EL OĞLU: texting kitap kapağı

24. bölüm / 31

24. Bölüm

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 31Şu an: 24. Bölüm

24. Bölüm

Elçin: Günaydın bayım.

El oğlu: Günaydın, yavrum.

El oğlu: Sabahın saat yedisinde üç çağrıyı dokuza yakın mesajı neye borçluyuz acaba?

Elçin: Bugün benimle vakit geçirmek istemez misin?

El oğlu: İsterim tabii ki, sorman bile kabahat.

El oğlu: Ama ilk önce okula gitmem gerek.

Elçin: Bende onu diyorum işte.

El oğlu: Neyi diyorsun yavrum, sabahın köründe bilincim açık olmasa gerek çünkü dediklerinden hiçbir şey anlamadım.

Elçin: Bende seninle okula gelebilir miyim?

El oğlu: Pardon?

El oğlu: Yeni gelirsin gelmesine ama ben dersteyken tek başına sıkılmaz mısın?

Elçin: Derslere girmek istiyorum.

El oğlu: Yavrum sen dün ne izledin?

El oğlu: Öğretmen- öğrenci konulu film izlediysen baştan söylüyorum onlar hiç etik değil.

Elçin: Ay yok.

Elçin: Öyle şeyler izleyecek kadar kafayı yemedim ama dün bir psikoloji temalı film izledim ve oradaki karakter korkularının üzerine giderek daha mutlu bir hayatı olduğunu söyledi ben de denemek istedim.

El oğlu: Senin de korkun okul mu?

Elçin: Hayır, matematik dersi.

El oğlu: Şaka!

Elçin: Değil valla. Benim lisede en korktuğum ders matematikti ve ben de matematik derslerinin olduğu günlerde okula gitmezdim zaten bu yüzden okulda kaldım.

El oğlu: Özel değilse neden korktuğunu öğrenebilir miyim?

Elçin: Çünkü çözemediğimiz sorularda dayak atıyordu.

Elçin: Benim de matematik dersim hep kötüydü.

Elçin: Haliyle de dayak yemekten kaçamazdım.

El oğlu: Kurban olurum ben sana.

El oğlu: Avucuna değen her darbeyi öpmek isterim.

Elçin: Yapmadığın şey sanki.

Elçin: E, ne diyorsun gelebilir miyim?

El oğlu: Müdürle konuştuktan sonra sana dönüş yapsam olur mu?

Elçin: Olur, bekliyorum.

El oğlu: Seni seviyorum.

Görüldü.

El oğlu: Sordum, yavrum. İzin verdi.

Elçin: Ne dedi de izin verdi acaba?

El oğlu: Psikologun önerisi ile bir arkadaşım
travmalarının üzerine gitmek istemiş. Travması da matematik hocasıymış, benden dersine gelebilir miyim diye rica etti ben de size sormak istedim, dedim.

El oğlu: Başka ne diyebilirim ki.

Elçin: Teşekkür ederim.

El oğlu: Hazırlan yavrum, beş- on dakikaya oradayım.

Elçin: Hazırım ki ben.

El oğlu: Bak sen, izin vereceğine bu kadar emin miydin?

Elçin: Müdürün izin vereceğinden emin değildim ama senin ne yapıp ne edip istediğini gerçekleştireceğini biliyordum.

El oğlu: Beni bu kader iyi tanıman, gururumu okşadı.

Elçin: Kapıdayım, hızlı ol yoksa geç kalacağız.

El oğlu: Ne…?

El oğlu: Hangi kapıdasın.

Elçin: Sizin kapınızın önündeyim.

Görüldü.

Elçin: Yalan söyleyip söylendiğimi test etmek için mi perdeyi açıp aşağıya baktın yoksa güneşi mi selamlıyorsun.

El oğlu: İçimi yakıp kavuran, güneşimi selamlıyorum.

Elçin: Parmakların değil, elin çalışsın üzerinde hala atlet var ve eminim ki seni okula atletle almıyorlar.

El oğlu: Aslında üzerimde atlette yoktu ama sen aşağıdayım deyince elime geçen ilk şeyi üzerime geçirdim.

Elçin: Ahmet, zahmet olacak ama biraz hızlı olur musun?

El oğlu: Tamam yavrum ama sen de güneşin altında bekleme.

El oğlu: Biraz geriye git yavrum, anahtar başına gelmesine.

Elçin: Bu anahtar n’için?

El oğlu: Arabada beklemen için, hadi sen beni arabada bekle bende geliyorum.

Elçin: Tamamdır.

*Saatler sonra*

Elçin: Okulda söylemedim ama çok iyi bir öğretmensin.

Elçin: Benim senin gibi bir hocam olsaydı şayet, matematik bir kabus değil de bir kurtuluş olurdu benim için.

El oğlu: Şimdi de kurtuluş olabilir ki.

El oğlu: İstersen seni çalıştırabilirim ve sende o okulu bitirebilirsin.

Elçin: Ay yok, şu anki hayatımdan çok memnunum.

Elçin: Zaten okulu bitirmiş olsaydım da üniversiteye gitmezdim ki.

Elçin: Okul pek ilgimi çekmiyor.

El oğlu: Ama kitap okumayı seviyorsun?

Elçin: Kitap okumak, onları sevmek o dünyanın içinde yolculuk yapmak çok başka, okumak ise bambaşka.

Elçin: Kaldı ki bence zaten herkes okumamalı.

Elçin: Bir alan, bir şeye yeteneği olanlar okumalı. Şimdilerde kan görünce bayılan insanlar bile sırf puanları tutuyor diye hemşirelik okuyor.

Elçin: Herkesin kendi düşüncesi ama, bence çok saçma bir sistem bu ve ben de bu sistemi gördüğüm her an iyi ki okulda kalmışım diyorum.

El oğlu: Eleştirelecek çok fazla yönü var ama şu an bunları anlatıp canını sıkmak istemiyorum.

Elçin: İyi madem, o zaman tekrar teşekkür ederim.

El oğlu: Ne demek yavrum, sen iste yeter ki.

Elçin: Öğrencilerin seninle gurur duyuyor ve senin gibi olmak için can atıyorlar.

Elçin: Ama tüm bunları benden duymadım.

El oğlu: Asla, bana tüm bunları dertli kuşum söyledi.

Elçin: Bu güzeldi.

El oğlu: Sen hep güzelsin ki zaten.

Elçin: İyi geceler.

El oğlu: İyi geceler yavrum, seni seviyorum.

Görüldü.

BÖLÜM SONU.

Nasıl buldunuz bölümü?
Bölüm hakkındaki düşünceleriniz neler?

Ahmet yavrum dediği her an ben🫠 hem yazarken ham de okurken bir karaktere bu kadar âşık olmazsın, Ay. Oluyorum valla 🥰

Şimdilik bu kadar, mutlu huzurlu ve en önemlisi sağlıklı kalın.

Yarın, yeni bölüm ile görüşmek üzere. ❤️🔥Spoiler ve alıntılar için beni İnstagram ve X’den takip etmeyi unutma. Hesap isimi: Aycelebininhikayeleri.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

43okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…