Bölümler 9Şu an: 6. Bölüm-Eleni mi?
- 1 Tanıtım260 kelime
- 2 1. Bölüm-Fatih'in Gelişi706 kelime
- 3 2. Bölüm-Geçmişle Başbaşa581 kelime
- 4 3. Bölüm-Zarf702 kelime
- 5 4. Bölüm-Alo?754 kelime
- 6 5. Bölüm-Ne Oluyor?764 kelime
- 7 6. Bölüm-Eleni mi?745 kelime · Okuduğun bölüm
- 8 7. Bölüm-Ameliyat700 kelime
- 9 8. Bölüm-Şimdi ne olacak?725 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Araba İso'nun önünde ani bir frenle durdu. İso'nun nefesi kesildi. Kalbi güm güm atıyordu. İçinden Fatih indi. Hızla İso'nun üzerine ilerledi. İso tam geri adım atacakken Fatih İso'yu kollarının arasına aldı ve sıkı sıkı sardı. İso önce ne olduğunu anlayamadı. Fatih sarılmayı bıraktığında sakin bir şekilde sordu. "Abi iyi misin?"
"Özür dilerim." Fatih konuşmasına devam etti "Tepkim çok sert ol- İso sen beni dinliyor musun?" İso dikkatini farklı bir yöne vermişti. Fatih oraya baktığında karşıda tanımadığı bir yüz gördü. "İso o kim?" Sonra adam kısık sesle İso'ya seslendi.
"Unutma İso daha görülmemiş bir hesabımız var..." İso o anda oraya doğru koşmaya başladı. Adamda koşuyordu. "Gel ula buraya! Hesap neyse görelim gel!" İso adamın peşinden koşmaya başladı. "İso nereye koşma abim!" Fatih ne olduğunu anlamasada kardeşini yalnız bırakamazdı. İso'nun peşinden koşmaya başladı. Fakat İso'yu kaybetti. Öylece koşarken bir andan onun kim olduğunu düşünüyordu. Sonra yolda İso'yu gördü altına o adamı almış öldüresiye dövüyordu. İso nefesi kesile kesile bağırıyordu. "Seni... Öldürürüm... Ula... Şerefsiz!" İso'nun tekrar başı dönmeye başladı nefes alamıyordu. Aniden düşücek gibi oldu. O anda karşıdaki adam hücuma geçti.
Tam vuracakken Fatih kolunu tuttu. "Seni ha buraya gömmeden çek git ula!" Adam Fatih'in bu dik duruşundan korktu ve "Tekrar görüşeceğiz İso Furtuna!" diyerek uzaklaştı. Fatih endişeyle İso'ya döndü. "Abim iyi misin?"
İso yere oturmuş nefes almaya çalışıyordu. "İ-iyiyim..." İso'nun eli konuşurken ciğerine doğru gitti. Ciğeri yanıyordu. Çok koşmuş, üstüne bir de adam dövmüştü. Fatih İso'nun yanına çöktü. Yüzünü elleri arasına aldı. "Abim iyi değilsen hastaneye gidelim." "İ-iyiyim..." Fatih ayağa kalktı. İso'ya elini uzattı. İso Fatih'in elini tuttu ve kalktı ama dengesini korumakta zorlanıyordu. Fatih bunu anlayınca İso'nun koluna girdi ve yürümeye başladılar. Fatih biraz ilerledikten zonra o aklındaki soruyu sordu. "Abim o kimdi?"
"Eyüphan..." Sonra devam etti. "Abi... biraz... duralım... mı?" "Abim arabaya yaklaştık biraz sabret hadi." "A-abi n-nefes..." İso o anda bayıldı. Tam düşecekken Fatih onu tuttu. "İso! Dayan abim! Nolur dayan!" Fatih İso'yu tüm gücüyle sırtladı ve arabaya götürdü. Arabaya binip İso'yu hastaneye götürmeye başladı.
Onlar dışarıdayken hastanede kıyamet kopmuştu.
Fatih ve İso Dışarıdayken Hastanede Yaşananlar...
Adil ve Esme kafeteryadaydı. Oruç odasında sıkılmış, bahçeye çıkmıştı. Eleni'yse peşinden gitmişti. Eleni konuşmaya başladı. "Ela Oruç böyle susacak mıyız bre!" Oruç sessizce cevap verdi. "Ne dememi bekliyorsun El- pardon Aleyna?" "Bana Aleyna deme bre! Orada bir anlık ga-gaf-gafletle, gafletle dedim! Ela Oruç yapma böyle..." "Ben kendimi geçtim, kardeşime niye yaptınız bunu? Ne suçu vardı onun? Bizim hepimizi Esme abla susturdu! Haberin var mı bunlardan he? Evet Hicran'ı getirerek hata yaptım, ama bu kadarını hiç birimiz haketmeyiz. Bir daha bu konu için benimle konuşmaya çalışma."
Oruç Eleni'yi orada bırakıp öylece gitmeye başladı. Eleni tam arkasından "Oruç!" diye bağıracakken sesi kesildi. Sonraysa arkadan çığlıklar yükselmeye başladı. Oruç kaşlarını çattı. Arkasına döndüğünde gördüğü manzara onu şok etmişti. Eleni...
...vurulmuştu.
Oruç vücudundaki sızıları umursamadan Eleni'nin yanına koştu. Fakat sevdayla değil. Bu koşuşun sebebi sadece doktorluk iç güdüleri ve verdiği doktorluk yeminiydi. Yinede elleri titriyordu. Sesindeki korkuyu gizlemeye çalışarak bağırmaya başladı. "Sedye getirin! Acil sedye getirin!" Hastaneden aceleyle sedye getirildi. Esme ve Adil dışarıdaki çığlık seslerini duyunca dışarı çıktı. Sonra Eleni'nin vurulduğunu görünce Esme kendinden geçti. Adil Esme'yi kucağına aldı ve Eleni'nin olduğu sedyenin peşinden gitmeye başladı.
Oruç ise hala yerde oturuyordu. Sonra bir hemşire Oruç'un kolundan nazikçe tuttu. "Oruç bey siz odanıza geçin lütfen. İstirahat etmeniz lazım." Oruç hemşirenin bu sözleriyle odasına geçmek için ayağa kalktı fakat gelen arabayı görünce durdu. Bu abisinin arabasıydı. Arabaya doğru ilerledi. Fatih arabadan indi. Sonra arka kapıya ilerledi. İso'yu zorka çıkardı. İso'nun bilinci hala kapalıydı. Fatih İso'nun koluna girdi ve Oruç'a seslendi. "Oruç! Yardım et!"
Oruç kardeşini o haşde görünce dünyası başına yıkıldı. Hemen o yöne ilerledi. "Abi yavaşça yere yatır! Daha fazla kıpırdatma! Sedye! Sedye getirin!" Oruç korkuyla İso'nun nabzına baktı. "Nabzı çok yavaş! Abi noldu?" "İso birini gördü taş köprüde. Eyüphan'dı sanırım. Peşinden uzun süre koştu sonra dövdü onu. Arabaya giderkende bayıldı. Nefes alamıyorum dedi. Ayakta duramıyordu, dengesini kuramıyordu." "Oksijen. Oksijen gitmemiş beynine!" tam o sırada sedye geldi. İso'yu sedyeye aldılar ve acile götürdüler.
Acil de büyük bir kargaşa vardı. İso'ya oksijen bağladılar ve odaya aldılar. İso kendine geldiğinde başında Oruç ve Fatih vardı. İso zorlukla konuşmaya başladı. "A-abi-ahh..." İso'nun bir kez daha eli ciğerine gitti. Fatih "Abim. Çok mu acıyor?" Oruç İso'nun elinin konumunu fark ettiğinde kardeşine döndü. "Abim ciğerin mi yanıyor?" İso başını olumlu anlamda salladı. Sonra Oruç Fatih'e döndü. "Abi, sen İso'nun başında beklesen ben bir acile gitsem olur mu?" "Niye abim birine bişey mi oldu?" Oruç derin bir iç çekti ve konuştu.
"Eleni vuruldu..."
Fatih şaşkınlıkla kalakaldı. "Eleni mi?"
Bölüm etkileşimi
