3. bölüm · GERÇEK AİLE?

3. BÖLÜM

Zeynep B.

"Hadi, herkes arabalara."

Karun'un sesiyle etrafımdaki arabalara göz gezdirdim.

Hangisine binmeliydim?

Kılıç bir anda yanımda belirdi, elimden tuttuğu gibi Kunt'un olduğu arabaya doğru sürükledi.

"Ne yapıyorsun?" Dedim. Bileğimi kurtarmam imkansızdı.

"Balım bu fırsat kaçmaz, Kunt abimin arabasına binmek demek ayrıcalıklısın demek."

Sessizce bu dediğine gülmüştüm.

Kılıç ile arabaya bindiğimizde Kunt arkaya dönüp

"Senin ne işin var lan burada? Kamelya ile gideceğiz biz."

"Abi ikizim nereye ben oraya."

Kunt sabır çekip önüne döndü, arabayı çalıştırdığında AVM'ye doğru yola koyulmuştuk.

💐

"Bu da çok yakışmış, bir de şunu dene."

Elime tutuşturdukları kırkıncı kıyafet falan olmalıydı.

"Ben çok acıktım." Acıktığımı söylemem bozmazdı bence.

Bunu anneme söyleseydim o zaman fazlasıyla hakaret ve şiddete maruz kalırdım.

Ama burada ailemleydim.

Aile demek bence mutluluk demek, huzur demek, kahkaha demek.

Yani ben kısa sürede bunları öğrendim.

Karun hemen yanıma geldi ve beni giyim mağazasından çıkarttı.

Arkasından diğerleri ve elinde poşetler olan korumalar geliyordu.

"Ne yemek istersin birtanem."

Kılıç hemen yanımıza yetişmişti.

"Bilmem ki?"

"Pizza yiyelim."

"Kılıç kes sesini si-"

"Olur, pizzayı çok seviyorum zaten."

"Tamamdır o zaman, pizza yemeye gidelim."

Hep birlikte pizza yemeye gittiğimizde siparişler gelene kadar oturup sohbet etmiştik.

Bana en sevdiğim şarkıyı, hayvanı, rengi, saati her şeyimi sormuşlardı.

"Okul açılınca benimle aynı sınıfta olacaksın bu arada."

"Kılıç sal şu kızı artık."

Kadem'in sabrı tükenmişe benziyordu.

"Alışmam daha kolay olur gibi."

Pizzalar geldikten sonra sohbet eşliğinde yemiştik.

AVM'de biraz daha vakit geçirdikten sonra Hazal Hanım aramıştı.

Bir sürprizi olduğunu söyleyip bizi eve çağırmıstı.

Eve gittiğimizde Hazal Hanım ve Karan Bey heyecanla karşıladılar.

"Kızım, sana bir sürprizimiz var."

Merakla Hazal Hanımın beni elimden tutup yukarıya çıkarmasına eşlik ettim.

Odamın önüne geldiğimde kapıyı yavaşça araladılar.

Bu oda benim hayalimdeki odaydı, hep böyle bir odam olsun dediğim odaydı.

Mutluluktan gözümden bir kaç damla yaş aktı.

"Ben, size çok teşekkür ederim."

Hazal Hanım bana sıkıca sarıldı ve sadece ikimizin duyabileceği bir şekilde kulağıma 'kızım' diye fısıldadı.

"Duygusal atmosferinizi bölüyorum ama biraz enerji lütfen. Ayrıca yarın kuzenler olarak Kamelya'nın gelişini önden kutluyoruz havuz partisi yapıyoruz haberiniz olsun."

Kılıç beni bahane ederek istediği herşeyi yapıyordu galiba.

Evet evet baya öyle yapıyordu.

"Sonra konuşuruz Kılıç, kızım eğer beğenmediğin bir şey falan olursa söylemen yeterli."

"Teşekkür ederim."

Babamın bende içimden baba diyebilirdim, telefonu çaldı.

"Tamamdır kardeşim gelin, müsaitiz."

Teledomu kapattıktan sonra Karun abim, "Kim geliyor baba?" Diye sordu. Annem ise o esnada beni odamın içine doğru götürdü.

"Bak bu dolapta pijamaların, burada bikinilerin, burada elbiselerin, çantaların var."

Tek tek aklıma yazıyordum.

"Burada makyaj masan var, makyaj malzemelerin yetersiz ama birlikte gidip alırız sen dert etme bebeğim."

"Burada banyon var, şampuanların, kremlerin, istediğin bir eşya ya da herhangi birşey olursa söylemen yeterli anneciğim."

"Tamamdır, şimdi bir duş alsam olur mu?"

"Sorman hata anneciğim tabiiki. Bu arada büyük ihtimal amcaların geliyor, dedenler haftaya gelecek."

"Ailemle tanışmak.. Garip hissettiriyor."

Hazal hanım, hayır annem buruk ama bir o kadar da kırgın şekilde baktı.

"Zaman.. İlaç gibi gelecektir."

Havluların yerini gösterdikten sonra odadan çıktı.

Banyomda küvet vardı, küçük Kamelya'ya bunu söylesem benimle dalga geçerdi.

Küveti doldurup yavaşça içine girdim.

Ilık su ile birlikte vücudum yavaşça rahatlarken zamanın bu kadar çabuk geçeceğini düşünmemiştim.

Ellerim buruş buruş olmuştu bile.

Küvetten çıkıp üzerime bir havlu sardığımda yanıma kıyafet almadığımı fark etmiştim.

Banyodan tam çıktığımda odamın kapısı açılmıştı.

Karşımda kumral saçları, mavi gözleri olan bir çocuk duruyordu.

"Ne yapıyorsun sen!"

Beni yeni fark etmiş olacak ki.

"Ben, duştan çıktığını bilmiyordum. Seni çağırmam için gönderdiler, ben çok özür dilerim."

Odadan çıktığında derin bir soluk verdim.

Dolaptan gri bir eşofman ve beyaz tişörtümü alıp üzerime giydim.

Saçımı kurutup aşağı kata indim.

Odaya girdiğimde gözlerim sebepsiz mavi gözlü çocuğu aradı.

Ve istediğimi bulmuştum. O çocuk Kadem'in yanında oturuyordu.

İçeriye girmemle gözler bana dönmüştü.

"Bu mu benim güzeller güzeli yeğenim."

Babama çok benzeyen bir kadın ayağa kalkıp yanıma geldi.

"Sarılabilir miyim?"

Başımı salladım.

"Ben halan Mihriban güzel kızım."

"Memnun oldum, Kamelya Balın bende."

"E yeğenimizi bırak da sıra bize gelsin."

"Bak güzel kızım." Annem ayağa kalkıp yanıma gelmişti.

"Bu başta oturan en büyük amcan Baran, pastanesi var." Bunu dedikten sonra bana göz kırpmıştı.

Bunu pasta sevdiğimi bildiği için demişti muhtemelen.

"Baran amcanın eşi Asena, kuzenlerin Arden ve Atlas. Diğeri ortanca amcan Batur onun da kebapçısı var. Eşi Aybüke kuzenlerin Oğuz, Tan ve Sarp."

Tek tek başımla selam veriyordum.

"Halan ile zaten tanıştın, enişten Tuna kuzenlerin Aybars, Ayberk ve Özalp.
Diğeri de en küçük amcan Acar, eşi Aynur ve kuzenlerin Doruk, Mir ve Mert."

"Balım, yanımıza gelsene."

Başımı sallayıp Kılıç'ların yanına gidip oturdum.

Biraz zaman geçtikten sonra masa hazırlanmıştı.

Herkes masaya oturduktan sonra yemek servisleri başladı.

İştahım çok yoktu, o sırada Kılıç sessizce kulağıma yaklaştı.

"Tam karşındaki kişi kim biliyor musun?"

Merakla "Kim?"

"Bizden sonra en büyük aşiretlerden olan Karayel ailesinin küçük ağası, Barlas Karayel."

Şaşkınlıktan ağzım aralandığında Barlas ile göz göze gelmiştik.

Hızlıca önüme dönüp yemeğe devam ettim.

Yemekten sonra yaşıt olan kuzenlerimizle Kılıç'ın oyunlarının olduğu odaya gittik.

En son Kılıç ve Aybars oynadıkları futbol oyununa kendilerini kaptırmıştı ve daha sonrasını hatırlamıyordum.

Yine uykuya dalmıştım.

Bir ara sırtımın yumuşak bir yere deydiğini hissetmiştim ama çok da önemsemedim.

Ancak alnıma ufak bir buse kondurulduğuna gözlerimi açmama fırsat olmadan kapım yavaşça kapanmıştı.

Peki bunu yapan kimdi? Yarın öğrenirdim.

💐