3. bölüm / 6
Fırtınadaki EnkazBölüm-3 Çizginin Ardındakiler
Bölümler 6Şu an: Bölüm-3 Çizginin Ardındakiler
- 1 Bölüm-1 Zamanı Durduramamak329 kelime
- 2 Bölüm-2 Oyun Başladı736 kelime
- 3 Bölüm-3 Çizginin Ardındakiler917 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 Bölüm-4 Kaybolan Ruhlar Ve Esir Oldukları Bedenler557 kelime
- 5 Bölüm-5 Son Nefes531 kelime
- 6 Bölüm-6 Benimle Karanlıkta Yürümeye Var Mısın?601 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Onun varoluşu bir sayfanın içindeki en güzel cümle kadar güzel fakat cümlenin içindeki virgül kadar kötüydü.
Ben burada bu camın arkasına saklanıp onu izlerken,oysa cam'ın ardında sırtında ki oklarla yürüyordu.Nasıl bu kadar cesaretli olabilirdi?Ben korkudan camın ardına saklanmışken,o sırtında ki yaralara rağmen yürüyüp gülebiliyordu.Hayatta zaten bundan ibaret değil miydi?Çizgiyi aşanlar ve çizgide kalanlar.Peki ben neredeydim?Tabi ya çizginin ardında kalanlardaydım.Çizgiyi aşanlar hep daha cesaretli olurdu.Çünkü onlar bütün zorluklarla mücadele edip, yaralar alıp çizgiyi geçmişlerdi.Çizgi de kalanlar ise hafif yaralar alıp çizgide durdukları için gösteriş yaparlardı.Peki çizginin ardındakiler ne yapardı.Durun beni size söyliyim.Onlar saklananlardı.Bir ev düşünün bütün kapıları ve pencereleri kilitli ne yapardınız.Çıkmak için savaşırdınız değil mi?Ama çizginin ardındakiler öyle yapmazlar çünkü onlar savaşmayı bilmezlerdi.Ben Açelya gelin size kendi hikayemi anlatayım.Bu arada ben de çizginin ardındakilerdenim.Hazır mısınız?Başlıyorum.
Yıl 2012
Her zaman ki gibi amcamla yengem kavga ediyordu.Bense Defne'nin yanında çizgi film izliyordum.Tabi ben kendimi tanıtmadım değil mi?Ben Açelya KAHRAMAN beş yaşındayım.Amcamlarda kalıyorum. Çünkü anne ve babamı kaybettim.Defne benim kuzenim.Bu ev çok kötüydü.Yanlış anlamayın.Eşyalar değil insanlar kötüydü.Bu evden gitmek istiyordum.Ama maalesef ki yaşım çok küçüktü.Bildiğim tek yer mezarlıktı.Neden mezarlık demeyin.Bende bilmiyorum.Evet belki inanmazsınız ama o yaşta evden kaçtım.Evet yaptım.Gece saat iki de mezarlıktaydım.Zaten mezarlık amcamlara beş dakika uzaklıktaydı.O yüzden kolayca gidebilmiştim.Anne ve babam'ın tam ortasına oturdum.Sonra aklıma toprağı sulama fikri geldi.Tam ayağa kalkıcaktım ki o küçük boyumla yere düştüm.Bir elimle ağzımı kapattım ve gülmeye başladım.
-Anne bir yerin ağrımadı değil mi?
Ayağa kalktım.Neden korkmuyorsun demeyin.Çünkü burası benim evimdi.Lunaparkım ve eğlence alanım gibiydi.Oradan indiğimde aklıma Defne ile girdiğim diyalog geldi.
-Biliyor musun? İnsanlar öldükten sonra bedenleri çürümeye başlar ve bir süre sonra patlarmış.
Bu yaşta nereden öğreniyordu bunları inanın bende bilmiyorum.Ama bende içimdeki şairliği ve sanatçı ruhunu ortaya çıkartarak bir cümle söyledim.
-Ruh bedenden çıktıktan sonra bedenin canı yansa ne fayda.
Söylediğim şeyi ikimizde anlamayınca gülmüştük.Hatta Defne "Sen az önce ne dedin" demişti.Evet biliyorum ikimizde deliyiz.Sonrasında olanlar ise amcamın beni bulması ve mutlu son.Sadece bir yıl sonra maddi durumları kötüleşince beni yetimhane'ye bıraktılar.Önce Güneş,Barış ve Furkanla tanıştım.Sonra Umut ve Sevda'yla.Ondan sonrası da derin bir dostluk.Benim hikayem bu kadardı beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Günümüz
Merhaba ben Güneş 16 yaşındayım. Aslında bu oyuna neden girdik ve nasıl çıkacağımız hakkında hiçbir fikrim yok.Hepimiz durduğumuz yerde kendimizi yere atmıştık.Benim elimde bir kağıt yerde oturmuş öylece o kağıda bakıyordum.Sanki kağıda değil de kendi sonumuza bakıyor gibiydik.Ağlamamı durduramıyordum. Çünkü korkuyordum.Hıçkırıklarımın arasından tek bir kelime çıkıyordu. " Korkuyorum" Kendimi ilk defa bu kadar çaresiz hissediyordum .Hepsi şokta gibiydi.Bir bana bir kağıda bakıyor ama kimsenin ağzından tek bir kelime bile çıkmıyordu.Bense aynı şeyi söyleyip duruyordum " Korkuyorum".Barış yanıma yaklaştı ve bana duymayı en çok istediğim cümleyi söyledi." Merak etme kimse sana bir şey yapamaz." Diğerleri de yanıma geldi.Birbirimize sarıldık.Bense hâlâ aptal gibi ağlıyordum.Barış" Buradaki hiç kimseye bir şey olmayacak,anlaşıldı mı"değince hepimiz aynanda "Anlaşıldı" diye bağırdık.
-Gurbumuzun ismi güneşin koruyucuları olsun mu?
Umut bunu söyleyip bana gülümsedi.
-Madem oyunun anahtarı sensin seni korumamız lazım değil mi?
açelya da Umut'a katılarak bunları söylediğinde gözlerim doldu.Kendimi o kadar şanslı hissediyordum ki yüzümde hafif ama içtenlikli bir gülümseme oluştu.Önümüzde neler var bilmiyorum ama ben bu takımdaysam bana hiç bir şey olmaz bunu biliyorum. Bildiğim diğer şey se oyun daha yeni başlamıştı.
🔥🔥🔥
Neredeyse bir kaç gündür her şey normaldi.Tabi bizim yaşadıklarımız dışında. O sabah, yani kadının öldüğü günden sonraki sabah gözlerimi yetimhane deki yatağımda açtım.İçimden mırıldanarak,gerçekten hepsi bir kabustan ibaretmiydi diye düşündüm.Sonra aklıma diğerleri geldi.Onlar neredeydi o zaman? Bu ne şimdi?Ne oluyor?Oyun başladı mı? Yoksa kabus bitti mi? Bunu anlamanın tek bir yolu var. Onları aramak. Acaba şimdi ne yapıyorlardı?İnanın bana iki,üç saat boyunca yetimhanede onları aramadığım yer kalmamıştı.Delirmek üzereydim.Neredeler di? Ne yapıyorlardı?Acaba onlar da benim gibi korkmuşlarmıydı? En önemlisi bize bunu yapan kim? O kadar yorulmuştum ki bayılmak üzereydim ,sonra arkamdan tanıdık bir ses geldi,ama arkama döndüğümde hiç kimse yoktu.Kimdi bu?Ne istiyordu bizden?İyice korkmaya başlamıştım çünkü birazdan başıma birşey geliceğinden çok emindim.Yürüdüm sadece yürüdüm nereye gidiceğimi bilmeden ,sonra yine aynı ses ,yine aynı kahkaha ,konuşamıyordum aynı şeyi söyleyip duruyordu."Oyun Başladı" bu kelime kafamın içinde beni yiyip bitirirken ben hâlâ yürüyordum. Tabi buna yürümek denirse , uzaktan beni gören koşuyorum sanar.Bağırdım ,çık ortaya dedim ama hâlâ kimse yoktu .Sonra telefonumun çaldığını hissettim.Telefondaki isim beni sevindirmişti.Arayan Sevda'ydı hemen telefonu açtım. Konuşmaya başladım. Sevda iyi misin? Neredesin?dedim.Ses yoktu.Kelimelerimi tekrarlayarak Sevda iyi misin?Neredesin dedim.Orman'ın içinde bağırarak sonra telefondan bir ağlama sesi geldi.Bu Sevda'nın sesiydi.Ağlıyordu.Konuşmaya başladı. Korkuyorum dedi.Aklıma önce kadın, sonra gördüğüm kabus geldi.Kabusta arkadaşlarımın ölü bedenleriyle oturuyordum ve bu kabusu gören herkes' in ağzından tek bir kelime çıkıyordu. O da korkuyorum.Hemen onun yanına gitmeliydim çünkü korkunç şeyler olucaktı.Bunu biliyordum . Sonra yine telefon çaldı, bu sefer arayan Barış'tı.Bilmiyorum onun sesini duyucağım için mi yoksa onları bulduğum için mi sevindim.Ben de anlamadım.Hemen telefonu açtım. Barış endişeli ve bir o kadarda heyecenlı bir sesle konuşmaya başladı. "Neredesin? İyi misin? Birşeyin var mı?" Neden bilmiyorum ama yüzümde hafif bir gülümseme oluştu.Art arda sorduğu soruları anlayamasamda sesi beni rahatlatıyor du.Hemen kendimi toparlamak için yüzüme hafif bir tokat attım."Kendine gel Güneş.Ne yapıyorsun?"dediğim sırada Barış hâlâ bağırıyordu.Onları daha fazla korkutmadan konuşmaya başladım. "Ben iyiyim.Bir ormanın içindeyim. "dedim.Sonra arkadan Furkan'ın sesi geldi."Sevda yanında mı?" dedi.Telefon yüzünden sevdayı unutmuştum.Korkarak "hayır" dedim. Sonra telefondan,duyduğum o garip sesten ve kahkahasından bahsettim.Gözümden istemsizce bir damla yaş aktı.Sinirden delirmek üzereydim.Onlar konuşuyordu ama sesler kafamın içinde bir melodi gibiydi.Sesler giderek azalmaya başladı.Orman üstüme üstüme geldi sonra yere düştüm.Aklımda sadece Sevda vardı.Sonra yavaş yavaş bilincimi kaybettim.
Merhaba sevgili okuyucularım bugün nasıl sınız?
Bölüm nasıldı?
Sizce Güneş e ne oldu.
Sevda nerede?
Güneş ve Barış arasında geçen diyalog nasıldı?Diğer bölümde görüşmek üzere sizi seviyorum.
Eğer yazmak istediğiniz bir şey varsa lütfen yorumlara yazın. Editleri hesabımda paylaşıyorum bakmak isterseniz.
İnstagram hesabım-nisa_nurr4734
Bölüm etkileşimi
