Creator kitap kapağı

2. bölüm / 5

Creator

2*Halüsinasyonlar*

Vaveyla Yazarı: Nehir Şen

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 2*Halüsinasyonlar*

"Aman Tanrım. Yüzüne bir bak!" dedi Penny şokla. Biliyordum. Gözlerim çökmüş. Uykusuzluk yüzüme vurmuştu. Günlerdir uyuyamıyordum. "Pam. Sanırım iyi değilim." diye mırıldandım banka otururken. Önüme koyduğum yemeği tırtıklamaya başladığımda Penny konuştu. "Neler olduğunu anlatacak mısın?"

"Günlerdir onu görüyorum." diyebildim uzun bir sessizliğin ardından. "Matteo." diye fısıldadım.

Kafasını karışmış bir şekilde yüzüme baktı. Gözleri şaşkınlıkla beni izliyordu. "Hayal etmek gibi değil. Sanki..." duraksadım. Bunu nasıl anlatabilirdim ki? "Sanki." diye devam ettim.

"Yanı başımda ve bana bir şeyler söylemek isteyen birisi gibi beni bekliyor. Sürekli olarak onun varlığıyla uğraşıyorum." dedim çatalı elimden bırakırken. Ellerimi yüzümde gezdirdin. Bezgin bir şekilde nefes aldım. "Pekala onu sevdiğini biliyordum. Ama bu biraz fazla sanki." dedi dalga geçerek. Gözlerimi devirdim.

"Bay Lansor ile konuşmayı düşünüyordum. Ama bir kaç gündür okulda yok." Penny gözlerini bana dikti. "O hıyarla mı? Delirmiş olmalısın." güldüm. "Sırf sana bir kez laf söyledi diye ondan bu kadar nefret etmek zorunda mısın?" dedim.

Ayağa kalktı. Ellerini tıpkı o gün Bay Lansor'un yaptığı gibi sallayarak söze başladı. "Bayan Penny. Eğer o dönemlerde yaşasaydınız ilk sizi öldürürlerdi. Engizisyon sizin gibilere asla boyun eğmez." sesini kalınlaştırmış ve ellerini anlamsızca sağa sola sallıyordu. Gülmeden edemedim. Fakat yeniden başıma giren ağlıyla duraksadım. Kafamı masaya dayadım. "Bu baş ağrısı beni öldürecek!" Gözlerimi kısa bir saniyeliğine kapattım.

"Aydınlığa hizmet etmek için karanlıkta çalışırız." gözlerimi hızla açtım. Duyduğum ses beynimde yankılanmaya başladı.

"Aden'ı asla bulmamalılar. Burada duran, seninle beraber savaşan herkesi feda ederek Aden'ı korumaya yemin ediyor musun?" gözlerimi kapattım. Canım acımaya devam etti.

"Evet,üstat." Ellerimi başıma götürdüm. Canımın acısı giderek artıyordu. "Aydınlığa hizmet etmek için karanlıkta çalışırız." hep bir ağızdan söylenen söz kulaklarımda çınladı. Ayağa kalkmaya çalıştım. Fakat görmüyor ve onların sesinden başka bir şey duyamıyordum. Gözlerin bana döndüğünü hissettim. Büyük bir alandaydım. Önümde duran insanlar bana bakıyordu.

Matteo.

Şimdi tam karşımdaydı. Elindeki hançer kalbimin üzerinde duruyordu. İleriye doğru atacağım tek adım benim ölümüm olurdu. Derin bir nefes aldı. "Aydınlığa hizmet etmek için." dedi. Gözleri üzerimde dolandı. Ağzımı açmak ve konuşmak istedim.

Fakat sesim çıkmıyordu. Sesler daha da arttı. Sanki yeniden konuşma yapmak için sahneye atılan o ezik öğrenci olmuştum.

"Karanlıkta çalışırız." diye fısıldadım. Matteo gülümsedi. "Çünkü biz suikastçılarız." dedi bana doğru. Elindeki hançer yerine girdiğinde kafamı kaldırdım. Her şey yok olmuştu. Penny korkuyla bana bakıyordu. Ona iyi olduğumu söylemek istedim. Fakat ağzımdan hiç bir şey çıkmadı. Olduğum yerden bir adım ileriye yürüdüm ve artık çimler daha yakındaydı. Gözlerimi karanlığa teslim ettim ve kucaklanmayı memnuniyetle kabullendim.

Gözlerimi açmadan önce kulağıma gelen sesleri ayırt etmeye çalıştım.

"İyi olacak mı?" dedi Penny sinirle. "Onu buraya getirdiğinizden beri aynı soruları soruyorsun." dedi bir ses. Kim olduğunu anlayamadım.

"O zaman cevap vermeye ne dersin?!" dedi Penny sinirle. Kendimi zorlayarak gözlerimi açtım. Fark ettiğim ilk kişi başımda bekleyen eski sevgilim oldu.

Luke. Gözlerimi tekrar kapatıp yok olmak istedim. Mümkün gözükmüyordu. Luke elimi tutup beni teselli etmeye başladı. "İyisin. Problem yok." elimi ondan çekmek istedim. Fakat buna gücüm yoktu.

"Aman Tanrım. İyi misin?" dedi Penny. Gözlerimi Penny'e çevirdim. "İyiyim Pam. Özür dilerim." diye mırıldandım. Penny, Luke'un ellerinin yerini alarak yanıma yaklaştı. Ona minnetle baktım. Ne istediğimi çok iyi biliyordu.

"Sana bir şey olacak diye çok korktum." diye fısıldadı. Gözleri kızarıktı. Benim için ağlamış mıydı?
"Teşekkür ederim Penny. Seni korkutmak istemedim. İyi ki yanımdaydın." diye fısıldadım. Penny yaklaştı ve bana sarıldı. Çok içten ve sıcacık bir sarılmaydı. Ona hemen karşılık verdim. Gözlerim odadaki insanlara kaydı. Sonra onda durdu.

Köşede duvarın dibine çökmüş bir şekilde elindeki bıçakla oynayan adama. Onu görmezden gelmeye çalıştım. Penny benden uzaklaşıp eliyle saçımı düzeltti. "Neden bayıldığını bilmiyorlar." diye fısıldadı alay ederek. Gülümsemeye çalıştım. Gözlerim yeniden köşeye takıldı. Elindeki bıçağı parmak ucuna dayamış bir sağa bir sola çevirip duruyordu.

"Hatırladığın son şey neydi?" dedi Bay Lansor. Elindeki iğneyi serum takılı olan koluma enjekte ederken. Gözlerimi köşedeki adamdan çekmeye çalıştım. Mümkün değildi.

"Ben..." diye başladım. Neleri söylemeliyim? Hangilerinden bahsetmem lazım?

"Sanırım projeye kafamı çok takmıştım. Son hatırladığım şey Matteo Manrow ve birliğiydi." dedim. Köşedeki adam adını duyunca başını kaldırdı ve gözlerini üzerime dikti. 'Benden başka kimse onu görmüyor mu?' diye bağırıp kendimi yerlere atmak istiyordum. Derin bir nefes aldım. Bay Lansor kafasını salladı. "Çalışkan bir kızsın. Eminim bu konu seni strese sokmuştur." dedi. Şuanda yaşadığım şeyi açıklamıyordu. Karşımda bu odadaki herkes kadar canlı yüzyıllar önce yaşamış adamın nasıl bu kadar gerçekci bir şekilde durduğunu açıklamıyordu. Açıklayabileceğinden şüpheliyim.

"Evet. Şimdilik bir sorun yok. Dönebilirsiniz." dedi Bay Lansor. Penny gözlerini devirdi ve koluma girip kalkmama yardım etti. Ona tutundum. Gözlerim hala köşede duran adama takılıydı. Penny kolumu sıkıp "Daha iyi misin?" dedi. "Evet." diye fısıldadım. Gözlerimi takip edip baktığım yere baktı. "O mu?" dedi sessizce. Elindeki bıçağı çevirmeye devam etti.

Odadan çıktık. "Penny onu neden görüyorum?" diye yakındım. Onu görmek bir yana neden ben? "O ve birlik. Hepsi etrafımı çevirmişti. Aden'e bulmamaları için yemin ediyorlardı. Ve...ve. Matteo elindeki bıçağı kalbime doğrultmuştu. Sanki yanlış bir cevap versem beni oracıkta öldürecek gibi duruyordu. Ama gözleri yıllardır aradığı şeyi sonunda bulmuş gibi bakıyordu." diyerek tüm olayı ona özetlediğimde koridorun sonuna gelmiştik. Büyük kapıyı açarak geçmeme yardım etti. "Pam. Sanırım delirdim." diye fısıldadım.

"Bunların bir açıklaması olmalı." diye fısıldadı. Kafasını sallamaya başladı. "Neden seninle ilgili olduğunu bulacağız. Ben yanındayım." derin bir nefes aldım. Bana inanması beni biraz daha iyi hissettirmişti.

"Laboratuvara gidelim. Bir şeye bakmam lazım." kafamı sallayıp beni yönlendirmesine izin verdim. İçeriye girdiğimizde Penny beni en yakındaki sandalyeye oturttu. Derin bir nefes alıp onu izlemeye başladım. "O hıyar senin kanını alıp incelemeye gönderdi." dedi çekmeceleri karıştırırken. "Neden bayıldığımı bulmak için olmalı." kafasını salladı.

Elindeki şırıngayı havaya kaldırıp sırıttı. "O zaman kanını önce difrüjden geçirmesi lazımdı. Kanının pıhtılaşması onun için önemli olmalıydı ama çoktan yanındaki kadına verip incelemesini söyledi." kafam karışmış bir şekilde ona baktım. "Yani demek istediğim. Bir şeylerden şüphelendi ve seninle Matteo arasında nasıl bir bağlantı olacağını öğrenmek istedi. Bizde tam olarak bunu yapacağız." elindeki şırıngayı kadırıp kolumun az önce serum takılı olan yerine batırdı. Canımın acısıyla gözlerimi kapattım. Gözlerimi yeniden açtığımda korkuyla öne doğru atılmam gerekti. Hançer havada ve Penny ölümün pençesinde duruyordu.

Elimde keskin bir acı hissettim. Penny korkuyla kafasını kaldırdı. Elime saplanan bıçağı görebiliyordum. "Aman tanrım." dedi Penny.

"Matteo..." diye fısıldadım. Gözlerimi adamın üzerinde gezdirdim. Penny'e dikkatlice bakıyordu. Elimi yavaşça çekip ayağa kalktım.

"O benim arkadaşım." diye fısıldadım. Gözler üzerime döndü.

Penny şaşkınlıkla bana bakıyordu. "Delirdiğimi gördüğün için özür dilerim." diye fısıldadım. "Delirmiyorsun. Ben....ben."

"Ben onu görebiliyorum."

*****
Odada 3 kişi oturmuştuk. Endişe,korkuve nefretle birbirimize bakıyorduk.

"Merhaba?" dedi Penny. 25 dakikadır sürekli aynı şeyi yapıp tepki almaya çalışıyordu. Fakat elde ettiği tek şey keskin gözlerle nefret dolu bir bakıştı.

"Vay canına. Onun insan olduğuna emin misn?" diye fısıldadı Penny. Odada cam gibi tok bir ses yankılandı. "Seni öldürebilirim."

Korkuyla adamın yüzüne baktım. "Denediğini görmek isterdim." dedi Penny. Onun kolunu tuttum. Matteo'nun gözleri elimi takip edip üzerimde dolandı. Sonunda oturduğu yerde arkasına doğru yaslandı. "Bu nasıl oluyor? Neden ve nasıl buradasın?"diye fısıldadım.

Matteo kollarını göğsünde birleştirdi. "Ben de bunu araştırıyorum." dedi bana bakarken. "Peki şuan nasıl buradasın?" dedi Penny heyecanla.

"Ben hiç bir yerde değilim. Burası benim odam." dedi Matteo ellerini kaldırıp. Penny bana döndü.

"Burası benim odam. Mcvoretti Üniversitesindesin. Tarih...2026. Venedik." Matteo kafasını yavaşça salladı. Ayağa kalkıp odamın sonuna yürüdü.

"İtalya. Roma. 1544." diye fısıldadı. Gözlerimi Penny'e çevirdim. "4 yüzyıl önce yaşamış biriyle konuştuğuma inanamıyorum. Peki savaş hala devam ediyor mu?" gözlerimi kapatıp ellerimi başıma yerleştirdim. "Penny acaba ikimiz aynı anda mı deliriyoruz?"

"Evet. Savaş hala devam ediyor. Suikastçı olarak amacım krala yardım etmek." Penny heyecanla oturduğu yerde kıvrandı. "Peki kral V. Karl Şarklen mi?"

Matteo şaşkınlıkla Penny'e döndü. Kafasını salladı. "Tarih derslerinde çok mu başarılısın?" Penny gururla kendini kastı. "Elbette." derin bir nefes aldım.

"Durumun ciddiyetini bir tek ben mi kavrayabiliyorum?!" dedim sinirle. "400 yıl önce yaşamış birine tarihle ilgili sorular sormayı bırakabilir miyiz? Ayrıca gelecekteki insanlarla konuşurken neden bu kadar sakinsin?!" nefesimi sinirle bıraktım.

Penny kafasını salladı. "Üzgünüm. Bir an kendimi kaptırdım." gözlerimi adamın üzerinde dolandırdım. Masaya kalçasını yaslayıp kollarını kavuşturdu.

"Bu başıma ilk kez gelmiyor." diye mırıldandı. Kaşlarımı çattım. "Ne demek istiyorsun?" dedi Penny.

"Belki de James Sforza ismi sana tanıdık gelecektir." gözlerimi onun üzerinde kitledim. Olduğum yerden ayağa kalkıp ona doğru yaklaştım. "Onu nereden tanıyorsun?" Matteo sırıttı. İçimdeki nefret ve korku hızla açığa çıktı. Kolunu yakalayıp boğazına doğru çektim. Bileğindeki küçük noktaya dokundum. Hançer hızla çıkıp boğazında durdu. Bana bir saniye olsun direnmemişti. Bu odadaki herkes beni iki saniyede öldürebileceğini biliyordu. Ama o bana izin veriyordu. Onu tehdit etmem için. Gözleri üzerimde dolandı. "Onu nereden tanıyorsun?" dedim tekrardan. Gülümsemeye devam etti. "Seni uzun zamandır arıyorum." dedi o korkunç sesiyle. Gülümsemesi onu daha da korkunç yapıyordu.

"Ne demek istiyorsun?" dedim sinirle. "Buraya seni almaya geldim." Gözleriyle arkamı işaret etti. Kafamı arkama doğru çevirdim. Penny kaslı ve uzun boylu bir adamın kolları arasındaydı. Boğazına dayalı kocaman bir bıçak duruyordu. Ona bakarken arkamdaki kollar hızlıca beni yakaladı. Hançer boğazımda durdu. "Sorun yok." diye fısıldadı ses kulağıma. Onun yüzünü görmesem nazik olduğuna inanırdım.

"Buldum." diye devam etti. "Sonunda seni buldum."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

16okunma 3beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18