3. bölüm · First Love

BÖLÜM 3 – Aynı Evde İlk Gece (Sessiz Gerilim)

Nova Takasugi

Gece, evin içine kulüpteki gürültüden çok daha ağır bir sessizlik bıraktı.
Arin misafir odasının kapısını kapattığında sırtını kapıya yasladı. Oda temizdi. Fazla temiz. Yatak düzgünce yapılmış, komodinin üstünde tek bir kitap, perde tam hizasında… Her şey kontrol altındaydı.
Bu, onu huzurlu hissettirmedi.
Aksine, gerdi.
Yanlış yerdeyim, diye düşündü.
Yanlış adamın evindeyim.
Ama yataktan başka bir seçeneği yoktu.
Üzerini bile değiştirmeden yatağa uzandı. Tavanı izledi. Başındaki alkol yavaş yavaş çekilirken yerine tanıdık bir huzursuzluk yerleşti. O gece olanları parça parça hatırlıyordu: kulüp, bağırış, o sert bakışlı adam…
Bakugou.
Kimse seni kurtarmak zorunda değildi, diye söylendi kendi kendine.
Ama o yaptı. Neden?
Salonda Bakugou kanepenin ucuna oturmuştu. Işıkları açmadı. Sadece mutfaktan gelen loş ışık vardı. Ellerini dizlerine dayamış, başını hafifçe öne eğmişti.
Saçmaladın, dedi kendine.
Tanımadığın birini eve getirdin.
Ama kızın yüzü gözünün önünden gitmiyordu. Meydan okuyan bakışı, “bana karışma” diyen sesi… Ama o sesin altındaki kontrol kaybını da fark etmişti.
Bakugou sinirle nefes verdi.
“Başımı belaya sokmayı seviyorsun,” diye mırıldandı. Kime söylediği belli değildi.
Saat ilerledi. Ev uyumadı.
Sadece sustu.
Arin gecenin bir vakti su içmek için odasından çıktığında ışığın hâlâ yandığını gördü. Salonda Bakugou oturuyordu. Gömleğini çıkarmıştı. Omuzları geniş, kasları belirgindi ama rahat değildi. Sanki her an kalkıp bir yere gidecek gibiydi.
Arin durdu.
Bakugou başını kaldırdı.
Bir saniyelik sessizlik.
“Uyuyamadın,” dedi Bakugou.
“Sen de,” dedi Arin.
Kimse gülmedi.
Arin mutfağa yürüdü. Su alırken ellerinin titremediğini fark etti. Bu iyi değildi. Demek ki alkol tamamen çekilmişti. Yani kaçış yoktu.
“Beni neden eve getirdin?” diye sordu, bardağı lavaboya bırakırken.
Bakugou cevap vermekte gecikti.
“Çünkü olay çıkarıyordun.”
“Bu mu?” Arin döndü. “Sosyal hizmetler mi?”
Bakugou ayağa kalktı. Aralarındaki mesafe kapandı.
“Hayır,” dedi sertçe. “Çünkü kendini koruyamıyordun.”
Arin’in çenesi sıkıldı.
“Ben zayıf değilim.”
“Ben de öyle demedim.”
“Öyle davrandın.”
Bakugou’nun sesi yükselmedi ama sertleşti.
“Sen sarhoştun. Gerçek bu.”
“Gerçek hoşuna gidince mi gerçek oluyor?”
Bu söz havada asılı kaldı.
Bakugou bir an bakışlarını kaçırdı.
Sonra tekrar Arin’e baktı.
“Yarın gidersin,” dedi. “Bu bir geceydi. Bitti.”
Arin güldü.
Ama bu kez alay yoktu. Kırıklık vardı.
“Her şey senin kontrolünde olmak zorunda mı?” diye sordu.
Bakugou cevap vermedi.
Çünkü cevabı hoş değildi.