3. bölüm · GECENİN AYAZI🌟🌃

3.BÖLÜM:Ceza

Hirişikk .

Asena ile 1. Katta buluşmuş telefonlarımızın el fenerleri ile akademinin en üst katına çıkıyorduk karanlıktı bu yüzden takılabiliyorduk

"Geldik gec-AY!" derken yere düştü Asena
"Şhh kolun kopmadı ya salak" diyerek kaldırdım yerdenbizde böyleydik şaka Maka askerlik okuyorduk ama disiplini umursamıyorduk

Asena ile nefesimizi tutmuş, koridorun loş ışığında parmak uçlarımızda ilerliyorduk. 1. sınıfın o ezik 'çömez' ruhundan kurtulup, sadece üst sınıfların girebildiği o balkona çıkmak ve Ankara’nın ışıklarına bakmak istiyorduk. Başarmıştık da...

"GECE BURASI ÇOK GÜZEL" Diyordu Asena ama ben onu dinlemiyor Ankara rüzgarı eşliğinde yıldızları izliyordum bir süre sonra koridorda duyduğumuz sesler ile irkildim
"Gidelim"
Beraber ayaklandık sesler durmuştu ama geri döndüğümüzde, koğuşun kapısında o dikiz aynası gibi parlayan botları ve buzdan yapılmış bir heykel gibi duran o adamı gördük. Ayaz Barkan.
Gözlerinde ne bir acıma ne de bir tereddüt vardı.

Ben göz kırparak ona bakıyordum o duvara yaşlanmış kollarını göğüsünde toplamış bize bakıyordu

"Eee hanımlar neden yasak olmasına rağmen gece gece balkona gittiniz?"

"Biz..." Diyebildim sadece yutkundum

"Şikayet edecekmisin"

"Elbette ! " Diyip doğruldu sonrası ise bizim için hiç iyi olmadı bu Ayaz manyağı tam bir aptaldı

(Sonraki gün)

"Eee kızlar Orada ne işiniz vardı" diyordu bı sağa bı sola yürüyen binbaşı pars soykun evet Ayaz dediğini yapmış ve bizi şikayet etmişti ondan nefret ediyordum

"Binbaşım biz..." Diyen Asenayı böldüm

"Gitme fikrini ben verdin Binbaşım merak ettim ve Asenayıda kendimle sürükledim tek gitmek istemedim ceza çekeceksem benim tek çekmem mantıklı olur..." Dediğimde Asena boş boş bana bakıyordu binbaşı durdu

"Buranın cezaları o ilk okuldaki tek ayak üzerinde durmaya benzemez Gece VURAL "

"Biliyorum binbaşım "

"Tamam o zaman tüm atış sahasındaki taş arasında çıkan otları cımbız ile kesersin değilmi"

YUH ! NE DEMİŞTİ O ATIŞ SAHASI NE KADAR BÜYÜKTÜ HABERİ VARMI ONUN ?
yinede sustum ve dik duruşumu bozmadım

"Cezam bu işe keserim binbaşım"

"Tamamdır Gece VURAL başla o zaman" dediğinde elime henüz paketi açılmamış bir cımbız tutuşturdu bu tür cezalar fazla veriliyordu demekki ardından odadan Ayaz ve Asena ile birlikte ayrıldım

"Neden böyle bişey yaptın Gece" diyordu utançla Asena

"Sorun yok Asena bi şekilde denerim" sinirle bakışlarımı omuz altından Ayaz'a çevirdim bana baktığını görünce ona döndüm

"AT SURATLI ÇENENİ TUTAMAZMIYDIN ? "

"Sus ve atış sahasına git Gece VURAL muhtemelen hiç kolay olmayacaktır " sinirle postalarımın ahşap zeminde çıkardığı gıcırtı eşliğinde atış sahasına gittim ve o lanet çimleri teker teker cımbızla özenle koparmaya başladım

(4 saat sonra)

"AHH belim koptu!" dedim umursamadan kendimi sırt üstü sahada yere bırakırken Asena önümdeki bankta mahcup şekilde oturmuştu 4 saat geçmişti ama ben daha yeni sahayı yarılamıştım arkamdaki bankta ise Ayaz vardı AT SURATLI PİSLİK!
sırttığını gördüm

"O gülümsemeni gizle yoksa bu cımbız ile gözüne attığım yumruğun oluşturduğu yara kabuklarını soymaya çalışırsın Barkan !"

"Devam et Vural yoksa daha 5 saat daha burada gözetmen olarak kalmak zorunda kalacağım "
susup çimlere döndüm yorgundum

Bu at suratlının 1 açığını bulayım ona dünyayı dar edeceğim!

(4 saat daha sonra)

"Bitti" dedim son otu koparıp daha fazla ellerimin üzerinde duramayınca yüz üstü taşların üzerine düşerken o kadar yorgundum ki inanmayacaksınız ama orada yüz üstü düştüğüm gibi uykuya daldım!! Tabii bu fazla uzun süren bir uyku olmadı

"Gece VURAL çimleri bittiğine göre sahada uyumak yerine neden eğitime gitmiyorsun" diyen binbaşının sesi ile irkildim ve ayaklandım

"Eğitimmi ?"

"Evet koşu "

"Koşu?"

"Koşu " ALLAH KAHRETSİN BEN DAHA AYAĞA KALKAMIYORUM BİDE KOŞACAKMIYDIM ?! CEHENNEMMİ BURASI ?

"Emredersiniz binbaşım " dedim omuzlarım düşmüş bir halde yürürken

"Dur kızım dur şaka yaptım Ayaz Gece'yi odasına götür kız ciddi ciddi sahayı tertemiz yapmış" dediğinde yüzümde vatan gülüşü belirdi Asena albayın çağırması üzerine gitmişti Kolumda hissettiğim yakıcı sıcaklık ile irkildim Ayaz koluma girmişti

"BIRAKSANA AT SURATLI " dedim sinirle bana baktı sonra ise içli bir nefes aldı

"çok umurumda değilsin Vural binbaşı emretti" dediğinde sustum ve kolumu çekip hızla oradan uzaklaştım arkamdan bu çocuk hiçmi akıllanmaz diyen anneler gibi geliyordu kız yurdunun merdivenlerinde 1. Katı çıktım asansör fobim vardı ama nefes nefese kalınca oturdum karşımda Zafer kazanmış gibi durmuştu

"Kalkacakmısın ?"

"Sus at suratlı " dedim uyumamaya çalışarak

"Asansör icat edileli kaç yüz yıl oldu biliyormusun ?"

"Fobim var merdiven çıkmak zorundayım" dedim doğrulmaya çalışarak ama ayaklarım şişmişti oynatmayı geçin kapıdatamıyordum dahi

Birden Ayaz duvardan doğruldu sonra ise kendimi onun kollarında buldum anlık şok ile ne yapacağımı bilemiyordum

"BIRAKSANA APTAL!" Dedim kıvrınırken o sırada bı ışık hızı ile 3. Kattaki odamın önüne gelmiştik bile beni indirdiğinde yüzünde ifadesi okunuyordu bana ne oluyor ya ? bakışı vardı üzerinde

"Kapımın önünde süs çiçeğimi olacaksın
gitsene...? "Dediğimde Birşey bekliyormuş gibi baktı

"Kamuflajım az önce senin tenine değdiği için kirlendi teşekkür etmelisin bu benden BEKLENMEZ bir hareketti yani benim açımdan çok klass bu hareket "

"GEBER at surat " diyerek kapımı açtım içeri girdim ve küçük çocuklar gibi dik çıkarıp kapıyı sertçe kapattım kıyafetlerimi değiştirip yatağa uzandım

Sonra ise ağrı ile sızlanarak gözlerimi kapadım ayak bileklerim mosmordu dizlerim üzerinde durmaktan kızarmış ellerim yere yaptığım baskıdan sararmış ve taşlar batmıştı çok GARİBAN bir haldeydim