı. Hepimiz aynı anda eğilip baktık.

Bora
“Bu ne abi… alışveriş listesi mi yoksa yeni hayat sözleşmesi mi?”

Aslı listeyi eline aldı, tek tek okumaya başladı.
“2 defter… kalem... soru bankası… deneme kitabı…”

Demir
“Abi bu bildiğin kırtasiye açılışı.”

Ateş abi kapıya yönelirken arkasından son darbeyi vurdu.
“Akşama kadar hepsi tamam.”

Bora
“Akşam dediğin… bugün mü?”

Eray abi gülerek
“Bugün Bora.”

Kapı kapandı.
Ev yine bize kaldı.
Bir süre sessizlik oldu. Sonra Bora listeyi havaya kaldırdı.

Bora
“Ben bu kadar sorumluluğu tek başıma taşıyamam.”

Aslı
“Taşıma zaten, beraber gideceğiz.”

Ben
“Kırtasiye turu atıyoruz. Hazırlanın.”

Demir
“Romantik planlarımızın sonu kalem defter.”

Karan
“Gençlik bitmiş.”

Yarım saat sonra hepimiz dışarı çıktık. İlk kırtasiyeye girdik. İçerisi kalabalıktı. Raflar renkli kalemlerle doluydu.

Bora bir kalemi eline aldı.
“Bu kalem neden 100 lira?”

Demir
“Bilgi pahalı.”

Bora
“Ben bedavayım ama.”

Aslı defterleri inceliyordu.
“Ben pastel renk alıyorum, motive ediyor.”

Karan
“Ben siyah alıyorum, ruh halimle uyumlu.”

Ben Demir’e döndüm.
“Bak örümcek adamlı defter var.”

Demir
“ Ben bundan istiyorum.”

Ben
“Aşkım ikimizde aynı alalım.”

Demir" Sen nasıl istersen."

Bora" O günlük siz bunun farkında mısınız ?"

Aslı" Notlarınızı gizli mi tutacaksınız?"

Ben" Evet"

Demir" Siz gidip kendinize defter alsaniza bize niye bulaşıyorsunuz."

Bora" Gel Aslı bizde gidip sünger boblu alalım. "

Aslı kahkaha atarak" Sen böyle atlatacaksan alalım. "

Tam o sırada kapıdan Mira ve Mert girdi.

Mira" Gece siz burada ne yapıyorsunuz. "

Ben" Dershane alışverişi. Siz neyapiyorsunuz"

Mira" Bizde dershane alışverişine geldik. "

Karan" Benim dershaneye gelmem için bir neden daha. "

Mert" Öylemi?"

Karan" Öyle. "

Bora" Ortamı geriyorsunuz. "

Demir" Gençler hadi ne alicaksak alalım ve çıkalım artık. "

Ben" Evet."

Demir’in sözüyle herkes toparlandı. Aslı kasaya yöneldi, Mira onun peşinden gitti. Bora ise elindeki kalemi son kez havaya kaldırdı.

Bora
“Bu kalemi alırsam sınavı kazanır mıyım?”

Karan
“Hayır ama paran gider.”

Bora
“O zaman kesin alıyorum.”

Kasada ödeme yapıldıktan sonra dışarı çıktık. Hava iyice serinlemişti. Poşetler ellerimizde, kaldırımda durduk. Mira saatine baktı
.
Mira
“Biz eve geçelim. Annem fark ederse sıkıntı çıkar.”

Karan başını salladı. “Tamam. Yarın görüşürüz.”

Mira" Görüşürüz." diyip Mert ile yanımızdan ayrıldılar. Bizde yavaş yavaş eve doğru yürümeye başladık. Bizim evin önüne geldiğimizde.

Demir" Aras abi mesaj atmış eve geçin diye. O zaman yarın görüşürüz. " diyip bana sarıldı bende ona sarıldım.

Karan" Sabah bizim guruba mesaj atın birlikte çıkalım evden. Geç kalanı almayız. "

Bora" Bu laf banamiydi?"

Karan" Evet. "

Aslı" Görüşürüz. "

Bora" Görüşürüz"

Biz eve girdiğimizde Barış abi koltuğa oturmuş bizi bekliyordu.

Barış abi" Nerdesiniz?"

Ben" Kırtasiye. "

Barış abi " Niye?"

Bora" Dershane."

Barış abi" Tamam."

Hepimiz odalara dağıldık saat altıydı ben üstümü değiştirip saçımı topladım Demir'in bana aldığı çiçekleri vazoya katıp masama koydum eşeğimi de yatağımın üstüne koydum. Makyajımı cikarip aşağı indim Cihan abi televizyon izliyordu Ateş abi çalışma odasındaydı Barış abi telefonla konuşuyordu Eray abi telefona bakıyordu Bora ve Karan mutfakta sigara içiyordu bizimkiler içtiklerini biliyorlardı ama görürlerse o zaman isler değişirdi. Mutfağın ışığı loştu. Bora camın önünde, Karan tezgâha yaslanmıştı. Konuşmaları fısıltı seviyesindeydi. Ben kapının dışında durup bir an dinledim, sonra içimdeki şeytan dürttü.
Sessizce mutfağa girdim.
Ayak sesimi bilerek çıkarmadım.

Bir anda, en arkalarından:
“BÖÖ.”

Bora yerinden sıçradı.
“LAN—”

Karan refleksle döndü, eli kalbine gitti.
“Gece manyak mısın?”

Bora elindeki sigarayı neredeyse düşürüyordu.
“Kalbim durdu yemin ederim.”

Ben gülmemek için kendimi zor tuttum.
“Ne oldu ya, sabah sekizde ayakta olacak Bora’yı hayal ediyordum.”

Karan bana bakıp başını iki yana salladı.
“Sen tehlikelisin.”

Bora derin bir nefes aldı.
“Bir gün gerçekten öldüreceksin beni.”

Ben tezgâha yaslandım.
“Ne konuşuyordunuz?”

Karan
“Yarın nasıl hayatta kalırız.”

Bora
“Ve açlıktan ölmemek için ne yaparız.”

Ben
“Yemek söyleyelim.”
İkisi de aynı anda bana baktı.

Bora
“Bak bu fikir… güzel.”

Karan
“Çok güzel.”

Ben
“Ne söylüyoruz?”

Bora telefonu kaptı.
“Ben açım, beynim çalışmıyor. Sen seç.”

Karan
“Hamburger.”

Ben
“Pizza.”

Bora
“İki taraf da haklı.”

Karan
“Karışık söyleyelim, kavga çıkmasın.”

Bora
“İlk dershane gününden önce barış ortamı.”

Ben
“Tamam. Pizza + hamburger.”
Siparişi verdiler. Bora sandalyeye çöktü.

Bora
“Yarın sınıfa girince hoca bize bakacak…”

Karan
“Ve ‘bunlar neden hâlâ uyanık’ diye düşünecek.”

Ben
“Biz de ‘biz de bilmiyoruz’ diyeceğiz.”

Karan hafifçe güldü.
“Garip ama… birlikte olunca biraz daha az korkutucu.”

Bora
“Aynen.”

O an kapıdan Cihan abi’nin sesi geldi.
“Mutfağın ışığı açık mı?”

Üçümüz aynı anda
“AÇIK!”
Sessizlik oldu.

Bora fısıldadı.
“Gördü mü?”

Ben
“Hayır.”

Karan
“Görseydi konuşmazdı.”
Bir süre sonra kapı çaldı. Hepimiz aynı anda irkildik.

Bora
“Bu da mı senin planın Gece?”

Ben
“Yok, bu yemek.”
Kapıyı açıp poşetleri aldık. Masaya yaydık. Saat yediye geliyordu.

Bora
“Bak şu an çok mutluyum. Yarın bu saatlerde hayatta olur muyum bilmiyorum.”

Karan
“Olursun. Ama uykusuz.”

Ben
“Ve muhtemelen sinirli.”

Bora
“Ben zaten öyleyim.”
Üçümüz de güldük.
Pizza kutusu her yere dağılmıştı etrafı toparlayıp salona geçtik.

Bora" Benim uykum yok. "

Ben" Sabah sekiz. "

Bora koltuğun ucuna çöktü, kumandayı eline aldı ama televizyonu açmadı. Gözleri tavana kilitliydi.

Bora
“Ama o var.”

Ben
“Kim?”

Bora parmağıyla görünmez bir şeyi işaret etti.
“Uykusuzluk. Kaygı. Sabahın sekizi. Hepsi tek paket.”

Karan koltuğun arkasına yaslandı.
“Abartma. Gözünü kapatıyorsun, sonra açıyorsun. Hop dershane.”

Bora
“Sen bunu çok basite indirgedin.”

Ben
“Bora, bak şu an saat yedi. Normal bir insan için bu hâlâ akşam.”

Bora
“Ben normal bir insan değilim.”

Karan
“Evet, onu fark ettik.”

Bora bana döndü.
“Gece sen yatabilecek misin?”

Bir an düşündüm.
“Yatamam.”

Bora
“Gördün mü.”

Karan
“Ben yatarım.”

İkimiz aynı anda Karan’a baktık.

Ben
“Sen az önce ‘birlikte olunca daha az korkutucu’ demedin mi?”

Karan
“Dedim. O yüzden uyuyacağım. Enerji lazım.”

Bora
“İhanet.”

Karan ayağa kalktı.
“Alarm kurun. Ben kuruyorum.”

Telefonunu çıkardı, alarm sesini özellikle en sinir bozucu tondan seçti.

Ben
“O ne?”

Karan
“Uyanma garantili.”

Bora
“Ben bunu duyunca telefonu camdan atarım.”

Karan
“O zaman kesin uyanırsın.”

Tam o sırada Barış abi salondan seslendi.
“Gençler, çok gürültü yok. Yarın erken kalkacaksınız.”

Üçümüz aynı anda
“Tamam.”
Sessizlik çöktü. Televizyon hâlâ kapalıydı. Sadece saat tıkırtısı vardı.

Ben
“Biliyor musunuz…”

Bora
“Hayır ama söyleyeceksin.”

Ben
“Bu ilk defa gerçekten başladığımız an gibi.”

Karan başını salladı.
“Evet.”

Bora iç çekti.
“Ben başlamayı hep pazartesiye bırakırdım.”

Ben
“Bu pazartesi.”

Bora
“Lanet olsun.”

Bir süre sonra herkes yavaş yavaş dağıldı. Bora odasına gitti ama ışığını kapatmadı. Karan mutfağa uğrayıp su içti.

Karan kapıdan bana döndü.
“Alarmı kaçta kurdun?”

Ben
“06.50.”

Karan
“Manyak.”

Ben
“Sekiz cool değildir.”

Karan hafifçe gülümsedi.
“İyi geceler Gece.”

Ben
“İyi geceler.”

Odamda yatağa uzandım. Tavana baktım. Masamın üstünde defterler, kalemler… Hepsi yeni. Hepsi temiz. Hepsi umutlu gibi.
Telefonum titreşti.

Sekiz Kurbanları 🏫 Grup mesajı.

Aslı" Gurup ismini kim kurdu?"

Bora" Ben"

Demir" Biliyordum."

Karan:
“Yarın kapıda 07.35. Geç kalan alınmaz.”

Bora:
“Bu bir tehdit mi?”

Aslı:
“Evet.”

Demir:
“Ben zaten uyanık olacağım.”

Bora:
“Yalan.”

Gülümsedim. Telefonu kenara bıraktım. Işığı kapattım. Eşeğime sarılıp uyudu.