4. bölüm · FAKO

4.Bölüm – Nurten Teyze’nin Telefonu

Ayaz Kibaroğlu

4. Bölüm – Nurten Teyze’nin Telefonu
Bizim evde telefon yok. Zaten olsa da çoğu zaman şarj edecek priz boş olmazdı. Ama köyde herkes bilir; önemli bir şey olursa Nurten Teyze’ye haber gelir.
Nurten Teyze köyün ortasındaki küçük bakkalı işletir. Hem ekmek satar hem haber.
O akşam hava erken kararmıştı. Ben sobanın yanında test kitabına eğilmişken kapı hızlı hızlı çalındı.
Kapıyı açtığımda karşımda Nurten Teyze vardı. Nefes nefeseydi.
“Tuna! Çabuk gel oğlum. Seni arıyorlar.”
Kalbim bir an durdu.
“Kim?” diyebildim sadece.
Yüzüme baktı. O bakışı daha önce görmemiştim.
“Baban.”
Dünyadaki bütün sesler sustu sanki.
Ayakkabılarımı bile tam giymeden koştum. Köy yolu çamurluydu ama umurumda değildi. Nurten Teyze’nin bakkalına vardığımızda içeri girdim. Küçük dükkânın arkasındaki sandalyede telefon masanın üstündeydi. Eski model, tuşlu bir telefon.
Nurten Teyze telefonu bana uzattı.
“Konuş,” dedi yavaşça.
Elim titriyordu.
“Al… alo?”
Birkaç saniye sessizlik oldu. Sonra derin, yabancı ama bir yerden tanıdık gelen bir ses.
“Tuna…”
Dizlerim zayıfladı. Sandalyeye oturdum.
“Baba?” dedim. Sesim çocuk gibiydi.
Karşı taraftan kısa bir nefes sesi geldi.
“Büyümüşsün,” dedi. “Sesin değişmiş.”
Boğazım düğümlendi. Söyleyecek yüzlerce şeyim vardı ama hiçbirini söyleyemedim.
“Neredesin?” diyebildim sonunda.
Cevap hemen gelmedi.
“Şimdi bunu bilmen doğru değil,” dedi.
İçimde bir öfke kıpırdadı.
“On üç yıldır doğru olan ne baba?” dedim istemeden.
Telefonun diğer ucunda uzun bir sessizlik oldu.
“Denemede birinci olmuşsun,” dedi sonra.
Yüreğim sıkıştı.
“Evet,” dedim. “Nereden biliyorsun?”
“Bilmem gerekiyor,” dedi sadece.
Sanki biri ona haber veriyordu. Ya da gerçekten bizi uzaktan izliyordu.
“Niye gittin?” diye sordum. Bu soruyu yıllardır içimde taşıyordum.
Ses tonu değişti.
“Seni korumak için,” dedi.
Bu cevap beni daha çok karıştırdı.
“Kimden?” diye sordum hemen.
Tam o sırada hat cızırtılı bir ses çıkardı. Bağlantı zayıfladı.
“Tuna, dikkatli ol…” dedi babamın sesi.
“Ne demek dikkatli ol? Baba? Baba!”
Hat kesildi.
Telefonun ekranında “Arama Sonlandı” yazıyordu.
Elim hâlâ telefondaydı. Nurten Teyze yüzüme bakıyordu.
“Konuşabildin mi?” diye sordu.
Başımı salladım.
Eve dönerken kafamda tek cümle dönüyordu:
“Seni korumak için.”
Kimden?
Ve neden şimdi?
O gece test kitabını açtım. Matematik soruları önümdeydi ama aklım başka yerdeydi.
Belki LGS sadece bir sınav değildi.
Belki biri benim kazanmamı özellikle istiyordu.
Ve belki de… biri benim kaybetmemi de istiyordu.