Bölümler 31Şu an: 22. Bölüm
- 1 1. Bölüm239 kelime
- 2 2. Bölüm228 kelime
- 3 3. Bölüm375 kelime
- 4 4. Bölüm343 kelime
- 5 5. Bölüm378 kelime
- 6 6. Bölüm285 kelime
- 7 7. Bölüm586 kelime
- 8 8. Bölüm359 kelime
- 9 9. Bölüm407 kelime
- 10 10. Bölüm589 kelime
- 11 11. Bölüm392 kelime
- 12 12. Bölüm308 kelime
- 13 13. Bölüm441 kelime
- 14 14. Bölüm314 kelime
- 15 15. Bölüm537 kelime
- 16 16. Bölüm491 kelime
- 17 17. Bölüm431 kelime
- 18 18. Bölüm658 kelime
- 19 19. Bölüm550 kelime
- 20 20. Bölüm642 kelime
- 21 21. Bölüm623 kelime
- 22 22. Bölüm633 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 23. Bölüm856 kelime
- 24 24. Bölüm745 kelime
- 25 25. Bölüm668 kelime
- 26 26. Bölüm683 kelime
- 27 27. Bölüm726 kelime
- 28 28. Bölüm558 kelime
- 29 29. Bölüm505 kelime
- 30 30. Bölüm634 kelime
- 31 Final695 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
22. Bölüm
El oğlu: Sabah şerifleriniz hayırlı olsun, Elçin hanım.
Elçin: Size de Ahmet bey.
Elçin: De, böyle uyandırılmanın sebebi nedir acaba?
El oğlu: Kafamdaki planların gerçekleşme ihtimalleri.
Elçin: Ya planda bir aksaklık olursa?
El oğlu: Ne gibi bir aksaklık?
Elçin: Ya ben gelmezsem.
Elçin: Dahası, gelemezsem…
El oğlu: O ne demek öyle?
Elçin: Ne bilim, dahası kötü bir rüya gördüm ve bu rüya beni ölümü düşünmeye itiyor.
El oğlu: Rüyanı söyleme Allah korusun sonra gerçek olur.
El oğlu: Ama kötü de düşünme, elinden geldiğince rüyayı unutmaya çalış.
Elçin: Unutamıyorum.
Elçin: Saatlerdir unutmak için çabalıyorum ama dakika başı aklıma geliyorum.
Elçin: Aklım benimle oyun oynuyor ve unutmamam için kırk takla atıyor.
El oğlu: Kitap okusan…
El oğlu: Yani en azında ben, kitap okurken her şeyi unutuyorum belki sana da faydası olur.
Elçin: onu da denedim, kırk sayfasını okudum ama okuduğum şeyleri de düşünerek okuduğumu fark ettiğimde kitabı bıraktım.
El oğlu: Peki seni, neler düşünmekten alıkoyar?
Elçin: Bilmiyorum ama sanırım evden uzaklaşmak.
Elçin: Ki, bende şimdi hazırlanıp kitapçıya gidecektim.
El oğlu: Peki kitapçıya gitmesen de ben seni alsam…
El oğlu : Birlikte pikniğe gitsek…?
El oğlu: Ama seni zorlamak istemiyorum.
El oğlu: Yok, edersen asla ısrar etmeyeceğim.
El oğlu: Teklifim, kafanı dağıtmak için öylesinde sorduğum soruydu. İçimden ne geliyorsa öyle davran lütfen.
El oğlu: Kabul etmek zorunda değilsin, bunu tekrar belirtmek isterim.
Elçin: Hm… Piknik doyursun?
Elçin: Yiyecek, içecekleri kim hazırlayacak…?
El oğlu: Ben hazırlarım.
Elçin: Tamam o zaman.
Elçin: Şu an en mantıklı olan, seninle pikniğe gitmem.
Elçin: O yüzden telifi kabul ediyorum.
Elçin: Seninle pikniğe gelirim.
El oğlu: Heyt be yavrum.
El oğlu: Yanımda olsaydın eğer, çeker öperdim alnından senin.
Elçin: Yalnız, ileri gitmeyelim lütfen.
El oğlu: Ne var ki bunda, sanki hiç yapmadığımız şey.
Elçin: Öyle de…
Elçin: Söylemekle yapmak aynı şey mi, Allah aşkına?
El oğlu: Haklısın.
El oğlu: Bir daha sık sık öperim ki, hatırlatmayayım.
Elçin: Hahahahah
Elçin: Ay, daha fazla oyalama beni be adam.
Elçin: Hazırlanmam gerek.
El oğlu: Senin, be adam diyen dudakların bal yesin.
El oğlu: Aşağıdayım, seni bekliyorum.
Elçin: O hâlde biraz daha beklemen gerek.
Elçin: Malüm, Siri’yle yazınca trip yediğim için kendim yazıyorum.
El oğlu: Benim için yorulan her parmağını teker teker öpesim geliyor.
El oğlu: Hep iyi ki’m olacaksın yavrum.
Elçin: Umarım, el oğlu. Umarım hayal kırıklığına uğramazsın.
*Saatler sonra*
Elçin: Bugün için teşekkür ederim.
Elçin: İnanılmaz güzel vakit geçirdim.
El oğlu: Teşekkürün kabul olundu bile.
El oğlu: Güzel vakit geçirdiğine ise pek emin değilim?
Elçin: Ne demek istiyorsun.
El oğlu: Canını sıkmak için orada sormadım ama…
El oğlu: Sormazsam da içim içimi yiyecek o yüzden sormak zorundayım.
El oğlu: Seni kıracak, üzecek bir şey mi yaptım?
Elçin: Hayır, tabii ki.
Elçin: Nereden çıkardın?
El oğlu: Gün içerinde hep solgundun.
El oğlu: En başta rüyandan dolayı dalgın olduğunu sandım ama sonra…
El oğlu: Sana sordum, sen istedin. İsteğin ile seni öptükten sonra ağladın Elçin.
El oğlu: Kırıyor muyum seni? Eğer öyleyse söz veriyorum bir daha istesen dahi yaklaşmam sana.
Elçin: Saçmalama.
Elçin: Dediğin gibi sadece rüyanın etkisiydi.
El oğlu: Değildi.
El oğlu: Seni tanıyorum, hatta seni senden bile daha iyi tanıyorum.
El oğlu: Normalda asla hayır diyemeyeceğin tatlıdan bir dilim bile almadın.
El oğlu: Hep dalgındın, gülüyorsun ama gülüşünün altında burukluk yatıyordu. Gözlerin bana bakarken parlarken bir anda doluyo ve ben bunlara şahit oluyorum.
Elçin: Seninle ilgili değildi.
Elçin: Yemin ederim ki seninle alakalı değildi.
Elçin: Hatta bugün, benim hayatım boyunca yaşayıp yaşayabileceğim en güzel gündü.
Elçin: Sana kızgın da değilim, üzgünde.
Elçin: Sadece rüyanın etkisindeyim.
Elçin: Bir gün ölmemden korkmuyor musun?
Görüldü.
BÖLÜM SONU.
Nasıl buldunuz bölümü?
Bölüm hakkındaki düşünceleriniz neler?
Bence Elçin kafasında çok kuruyor, bıraksa ya kendini Ahmet’in koluna…
Şimdilik bu kadar, mutlu huzurlu ve en önemlisi sağlıklı kalın.
Yarın, yeni bölüm ile görüşmek üzere. ❤️🔥
Spoiler ve alıntılar için beni İnstagram ve X’den takip etmeyi unutma. Hesap isimi: Aycelebininhikayeleri.
Bölüm etkileşimi
