Bölümler 9Şu an: 5. Bölüm-Ne Oluyor?
- 1 Tanıtım260 kelime
- 2 1. Bölüm-Fatih'in Gelişi706 kelime
- 3 2. Bölüm-Geçmişle Başbaşa581 kelime
- 4 3. Bölüm-Zarf702 kelime
- 5 4. Bölüm-Alo?754 kelime
- 6 5. Bölüm-Ne Oluyor?764 kelime · Okuduğun bölüm
- 7 6. Bölüm-Eleni mi?745 kelime
- 8 7. Bölüm-Ameliyat700 kelime
- 9 8. Bölüm-Şimdi ne olacak?725 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Kaza Anı...
Oruç sargı bezini almış, arabasına binmiş eve gidiyordu. Herşey yolunda gidiyor gibiydi. Sonra birden Oruç'un önüne bir araba çıktı. Araba simsiyahtı. Oruç korkuyla direksiyonu sağa kırdı fakat araba Oruç'un arabasına çarpmak için elinden geleni yapıyordu adeta.
"Lan!" Ve o siyah araba, hızla Oruç'un arabasına çarptı...
Furtuna Konak'ın Avlusu...
Fatih İso'nun söyledikleriyle şok oldu. Fakat İso için soğuk kanlı kalmak zorundaydı. "İso tamam abim sakin ol. Kalk hadi. Hadi abim. İso hastaneye gidiyoruz abim." "Abi, ya bir şey olursa?" İso'nun sesi titrek titrek çıkıyordu. "Yok abim korkma. Olmaz bişey hadi kalk." Aceleyle kalktılar. İso'nun elleri titriyordu, nefes almakta güçlük çekiyordu. İso'nun kırmızı pikapına yöneldiler. İso tam sürücü koltuğuna yönelecekken Fatih onu engelledi. "Abim ben sürerim senin ellerin titriyor hadi." Arabaya bindiler ve son sürat yola çıktılar fakat garip bir şekilde trafik vardı.
Hastaneye vardıklarında İso ve Fatih gördükleri ilk doktora Oruç'un yerini sordular. "Merhaba, Oruç Furtuna nerede acaba?" "Siz İsmail Furtuna ve Fatih Furtuna olmalısınız. Hastanın kardeşleri. Ben Ali Yılmaz. Oruç Furtuna şuan odasında. Ameliyatı başarılı geçti. Kalıcı bir hasar yok, sadece arabanın ön camı kırılınca parçalar vücudun çeşitli bölgelerine saplanmış fakat parçaları çıkardık. Gidip görebilirsiniz. 2 gün hastanede kaldıktan sonra taburcu olur. 76 numaralı odada kalıyor. Muhtemelen uyanmıştır."
İso ve Fatih odaya gittiler. Odadan içeri girdiklerinde küçük çaplı bir şok yaşadı ikiside. Oruç halsiz bir şekilde yatakta yatıyordu. Fakat onları şoka sokan bu değildi. Oruç'un yüzünde bir kaç dikiş ve elinde kocaman bir sargı vardı. İso ve Fatih yatağa doğru ilerledi. İlk konuşan İso oldu. "Abi, iyi misin?" Fatih eliyle Oruç'un saçlarını okşadı. "Oruç, nasıl hissediyorsun abim?" Oruç Fatih ve İso'ya döndü. "İyiyim."
Onlar konuşurken birden kapı çaldı. "Gir!" Fatih'in bu onayıyla kapı açıldı ve içeriye birileri girdi. Bunlar Koçari'lerdi. Eleni Oruç'un yanına yaklaştı. "Oruç, iyi misin? Yarana bir bakayı-" "-Niye geldiniz?" Adil söze girdi. "Bir not daha aldık. Oruç'a bişey olduğu ve hastanede olduğu hakkında. Volkov göndermiş." "Sizin yüzünüzden bize de musallat oldu şimdi bu!" Fatih araya girdi. "İso sakin! Başka bir şey var mı?" "Sıra Koçari'ye de gelecek, sıranızı bekleyin yazıyordu. O kadar." devamını Esme getirdi. "Fatih, İso, size bişey yapacak. Bak oğlum nolur dikkat edin." İso sesini biraz daha yükseltti. "Olan bize olacak size ne ya!!"
"İso!" Fatih İso'yu kolundan tuttu ve bahçeye çıkardı. "Sen ne yapıyorsun ya!" "Ben güçlü görünmeye çalışıyorum! Çünkü güçlü olmayanı eziyorlar!" "İso yinede onlar senin büyüğün!" "Onlar beni 3 gün aç susuz bir sandalyeye mahkum bıraktı ama! Onlardan nefret ediyorum!" Fatih o anda İso'ya sert bir tokat attı. "Kendine gel!" İso bişey demedi. Sinirle dışarının kapısına doğru ilerledi. Fatih arkasından bağırdı. "İso! Timur etrafta!" İso dinlemedi. Sinirle uzaklaştı. Fatih peşinden gelmeye çalıştığı anda İso sinirle arkasını döndü ve bağırdı. "Sakın gelme!" İso hızla uzaklaştı.
Hastane odası kalabalıktı fakat kimseden ses çıkmıyordu. En sonunda Oruç dayanamadı ve ayağa kalkmaya çalıştı. "Ben gidiyorum! İso'yla abimin geleceği yok." Eleni hemen öne atıldı. "Ela Oruç! Ameliyattan yeni çıktın bre! Olmaz!" "Seni ilgilendirmiyor!" Oruç güçlükle ayağa kalktı. Serumu çıkardı ve odadan çıktı. Tam bahçe kapısından çıkıyordu ki karşısında Fatih beliriverdi.
"Oruç! Sen niye kalktın?" "Ula sizin geleceğiniz yoktu ben geldim. İso nerede?" Fatih ne diyeceğini bilemedi. Sonra ağzından tek bir kelime çıktı. "Gitti." Oruç önce afalladı. Sonra telaşla konuşmaya başladı. "Abi Timur dışarda! Nasıl gitti?! Bu çocuk bir gün başına bişey getirecek ama hadi hayırlısı." "Allah korusun! Oruç, sen odana git, dinlen. Ben İso'yu aramaya çıkacağım." Oruç tam itiraz edecekken Fatih konuştu. "İtiraz istemiyorum."
Oruç isteksiz de olsa abisini dinlemek zorundaydı. Temkinli adımlarla giderken durdu ve gitmekte olan abisine doğru seslendi. "Abi habersiz bırakma beni." Fatih yürürken cevap verdi. "Tamam."
Oruç odasına gitti. İçeri girdiğinde Esme merakına hakim olamadı ve İso ile Fatih'in nerede olduğunu sordu. Oruç cevaplamadı. Sessizce yatağa girdi, gözlerini kapadı ve net bir ses tonuyla "Çıkın" dedi. Bu kadardı. Ne başka bişey dedi, ne başka bişey yaptı. Ama Oruç'un netliği, çıkmalarına yetmişti. Hepsi usulca çıktı. Önce Esme, sonra Eleni gitti. Adil kapıdan çıkmadan durdu ve Oruç'a son bir kez baktı ve konuşmaya çalıştı ama Oruç lafını kesti. "İso'dan haber alırsan-" "Kardeşim sizi ilgilendirmiyor. Şimdi odamdan çık Koçari." Adil sessizce odadan çıktı. Oruç ise sessizce sızdı.
İso Taşköprü'deydi. Yere oturdu ve gökyüzüne bakmaya başladı. Önce Fadime ile olan anılarını düşündü, içi burkuldu. Sonra onlar yüzünden ne hale geldiğine baktı. Sonra kendini bir kenara koydu. Abilerini düşündü. Onların zarar gördüğünü görmenin ne kadar katlanılamaz olduğunu düşündü. Sonra o kurşuni tokadı düşündü. Ama bir yerden sonra abisinin haklı olduğunu kabul etti. Tam kalkıyorken ileride bir araba gördü. Kim olduğu anlaşılmıyor, hızla İso'nun üstüne geliyordu...
----------------------------------------------
Öncelikle bayağıdır bölüm atmadığım için özür dilerim. Fakat okul açılana kadar bölüm atmaya özen göstereceğim. Siz bölüm hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce o araba kimin?
Bölüm etkileşimi
