3. bölüm / 6
flashes, winxiii - layla
Bölümler 6Şu an: iii - layla
- 1 i - stella1.111 kelime
- 2 ii - bloom648 kelime
- 3 iii - layla646 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 iv - flora1.293 kelime
- 5 v - musa844 kelime
- 6 vi - tecna1.354 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Vapurun düdük sesi Andros'ta yankılandı. O anda meydanda bulunan iki genç kız da sesin geldiği tarafa ellerinde olmadan baktı.
"Bu vapuru da kaçırdın Layla." dedi kızlardan biri.
İskeleye baktıktan sonra az önce batan güneşin ardında bıraktığı kızıllığa doğru yüzünü çeviren Layla, "Olsun Anne. Sonrakine binerim." diyerek karşılık verdi.
"Hep bir sonraki..."
"Ne yapayım? Belki uzunca bir süre buluşamayabiliriz."
"Demek gerçekten gidiyorsun. Kendi yolunu çizeceksin..."
Layla gülümsedi. "Yapma ama..." diyerek kollarını arkadaşı Anne'in omzuna attı. "Kurs dönemi altı aymış. Belki de sonra Andros'a geri gelir, burda çalışırım."
Efkarlı bir tavır takınan Anne, "Zaman ne kadar çabuk geçti." diyerek başını salladı. Layla içi burkulmuş bir halde "Ya sorma..." diye karşılık verdi.
Anne ortamı biraz olsun neşelendirmek için "Bak aklıma ne geldi. Hani bir gün pikniğe gitmiştik." diyerek lafa daldı. "Şşttt!" diye araya girdi Layla. "O günü hiç hatırlatma."
O sırada Anne, karnına ağrı girmişcesine gülmekten kıvranmaya başladı. Çevredeki insanlar onlara bakıyordu. "Niye hatırlatmayacakmışım?" diye güldü Anne. "Gruptan ayrılıp tepeye tırmanmıştık ya... Bir mağara bulmuştuk yukarıda. O zamanki araştırmacı ruhun seni mağaraya çekmişti de..." derken Layla'nın gözleri denizdeki dalgalara takıldı ve birden flaşlar patladı gözünün önünde.
Layla, ortaokul yıllarına dönmüştü o anda. Kendini, arkadaşlarıyla birlikte gruptan ayrılıp tırmandıkları tepenin üst kısmında, kayalıklar arasında keşfettikleri o mağaranın girişinde bulmuştu. Anne, Layla'nın gerisinde kalmış, meraklı gözlerle ona bakıyordu.
Mağaranın girişinde bir çukur vardı ve içine girebilmek için önce oraya inilmesi gerekiyordu. Acaba sonrasında ne vardı? Maceracı ruhu onu içeri çekiyordu sanki. Araştırma isteğiyle mağaranın ağzına kadar geldi. O anda ayağı kaydı ve ne olduğunu anlayamadan yaklaşık üç metre derinliğindeki çukurun dibine yuvarlanıverdi.
Bir süre öylece bekledi, birden Anne'in sesini duydu, "Layla! İyi misin?"
Anne, Layla'nın düştüğünü görünce çok korkmuş olmalıydı. Layla doğrulup üzerini temizlerken "İyiyim!" diye cevap verdi. Boyu ancak çukurun yarısına kadar geliyordu. Ne Anne uzanıp onu çekebilir ne de kendisi tek başına oradan çıkabilirdi. "Öğretmeni çağır çabuk!" diye seslendi. "Çabuk ol."
Tepeden aşağı son sürat koşan Anne, aynen Layla'nın söylediği gibi öğretmeni çağırmaya gitmişti.
Çukurun içinde beklerken arkasını döndüğünde gördüğü manzara karşısında kalbi duracak gibi oldu. Çünkü bir dehliz uzanıyordu önünde. Bir insanın rahatlıkla sığabileceği genişlikte olan bu dehlizin nerde son bulduğunu merak ediyordu Layla. Oradan her an bir tehlike gelecekmiş gibi tedirginlikle arkadaşını beklerken daha önce hiç bu kadar korkmadığını düşündü.
"Layla!"
Ne kadar zaman geçmişti hatırlamıyordu. İsmini duyması irkilmesine sebep olmuştu. Yere uzanan öğretmeni, çukurun içindeki Layla'ya doğru elini uzatıyordu. Neyse ki bir iki denemenin sonunda Layla'yı ordan çıkarmayı başardı.
Öğretmen, gruptan ayrıldıkları için Anne ve Layla'ya tabii ki kızmıştı ama Layla'nın ne kadar korktuğunu anladığından olsa gerek kızgınlığını belli etmemeye çalışarak "İyi misin?" diye sordu. Layla cevap veremedi. Boş gözlerle etrafına bakındı, o kadar.
Öğretmeni onu kollarından tuttu ve sarsmaya başladı, "Layla! İyi misin? Cevap ver, Layla! Kendine gel."
Yine flaşlar patladı gözünün önünde ve Layla kendine geldi. Kollarından tutan arkadaşı Anne, "Layla, iyi misin?" diye soruyordu.
"İ...i..iyiyim." diye kekeledi Layla. Birden ne olduğunu anlayamamıştı.
"Dehlizde ne vardı diye sordum ama sen kitlenip kaldın." dedi Anne. "Bilmiyorum ki korkudan az daha ölecektim o gün." dedi ve gülümsedi Layla. Anne ise alaycı bir ifadeyle "Belki bir dahaki sefere girer bakarsın." dedi.
"Ne günlerdi..." diye düşündü Layla. "Anne, kalkalım istersen. Bu vapura da binemezsem Gardenia'ya otobüsle gitmek zorunda kalacağım."
"Fazla özletme kendini." dedi Anne, yanında duran alışveriş poşetlerini alarak doğruldu.
"Bir dahaki sefere de yine burda buluşalım, unutma." dedi Layla.
Hava kararmış, ışıklarını yakıp ziyaretçilerine farklı duygular yaşatan Andros sanki bu ayrılık sahnesi için hazırlanmıştı.
"Yolun açık olsun." dedi Anne, Layla'ya sarılarak. "Telefonla olsa da görüşelim devamlı, olur mu?"
"Tabii ki!" diyerek karşılık verdi Layla. "İlk fırsatta seni de Gardenia'ya bekliyorum."
Anne, elindeki poşetlerden birini Layla'ya uzatarak "Seninle buluşmadan önce alışveriş merkezine uğramıştım. Orda beni unutmaman için küçük bir hediye almak istedim." diyip tebessüm etti Layla'ya.
"Niye zahmet ettin ki?" derken Layla'nın gözleri dolmuştu. Poşetin içindeki pakete dokunarak "Yoksa geçenlerde gördüğümüz parfüm mü? diye sordu.
"Umarım beğenirsin."
⪩⪨
böyle travma mı olur demeyin bal gibi de olur aq
Bölüm etkileşimi
