CİNERİUS kitap kapağı

3. bölüm / 5

CİNERİUS

3.MÜTTEFİK Mİ? TEHDİT Mİ?

Vaveyla Yazarı: Nazz ★

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: 3.MÜTTEFİK Mİ? TEHDİT Mİ?

Eliyle sıkıca ağzını kapattığında nefes seslerini engellemeye çalışır. Kalbi gümbür gümbür atarken saç telleri terden yüzüne yapılmıştır.

“S-sa-lly”

Çığlık atmamak için elini daha sıkı bastırırken tüm bunların sadece bir kâbus olmasını umar. Tahta varenda adım sesleri ile odaya birinin girdiğini belli eder.

Bir ter damlası alnından burnuna oradan ise ağzının üzerindeki eline doğru akar. Vücudunu şiddetli bir titreme sararken, varendadaki yeni çıtırtı bir adım sesini daha gösterir.

“S-sa-lly”

Adım sesleri durduğunda yere bir düşme sesi gelir ve genç kadın şiddetle irkilir.

“S-sa-lly”

Lanet olsun, lanet olsun, lanet olsun! Sadece bir şaka olacaktı, sadece onu biraz korkutacaklardı! Tüm bunlarda ne oluyordu!?

Tekrar adım sesleri duyulurken gardırobun kapak aralığından dışarı bakmaya çalışır. Uzun, çok uzun siyah bir varlık, yüzü beyaz ve ağzının olması gereken yerde gülümseme şekline benzeyen bir siyahlık var. Gözleri simsiyah ve nokta halinde göz bebekleri var. Göz bebekleri çılgınca hareket ediyor, birini arıyor, onu arıyor.

Kolları çok uzun ve o elleri pençeye benziyor. Sally kesinlikle ömrü boyunca bunu asla unutamayacak, o elindeki Liz’in kolumu?

Yaratık başı ters dönerken Sally buraya yaklaşmaması için içinden yalvarmaya başlar. Gözleri yaşlarla dolarken çıkmaya çalışan hıçkırığı hızla bastırır. Bir düşme sesi gelince yaratık başı bir anda oraya döner ve başını yana yatırır.

“sal-ly o-oyna-yalı-m”

Bozuk bir sesle zar zor konuşurken gardırobun içindeki kadın gözlerini canını acıtacak kadar sıkıca kapatır. Adım sesleri uzaklaşırken uzun bir süre bekler ve ardından bir çığlık sesi duyulur. Peşinden gelen ağlama sesi bu kişinin Albert olduğunu anlamasını sağlar.

Çığlıkların arasında gelen ağlama sesleri kadının gözlerinden daha fazla yaş akmasına sebep olur. Yaratığın onunla ilgilendiğini ve bunun belkide tek şansı olduğunu düşünerek çok yavaşça gardırobu açar.

Etrafa göz atarken bir anda önünde beliren varlık ile çığlık atar ve dolabın kapağını kapatmaya çalışılır. Varlık dolabın kapağını bir eliyle tutunca kız hıçkırarak ağlamaya ve yalvarmaya başlayarak geri gitmeye çalışır.

“s-sa-lly o-oy-na”

Varlık onun bacağını tutarken kadın sıkıca dolaba tutunmaya çalışır ve debelenir. Varlık diğer elini onun bacak arasına koyup iter ve iğrenç bir sesle bacağını koparır.

Kadın ciğerleri yırtılırcasına dehşetten ve acıdan çığlık atarken yaratık onun gövdesinin alır ve onu masaya koyar. Kız korkunç bir acı içinde hıçkıra hıçkıra ağlarken, yaratık elinde büyük bir çivi ve çekiç ile yaklaşır.

Kadının alnına çiviyi koyarken, kadın olacakları fark edip debelenmeye çalışır ancak bir sonraki an varlık çekiçle çivi ye vurur. Yavaş yavaş çiviye vururken bu kadının direkt ölmesini engelleyip her şeyi hissetmesini sağlar.

Çığlıkları kendi kanı ağzına geldiği için kesilirken gözlerinden kan akar ve yaratık son kez çekici çakıp elinden çekici bırakır.

“Doğrusu oldukça etkileyici bir sahneydi”

“...”

“ne dersin diğer çocuk kurtulur mu?”

“s-sa-lly”

“Sally öldü”

Varlık bir anda beyaz göz bebekleri ona döner ve titremeye başlar. Karşısındaki ise hiç istifini bozmadan başını yana eğer.

“keyfine bak Sally, korkunu ve acını başkalarına yaşat”

★

Une Belle Histoire – (Michel Fugain & Le Big Bazar)

Sirius dağın merdivenlerini çıkarken sonunda tapınağa ulaşır ve üzerine çöken rahatlama hissinden kendini alamaz. Kılık değiştirmeyi geri çekerken kulakları ve kuyruklarına geri kavuşmak onu mutlu eder.
Tapınağın içine girerken etrafa bakar ve hissettiği enerji ile Kiana’nın burada olduğunu anlar. Çoğunlukla oturma odası olarak kullandığı odaya ilerler ve kapıyı açtığında Kiana’yı masaya yaslanmış yerde boş sake şişeleri -ki Sirius anında o şişelerin kendi gizli stokundan olduğunu anlamıştı- ile oturduğunu görür.
Kısa bir an siyah saçlıya baktıktan sonra tüm günün stresi üzerine çöker ve yumruklarını sıkıp “SİKTİĞİMİN KUNDAKÇISI!” Diye bağırır.
Kiana ani sesle irkilirken kapının önünde tepesi atmış şekilde duran Sirius’a bakar ve ayağa kalkar “Siriuscuğum dönmüşsün, günün nasıldı?” Der. Sirius “or evladı onlar benim şahsi stokumdu! Sırf sen bulma diye mühürledim o kapıyı ben!” diye bağırır.
Kiana dramatik bir şekilde “hayatım ama takma kafana bu kadar çok, vallahi erken yaşlanırsın, kırışık buruş buruş suyu çekilmiş üzüm gibi bir şeye dönüşürsün” der toparlamaya çalışarak.
Bir sonraki an kitsunenin elinde mavi bir alev yanar ve Kiana siki tuttuğunu anlaması için başka bir söze gerek kalmaz.
-
Kiana kolundaki yanık izine krem sürerken bir dahakine şişeleri ortadan kaldırmayı aklına not eder. Bakışları üzerini değiştiren tilkiye kayar ve “peki nasıldı?” Diye sorar.
Sirius sessiz kalırken bir süre aynada kendine bakar ve “kimseyi öldürmedim” der. Kiana keyifle gülümseyip “işte ruh bu!” Diyerek kremi bırakır.
Beyaz saçlı Kitsune bir nefes verir ve ona doğru döner, yaklaşır ve karşısına otururken “açıkçası beklediğimden daha kötüydü ancak Araf kütüphanesine girebiliyorum” der.
Kiana bir an durup ona bakar Sirius’un durumunu en iyi bilenlerden -ki muhtemelen tek bilen ama neyse- olduğu için bu oldukça büyük bir durumdur. “Peki bulabildin mi?” der dikkatini ona verirken.
Sirius omuz silker ve “hayır, istediğim tüm bilgileri direkt önüme sermesini de beklemiyordum açıkçası, sonuçta orası bilinci olan bir yer ve kime hangi bilgiyi ne zaman vermemesi gerektiğini biliyor” der.
Kiana bu konuda Sirius kadar bilgili olmasa da az çok bir şeyler duymuştu. Kimi içeri alıp almayacağını, hangi bilgiyi kime verip vermeyeceğini kendisi seçen kadim yer, Araf kütüphanesi. Bakilerin büyük bir çoğunluğu o kütüphaneye giremiyordu, ki buda tanrıların onları gözden çıkardığının en büyük göstergesi olarak görülüyordu.
Sirius aklına gelen şey ile yüzünü ekşitirken “aynı zamanda götü boklu ergenlerden birinin burnunu kırdım” der. Siyah saçlı bunun keyiflenip “bana her şeyi anlat Siri” der.

★

Unknow – (AKUGETSU)
Doğrusu Daren’in Bakiler ile bir sorunu yoktu, hayır o aptal insanlara katlanamıyordu. Ve ne şanstır ki Akademi tam bir aptallar yuvasıydı. Her yerde ergenler ve kendini beğenmiş herifler vardı. Aslında cidden varlıkların burayı bu kadar büyümesini anlamıyor, seviyen düşükse bile çalışarak pek çok kişinin girebileceği bir yer.
Ancak hayır! Buradaki aptallar sanki bunu çok büyük bir başarıymış gibi görüyorlar! hatta bununla övünüyorlar. Gerçekten kırmızı saçlı kadın burada Zain gibi çok az potansiyeli olan kişi olduğunu düşünüyor -gerçi oda tüm gününü romantik komedi kitapları okuyarak yan gelip yatıyor ama neyse-
Bıkkın bir nefes verirken Zain’in sonraki dersinde kullanılacak ekipmanları almak için ekipman odasına ilerler. Anahtarı kapıya takıp içeri girerken etrafa göz gezdirir. Çeşitli silahlar -ki bunlar sadece ölü gibi gösterir ancak tamamen öldürmeyen türden-, dövüş ve antrenmanlarda kullanılan savaş robotları, alan açmaya yarayan bağlayıcılar vb.
Aslında sonraki ders de ne yapacağını bilmiyor ki pek ilgilendiği de söylenemez. Yanlış anlaşılmasın Zain’i sevmemesinden değil, aksine anlaşabildiği tek kişi oydu ve muhtemelen Zain olmasaydı şu an çok daha kötü bir durumda olurdu. Asıl canını sıkan kız kardeşiydi.
O embesil dövüş konusunda tam bir felaket olsa da güç ve büyü eğitimi bakımından pratik derslerde onunla aynı derslere giriyordu. Ki bu o dersleri Daren için çok daha katlanılmaz kılıyordu. Söylemeye gerek yok araları berbattı ki kırmızı saçlı kadın ondan tam anlamı ile nefret ediyordu.
Eğitimlerde kullanılan düşmanlar kısmına geldiğinde bir göz gezdirir. Cebinden Zain’in ona verdiği kâğıdı çıkarır ve kâğıtta yazan Vinculum ları alır. Vinculum lar her türden varlığı hapsetmeye yarayan kristallerdir, bir varlık Vinculum kristalinin içine hapsedildiğinde başka biri onu özgür bırakmadığı sürece çıkması imkansıza yakındır.
Vinculum kristalleri içinde bulundurduğu varlığın seviyesine göre renk değiştirirler, bunlar;
1-3 arası Turuncu
4-6 arası Kırmızı
8-9 arası ise mavi
Şeklindedir. Doğrusu Daren hiç 10.seviye bir varlığın Vinculum kristaline hapsolduğunu duymadı, ki güçlerinin büyüklüğü düşünüldüğünde muhtemelen Vinculum ların içinden çıkarlardı.
6 tane turuncu ve 2 tane kırmızı Vinculum alırken kâğıdı cebine sıkıştırır. Vinculum ları taşıma kutularına yerleştirir ve derin bir nefes verip ekipman odasından çıkar. Koridorda ilerlerken pek çok zaman olduğu gibi yanından geçenlerin ona attığı küçümseyen bakışları görmezden gelmeye çalışır.
Doğrusu büyü konusunda zayıf olabilir ancak, Daren buradaki birçok kişiyi büyü kullanmadan kolayca yenebileceğine emin. Hayır bu ego değil, o aptallar kendilerine o kadar çok güveniyor ki kendilerinden düşük seviyesi olanların hiçbir şansı olmadığını düşünüyorlar. Daren 2.seviye bir Fani büyücü ki aslında bunu pek taktığı da söylenemez.
Zain’in odasına girdiğinde kutuları masanın üzerine bırakır ve “yine mi bilinçsiz varlıkları yok edicez?” Diye sorar. Zain elinde tuttuğu kapı koluna bakarken “hmm hayır bu sefer için daha farklı bir planım var” der, kırmızı saçlı kadın merakla ona bakıp “o kapı kolunu nereden buldun?” der. Zain Heterokromi gözlerini ona dikip gülümser ve “söylersem sürprizi kaçar” der.
Daren kesinlikle bu dersi sevmeyecek.
★

Heart- Shaped Box – (Nirvana)

Yaklaşık 20 ye yakın kişi antrenman sahasında toplandığında Zain keyifle onların önlerinde durur ve “hoş geldiniz benim alnı hayatlarından daha parlar öğrencilerim” der -bunu derken kel bir elde bakar-
“bu gün her zamanki klasik antrenmanlar yerine vitesi bir üst seviyeye alıyoruz. Öncelikle sizlere belirli rozetler vericem, bu rozetlerin hepsi 1 puan değerinde ve verdiğim kişiye göre kimlikleriniz tanımlı. Rozetleri parçaladığınız an parçalanan kişi ölmüş sayılıyor ve otomatik olarak eleniyor. Ancak sadece bu kadarı ile sınır değil, ikişerli gruplar oluşturacaksınız ve eğer takım arkadaşınız ölürse topladığınız puanların yarısı gider the power of friendship kısacası. Günün sonunda en çok puanı toplayan takım kazanır, yiyin birbirinizi”
Zain konuşmasını bitirip onları eş bulmaları için serbest bıraktığında konuşma sesleri alanda yükselir. Daren etrafa bakarken rastgele biriyle takım olmayı planlar, sonuçta yanındaki ne kadar yeteneksiz olsa da tek başına halledebilir.
Belirli kişiden özellikle uzak dururken bakışları grubun biraz daha uzağında duran mavi saçlı kıza kayar. Bir an onu inceledikten sonra bunun dün Zain’e boyası bitmiş diyen kız olduğunu fark eder. Kaşlarını kaldırır ve ona doğru ilerleyip “merhaba” der.
Mavi saçlı kadın bakışlarını ona çevirir bir an onu süzdükten sonra “merhaba?” Der. “Daren ben” der ve mavi saçlı kadın sadece “Sirius” der. Doğrusu Daren kendisinde bu kadar ilginç neyin olduğunu anlayamıyor, bu kadın niye ona dik dik bakıyor?
“Takımın yoksa boşum, 2.seviye büyücü ancak siyah kullanmada iyiyimdir” der. Mavi saçlı kadının gözleri bir an parlar gibi olurken tamamen ona döner “fena fikir değil, Sirius 4.seviye kötücül ruh” der.
Daren kaşlarını yukarı kaldırır ve “bir kötücül ruha göre fazla normal duruyorsun “der. Sirius ise “bunu iltifat olarak sayıyorum” der.
İkisi arasında bir sessizlik olurken Daren bir süre daha ona bakar ve omuz silkip diğerlerini izler. Yaklaşık 5 dakikanın sonunda Zain önlerinde durur ve “peki ala sanırım hepimiz eşleştiniz” der.
Ardından elindeki kapı kolunu kaldırır ve sırıtıp herkesin önünde tutar. Bir anda kapı kolunu tuttuğu yerde büyük bir tahta kapı belirir ve öğrencilerin şaşkın ve hayran sesleri etrafı doldurur.
“yaklaşık 3 saatiniz var 3 saat sonunda rozetiniz kırılmazsa şanslısınız” der. Herkes birbirine güven veren sözler söylerken sırayla kapıdan geçmeye başlarlar. Daren ve Sirius kapıdan geçince diğerlerinin orada olmadığını görürler.
“Anlaşılan kapı her takımı farklı bir yere ışınlıyor” der Sirius düşünceli bir şekilde. Etrafa baktıklarında boylu boyunca uzun bir tarlada olduklarını fark ederler, tarlanın ucunda orman arkalarında ise çok daha geniş bir arazi vardır. Daren boynundaki sakura çiçeği sembolündeki kolyeye dokunur ve diğer elinde katanası belirir.
Katanayı kemerine takarken Sirius birkaç adım atar ve “gidip birilerini bulalım, bu zindan oldukça büyük görünüyor” der. Daren onayladığını belli eden bir ses çıkarır ve ikili ilerlemeye başlarlar.
Bir süre sonra Daren “peki ne yapabiliyorsun?” diye sorar. Sirius bir an ona bakar ve omuz silkip elini kaldırır. Elini saran mavi ateş ile “ateş hükmü” der, kırmızı saçlı kadın kaşlarını kaldırıp “element kontrolcülerindensin yani?” der.
“Kısmen öylede denebilir ancak dediğim gibi ben bir kötü ruhum ve ateşle birçok şey yapabiliyorum, peki sen? Büyücüyüm demiştin” der, Daren sonunda onu konuşmaya daha istekli olduğunu görünce keyiflenir “sadece temel şeyler, çoğunlukla sağlık büyüleri ancak birini ölümden döndürecek kadar değil” der.
Sirius etkilenmiş şekilde “sağlık büyüleri diğer büyülere göre daha zordur, sonuçta en ufak yanlışında iyileştirmek yerine ters tepebilir.” Der. Daren sırıtıp “şu ana kadar kimseyi öldürmedim” der ve Sirius da sırıtıp “büyük adam olacaksın sen” der.

★

Burning Pike – (Mother Mother)

Sirius ve Daren ormanlık alanda yürümeye devam ederlerken sonunda dururlar ve önlerindeki yol ayrımına bakarlar Sirius bir an için elini mavi saçlarına daldırıp yüzüne gelen tutamları kenara çeker “yani, klasik yolu izleyip ayrılacak mıyız?” der
Daren “ne yoksa ben olmadan bir şey yapamaz mısın ortak?” der keyifle, Sirius da hafifçe güler ve “ölmemeye çalış” der.
İkili farklı yollara ayrılırken Sirius kafasını kaldırır ve sahte gökyüzüne göz gezdirir. Doğrusu hiçbir zaman o kadar da arkadaş yanlısı birisi olmamıştı, hatta Kiana haricinde aktif olarak görüştüğü doğru düzgün pek kimse yoktu.
Ki çoğunlukla bunun sebebi Kitsune ruhu olması ve başındaki büyük ödüldü ama neyse. Ancak buna rağmen o kızda bir şey hissetmişti, bir tür sıcaklık? Tanıma? Her ne ise bu Kiana ile ilk tanıştığı duygu ile aynıydı. Ayrıca buradaki gerizekalılara göre daha iyi duruyordu. -en azından iyi bir tarzı vardı-
Yürümeye devam ederken iki kişi görür. Birisi yarı köpek hayvan türünden bir varlık diğeri ise en fazla 3.seviye olduğunu düşündüğü bir varlık, mükemmel avlar.
İkili onu fark edince köpeğin elinde bir anda yay belirir ve yayı çekince bir ok ortaya çıkar. Oku ona doğrulturken diğerinde sırıtıp “vay vay vay anlaşılan bugün şanslı günümüzdeyiz, böyle güzelleri hep ayağımıza gelmiyor” der. Köpek “sence rozetini kıralım mı?” diye sorunca adam “hayır biraz eğlenelim sonrasına bakarız” der.
Adam ona doğru yaklaşırken bir anda ayağı mavi bir ateşle yanmaya başlar, adam çığlık atıp yere düşerken ateşi söndürmeye çalışır. Sirius sivri dişleri biraz daha belli olacak şekilde sırıtırken kafasını kaldırır ve sivri olan göz bebekleri ile onlara bakar “sizin gibi aptalları her zaman sevmişimdir, görünüşte her şeyi anlayabileceğinizi düşünmeniz ne kadar da sevimli”
Adam hala acıyla kıvranıp yangını söndürmeye çalışırken köpek biraz da panikle oku atar. Aynı anda Sirius da başını yana eğer ve ok arkasındaki ağaca saplanır.
Köpek ardı ardına oklar atarken Sirius bu herifin yerdeki adamdan çok daha fazla potansiyeli olduğunu düşünür. Ona doğru gelen her oktan kaçınırken köpek bir an gözlerini kapatır ve mavi saçlı kızın yok olduğunu görür.
Telaşla etrafa bakıp yayını rastgele yerlere doğrulturken hırlamaya başlar. Sadece bir an için oku indirirken arkasında bir enerji hisseder ve bir an için “enerjin oldukça lezzetli duruyor” der.
Doyduğu kelimeler ile boynundan kan fışkırması bir olur. Köpek yere yığılırken Sirius tırnaklarındaki kanlara bakar ve eğilip elini köpeğin kıyafetine siler. Vücudunun yarısı yanmış adama bakar ve elini bir an kaldırınca ateş anında söner.
“pekiala ellerimi bu kadar kirletmeye beklemiyordum ancak bunu hak etmişsinizdir herhalde” der. Elini köpeğin boynuna koyarken, boynunun içinden geçer ve çıkardığında parmaklarının arasında küçük turuncu bir ışık topu vardır.
Sirius ışık topunu kaldırıp sahte güneşe tutarken yüzü sanki kırk yıl sonra yemek bulmuş gibi aydınlanır. Ağzını açar ve ışık topunu ağzına koyup tutarken mavi gözleri bir an parlar ve gözlerini kapatır.
Ayağa kalkıp üstündeki tozu silkelerken biraz ötede onları izleyen muhtemelen 3.seviye akılsız bir kötücül ruhu görür. Yerde yatan iki cesedin rozetlerini çıkarırken “gerisi senindir, keyfine bak” der.
Varlık onlara doğru sürünürken küçük kolları ile yarısı yanmış bedeni kaldırır ve kocaman ağzını açıp adamın kafasını ısırıp koparır. Sirius bir an tiksinir şekilde bakar ve “tapınağa gidince banyo yapsam iyi olur” der, rozetleri parçalarken yol boyunca ilerlemeye devam eder.

★

The Resitence – (Skillet)

Daren Zain’in bir aptal olduğunu biliyordu. Yani düşününce 8.seviye bir varlık olmasına rağmen tüm gününü romantik komedi kitapları okuyarak, bulduğu her türlü içkiyi içerken ve garip ders aktiviteleri düzenlerken geçiriyor.
Ancak bu hepsinden de aptalca. Lanet olası puanlar neden kafalarının üstünde görünmek zorunda!? Brawl Stars karakterlerine benziyor!
Bunu görmezden gelmeye çalışırken ilerlemeye devam eder ve yürürken yana doğru bakar. Bir sonraki an kendini sağa doğru atar ve az önce bulunduğu yerde çift taraflı sivri bir diken görür. Hızla kendini toparlayıp katanasını çekerken bir ıslık sesi yankılanır.
Yer sallanırken devasa dikenli sarmaşıklar yerden çıkmaya başlar. “Reflekslerin fena değilmiş” diye bir ses duyduğunda Daren bakışlarını yukarı kaldırır ve sarmaşıkların üstünde bir adam görür.
Adamının rengi yeşil iken saçları ölü çiçeklerden oluşuyordur. Kıyafetleri ise muhtemelen yapraklardan? Her neyse, şu an kıyafet eleştirmek için pek doğru bir zaman değil.
“anlaşılan profesör bahçıvan tutmayı unutmuş” diye söylenirken adam buna güler ve “anlaşılan kendime güzel bir av bulmuşum, ne sevimlisin sen öyle. Güzellerim onu bana getirin” demesi ile dikenli sarmaşıklar hızla ona doğru gelmeye başlar.
Daren üzerine hızla uzanan bir sarmaşıktan yana doğru kayarak sıyrıldı. Arkasından gelen ikincisini tek bir kılıç darbesiyle ortadan ikiye böldü. Bir diğeri yüzüne kadar yaklaştığında dizlerini kırıp eğildi, tam o anda yukarıdan inen sarmaşığın altından geçerek koşusuna devam etti.
Üzerine gelen her saldırıdan kusursuz bir çeviklikle kaçarken aniden çömeldi. Katanasını havada sabit tutup altından geçen sarmaşığı tek hamlede biçti. Başını kaldırıp dudaklarının kenarıyla alaycı bir gülümseme oluşturdu.
"Tek yapabildiğin bu mu?" dedi. "Daha terlemedim bile."
Adamın yüzü öfkeyle kasıldı.
"Delik deşik edin onu!"
Daren, bütün sarmaşıkların aynı anda havaya kalktığını görünce ne olacağını anladı.
"Lanet olsun..."
Hiç vakit kaybetmeden koşmaya başladı. Bir sonraki anda yüzlerce diken üzerine yağmur gibi fırladı. Takla atarak ikisinin arasından süzüldü, birkaç santimetre farkla ölümden kurtuldu.
Tam ayağa kalkarken yer şiddetle sarsıldı.
Toprak yarıldı ve içinden devasa, dikenlerle kaplı ağaç gövdelerini andıran sarmaşıklar yükseldi.
Daren derin bir nefes verdi. Ardından hiç duraksamadan en yakındaki sarmaşığa doğru koştu. Gövdesine basıp yukarı tırmandı, üzerine saldıran diğer sarmaşığın üzerinden sıçrayarak geçti ve havadayken tek darbeyle onu ikiye ayırdı.
Başka bir sarmaşık dikenlerini art arda fırlattı.
Daren iki eliyle katanasını kavradı. Çeliğin yankılanan sesi peş peşe yükselirken üzerine gelen her dikeni tek tek savuşturdu. Sarmaşıklar daha da yükselmeye başlayınca koşusunu hızlandırdı; önüne çıkan her gövdeyi, her dalı tek darbede keserek ilerledi.
Koşarken tek eliyle bir sarmaşığı yakaladı. Tüm ağırlığını koluna vererek gövdenin etrafında döndü ve kendini daha yukarıdaki başka bir sarmaşığa fırlattı.
Havada katanasının açısını ayarladı.
İndiği anda devasa gövdelerden birine kılıcını sapladı ve hiç durmadan yukarı doğru koşmaya başladı.
Bir an sonra sarmaşık, kulakları sağır eden bir gürültüyle ikiye ayrıldı. Toz bulutu etrafı kaplarken dev gövde yere çöktü.
Daren vakit kaybetmeden en büyük sarmaşığın tepesine sıçradı. Katanasını gövdeye sapladı, bacaklarını sarmaşığa yasladı ve kayarcasına aşağı indi.
Çelik, gövdeyi baştan sona yardı.Devasa sarmaşık ortadan ikiye ayrılırken dikenler dört bir yana savruldu. Adamın yüzündeki ifade tamamen değişmişti. Artık öfkeden eser yoktu, sadece dehşet vardı.
Daren son bir sıçrayışla daha yükseğe çıktı. Katanasını tek eliyle kavradı, nefesini verdi ve bütün gücüyle fırlattı. Katana havayı yırtarak ilerledi. Bir sonraki anda adamın göğsünü delip arkasından çıktı.
Adamın gözleri büyüdü, Bedeni geriye doğru sendeledi ve bulunduğu yerden aşağı düştü.
Canı bedenini terk ettiği anda etrafı saran tüm o anormal bitkiler de güçlerini kaybetmiş gibi birer birer çökmeye başladı. Dev gövdeler büyük bir gürültüyle toprağa yığıldı.
Daren sessizce yere indi. Bir süre etrafındaki devasa bitki yığınlarına baktı. Böylesine büyük bir gücün böylesine boş bir amaç uğruna harcanmış olması, istemsizce aklından geçti.
Yavaş adımlarla adamın cesedine yaklaştı. Katanasının kabzasını kavrayıp tek hamlede çekti. Çelik, kafatasından sıyrılarak çıkarken yaranın içinden aloe verayı andıran koyu, yapışkan bir mukus süzüldü.
Kırmızı saçlı kadın tiksinti ile yüzünü buruştururken kesinlikle katanayı en az 3 kere falan yıkamayı aklına not eder.
Yaklaşan adım sesleri duyduğunda tekrar tetikte moda geçecekken “bakıyorum da buraları baya dağıtmışsın, ne kadar da pasaklı birisin” diyen sesi duyması ile gevşer. Arkasını döndüğünde karşısında Sirius’un görür ve omuz silkip “düzenli biri olduğumu söylememiştim, bir şeyler yapabildinmi?”
Daren’in sorusu ile Sirius sırıtırken avucundaki iki kırık rozeti gösterir ve “senin kadar gösterişli olmasa da yapıyoruz bizde bir şeyler” der. Kırmızı saçlı kadından bununla gülümserken eğilir ve yerdeki bedenin rozetini alıp kırar.
“Muhtemelen öne geç-” diyemeden etrafta bir dıt sesi yankılanır ve sahte gökyüzünde zindanın sonra erdiği gösterilir. Puan tablosu gösterilirken ikisi üçüncü olmuştur, Daren birincilikte gördüğü kişi ile bıkkın bir nefes verir.
Buradaki herkesi troller siksin.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

33okunma 4beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18