6. bölüm / 6
Fırtınadaki EnkazBölüm-6 Benimle Karanlıkta Yürümeye Var Mısın?
Bölümler 6Şu an: Bölüm-6 Benimle Karanlıkta Yürümeye Var Mısın?
- 1 Bölüm-1 Zamanı Durduramamak329 kelime
- 2 Bölüm-2 Oyun Başladı736 kelime
- 3 Bölüm-3 Çizginin Ardındakiler917 kelime
- 4 Bölüm-4 Kaybolan Ruhlar Ve Esir Oldukları Bedenler557 kelime
- 5 Bölüm-5 Son Nefes531 kelime
- 6 Bölüm-6 Benimle Karanlıkta Yürümeye Var Mısın?601 kelime · Okuduğun bölüm
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sevgili ölüm, henüz yaşamadım.
Max Frisch
Mahzendeki evde kalıyorduk. Yetimhane de kalmamız imkansızdı çünkü hepimizin bir arada olması gerekiyordu iki ayrı üç ayrı değil. Sevda'nın cebinde bulduğum kağıdı onlara açıklamayı düşünüyordum. Hepsini salona toplamıştım. Onlara bulduğum kanla yazılmış kağıdı gösterdim. Başta bana kızdılar ki kızmakta çok haklılar sonra yumuşadılar, kağıdı okumamı istediler. Bende okumak için sabırsızlanıyorum. Okumaya başladım. "Merhaba şu an bunu oluyorsanız ben çoktan ölmüşüm demek ama üzülmeyin. Ağlamayı kesin tamam mı. Güneş sen benim en yakın arkadaşım oldun.Kıskanma Açelya seni de seviyorum. İkiniz hayatım boyunca bana hiç kızmadınız, tartışmadık bile. Umarım oyunun sonuna kadar hayatta kalırsınız. Teşekkür ederim oda arkadaşlarım. Furkan ne kadar seni sevdiğimi söyleyemesemde ben senden hoşlanıyorum. Biliyorum söylemek için çok geç ama bir gün yine karşılaşırsak umarım bunu senin yüzüne söyleme cesareti bulurum ve son olarak Güneşin Koruyucuları bu benim size yazdığım son sözlerim ve galiba benim de hayatımın son anları.Gruptan ilk ben çıktım ama umarım benden sonra kimse çıkmaz"
~Sevda~
Ben bunu okurken hepimiz yerde oturmuş ağlıyorduk. Barış bile ağlamıştı. Kafamı kollarımın arasından çıkardım ve bir de ne göreyim karşımda Sevda vardı. Beyaz elbisesi, kumral saçları yeşil gözlerini hafif bir şekilde kapatıyordu. Saçlarını kulağının arkasına ve bana doğru yürümeye başladı. Bense nedenini bilmediğim bir şekilde kendimi geri çekiyordum. Oysa bekle diyordu bana bense otamatikmen geri gitmeye devam ediyordum.Hepsi bana ne yaptığımı söyleyip duruyordu. Sonra ağzımdan bir çığlık çıktı ve hıçkırıklarımla ağlamays başladım. "Yeter" dedim. "Sen öldün. Neden beni buna inandırıyorsun. Ben delirmedim." Benim için sanki o an herşey bitmişti. Bu nasıl olabilirdi? Sevda karşımdaydı. Sonra onlara baktım ve burda dedim. Hepsi şaşkınlıkla beni izliyordu. Tekrarlayarak Sevda burda dedim ağlayarak. Furkan" Ne? Nerede? "dediğinde karşımda ki Sevda'yı gösterdim." Burada bak. "dedim. Furkan" Güneş orada kimse yok. "dediğinde ısrarla orada dedim. Sonra Sevda tam karşıma oturdu ve hafif bir gülümseme ile göz yaşlarımı sildi." Güneş "dedi." Beni bir tek sen görüyorsun. " " Neden? " dedim. "Niye sadece ben?" "Güneş" dedi tekrardan, gözünden birkaç damla yaş süzülmüştü. Ağlıyordu. "Ben öldüm." dedi. "O zaman buraya gelemezdin, inanmıyorum sana." dedim. Sevda gözlerimin içine bakarak kelimelerini tekrar etti ve "Ben öldüm." dedi. İşte o an boğazıma bir yumru oturdu. Yutmaya çalıştıysımda başaramadım. Hıçkırıklarımla ağlayarak Sevda'ya sarıldım. "Neden gittin ki? Neden? Ben şimdi ne yapıcağım sensiz söyle hadi." Sevda bana baktı. "Hayatına devam ediceksin"dedi."Nasıl?"dedim." Güneş"dedi." Bana verdiğin sözü tut yeter ve beni ne zaman görmek istersen elini kalbinin üzerine koy yeter. "dedi." Tamam"dedim. Furkan bana yaklaştı ve tam yanıma oturdu. "Sevda gerçekten orada mı?" dedi. "Evet." dedim. "Ne tarafta?" dediğinde karşımda ki Sevda'yı gösterdim. Furkan Sevda'ya bakıp"Seni seviyorum"dedi. Sevda da Furkana bakıp "bende seni" dedi. Sonra garip bir şekilde ikisi birbirine sarıldı ama Furkan, Sevda'nın nerede olduğunu tam olarak bilmiyordu. O akşam Furkan'nın da Sevda'yı gördüğüne emindim. Sonra Açelya, Umut ve Barış da geldi. Hepsi Sevda'yla son kez vedelaştı. Umut yine yüzümüzü güldürmeyi başardı ve dedi ki "Güneş'in Koruyucuları asla ayrılmayacak. Bakın Sevda bile burada o şerefsiz bizi ne yaparsa yapsın ayıramayacak, ne yaparsa yapsın. Benimle ölmeye var mısınız?" dedi. Sevda dahil hepimiz varız dedik. Sonra Sevda gitti. Gitme dedim ama çoktan gitmişti. Hepimiz hıçkırıklarımızla ağlıyorduk. Ayağa kalktım. Bahçeye çıkıp bir tekli koltuğun üzerine oturdum. Yüzümü ellerimle kapattım. Ellerimi çektiğimde, karşımda Barış vardı. Tam bir şey söyleyecekken Barış sus der gibi elleriyle ağzımı kapattı. Sonra konuşmaya başladı ellerini ağzımdan çekerek. "Güneş" dedi. "Gecenin karanlığını ikiye bölüp bir yarısını sana versem diğer yarısı bende kalsa benimle o karanlık yolda yürümeye var mısın?" dedi.
Merhaba sevgili okuyucularım bölüm nasıl dı?
Bence hem ağlayabileceğimiz, hem şaşıracağımız hem de heyecanlana bileceğimiz bir bölüm oldu yani benim için böyleydi.
Bölümleri okuduktan sonra beğenip yorum yazabilirseniz çok sevinirim.
Bir sonraki bölümde görüşmek dileğiyle sizi seviyorummm.
İnstagram hesabım-nisa_nurr4734
Bölüm etkileşimi
