21. bölüm · Gerçek Ailem Mi?

Bölüm 19: Nişan (Sezon Finali)

Gözlüklü Hayalet

Ladin

Sabah uyandığımda odadan çıkan abim ile doğruldum. Etrafa göz gezdirince Karaca'nın odasında olduğumu ve onun hâla uyuduğunu gördüm. Zihnimi zorladım fakat hatırladığım tek şey abimle birlikte bira içmemizdi. İçkiye karşı aslında direncim vardı çabuk sarjoş olmazdım fakat biraz fazla içtiğim için zihnimde hiçbir şey kalmamıştı.

Yataktan doğrulup odadan çıktım ve abimin odasina yöneldim. Kapıyı iki kere tık tıklayıp abimin gel komutu ile içeriye girdim.

"Abi dün akşam nasıl eve geldik ve neden Karaca ile yattık?"

"Araba ile geldik işte Ladin. Sen biraz fazla içince hatırlamıyor olabilirsin."

"Hmm, saçma sapan şeyler söylemedim dimi yanında?"

Gülümseyerek bana yaklaşıp kollarının arasına aldı ve kafamın üstünden öpüp konuşmaya başladı. "Senin yaptığın hiçbir şey saçma olamaz güzelim, kaç kere konuştuk bunları?"

Abime sıkıca sarıldım ve hiçbir şey söylemedim. Konuşmaya gerek bile yoktu bana sarılması bile o kadar güven vericiydi ki.

Aslında uzun zamandır aklımda olan bir konuyu şimdi abime söylemek istedim çünkü içimden bir ses şuan en doğru an olduğunu söylüyordu.

"Abi, ben diyorum ki İzmir'e benim yanıma gel bir süreliğine. Ne dersin?"

"Kızlara kim bakacak güzelim? Şirket işleri de orta da, sadece babamın üstüne yıkıp gidemem."

"Züleyha'dan rica ederim kızlara o bakar, sadece bi veya iki haftacık kafanı dinlemen için. Heralde kaç yıllık iş sahibi babam iki haftadan ötürü zirlanacak değil ya?"

"Yok kızı zahmete sokmaya gerek yok."

"Abi ne zahmeti saçmalama!? Züleyha kızlarla vakit geçirmeyi çok seviyor, hem sonuçta çocuk gelişim okudu eğer içim rahat etmez diyorsan para da verirsin."

Melül melül baktım, ne zaman yapsam işe yarardı zaten. Yine öyle olmuştu abim dayanamayıp yanaklarımdan sıktı ve "Peki madem dediğin gibi olsun, yine ikna ettin beni cadı."

"Hiçbir şey yapmadım ki abi üstüme suç atıyorsun şuan."

"Kesin öyledir canım, kesin. O zaman ben kızlar ve benim için valiz hazırlıyorum sende hazırlan akşam üstü nişandan sonra gidelim, Züleyha ile sen mi konuşacaksın ben konuşayım mı?"

"Ben konuşurum abi, sen sadece hazırlan. Diğer her şey bende." diyip odadan çıktım. Kendi odamda giderken annem ve Bala'yla karşılaştım fakat annemi görmemezlikten gelip Bala'ya hafifçe tebessüm ettim. Belki bu hareketim belli belirsizdi fakat ne kadar anlaşamasak ne kadar aramızda bir soğukluk olsa da bu gün onun en mutlu günüydü ve biz ikizdik.

Eğer Karaca bulunmamış olsaydı nişan da iptal olacaktı. Bu çabam aslında evdeki herkes içindi.

Şöyle de bir gerçek vardı aslında. Biz kardeşler olarak hepimiz birbirimiz için çabalardık fakat bunu belli etmezdik. Çünkü aramızda hep bir bağ eksik kalmıştı. Bunun ise en büyük suçlusu annemdi. Birimizi hep diğerimizden eksik ve yetersiz hissettirmişti.

Sırf bu yüzden Çağkan abim evlenmekten ve birine aşık olmaktan ölesiye korkardı fakat bunu kimseye söylemezdi en azından bir gün sarhoş olup her şeyi bize söyleyene kadar. Sadece Atahan bilmiyordu o da o zamanlar reşit olmadığı için ve mekan içkili diye götürmemiştik. Hemen banyodaki işlerimi halledip valize daha birkaç oarça eşya koymuştum ki evdeki görevlilerden biri kahvaltı için beni çağırdı.

~☆~

Karaca

Kahvaltıya inen Ladin ablam ve Dağhan abim ile yemeğe başlamıştık. Kahvaltıdan sonra hazırlanmaya başlayacaktık çünkü Bala ablamın nişanı vardı.

Kaçırıldıktan bir gün sonra nişana gidecek koca yürekli bana kocaman bir alkış.

Ne Ladin ablam ne de Dağhan abim yüzüme dahi bakmamıştı. Gergin bir kahvaltıdan sonra odama çıkmıştım. Bizi hazırlayacak makyözler ve kuaförler gelince herkes kendi odasında hazırlanmaya başlamıştı. Saatlerce birbirimizden bağımsız bir şekilde hazırlanmış ve nişana son iki saat kala hazırlanmamız bitmişti. Aslında benim hazırlanmam pek te uzun sürmemişti.

Üzerimde lacivert, mini boy,ince askılı bir elbise vardı. Kare yaka olduğu için omzumda olan saçlarımı su dalgası yaptırmış, makyaj olarak ise sade bir şeyler tercih etmiştim. Son olarak silver takılar ile de taçlandırmıştım kombinimi.

Odamdan çıkıp aşağı kata inmeye başladım. Evin içinde resmen hepimizin ayak sesi yankılanıyordu veya o an bana öyle geliyordu bilmiyorum.

İlk karşılaştığım kişi annem olmuştu. Zümrüt yeşili, uzun bir elbise giymiş ve endamını gösterecek, ben burdayım diyecek bir makyaj ve saç yaptırmıştı.

Onun karşısındaki odadan bu sefer Bala ablam çıktı. Üzerindeki krem rengi zarif elbisesi resmen onu kuğu gibi yapmıştı. Makyajı gayet sade ama bir o kadar da zarifti. Yalan yok babam kendini övmekte ben yaptım demekte haklıydı çünkü kızları ne yaparsa yapsın fazlasıyla güzel, oğulları ise fazlasıyla yakışıklıydı.

Bir alt kata inince kapının orda konuşan Dağhan abim ve Ladin ablamı gördüm. İkisi de siyahlara bürünmüştü ve sanki geceden alınmış birer parça gibi görünüyorlardı. Ladin ablam yine ve yine çabasız bir şekilde güzel olmuştu.

Üzerinde gece kadar siyah, kısa bir elbise vardı. Boynundan zarifçe bağlanan kumaş, omuzlarını tamamen açıkta bırakırken derin V yakası dekolteyi abartıya kaçmadan cesur bir şıklıkla öne çıkarıyordu. Giydiği elbise sayesinde iki göğsünün ortasında olan dövmeyi görmüştüm. Bir anka kuşu dövmesiydi. Anlamsızca dövme yaptıracak biri değildi ablam. O an hangi olaydan sonra onu yaptırdığını merak ettim fakat daha sonra sormak için zihnimin bir köşesine kaldırdım.

Evin diğer erkekleri de gelince arabalara atladık ve yola çıktık. Nişan için bir restorana gelmiştik. Çok geçmeden davetliler gelmeye başlamıştı. Bizim ekibin gelmesi ile biz masalardan birine geçmiştik.

"Nasılsın daha iyi misin?" diye sordu Asena.

"Evet,iyiyim. Aslında hiçbir şey yapmadılar. Salak adam yanlış kaçırmış zaten, hayır adam akıllı insan kaçırmayı ben mi öğreteceğim?"

"Yemin ederim bu kız deli." diye söylendi Altay.

"Bu kadar rahat konuşmasan mı güzelim?"

"Ama napayım? Sonuçta oldu,bitti ve gitti. Daha da üstünde düşünülecek bir şey yok."

"İlk olarak, lan it kardeşime yaklaşma demedim mi? Gelmiş gözümün önünde güzelim diyo bide!"

"Sevgilisiyim diyemez mi?"

"Ne?"

"Hangi ara?

"Saçmalama Karaca!"

"Ay ne saçmalama be Atahan!? Biz 2 yıldır sevgiliyiz, o zaman Altay da kıskançlık yapsın ve sürekli aramıza girsin."

"Asıl şok bunların ikisi."

"Lan nasıl, 2 yıldır bizi ayakta mı uyutuyorsunuz?"

"Bak Atahan, İlteriş ile birbirimizden hoşlandığımızda bizim kardeş olduğumuz belliydi fakat Altay ve Tuna kardeş olmalarına rağmen ve sen bunu bilirken gitmiş sevgilibolmuşsun. Kusura bakma ama bence bu durumda karışmak sana düşmüyor."

Atahan baş ve işaret barmagıyla burun kemerini tutup konuşmaya başladı. "Tamam, bişey demiyorum ama en azından gözümün önünde öyle konuşmayın."

"İlke!" diye uyarıcı bir tonla konuşan Tuna ile Atahan derin bir soluk aldı ve tekrar konuşmaya başladı. "Tamam ne yaparsanız yapın."

Atahan hariç hepimiz rahat bir şekilde gülümsüyorduk. Benim Tuna'ya öpücük atmam ile o da bana karşılık olarak aynısını yaptı.

Yan masadan gelen Balca ve Dağhan nerde sorusu ile bakışlarım o tarafa yöneldi. Babam bir görevliye abim ve ablamı bulmasını birazdan yüzükler takılacağını söylemişti ve ben hemen atılıp çağırıp geleceğimi söylemiştim. İlk önce bahçeye çıktım, belki sigara içmek için bahçeye çıkmış olabilirlerdi.

Bahçede biraz ilerledim ve arka tarafa gelen kısımda abimi gördüm. Bir iki adım daha atmam ile abimi öpen silüeti gördüm. Züleyha ablaydı, yine ve yine.

Allah'ım abimin aynı kadın ile ikinci defa öpüştüğünü görecek kadar ne yaptım ben?

Aklıma gelen şey ile hafifçe öksürdüm. Benim öksürmem ile birbirlerinden ayrıldılar.

"Abi, yüzükler takılacakmış ta sizi çağırmaya gelmiştim."

"Tamam abicim sen git biz geliyoruz."

"Ablam nerede biliyir musun abi?"

Abim yerine Züleyha abla cevapladı sorumu, "En son lavaboya gidiyordu canım, orada olabilir. Bir bak istersen."

"Tamam yenge sağol." diyip hemen arkamı döndüm ve kıkırdadım. Abimin hafifçe gülüşünü ve pat diye gelen ses ile arkama dönüp baktım. Züleyha abla kıpkırmızı olmuş ve utançtan abimin koluna vurmuştu.

Onlarla daha fazla ilgilenmeden çalışanlardan birine lavabonun yerini sordum ve oraya ilerledim. Lqvaboya yaklaştığımda ablamın sinirli sesini duymam ile bir kenera sinip izlemeye başladım. Karşısında kumral oldukça iyi giyimli ve yakışıklı bir adam duruyordu.

"Ben sana karşıma çıkma demedim mi?"

"Kuzenimin nişanına geldim."

"O zaman kuzenine bak, bana bakıp durma. Rahatsız ediyor bakışların."

"Severdin sana bakmamı."

"O zaman seni sevecek kadar salaktım çünkü."

"Kendine öyle deme."

"Haklısın, eskiden sevdiğim adama ve eski yengeme şeref yoksunu demek varken niye kendime salak diyorum ki!?"

"Beni hâla dinlemek bir açıklama yapmama izin vermek istemiyorsun değil mi?"

"Zekisin aferin. Sonjnda anlayabildin."

"Sende zeki bir kadınsın Ladin, o zaman sende bunu anla."

Ablamın "Ne-" demesine kalmadan karşısındaki adamın onun dudaklarına yapışması bir oldu. Şokla ağzımın üstünü kapattım. Bir günde iki kuş ta vurmazdı be bir insan.

Ablam ne kadar ayrılmaya çalışsa da başarısız olmuştu. Ablamın karşılık vermeyeceğini ve ayrılmak için olan israrları ýüzünde adamda geri çekilmişti. Ablamın gözlerinde nefret, adamın gözlerinde ise hüzün vardı.

Daha fazla bunu izlememek için biraz sessizce geri gittim ve topuklu ayakkabılarım ile ses çıkarta çıkarta lavaboya ilerledim. Topuklumun sesini duymuş olacaklar ki aralarında mesafe oluşmuştu.

Ablama gülümseyip, "Abla, babam çağırıyor. Yüzükler takılacakmış artık." dedim.

"Tamam birtanem, gudelim hadi o zaman. Abimi çağırdın mı bahçedeydi."

"Evet çağırdım abla."

Kafasıyla onayladı veni ablam ve birlikte masaların olduğu bölüme geçtik. Biz girdiğimizde abim ve Züleyha abla çoktan gelmişti. Bizde sandalyelerimize oturduk ve çok geçmeden yüzükler takıldı ve herkesin masasına yemek servisi yapıldı.

Benim aklımda az önce gördüklerim varken düşüncelerimi yok sayıp bizimkilerle sohbete odaklandım. Tamgarsondan bir bardak daha içecek isteyecek iken ablamın az once konuştuğu adam ve beni yanlışlıkla kaçırtan Ozan abinin bakışlarının ablamda olduğunu fark ettim. Çok karışık olaylar dönüyordu fakat bende Karaca'ysam bunu öğrenirdim.

Aslında ablam anlatırdı bence, ilk odağım herkesin bir köşede birbirinden bağımsız olduğu bu aileyi birbirine sımsıkı bağlamaktı. Ablamın aşk hayatı sonraya da kalabilirdi. Aile her şeyden önce gelirdi.

Bizimkiler ile keyifli bir zaman geçirmiş daha sonrasında ise İlteriş benimle yalnız kalmak istediğini söyleyip beni bahçeye çıkarmıştı.

Birlikte şezlonglara ilerledik ve orda bir süre gokyüzünü izledik. Birbirimizi daha iyi tanımak için uzun uzun sohbet ettik. Sohbetimiz ise yanıma gelen ablam ve az önce tartıştığı ve daha az önce o kişinin İlteriş'in abisi Kağan olduğunu öğrenince şaşırmış fakat belli etmemiştim ve böylece konuşmamız bölünmüştü.

~~☆☆~~

EVETTT NASILDIII BÖLÜMMM UMARIM BEĞENMIŞSİNİZDİRRRR.

BU BÖLÜMÜMÜZ SEZON FINALIMIZDI BILDIGINIZ ÜZERE.

2 VEYA 3 AYLIK BIR ARA VERECEĞIZ SONRA AYNII TEMPOYLA DEVAMMM

ALTA KANALIMI BIRAKIYORUM BU SUREC BOYUNCA ORDAN BIR SEYLER PAYLASIP SORU CEVAP YAPMAYI PLANLIYORUM

BOL KOPEK BALIKLI RUYALAR VEEE SAGLICAKLA KALINNN HEPINIZI SEVIYORUMMM

Geldik zurnanın zort dediği yere.

Yaklaşık 3-4 yıldır kendi çapımda roman yazıp kendimi geliştirmeye çalışıyorum ve ilk defa kitaplarımdan biri okundu. Yorumlarınız ve her bir beğeniniz beni o kadar mutlu ediyor ki anlatamam.

Sizden sürekli yorum atmanızı istemem kitabım üst sıralara yerleşsin veya başka bir sebepten ötürü değil. Tek nedeni içimdeki küçük benim bir hayalini gerçekleştirmekti. İçımdeki o küçük kız çocuğunun tam kendini iyi ve mutlu hissettiği bu dönemde maalesef mutluluğu kursağında kaldı.

Maalesef 11. Sınıf oldum ve bu yaz tytnin büyük bir çoğunluğunu halletmeye çalışıyorum. Günlük 5 saat uyirsam şükr ediyorum resmen jxjxjxx uykusuzluk ve stres yüzünden de inanılmaz bir baş ağrısı çekiyorum eğer ağrı kesiciler olmasa nasıl ayakta kalırım bilmiyorum.

Büyük ihtimalle tekrar kitap yazmaya başladığımda çoktan liseden mezun olmuş ve üniversiteye başlamış olacağım. Yaz kurgum ve bu kurgum benim için apayrı bir yerde kalacak. Ve hiçbir zaman bu iki kurguyu ne olursa olsun sileceğimi düşünmüyorum. İstersem 30 yaşına geleyim ve yazdıklarımı saçma bulayım yine de silmeyeceğim.

Sizlerinde yeri apayrı benim için. Küçük benim bir hayalini gerçekleştirmemde yardımcı olduğunuz ve kitabıma ilgi duyduğunuz için çok teşekkür ederim.

Sizi çoookk seviyorum. Kendinize iyi bakınnn köpek balıklarımmmm