2. bölüm · Gece Gelen Mesajlar
Gece Gelen Mesajlar
2. Bölüm — Arka Kapı
Cansu, gece boyunca doğru düzgün uyuyamadı.
Telefonunu yatağının yanındaki masaya bırakmıştı ama gözleri sürekli ekrana kayıyordu. Saatlerce hiçbir mesaj gelmedi. Yine de telefonun her titreşiminde irkildi.
Sabah olduğunda kendini yorgun hissediyordu.
Okula giderken gece aldığı mesajı tekrar düşündü.
“Yarın saat 16.30'da okulun arka kapısına git.”
Ve en çok da son cümle aklını kurcalıyordu:
“Orada sana ait olmayan bir şey bulacaksın.”
Cansu bunun bir şaka olduğuna inanmak istiyordu.
Okulda en yakın arkadaşı Elif yanına geldi.
“Bugün çok dalgınsın. İyi misin?”
Cansu birkaç saniye tereddüt etti.
“İyiyim. Sadece uykusuzum.”
Elif ona şüpheyle baktı ama üstelemedi.
Dersler boyunca Cansu'nun aklı saatteydi.
15.45...
16.00...
16.20...
Son ders bittiğinde öğrenciler okuldan çıkmaya başladı. Cansu çantasını aldı ve koridorun sonunda bulunan arka kapıya doğru yürüdü.
Kapının önüne geldiğinde durdu.
Etraf sessizdi.
Saatine baktı.
16.29.
Bir dakika sonra saat tam 16.30 oldu.
Cansu kapıyı açtı.
Arka bahçede kimse yoktu.
Bir süre etrafına baktı.
Sonra duvarın kenarında duran eski bir bankın altında küçük, siyah bir çanta fark etti.
Yavaşça çantaya yaklaştı.
Üzerinde yalnızca küçük beyaz bir kâğıt vardı.
Kâğıtta tek kelime yazıyordu:
CANSU.
Cansu'nun kalbi hızlandı.
Çantayı açtığında içinde eski bir fotoğraf buldu.
Fotoğrafta üç çocuk vardı.
Cansu fotoğrafa daha dikkatli baktı.
Ortadaki kız kendisiydi.
Ama diğer iki çocuğu tanımıyordu.
Fotoğrafın arkasında ise kısa bir not vardı:
“Bunu hatırlamanın zamanı geldi.”
Cansu fotoğrafı elinde tutarken telefonunun ekranı aydınlandı.
Yeni bir mesaj.
Saat henüz 16.31'di.
Mesajda sadece şu yazıyordu:
“Şimdi bana inanıyor musun?”
