Emanet kitap kapağı

5. bölüm / 5

Emanet

5.Bölüm

Vaveyla Yazarı: Elyra Y28

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 5.Bölüm

Kuzey gözlerini üzerimden ayırmadan birkaç saniye daha öylece durdu.

Telefonu hızla kilitleyip arka cebime koydum.

“Ne oldu?” diye sordu.

“Hiç.”

Sesim, çıkar çıkmaz bana bile yabancı geldi.

Kuzey birkaç adım atarak bana doğru yaklaştı.

“Telefonuna bir şey mi geldi?”

“Hayır.”

Kaşlarını hafifçe çattı.

“Eylem.”

“Ne?”

“Bana bakmıyorsun.”

Bir an sustum.

Çünkü haklıydı.

Az önce okuduğum iki kelime kafamın içinde dönüp duruyordu.

Kuzey'e güvenme.

Ama kim göndermişti?

Ve daha önemlisi, bunu nereden biliyordu?

Kuzey'in gözlerine baktım. İlk kez, karşımdaki insanı gerçekten anlamaya çalışıyordum.

Belki de bu sadece saçma bir oyundu.

Belki de Kuzey gerçekten sandığım kişi değildi.

Ya da...

Tam tersine, bilmem gereken bir şey vardı.

“Bir şey soracağım,” dedim.

“Öyle ciddi söyleyince korktum.”

“Sen benden bir şey saklıyor musun?”

Yüzündeki ifade bir anda değişti.

“Bu da nereden çıktı?”

“Cevap ver.”

Kuzey birkaç saniye boyunca sessiz kaldı. Ardından gözlerini kaçırmadan konuştu.

“Aramız iyi olmasa da bu konuda senden bir şeyler saklayacak değilim.”

“Öyle olsun.”

Tam o sırada kapı açıldı.

Annem içeri girdiğinde Kuzey'i görünce şaşkınlıkla bana baktı.

“Kuzey de gidiyordu şimdi,” dedim hızla.

Kuzey, ne olduğunu anlamamış gibi önce bana, ardından anneme baktı.

“Nuray teyzem, naber?” dedi, sanki az önce aramızda hiçbir şey konuşulmamış gibi cıvık bir ses tonuyla.

Annem kaşlarını kaldırdı.

“İyi oğlum, hayırdır?”

“Şeyy... Yarın için plan yapıyorduk. Hastaneye, rapor almaya gideceğiz falan.”

Annem yandan baktı ve cevap vermeden mutfağa doğru ilerledi.
Sevmediğini belli etmek deyince de annemdir yanii.

Kuzey ise arkasından kapıyı kapatıp bana döndü.

"Annen beni çok seviyor sanırım"

Bi tur da ben küfreder gibi bakınca Kuzey sustu.
Ardından mesaj konusunu rekrardan açtı

“Anlat şimdi. Ne gizliyorsun?”

“Ne gizleyeceğim be senden? Sadece senin benden bir şey gizleyeceğini düşünüyorum, o kadar.”

"Bu kadar mı"

"Evet"

“Öyle olsun.”

“Öyle zaten.”

İkimiz de birbirimize ters ters bakıyorduk.

Kuzey kapıya yöneldi.

“Ben gideyim artık. Malum, annen yanlış anlamasın. Yiğit de uyuyor zaten.”

“Bence de. Zaten bugün sana fazlasıyla katlandım.”

Kuzey kaşlarını kaldırıp sırıttı.

“Aa, çok ayıp. İnsan evleneceği adama böyle der mi?”

“Gerçekten evlenmiyoruz, farkındasın değil mi?”

“Biliyorum. Sadece şakaya vurmam gerekiyor. Çünkü fazlasıyla komik. Seninle evleneceğimi bir hafta önceki Kuzey'e söyleselerdi, eşek şakası yaptıklarını söylerdi.”

“Merak etme, bir hafta önceki Eylem'e de aynı şeyi söyleselerdi o da gülerdi.”

“Demek gülerdin?”

“Gülmekten çok dalga geçerdim.”

“Şu an yaptığından farklı bir şey değil yani.”

“Kesinlikle değil.”

Kuzey başını iki yana sallayıp kapının koluna uzandı.

“İnsan biraz olsun müstakbel eşine saygı gösterir.”

“Sen önce müstakbel eşin lafını kullanmayı bırak.”

“Neden?”

“Çünkü sinirimi bozuyor.”

“Demek işe yarıyor.”

Gözlerimi devirdim.

“Sen gerçekten çekilmez bir insansın.”

“Bunu daha önce de söylemiştin.”

“Çünkü her gördüğümde kendime tekrar hatırlatmam gerekiyor.”

Kuzey kapıyı açtı.

“Yarın 9 da hazır ol"

“Emredersin!"

Kuzey, son söylediğime karşılık yalnızca güldü.

“Yarın görüşürüz .”

“Kapı orada.”

Elini havada sallayarak evden çıktı. Kapı kapandığında arkasından derin bir nefes verip kapıya yaslandım"

Sonunda gitmişti.

Koridorda birkaç saniye öylece durduktan sonra odama geçtim. Telefonumu cebimden çıkarıp ekrana baktım. Bir süre önce gelen mesaj hâlâ aklımdaydı.

Kuzey'e güvenme.

Mesajı tekrar açtım. Gönderen numara rehberimde kayıtlı değildi. Kim olduğunu öğrenmenin bir yolu var mıydı, bilmiyordum.

Belki gerçekten hiçbir şey saklamıyordu. Belki de yalan söylemekte sandığımdan çok daha iyiydi.

Telefonu yavaşça yatağın üzerine bıraktım ve yatağa uzandım.

Şimdilik yapabileceğim tek şey, kiminle uğraştığımı öğrenene kadar dikkatli olmaktı. Kuzey'e güvenmek gibi bir niyetim yoktu. Zaten ona güvenmek, başıma alabileceğim en büyük bela olabilirdi.

Pencereye yaklaşıp dışarı baktım. Hava çoktan kararmıştı.

Harika.

Günün daha kötü geçemeyeceğini düşünüyordum ama Kuzey söz konusu olduğunda bu konuda iddialı konuşmamak gerektiğini biliyordum.

Perdeyi kapatıp yatağıma döndüm. Telefonumu sessize aldım ve komodinin üzerine bıraktım.

Yarın uzun bir gün olacaktı.

Ve ben, daha başlamadan bu günden nefret etmeye başlamıştım

"Ertesi sabah..."

Hazırlanmış aynadan kendime bakıyordum aynı şekilde Yiğitte bana bakıyordu. O kadar tatlı bakıyordu ki insanın yanaklarını ısırası geliyordu resmen. Telefonun çalmasıyla Yiğit'i bırakıp, telefonu aldım.

"Hazırsanız inin ben aşağıdayım"

"Hazırsanız derken,kimden bahsediyorsun"

"Sen ve canım yeğenim Yiğitten bahsediyorum"

"Yiğit'e annem bakıyor küçük çocuğu kendimizle mi gezdircez"

"Bizimkiler bakacak Yiğite"

"Neden"

"Torunları ya hani bugün de bizimkiler ilgilensin. Hem annem- "

"Peki"

Telefonu kapatıp Yiğit'i de alıp evden çıktım.Kuzey ise arabada bizi bekliyordu.Arabaya binip kemerimi takarken Kuzeyin bakışları üzerimden ayrılmıyordu.

"Ne bakıyorsun"

"Neden telefonu yüzüme kapatıyorsun be deli"

" Çok konuşma diye "

"Hah çok komiksin... Yiğitcim sen bu cadaloz halana benzeme emi, bak yakışıklı fıstık gibi dayın varken halana benzersen bozuşuruz benden demesi "

Derin bir nefes alıp Kuzey'e baktım Kuzey ise uzatmadan yola döndü.

*Birkaç saatin ardından*

Hastaneye geldiğimizde Kuzey hiç tereddüt etmeden danışmaya yöneldi. Bense peşinden giderken etrafa göz gezdiriyordum.

Kuzey, danışmadaki görevliye bir şeyler söyledikten sonra telefonunu çıkarıp birini aradı.

“İki dakikaya geliyorum,” deyip telefonu kapattı.

“Kimdi?” diye sordum.

“Doktor arkadaşım.”

“Burada mı çalışıyor?”

“Yok Eylem, hastanede çalışmayan doktor arkadaşımı çağırdım. Beraber kantinde oturacağız.”

Ona ters ters baktım.

“Çok komiksin gerçekten.”

“Biliyorum, senin de hoşuna gidiyor.”

Cevap vermeye hazırlanırken koridorun sonundan bir adam bize doğru geldi. Kuzey'i görünce gülümsedi ve elini uzattı.

“Ulan, sonunda yüzünü gördük.”

Kuzey onunla tokalaştı.

"Nasılsın?"

"İyi ya asıl seni sormalı"

“Çok şükür iyiyim bende. Şu bizim rapor işini halledebilir miyiz?”

Adamın bakışları bana kaydı. Önce beni süzdü, sonra tekrar Kuzey'e döndü.

Adamın bakışları bana kaydı. Önce beni süzdü, sonra tekrar Kuzey'e döndü.

“Bir dakika. Bu mu?”

Kuzey kaşlarını kaldırdı.

“Ne bu mu?”

“Bahsettiğin kız.”

Kuzey'in yüzündeki sırıtış bir anda büyüdü.

“Maalesef.”

Koluna sertçe vurdum.

“Maalesef mi?

Doktor kahkaha attı.

“Daha şimdiden böyleyseniz işiniz var sizin.”

" Uğraşıcaz mecbur" dedi Kuzey.

Doktorun odasına girdik ve birkaç dosyayı eline alıp baktı bir yandan da Kuzey ile konuşuyordu.
Ne çok arkadaşı var bunun da. İnsanın bir tane,iki tane arkadaşı olur. Bende bir ara babamın tanıdıkları ile sohbet muhabbet edeyim de çevrem genişlesin bari bizde boş durmayalım.

"Kan vermek için alt kata inmelisiniz merdivenleri inince direkt karşınızda olacak zaten"

"Ne? "

Kan verme sözünü duyunca otomatikmen beynim oraya dikkat kesildi.

"Kan vermek için alt kata inebilirsiniz dedim"

"He tamam" dedim sanki duymadığım için sormuşum gibi ama Kuzey anlamış gibi bana baktı.

Odadan çıktığımızda bana daha garip bakıyordu

" Ne bakıyorsun"

" Eylem"

" He"

" Sakın ha sakın bana iğneden korktuğunu söyleme"

" Abart. Yani sadece uzun zaman oldu kan vermeyeli ve benim kanım az olduğu için-
Ben sana niye açıklama yapıyorum ya "

"Tamam tamam sormadım."

Aşağıya inip sıra aldık ve oturup beklemeye başladık

" Senin numaran kaç?"

" 44 ya senin?"

" 43 ama sen önce gir"

Anlamayan bakışlarla " peki" dedi.

Ekranda 43 yanınca içeri geçtik

Hemşire hiç damar aramakla uğraşmadı çünkü Kuzeyin kolundaki damarlar navigasyon misali baya belirgindi. Kadın iğneyi deriye geçirdiği gibi gözlerim kapandı bakamadım.

"Eylem iyimisin"

"Evet sadece gözlerim yoruldu onları dinlendiriyorum"

Hemşire çaktırmadan gülerken Kuzey ise pamuğu bastırıp koltuktan kalktı

" Bitti mi? Ne kadar çabuk, e hadi gidelim"

Arkamı döndüğüm an Kuzey yakamdan tutup geri çekti ve koltuğa oturttu.

İğne battığı anda hiç beklemediğim bir çığlık kaçıverdi ağzımdan. Elimle ağzımı kapatırken bir yandan bakmamaya çalışıyordum.

Kuzey gülmemek için kendini zor tutarken benim gözlerimden yaşlar akmaya başlamıştı.

Utançtan yerin dibine girmek üzereyken çok şükür tüp doldu ve kalktım.

Hızla gözlerimi sildim ve odadan çıktım Kuzey ise yüzünü gizleyerek peşimden geliyordu

"Rezilsin Eylem"

" Of sus başka ne var"

"Git arabaya bin, git"

Hızla hastaneden çıkıp arabaya ilerledim

"Eli ağırdı ondan boyle oldu yani eminim seninde ağrıyordur da bilerek gizliyorsundur"

"Eylem"

"Ne"

"Yanlış yere gidiyorsun, o kapıdan değil"

"Olur öyle şeyler" diyerek çıktım.

"Benim arkadaşla konuşmam gerek sen arabada bekle"

Kafamı salladım ve arabaya bindim.

Yaklaşık 10 arabada tek başıma oturup düşündüm ve sorularım birikmişti.

Nasıl evlenmeyi bu kadar çabuk kabullendik?

Abime ne oldu?

Ne zaman dönecekler?

Kuzey ile ilgili gelen mesaj kimden geldi?

Ve ne kadar doğru?

Sorular çoğalırken Kuzey elinde bir şekerle geldi.

" Ali senin için verdi al."

"Arkadaşınmı"

"Evet"

" Yaaa şuan çok sevdim doktorumu?"

" Doktorunu" dedi şaşkın bir şekilde.

" Evettt"

Kuzey garip garip bakarak arabayı çalıştırdı.

" Yarın yada ertesi gün evleniriz büyük ihtimalle haberin olsun"

Şekerimin paketini sakince açtım.
" Biz nasıl bu kadar çabuk kabullendik bu evliliği bizimkiler hasım değilmi onlar nasıl kabullendi yada belkide abimler yakında gelecek neden hemen evleniyoruz ki ayrıca yiğite biz nasıl bakıcaz ki kendimize daha zor bakıyoruz?"

Kuzey hangi soruya cevap vereceğine şaşırmış bir ifadeyle bakakaldı Ardından arabayı çalıştırıp bir yandan soruları tek tek cevaplamaya başladı

" Öncelikle Yiğit ikimize emanet edildiğine göre kısa sürelik birşey değil bu yani gelmeleri uzun sürebilir ve nasıl bu kadar hızlı kabullendiğimiz hakkında bir fikrim yok ama bizimkiler kavgalı diye bizde düşman olmuyoruz son olarak sen kendine bakamıyor olabilirsin ama ben kendime gayette iyi bakıyorum yanisii sen kendi haline yan"

Susup şekerimle uğraşırken gelen bildirim sesiyle sessizlik bozuldu.

Telefonu açtığımda gelen bildirim yine bilmediğim bir numaradandı

" Yiğit tehlikede"

( Bölüm bittiii tavsiyeleriniz varsa dikkat ederim)

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

0okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18