8. bölüm · Derin Bir Okyanus

Bana Bakan Yabancı Gözlere Baktığımda Ölmüstüm.

Aşeka 13

Dedublüman , Can kazaz_Bunca Yıl- Debub Sesions

Onunla yaşayarak yapıcaktım.

Dört hafta olmuştu. Üç hafta boyunca kontroleri dışında bir şey olmamıstı, taburcu olurken beni cumartesi günü Gökhan denen adamın beni alcağını söylemişti. İlk başta çok umursamasamda , Gökhan denen adamın katil olduğu aklıma geldiğinde bütün bedenim tedirginlikle gerildi. Ve en büyük sorunu bu adam benim kalcağım evde de vardı. Bir hafta boyunca beyninde senorya kurup durmuştum.

Ben yabancı bir eve gidicektim.m

Nasıl olcaktı bilmiyordum. Pişmanmıyım ? Bilmiyordum. Bir yanım deli gibi pişman olduğumu bağırıp duruyordu , diğer yanım ise suskun.

Suskun tarafım beynimi daha çok kurculuyordu.

...

Alazdan...

Neden birden teklifimi kabul etmişti , kararını değiştiricek ne olmuştu , bilmiyordum ama ne olduysa benim icin iyi olmuştu , onun içinde iyi olması için uğraşıcaktım. Elimden gelenin daha fazlasını yapıcaktım.

İnsan değişirdi. Gece değişmiydi ? Bunca yıl geçmişti , benim tanıdığım küçük Gece olmucaktı karşımda. Karşımda büyümüş , daha çok küçükken ölümle tanıştığını sanan , Zeki bir kadın olucaktı karşımda.

Yıllarca kaçmıştım ondan , karşısına cıkıca beni tanır diye korkmuştum. Ondan kaçarken onu en çok arayan bendim.

Bizi bir ölüm ayırmıştı , bizi tekrar karşılaştıran şey yine ölüm olmuştu...

Gelmesine çok az kalmıştı , sadece ben değil içimdeki küçük Geceye aşık olan küçük Alazda heycanlamıştı. Geldiğinde ne yapıcaktım ? Acaba hâlâ değişmeyen huyları varmıydı. Küçükken komşulara gittiğimizde her zaman mutfakta yanlız yemek yerdi. Yabancı olduğu ortamda yemek yemeyi sevmezdi. Acaba hâlâ aynı mıydı?

Odasını hazırlatmıştım , bütün çalışanları uyarmıştım , ne çok resmi olcaklardı ne çok samimi. Çalışanlarım nasıl davrancağını bilirdi peki ben nasıl davrancaktım.

Samimi davransam evinde gibi hisseder miydi ?

O benim evimdi , yurdumdu.

Ben onun bir şeyi olabilecek miyimdim ?

Ben onun hiçbirşeyi , o ise benim herşeyim

Onun evi bu duvar ve çatı olucaktı , benim evim ise O

Kapı çaldığında oturduğum yerden hızlıca doğruldum. Gökhan ve Gece gelmişti , koşarcasına kapıya gittigimde , Aysel abla kapıyı çoktan açmıştı. Kapının önüne geldiğimde , Gökhanın arkasındaki Geceyi gördüm.

Kalbim istemsiz hızlı atmaya başlamıştı. Karşı taraftan kalp atışlarımın sesinin duyuldugundan korkmuştum. Gecenin gözleri tedirgin, meraklı bir şekilde bakıyordu. Kalbimde tutsak olmuş küçük Alaz ona sarılmamı deli gibi bağrırken. Onun bana yabancı olduğunu unutmuştu.

Sesizdim , sesizdik

O yabancı olduğum için susuyordu

Bense onu tanıdığım için susuyordum

Biz iki yabancı değildik. Biz yabancı olmaya mahkum olan insanlardık. Bundan sonra hikayemiz ne olurdu bilmiyordum , ne yaşıcaz bilmiyorum. İşte bundan korkuyordum , karşısına bu yüzden cıkmamıştım , hep uzaktan izlemiştim Geceyi.

Onu en çok tanıyan benken , belkide ona en yabancı kişi bendim. Bu kurşun acısındak daha çok canımı yakıyordu. Bu yıllar önce altında kaldığım enkazdan daha çok boguyordu. Hayatta kalmayı ögrediğim ada' da , yabancı bir okyanusa itilmişim gibi hissediyordum. Oysa o okyanusda boğulmayan tek boğulmayan bendim , o Okyanusu ezbere bilen bendim.

Ben Okyanusu unutamamışken. Okyanus beni içine çekip unutmuş hatta yok etmişti.

Beni öldü olarak biliyordu ama asıl o bana bakan yabancı gözlere baktığımda ölmüstüm.

O gün ilk defa keşke enkazın altından cıkmasaydım dedim. Ben okyanusun içine çekilmek istiyordum hemde her şeyden çok ama ben okyanusta içine çekilip unutulmak istemiyordum.

Gökhan arsmızdaki sesizli bozarak "abi içeriye geçelimi ? Yoksa Gece hanıma dışarıya cadırmı kuralım?" Dedi. Gözlerimi Geceden ayırıp "Gece hanım için değilim ama kendin için cadır kurabilirsin Gökhan." Dedim.

Gökhan kapıdan içeriye girmişti. Gece biraz tereddüt etsede yavaş adımlarla o da içeriye girmişti.Aysel abla küçük bir tebessüm ve baş selamıyla kapıyı kapatıp mutfağa döndü , Gökhan mutfaktan gelen kokuları fark etmiş gibi "abi bana müsaade" diyip evi inleticek şekilde "Aysel ablam" diye bağırarak mutfağa koşmuştu.

Gece hâlâ sesiz bir şekilde dururken onunla koridorda yalnız kaldığım aklıma geldi. Saygısızlık olmasın diye içimden söverken. Gece bana bakıyordu , ben ona bakmak dışında her şeye bakıyordum. Sephanın üstündeki vazo kimden hediye gelmişti acaba yoksa biz mi almıştık ?İçine çiçek koysak nasıl olur acaba?. Vazonun her ayrıntısını incelerken. Gecenin "Vazo güzelmiş " demişti. Ona dönüp aval aval bakarak "teşekkürler." Dedim.

Gece hafif bir tebessüm ederek "vazomu incelicez?" Diyip beni daha çok germişti ama haklıydı kız , valizle duruyordu. Toparlamak istercesine "sana odanı göstermemi istermisin?" Dedim. Gecenin gözlerinden hafif bir heycandan pırıltısı geçerken "olur , nasıl isterseniz" dedi.

Valizine uzandım , Gece kurşin yaramdan dolayı tereddüt etmiş olacak ki ilk önce geri çekildi , ben ısrar ediyormuş gibi bakınca ellerini valizden çekti. Aklımdan keşke ellerini yavaş cekseydi belki dokunurdum düşüncesi geçmişti.

Merdivenlerden çıkıp odasının önüne gelmiştik. Onun evimde kalcağını bildiğimden beri , onun odasına Aysel abla dışında kimse girmemişti. Odanın kapısını yavaşca açıp. Bir adım geri çekilip onun önce girmesini izin verdim.

Odaya adım attığında. Gülümseyerek gözlerini odada gezdiriyordu. O kadar güzel bakiyorduki. Zamanı geri alıp tekrar tekrar yaşamak istedim. Bana dönüp gülümseyerek "çok güzel olmuş , gerçekten teşekkürler" diyip odaya göz gezdirmeye devam etti.

Sabaha kadar izleyebilirdim. Bakışını , gülüşünü.
Sabaha kadar duymak , dinlemek isterdim. Sesini.

Bana dönüp "Ben valizini alayım , taşıdığınız için teşekkürler" diyip valize uzandı. Ben onun aksine ellerimi çalışın üstünden yavaş yavaş çektim. Valize uzanan elleri parmaklarımaxcok hafif bir şekilde dokunmuştu.

Belki o bile hissetmemişti bu dokunuşu , ama benim kalbim yerinden çıkcak gibi olmuştu.

Sesizce bir kaç saniye bakıştıktan sonra , arkamı dönüp tam odadan cıkıcakken.
Gelen bir ses benim adımlarımı durdurdu.

"Alaz bey niye sizinle yaşamamı istediniz?" Dedi.

Sesiz kaldım. Kalbim çok şey diyordu. Susmak zorundaydım.Doğruyu söyleyemezdim. Bu sefer gerçekten gözünde ölürdüm

Ben onun gözünde bir kez daha ölmek yerine , sonsuza dek yaşamak istiyordum
Söylicektim ama şimdi değildi , şimdi zamanı değildi. Zamanı gelince nasıl dicektim bilmiyordum. Ama şimdi olmazdı

Bana yabancı bakan gözlere dayanamazken
Bana inanmayan , belkide beni gerçekten ölü olarak bakıcağı o bakışı göremezdim.

Bu kadar cesaretli değildim.