CİNERİUS kitap kapağı

5. bölüm / 5

CİNERİUS

5. İLK GÖREV

Vaveyla Yazarı: Nazz ★

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 5. İLK GÖREV

Genç kadın çığlık atamamak için kendini zor tutar. Elindeki diş fırçasını düşürmemeye çalışarak yavaşça gözlerini kapatır ve açtığın da aynada gördüğü şey ona daha da yaklaşmıştır. Nefesi hızlanırken arkasını döner ancak hiçbir şey göremezken tekrar önüne döner ve aynadaki yaratığın omzuna dokunduğunu görür.

Aynaya bakmaya devam ederken diş fırçasını bırakır ve yavaşça geri geri gider. Her adımında aynada gördüğü varlığın gözleri ondan ayrılmazken, o geri geri giderken yaratığın eli omzundan düşer ancak onunla göz temasını kesmez.

Kapıyı yavaşça açarken hızla banyodan çıkar ve dış kapıya koşar. Tam kapının önüne geldiğinde ise kapının bir anda yerinde olmadığını görür. Duvara yumruk atmaya ve çığlık atıp komşularına sesini duyurmaya çalışırken bir anda düşme sesi duyar.

Genç kadın şiddetle irkilirken yavaşça arkasını döner ve oturma odasında az önce aynada arkasında gördüğü canavarı görür. Kadın duvar dibine sinmeye çalışırken canavarın gözleri geriye doğru kayar. Canavarın ağzı açılıp çığlık atarken ona doğru koşar ve kapı hızla kapanır.

Kadının gözlerinden korku dolu yaşlar akarken bakışları bir anda mutfak camına kayar ve oraya doğru koşup camı açar. Cami açıp aşağı baktığında karşılaştığı şey binalar değil siyah bir boşluktur.

Neler oluyor? Her şey çok normaldi bir anda neden her şey böyle oldu? O canavardan neyin nesi!? Neden kapısı yok? Tam olarak nerede?

Nefesi giderek hızlanırken elini ağzına bastırır ve mutfak lavabosuna kusmaya başlar. Midesindeki her şeyi çıkardıktan sonra ağzını siler ve ayağına çarpan bir şey ile kas katı kesilir.

Yere baktığında daha dün büyük bir hevesle aldığı Melek şeklindeki biblosunun başı kopmuş halde yerde durduğunu görür. Bakışlarını kapıya çevirirken koridorda biblonun başını görür.

Yavaşça oraya giderken bir anda yatak odasının kapısı açılır ve yataktaki battaniyenin açık olduğunu görür. Kadın etrafına bakarken belki de o şeyin dediklerini yaparsa onu salacağını düşünür.

Yavaşça odaya girerken odanın arkasından kapanması ile irkilir ve yatağa yaklaşır. Yatağa uzanırken titreyen ellerine hâkim olamayarak battaniyeyi üzerine örter.

Gözlerini kapatırken bunların hepsinin bir rüya olmasını diler ancak nefes sesleri ile irkilir.

Gözlerini yavaşça açarken tavanda canavarın durduğunu görür, çığlık atarken canavarın başı ters dönerek ona bakar ve ağzı açılıp sivri dişleri ile kafasını koparıp bedeninden ayırır.

Canavar kadının başını yemeye devam ederken ve her yere kan sıçrarken keyifli bir gülme sesi duyulur. “oldukça eğleniyorsun değil mi? Gösterim için mükemmel bir parça olacaksın?”

★

Heterokromi gözlü adamın işine bayıldığı pekte söylenemez. Öğrencilere travma yaratacak dersler işlemeyi ve Akademi’de söz sahibi olmayı seviyor -onu yargılamayın o götleri kalkık veletlerin yüz ifadelerini izlemek eğlenceli- ancak bunun birde eksisi var. Görevler.
Zain Zaphkiel 5.seviye bir büyücü, genelde tüm büyüleri kullanmak yerine belirli büyülerde ustalaşmayı tercih ediyor. En iyi kullandığı büyü ise Zaman büyüleri. Zaman büyüleri özellikle geçmiş ve geleceğin yapısını bozma konusunda oldukça kırılgandır. Ki bu büyüleri yapabilen büyücü sayısı da oldukça azdır.
İşte sorun tam olarak burada başlıyor. Zain diğer profesörlere göre de daha genç, aynı zamanda dövüş becerilerinin de iyi olması onu resmen kurbanlık koyun yapıyor. Akademi’nin müdürü olan Shu genel olarak önemli veya ağır tüm görevlere onu gönderiyor. Ve tabi ki de o gidiyorsa, biricik asistanı olan Daren de bu ıstırabı çekmek zorunda.
Ofisinde otururken viski bardağını masaya bırakır ve az önce profesörlerden birinin getirdiği yeni ders ve görev programını eline alır. Kağıdı bir süre incelerken dersler yerine görevlerin daha ağırlıklı olduğunu fark eder.
Kaşlarını havaya kaldırırken kafasını geriye yaslar ve tavana bakar. Son zamanlarda Shu’nun daha talep kar olduğunun farkında, Baki ve Fani evreni fark etmeksizin büyülü veya Kara büyülü nesneleri getirmesini istiyor.
Aslında Akademi de gönderilen bir çok görev eğitim amacıyla yapılır. Öğrenciler yanlarında bir profesör ile giderler ve tabi ki bunlardan puan alırlar. Onun durumu ise bir istisna.
Zain zaten uygulamalı dersler yapıyor, varlıkları tehlikeli durumlara sokup veya birbirleri ile dövüştürüp eğitiyor. Aslında ilk başta Daren’i yanına almasına da izin yoktu, ancak onun gelecek zamanlarda kendi yerine geçecek bir profesör yapma planları olduğunu söylediğinde, Daren’i onun asistanı yapmışlardı.
Telefonunu çıkarıp Daren’i arar ve hoparlöre alıp viskisinden bir yudum alır. Telefon bir süre çaldıktan sonra Daren’in “Efendim Zain?” diyen sesi odada yankılanır. “Ne yapıyorsun?” karşı taraftan hışırtı sesleri gelirken “kola içiyorum” der.
Zain ihanete uğramış gibi bir ifade ile “göt herif insan bir bana da getirir” der. “Siktir lan ordan, sen önce aldığın bir u geri ver” diye karşılık verir Daren.
Heterokromi gözlü adam konuyu kapama amacıyla boğazını temizler ve “hazırlan akşam Fani dünyasına göreve gidicez” der. Daren hoşnutsuz bir şekilde “ya amınakoyim adam boş bulduğu her an göreve gönderiyor bizi, bu kadar göreve gitmek istesem şövalye olurdum” der.
“sus Daren para yok” der Zain. Daren söylene söylene telefonu kapatınca Zain nefes verir.

★

“Sokim böyle hayata ya” diyerek koladan büyük bir yudum alır Daren. Ayağa kalkar ve vücudunu gerdikten sonra elindeki boş kola kutusunu çöpe atar.
Söylemeye gerek yok şuan ki şartlarda paraya ihtiyacı olsa da kesinlikle görevlere gitmeyi sevmiyor. Yani onu suçlaya bilir misiniz? Kim göreve gitmeyi sever ki?
Akademiye doğru yürürken arka bahçede, bir ağacın altında gördüğü mavi karaltı ile durur. Ağaca doğru biraz yaklaşınca karaltıyı tanır.
Sirius saçlarını bu sefer tepeden bir at kuyruğu yapmış şekilde, ağacın altında oturmuş elindeki iple bir şeyler yapıyordur. Bir süre mavi saçlı kadını izlerken aslında diye düşünür.
Geçen gün Zain’in yaptığı zindan dersinde hiçte fena değildi. Aslında onlara oldukça puanda kazandırmıştı, üstelik Akademi deki diğer götü boklulara göre anlaşması daha kolay biriydi. Kısmen. Yani en azından iyi bir vibe ı vardı. Sanırım.
Kırmızı saçlı kadın bir an durup aklındaki olasılığı düşünürken Sirius’a doğru ilerler ve tam önünde durur. Sirius önüne düşen gölge ile yaptığı işi bırakır ve yukarı bakar.
“Selam” der Daren, Sirius da “Selam” der. “ne yapıyorsun?” diye sorunca Sirius “koruyucu bileklik” der. Daren kaşlarını havaya kaldırıp “arkadaşlık bilekliği gibi bir şey yani?” Diyince Sirius bu terime bozulmuş gibi bir yüz ifadesi takınır.
Konuşmanın pekte iyi gitmediğini ve samimi kız taktiğinin işe yaramadığını hisseden Daren boğazını temizler ve “yarın akşam boş musun?” diye sorar. Sirius yanına oturan kadına bakarak “nedene bağlı değişir” der. “Cinerius olur musun?” Sirius bu soru ile kaşlarını çatar ve sorgulayıcı bir şekilde “hayır? fani dünyasına geçe biliyorum” der.
Daren duyduğu kelime ile sırıtır “dinle, müdür Shu çoğu zaman profesör Zain ve asistanı olduğum için beni görevlere gönderiyor, ki bu görevler notlarıma büyük bir etki ediyor” der durumu açıklama amacıyla.
Sirius devam etmesini işaret edince “yarın akşam da Fani evrenine bir göreve gidicez, Zain ile halledebiliriz ancak bir yoldaş daha fena olmazdı. Hem bu senin notlarına da etki edecek, derslerdeki devamsızlığın şimdiden çok olduğunu da ele alırsak” der beklenti ile. Sirius bir süre bu teklifi düşünür ve karşısındaki kadını süzer.
Ardından omuz silker ve “neden olmasın? Zaten yapacak daha iyi bir şeyim yoktu” der. Daren kabul etmesiyle telefonunu çıkarır ve “Zain kaldır götünü birini daha getiriyorum göreve” der.

★

Sirius üzerindeki eşofman ve tişört ile rahatça koltukta otururken, bir yandan kuyruklarını koltuğa yaymış halde televizyon izliyordur. Tam bir yaban mersini daha yiyecekken shōji kapı gürültüyle açılması ile bakışları o tarafa kayar.
Kiana üzerinde kirli beyaz gömleği ile tükendiği her halinden belli bir şekilde odaya girer. Koltuğa doğru yaklaşır ve kendini yüz üstü koltuğa bırakırken başını Kitsunenin kucağına koyar.
“Bir süre geyik görmek istemiyorum” der yorgun bir sesle Kiana, Sirius tek kaşını kaldırıp “Kiana kalk üstümden, trol ayağı gibi kokuyorsun” der. Kiana ise onu pek takmadan umutsuzca inler ve “hayır burası çok rahat” der.
Sirius bunu birçok kez yaşamış gibi onu üstünden iter ve “görev zordu galiba? Dün öğleden beri yoktun” der. Kiana ise “zormu? Yaratığın bir götüme boynuz sokmadığı kalmıştı, sanki anasını siktik ne bu şiddet bu celal ya” diye söylenmeye devam edince Sirius sırıtır.
Ağzına bir yaban mersini daha atarken “ben dedim bırak görevleri, siyahilerin renklendirilmiş fantezilerini uygularlar üstünde diye.” Kiana ona ‘çok biliyorsun sen’ bakışı atar ve başını koltuğa yaslar.
Beyaz saçlı kadın onun ağzına bir yaban mersini verirken “bende yarın göreve gidiyorum” der. Bununla siyah saçlı kadının yediği yaban mersini boğazında kalırken “amınakoyim her bir şey yiyip içtiğim de demek zorunda mısın bunları?” Diye sitem eder.
Sirius küçük bir kahkaha atarken “Daren davet etti, notlarımı etkiliyormuş” der. “ya sikecem Daren ide, yarrak kürek işlere bulaştırmasın seni” der siyah saçlı kadın. Sirius onun bu hali ile daha da keyiflenir.

★

“pekiala durumu size açıklayayım” der Zain masaya doğru yaklaşırken. Daren sandalyede oturmuş bacaklarını masaya koyar ve “çok sikilecekmişiniz gibi Vibe alıyorum” der. Sirius ise masadaki görsellere sorgularca bakarken Zain kızıl saçlı kadına dönüp “sussana sen, bir halt olmayacak” der.
“bunu en son dediğinde az daha devasa bir kangal tarafından parçalanıyorduk” Daren’in bunu demesi ile Sirius bir an ona bakar ve onlarla göreve gitmenin iyi bir fikir olup olmadığını sorgulamadan edemez.
Zain göz devirip tableti ortaya koyar ve “alacağımız şey altından yapılmış bir ağustos böceği heykeli. Heykeli biraz araştırdım ve aslında melek sarayına ait olduğu öğrendim, yani bu görev diğer gittiklerimize göre daha önemli.” Der.
İki kadında anladığını belirtirken Zain devam eder “heykel kişiye maddi bolluk getirme gücüne sahip, Mısır’da güçlü büyücülerden Kleopatra tarafından yapılmış. Kleopatra öldüğünde ise Fani dünyası için fazla tehlikeli olduğuna karar verilip melekler tarafından alınmış. Ancak bir iki yıl önce kasadan çalınmış ve şimdi varlığını Fani dünyasında hissediyoruz” der.
Daren merakla “bekle, Kleopatra büyücü müydü?” diye sorar. Zain başını sallayıp “evet, fani dünyasında fani olarak büyücü doğma durumu nadir olsa da, Fani dünyasında Eşek Kulaklı Midas, Piri Reis, Napolyon, Adolf Hitler gibi büyücüler de geçti. Tabi insanlar onların büyücü olduğunu bilmiyordu.” Der.
“Pek çoğunun gücü daha çok dövüş veya zekâ oyunlarıyla şekillenmişti. Aslında baktığımız da o kadar da güçlü değillerdi, kitaplarda seviyeleri 3 ü geçmiyordu. Tabi elindeki en ufak kozu nasıl kullanacağını bilirsen, kıyamet yaraya bilirsin diye boşuna dememişler. Der Sirius. Daren ise kaşlarını çatıp “peki ala sizi Timur lar, beni daha fazla cahil gibi göstermeden görev ayrıntılarına odaklanalım” der.
Sirius onun bu cevabına sırıtır. Saat öğleden sonra dörde gelirken, Daren, Zain ve Sirius akademide Zain’in ofisinde toplanmışlardır. Daren buranın asıl sahibi gibi koltukta otururken Sirius ise parmaklarında küçük bir ateşle oynayarak Zain’i dinliyordur.
“Michael Galion, son 1 yılda inanılmaz derecede ünlenmiş ve nam salmış bir adam. Birçok işi şans eseri yolunda gitse de aslında sebebi heykel. Tokyo da bir malikanede bu akşam uluslararası bir anlaşmayı kutlamak için davet düzenliyor. Bazı bağlantılarımı kullanarak bayan Hinata Miyazaki’yi davetli listesine yazdırmayı başardım”
Zain’in bu deyimi ile Daren tek kaşını kaldırıp “Miyazaki mi? Kim o?” diye sorar. Zain sırıtıp Sirius’u işaret ederek “bu mürekkep balığı” der. Sirius “ha?” der Zain’e bakarak, “neden ben Miyazaki oluyorum?” diye sorar.
Zain sanki çok bariz bir şey anlatır gibi “çünkü tam bir Japon tipin var, ayrıca Daren’i bir elbisenin içine sokup milletin arasına göndersem sen hayırdır dalyarak diyerek ilk yavşayan kişiye sağ kroşe geçirir” der.
Sirius derin nefes alıp içinden Zain’i öldürmemesi gerektiğini tekrarlarken, Daren sırıtır ve “bence sana yakışır mavi der.” Zain boğazını temizleyerek “Sirius senin görevin Michael ile yakınlaşmak, dikkatini dağıtman gerek ne bilim kur mur yap.” Sirius sağ elinde mavi bir ateş belirirken “dişisini etkilemeye çalışan erkek kuş muyum lan ben!?” Der.
Zain sırıtıp hızlıca konuyu değiştirmek amacıyla “Daren ve ben koruma rolündeyiz. Daren iç tarafta olacak, ana salonun balkon kısmında yani üst katta olacak. Sirius’un yaptığı her şeyi izleye bilecek. Ben ise dış mekânda daha çok ön bahçe tarafında olucam, gelen davetlileri tek tek inceleme şansım olacak. Heykeli sadece biz bilmiyoruz, orada bazı Bakilerde ola bilir.’’ Der.
Daren binanın şemasına bakarken “bir tür örgüt ile anlaştığını mı düşünüyorsun?” deyince Zain kafa sallar. Michael’n işi ni şansa bırakacağını sanmıyorum, Baki dünyasına geçmek zor olsa da karaborsada işlem yapan birçok varlık var” der.
“Kısacası herifi buluyoruz, heykeli alıyoruz ve siktir olup gidiyoruz?” der Sirius. Zain ensesini kaşıyıp “yani bir nevi evet" diyerek onu onaylar. Daren ayağa kalkıp gerinirken “pekiala hazırlanıp bir an önce gidelim" der

★

Mavi saçlı kadın elindeki eldivenleri düzeltirken bakışları dışarıya kayar. Kafasını cama yaslar ve Fani dünyasının tanıdık hissinin tadını çıkarır. İki saattir yolda olmalarını görmezden gelirsek, bu gece hava oldukça hoş. Akademinin iki dünya arasındaki bağlayıcıları menzili sınırlı olduğu için, mecburi olarak Tokyo’ya gitmek için bir kaç saat yol gitmeleri gerekiyor.
Zain güneş gözlüğünü takarken “bir kaç dakikaya malikanede olucaz, herkes planı unutmamıştır umarım?” der. Sirius arka koltuktan başını öne eğerek “peki heykel malikanenin neresinde?” diye sorunca Zain rahat bri şekilde “inan bilmiyorum" der.
Daren arabayı sürerken ona bir yan bakış atar ve “heykelin nerde olduğunu bilmeden nasıl almayı planlıyorsun?” diye sorar. Zain güneş gözlüğünü takarken sırıtarak “hallederiz ya çok da mühim değil orası" der. Sirius ona yargılayıcı bir bakış atarken “senin ben yapacağın işe sokayım" der.
Daren hızlıca boğazın temizleyip “geldik” der. Sirius kendini düzeltip arkasına yaslanırken, kapıdaki güvenlikte dururlar. Zain camı açıp ceketinin iç cebinden bir davetiye çıkarıp güvenliğe uzatır ve “Miyazaki ailesinden bayan Hinata” der. Güvenlik bir an için arabanın arka koltuğundan Sirius’ bakar ve davetiyeyi geri verir “hoşgeldiniz bayan Miyazaki" der.
Daren malikanenin ana kapısında arabayı durdurduğunda Zain arabadan iner ve Sirius’un kapısını açar. Sirius arabadan iner ve bir an malikaneye baktıktan sonra ilerler. Zain bir an için Daren’e bakar ve Daren arabayı otoparka sürer.
Zain girişteki korumaların yanında yerini alırken kollarını önünde bağlar. Kapıdaki korumalardan biri ona dönüp “güzel güneş gözlüğü” der. Zain de ona döner ve “saol seninki de öyle" der.

Sirius hizmetlilerin yönlendirmesi ile ana salona girdiğinde bir çok şık giyimli faniler ile karşılaşır. Ana salon göz yormayacak kadar iyi ışıklandırılmış iki katlı bir yerdi. İlk kat yani ana kat, seyrek masalar ve uzun açık büfenin bulunduğu bir yerdi. Konuklar üzerlerindeki pahalı giysiler ve mücevherler ile gülüşüp eğlenirken, üst kat ise daha çok ana salonu saran bir balkon gibi tasarlanmıştı.
Sirius garsonlardan birinin ona verdiği alkolü alırken daha dikkat çekmeyen bir yerde durup insanları süzmeye başlar. Nerdeyse hepsi fani olsa da Sirius en az bir ve ya iki tane Baki enerjisi hissede biliyordu.
İçkisinden bir yudum alırken, alkolün yakıcı sıcaklığı onu sakinleştirir. Bakışları balkon kısmında korumalara kayar ve Daren’in kendi yerine geçtiğini görünce hafifçe bardağını kaldırır. Daren dudaklarında küçük bir sırıtma ile bakışlarını başka yöne çevirip konuklarını incelemeye başlar.
Zain yaklaşık yarım saat sonra bir telefon almış gibi “anlaşıldı bayan Miyazaki" der ve malikaneye girer. Koridorlarda ilerlerken yanından geçen ve fısıldaşan hizmetlilere çapkın bir gülüş verir. Kadınlar utanarak gülüşür ve hızlıca yanından uzaklaşır.
Zain etrafa bakarken bir an kaşlarını çatar ve etrafta bariyer olduğunu fark eder. Muhtemelen bariyer heykelin yerini güvenceye almak içindir, ki Zain bariyeri kırmakta o kadar da zorlanmaz. Ancak bariyeri kırdığı an bu hissedilir ve etrafı alarma geçirme gibi bir niyeti yok. Buda onu tek bir sonuca çıkarıyor; tüm odalara bakmak.
Karşısına çıkan ilk kapıyı açarken, küçük bir oturma odası ile karşılaşır. Bir başka odaya girince ise yeniden bir koltuk takımı görünce kaşlarını çatar ve “futbol takımı falanmı ağırlıyorlar anasını satayım, niye burada bu kadar oturma odası var?” diye söylenir.
Bulunduğu kattaki tüm odalara baktıktan sonra sinirle nefes verir ve alt kata inen merdivenleri görünce bıkın bir nefes vererek “elbette bir alt kat olacaktı" der. Merdivenlerden inerken

Gecenin ilerleyen zamanlarında ana salon daha da hareketlenir ve dans eden kişilerin sayısı artar. Sirius etrafa bakarken sessizce “bu Michael nasıl görünüyor?” diye sorar. Kulaklıktan Zain “siyah saçlı" der, bununla Sirius nefes verir ve “kodumun yarım piçi, burdaki fanilerin %80 i falan siyah saçlı” der sessizce.
“ya siyah saçlı erkek işte bulursun sen" der Zain. Sirius tam bir şey diyecekken arkasından “affedersiniz" diyen bir ses duyar. Mavi saçlı kadın arkasını döner ve Karşısında yakışıklı sayıla bilecek bir adam görür. Adam nazikçe gülümseyip “bu dansı bana lütfeder misiniz?” diye sorar elini uzatarak.
Sirius bir süre adama bakar ve elindeki kadehi masaya koyup adamın elini tutar. Adam daha da geniş gülümseyip Sirius’n elinin üstüne bir öpücük kondurur ve onu salonun ortasına yönlendirir. Sirius bir elini adamın omzuna koyarken, adam da diğer elini Mavi saçlının beline koyar.
“adınızı öğrenebilir miyim? Diye sorar adam, Sirius “Miyazaki Hinata" der. “bu gece buraya bu kadar güzel bir kadının geleceğini bilseydim daha iyi bir hazırlık yapardım" der. Sirius utanmış gibi yaparken adam “ben Michael Galion” der. Sirius gülümseyip, bilerek japon aksanı ile ingilizce bir şekilde “tanıştığıma memnun oldum, çok güzel bir atmosferi var" der.
Daren kulaklıktan kısık sesle “şey sanırım Sirius’n onu aramasına gerek kalmadı, adam kokusunu almış gibi onu buldu" der. Zain bir kapıyı açıp içeri göz atarken “erkek milleti ne bekliyorsun" der. Sirius kulaklıktaki konuşmayı görmezden gelir ve karşısındaki adama odaklanır.
Michael samimi bir tavır ile “babanızın hasta olduğunu duydum, umarım ciddi bir şey değildir" der. “aslında kalbinden bir operasyon geçirdi, şuanda durumu iyi olsa da ben ve kardeşim kendisini fazla yormasını istemiyoruz. Kardeşim onun yerine işleri devralmayı istiyor ben ise daha çok bu tür davetlerde bulunucağım" der can sıkıntılı bir tavır ile.
Michael kıkırdayıp “sizi daha sık görücem demek ki, bu beni mutlu etti. Umarım kardeşiniz de babanızla aynı başarıyı yakalar” der. Mavi saçlı kadın “çok naziksiniz teşekkür ederim" der.

Daren etrafa göz gezdirirken “Zain ne durumdasın?” diye sorar. Zain etrafa bakarken “otoparkında altında bir kattayım ancak hala bulamadım.” Daren bir an Sirius’a bakar ve “bende üst katları aramaya başlıyorum, ne kadar çabuk bulursak o kadar iyi" der.
Sirius Michael ile sohbet etmeye devam ederken Daren istifiniz bozmadan üst kattaki balkon kısmından uzaklaşarak koridorlara doğru ilerler. Rastgele bir odayı açar ve Sarı saçlı bir adamın, siyah saçlı bir adamı duvara yaslamış öptüğünü görür.
Bir an için ağzı açılırken hızla kapıyı geri kapatır ve bir an gördüğü şeyi sindirmeye çalışır. Vay anam babam be, herifi resmen maraş dondurması gibi yiyordu diye düşünür. Boğazını temizlerken etrafa bakınmaya devam eder.
Michael küçük bir kahkaha atarken “gerçekten çok tatlısın, daha özel bir yerde akşam içkisi için bana eşlik etmek ister misiniz?” diye sorar. Sirius gülümseyerek “elbette" der. Michael’n koluna girer ve onu takip eder.
Zain bir odanın önünden geçerken duraklar ve etrafa bakar. Kaşlarını çatar ve elinde bir anda mavi bir kılıç belirir. Yavaşa koridorda ilerlerken bir kapının önünde durur ve kapı kolunu tutup çevirince kilitli olmadığını fark eder.
Kapıyı açıp içeri girer ve burnuna çarpan koku ile anında ağzını ve burnunu kapatır. Tütsümü? Diye düşünür. Genelde bakiler üzerinde gerçekten etkili olan tütsüler bulmak oldukça zor ve maliyetlidir. Ancak anlaşılan Michael işini şansa bırakmamış.
Etrafa bakarken bir çalışma odası olduğunu fark eder. Ortam malikânenin geri kalanına kıyasla oldukça kasvetlidir. Oda sadece duvara sabitli iki lamba ile aydınlanır, mobilyalar ise daha çok siyah ve kahve rengi tonlarındadır ve burası Zain’e akademiyi hatırlatır.
Etrafa bakınırken hala tütsünün nerede olduğunu göremez ve tütsü onu iyice fenalaştırmaya başlar. Odadaki yoğun enerjiyi hissederken heykelin yüksek ihtimalle burada olduğunu düşünür. Tabloları tek tek indirirken arkalarında kasa veya bir tür mekanizma benzeri bir şey bulamaz.
Dolaptaki ve masadaki eşyaları tek tek incelerken bir an bakışları kalemlikteki bir kaleme kayar. Kalemi eline aldığında üstündeki Frost yazısını görür, Akademinin kurucusu Marta Frost. Bu imzalı kalemler sınırlı süreli üretiliyor ve büyük bir çoğunluğu akademi çalışanlarına veriliyor. Zain bunun tesadüf olmadığını elbette biliyor, Michael gözle görülür şekilde Baki dünyasıyla çok yakın bir ilişkisi var.
Şimdi baktığında ise buraya gelirken o kadar da fazla korumaya rastlamamıştı. Daha çok ana salonun orda ve dışarıda bekliyorlardı. Gözlüğü çıkarır ve “sikeyim, alt kata gelin" der kulaklıktan. Daren kaşlarını çatar ve tam bir şey diyecekken önünde duran iki korumaya bakar.
Arkasından da gelindiğini duyunca sinirli bir nefes verir ve “bu akşamı sakin bitiririm diye düşünüyordum" der. Sirius onların konuşmalarına bir an kaşlarını çatarken bir anda kolundan tutulup bir odaya itilir.
“doğrusu senin gibi bir hanımefendiye böyle davranmak beni üzüyor, ancak açık arttırmada yüksek değerlere satılırsın" Sirius bunu diyen Michael’e bakar ve elinde beliren ateşle ona doğru atılacakken tavandan yüksek bir gürültüyle demir bir duvar iner.
Duvarın arkasından Michael’in gülüşü duyulurken “yüksek kalite, her türlü darbeye dayanıklıdır yani enerjini boşa harcama tatlım" der. Sirius yumruklarını sıkıp ayağa kalkarken “seni piç kurusu" der.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

10okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18