1. bölüm · Cinayetin Sesi

1.Bölüm Sessizliğin Sesi

Justme Justme

Alkış sesleri yükseliyordu. Aleyna’nın rahatsız edici bakışları hâlâ üzerimdeydi.Onu göremesemde hissedebiliyordum. Utku...Utku, gülümseyen gözlerle bana bakıyordu sanki. O güvenli hissettiren o sıcak bakışlar...Babam bile çok gururluydu. Ama bütün bu güzel anılar, kimsenin içindeki çığlığı tam olarak susturamamıştı...

Ayy pardon, olayları sondan anlatmaya başladım galiba.
Hemen başa dönüyorum. Kendimi tanıtmakla başlayayım.

Ben Eylül.
Çoğu kişinin “Sessiz kız” olarak adlandırdığı o kız. Okulumda tanınmıyorum. Tanınsam bile genelde benden “Sessiz kız” olarak bahsediyorlar. Açıkçası bir yeteneğim olduğunu da söyleyemem. Akademik başarım da yok. Bunlar, babamın gözünde bir işe yaramaz yapıyor beni.

Babam ünlü bir şirketin CEO’su (O yaz dizilerinde olan çok yakışıklı patronlardan biri değil). Bir de babamın ortağı Deha Bey var. Deha Bey, gözlerinden sempatiklik akan, sıcakkanlı bir adam. Yani babamın tam tersi diyebilirim. Bir de onun kızı Aleyna var. Aleyna’nın nasıl Deha Bey’in kızı olduğunu anlamış değilim. Onu tanısanız siz de inanamazdınız. Deha Bey gibi iyi bir adamdan nasıl böyle yılan (Böyle dememe babam çok kızar) bir kız çıkmış, anlamış değilim. Çocukluk arkadaşım olması dışında hiçbir şeyim. Hani şu “Keşke hiç tanımasaydım” dediğiniz kişiler olur ya, işte o. Onun da benim gibi düşündüğünü biliyorum.

Hiç annemden bahsetmediğimi fark ettim. O bizi terk etti. Bence bizi sevmediğinden. Ama babam bizi hasta olduğundan dolayı terk ettiğini söylüyor. Kanser hastasıymış ve bizi bırakıp gitmiş. Ben o zamanlar 5 yaşındaydım ve olanların farkında değildim. Ben de küçüklüğümden beri onu bulmanın hayallerini kuruyorum. Onu tanımak istediğimden falan değil, yanlış anlaşılmasın. Sadece karşısına geçip ona bir çift laf söylemek istiyorum.

“Sen gittiğinde dünya biraz daha zorlaştı, anne.
Sürekli seni bekledim.
Ne zaman kapı çalsa, belki sen gelmişsindir diye koştum.
Ama sen hiç gelmedin.
O kapı çaldığında artık senin gelmeyeceğini anladığımda, tüm olanlar başladı...
Sanki göğüs kafesim kalbimi sıktı, nefes almak bile zorlaştı.
Ve bütün bunlara sebep olan sensin.
Hep gelmeni bekledim ama sen hiçbir zaman dönmedin.
Senin yüzünden dışarı bile çıkamaz oldum.
Sen, çocukluğumu, gençliğimi, hayatımı mahvettin.”

Söyleyecek birçok sözüm olduğu için bir çift laf olmadı. Devamında ne olacağı hakkında hiçbir fikrim yok. Acaba bana sarılmaya mı kalkacak yoksa umrunda mı olmayacak? Gerçi ne yaparsa yapsın kalbimdeki yangın hiçbir zaman sönmeyecek..

~Sessizlik bazen en büyük çığlıktır.