Yeni Bakış, Yeni Kız

Vaveyla Yazarı: Kuskosta Burke

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: Yeni Bakış, Yeni Kız

Yazardan Sözler : Bunca zamandır neden 3. Bakış açısıyla yazmadım bilmiyorum ama bir değişiklik fena olmazdı değil mi? Umarım bu bölümü beğenirsiniz eklemek istediğiniz fikirleri bana yazmayı unutmayın.(fikire gerçekten açığım) İyi okumalar :)

Jess ve Leslie sonra ki günlerde Kavurucu yaz sıcaklarına rağmen Terabithia'ya ve Göle kadar uzun yolculuklara katlanıyorlardı. Onlar yan yanayken sıcaklık umurlarında bile değildi. Jess, duygularını söylemekte hâla çok kararsız, maddi durumlarından dolayı ve üniversite için 12. Sınıfta para kazandıran bir işte çalışmak zorunda olduğunu biliyor, bu onun ve Leslie'nin hiç istemesede yapmak zorunda olduğu birşey.

14 Ağustos Salı...

Jess, her zaman ki gibi babasının ona bahşettiği işleri yapmak için erkenden kalkıp yaptı. Çünkü bugün Leslie ile Alex'in davet ettiği havuz partisine gideceklerdi. Pazar günü Jess ve Leslie "Donrald Lezzet Evine" gittiklerinde onları davet etmişti. Jess, Alex ile iyi arkadaş olmuştu, bunun oluşmasında Leslie'nin katkısı çok büyüktü.

Jess, kahvaltısında May'in, Thomas dan bahsetmisinden rahatsız değildi çünkü bir zamanlar Jess ve Leslie de aynı şekildelerdi, Jess, 5 yıl önce ne kadar bu konular hakkında ailesiyle konuşmuyor olsada, Leslie ailesine sık sık bahsediyordu, her ne kadar şuan ki hallerinden mutlu olsalarda ikiside eski masum zamanlarını özlüyorlar...

Brenda ve Ellie olmadığı için Jess ile dalga geçen kimse yoktu. Bu ne kadar rahat hissettirsede Jess onların varlığını özlüyordu...

Kahvaltısından sonra üst kata çıkıp hızlıca bi duş aldıktan sonra mavi atletik mayosunu, yedek kıyafetlerini, birkaç fıs parfüm, taranmış saçıyla ve sırtında ki siyah yarı atletik çantası ile merdivenlerden aşağı heyecanla indi.
Annesini ve May'i öptükten sonra kapıdan çıktı. Jess, Leslie'nin evine kadar yürüdü ve zile bastı. Birkaç saniye sonra Leslie'nin tam hazır vaziyette hali ile karşılaştı.

"Merhaba Jess"

"Merhaba Leslie"

"Hazır mısın?"

"Hazırım ya sen?"

"Hazırım!"

Alex'in evi 12 kilometre uzaktaydı bu çok uzun bi yolculuğa benzemiyordu ikiside birbirlerinin yanında olduğu için pekte umursamıyorlardı. Bay Burke onları bırakabileceğini söylesede Leslie kabul etmedi. Jess ile yürümek bile hoşuna gidiyordu.

Kavurucu yaz sıcaklarına ve uçsuz bucaksız yollara direndiler, yol boyunca Leslie anılarını ve efsanevi masallar anlatıyor, yolcuğu keyifli hâle getiriyordu. Leslie patlamaya hazır bobma gibiydi, çünkü bu hikayeleri anlatacak kimsesi yoktu, ta ki Jess hayatına girene kadar, ailesine anlatabilirdi ama bu hikayeleri Bay ve Bayan Burke, Leslie den daha iyi biliyordu. Jess onun yürüyen dert duvarıydı.

2 saate yakın bir zamanda Alex'in evine vardılar, Jess ilk defa geldiği için evin yerini bilmiyordu. Alex'i arayıp yerini söyledikten sonra Alex yola çıktı ve onları karşıladı. İçeri girer girmez ikiside büyülendi. Evin her yerinde mobilya, antikalar, harika mimar eseri duvarlar ve devasa avizeler, Jess ve Leslie birbirilerine sırıtarak baktılar çünkü ikiside aynı şeyi hissediyordu. Alex onları bahçeye doğru çıkardı. 25 kişinin sığabileceği mavi fayans kaplı, orta boy havuzla sevinçleri gizleyemediler.

"Alex, burası harika!, davet için teşekkürler bu arada" Jess şaşkınlıkla konuştu.

"Rica ederim, burası kuzenlerimin evi gerçekten harikadır!", "Gelin onlarla tanıştırayım sizi"

Jess, Leslie'ye tamam mânasında baktı ve Alex'i takip ettiler, 20 metrelik bir yürüyüşten sonra şezlonkta oturan 4 kuzenin yanına gittiler.

"Kuzenlerim!, bunlar size bahsettiğim çocuklar, Jess ve Leslie"

Gözlüklerini çıkardılar ve onların yanlarına doğru yaklaştılar, güven verdikten sonra tanışmak için el sıkıştılar.

"Merhaba Jess, ben Tony, bunlarda kardeşlerim Alara, Anna ve Elizabeth"

Tony, Jess ve Leslie ile el sıkıştıktan sonra diğer kızlarlada merhabalaştılar.

Alara, sakin, kendi halinde takılan, kimseye zararı olmayan, tatlı bir kızdı.
Elizabeth için aynı şey söylenemez, çok aksi ve sinirli, herkesi tersleyen kaba dayı bir kızdı
Anna hepsinden daha iyiydi, Leslie gibi uzun sarı saçı ve güzel bir fiziği vardı. Komik, neşeli ve iyimser bir kızdı

Alex, Tony suya fırlatınca, kızlarda birbirlerini itti. Jess, onları izlerken Leslie, Jess'i suya fırlattı ve arkasından kıkırdadı ve kendine atladı.

Birbirlerine şu sıçratarak, deve güreşi yaparak, 2 saati geride bıraktılar.

Anna, Jessle birlikte havuzdan birkaç metre uzakta ağacın gölgesinde oturup konuşuyorlardı. Jess, eğleniyordu çünkü Anna çok sempatikti ve muhabbeti çok fazla iyiydi.

Yaklaşık 20 dakika boyunca her konuda konuşarak geçirdiler. Anna ve Jess mutluydu... Jess, gözlerini Anna dan ayırdığında bahçeye açılan kapıda sessizce duran Leslie ile karşılaştı. Leslie, Jess'in onu fark ettiğinde geriye doğru yavaşça döndü ve içeride kayboldu. Jess, kalbinde bir acı ve ızdırap bulutları esmeye başladı. Artık hevesi kalmamıştı, ve Leslie dışında bir kızla doğru dürüst bir şekilde özel hayatından konuşmamıştı. Jess, bunun sadece arkadaşlık olduğunu ve Leslie'nin iyi olduğunu kendiyle barıştı ve Anna ile konuşmaya devam etmeyi tercih etti...

Leslie, yarım saat sonra Jess'in başında haciz memuru gibi dikildi ama Jess gözlerini Anna dan ayırdığında üstüne gelen loş güneş ışığının kapandığını hissedip yukarı doğru baktı.

"Jess, babam bizi almaya geldi, gitmeliyiz artık!"

Jess, Leslie'nin yüzünden gözlerini ayırması çok uzun sürmedi ve direkt Anna'ya doğru baktı. Ona gülümsedi ve diğer herkesle vedalaştıktan sonra dışarı çıkıp onları bekleyen Bay Burke'ün arabasına bindiler.

"Eğlendiniz mi?"

Jess, heyacanla konuşmaya başlaması Leslie'nin gözlerini ona dik dik bakmasına neden oldu ama Jess bunu fark etmedi
"Parti harikaydı Bay Burke"

Dikiz aynasından sırıtan Bay Burke Leslie den ses çıkmadığını anladığında birşeylerin ters gittiğini anladı.

"Leslie, parti nasıldı tatlım?"

Leslie, soluk ve bitkin bir sesle, "Evet, iyiydi"

Jess, ne olduğunu anlayamazken araba hareket etmeye başladı.

"Leslie, iyi misin?"

Leslie, ona tokat atıp, Çin Setti'nin her tuğlasında kafasını sürtmek istiyordu. İç çekti ve sadece başını salladı.

Jess, afallamış ve kalbi sıkışmaya başlamıştı, çünkü en yakın arkadaşı ondan birşey saklıyordu. Bu canını çok sıkmıştı. Sadece camdan dışarı bakarak birkaç ışığı yanan apartman ve villalara bakarak eve gitmeyi bekledi.

Eve varana kadar Jess vs Leslie tek kelime bile etmedi. Arabanın motoru ve asfaltta çıkardığı ses dışında başka bir ses kulaklarına akın etmiyordu.

Eve vardıklarında, Jess arabadan inip Leslie'ye yardım etmek için arabanın etrafından dolaştı kapıyı çoktan açmış Leslie'ye çıkması için elini uzattı. Leslie bunu istemedi. Kendi başına arabadan çıktı, Jess, hemen elini geri çekti ve bir süre sonra,

"Iyi geceler Leslie"

Leslie sadece küçük ama kin dolu bir bakıştan sonra hafifçe gülümsedi. Bay Burke'e de iyi geceler diledi ve Leslie eve doğru Bay Burke ile gitti.

Jess, bunlara anlam vermiyordu ona kendisinden bu kadar uzaklaştıracak ne yapmıştı?

Eve doğru kafasında tonlarca düşünce ile yolda ilerledi.

Kapıyı açtı, ailesi akşam yemeği için hazırlık yapıyordu, babası kanepede uzanmış televizyona bakıyordu, annesi yaptığı çorbayı karıştırıyordu, Joyce ve May, babasının geçen yıl ki doğum günümde hediye ettiği Barbie evi ile oynuyordu.

Mary, "Parti nasıldı Jess"

"Çok eğlenceliydi anne, Anna ile tanıştım. Gerçekten harika bir kız"

Annesi hiçbirşey söylemedi ve önünde ki kırmızı kazanda ki çorbayı karıştırmaya devam etti. Jess, kafası karışmış bir şekilde ağır adımlarla yukarı odasına gitti ve banyo için hazırlandı.

Mary, May'e çorbayı karıştırmasını söyledi. May hızla kalkıp annesinin elinde ki tahta kaşığı alıp çorabının içinde dairler çizmeye başladı. Jack, Mary'nin ona yaklaştığını görünce toparlandı ve oturma poziyosnuna geçti, kaya gibi suratı şaşkın bir ifade aldı. Mary hızla endişeli gözlerle kocasının yanına oturdu.

"Jack, sanırım Jess aşık olmuş"

"Dur tahmin edeyim, Leslie mi?"

"Hayır!"

Jack'in suratı bir anda kızgın kasları ve yüz hatlarıyla dolu surata döndü.

"Jack, o bugün kü partiden bir kızın bana ne kadar harika olduğundan bahsetti"

"Mary, ama bu bir aşk değil ki, gelip geçer, Jess, Leslie den vazgeçmez"

"Bende öyle düşünüyorum, ama ya onu en yakın arkadaşından başka birşey olarak görmüyorsa?"

"Bilmiyorum Mary, onu zorla aşık edemeyiz!"

"Leslie, Jess'in bugün kü tavırlarından dolayı yanlış düşünürse... Leslie çok hassas bir kız"

"Aynı zamanda akıllı bir kız, merak etme sadece arkadaştırlar belkide... hem sen ve benim gençken ki hâlimizi ne çabuk unuttun?"

Mary, endişeli bakışlarından kurtularak biraz sırıttı ve Jack'in dudaklarına hafifçe çocukların görmesi korkusuyla hızlıca öpücük vermeye çalıştı. Jack buna izin vermedi onu belinden kavradı ve birkaç saniyelik öpücükten sonra çocukların görmesi korkusundan ikiside ayrıldı.

Jess, banyodan sonra kendini suyun kuvveti ile sarsılmış ve mayışmış vücudunu yatağa atmaktan başka birşey düşünemedi. Eline masasında duran telefonu aldı, sosyal medyaya girip Leslie'nin profiline baktı ama aktif değildi, "belkide yemek yiyordur" diye mırıldandığı sırada aşağıdan yemeğin hazır olduğu borazanlar ötmeye başladı. Jess merdivenlerden parmak ucunda inerek her zaman ki yerine oturdu.

Çorbasının yarısına geldiğinde sağında ki boş sandalyeye baktı. O yoktu. Leslie, genellikle yemeklerde onlara katılırdı. Onun hikaye ve masallarıyla yemek eğlenceli geçerdi. Şimdi ise sadece çatal, kaşık ve yutkunma sesleri.

Jess, tabağını bitirip mutfak tezgahına koyduktan sonra odasına doğru çıktı.
Leslie'nin penceresi açıktı, ama yaşam belirtisi yoktu, Jess, çizim defterini aldı ve karalamaya başladı.

Yaklaşık 1 saat sonra Jess'in telefonu çalmaya başladı, arayan Alex di.

"Merhaba Alex"

"Merhaba Jess"

"Dur bir dakika sen Alex değilsin"

"Ah, sende numaram yoktu ve Alex den aramam için telefonunu istedim, bu arada ben Anna"

"Özür dilerim Anna çıkaramadım sesini"

"Sorun değil Jess, bugün birşeyler yapalım mı?"

"Hmm hava 38 derece"

"Ahh biliyorum ama çok bunaldım"

"Bilmem nasıl olur ki?"

"Dondurma yemeye gidebiliriz mesela"

"Peki, ama nerde buluşucaz"

"Ben araba ile oraya gelicem ve seni alıp en sevdiğim dondurmacıya getiricem"

"Bana uyar"

"20 dakika sonra orada olacağım, görüşürüz"

"Görüşürüz"

Jess, Leslie'yi davet etmeyi unutarak hızla dolabınında ki gezmelik kıyafetlerini giydi, 50 dolar harçlığını aldı, heyecanından yerinde duramıyordu. Üstünü başını kontrol ettikten sonra merdivenlerden aşağı kendini attı.

Annesine ve kardeşlerini öptü, "Jess, nereye?"

"Arkadaşımla buluşucam"

"Çok gecikme"

"Peki"

Kapıdan çıkıp ayakkabısını giydi. Toprak yolda yavaş ve titrek adımlarla hareket etti ve yolun başında ki posta kutusunun altında Leslie ile servisi beklerken ayaklarının yorumlama,ı için yerleştirdikleri kütükte tek başına oturuyordu...

En fazla 25 dakika bekledi. İtalyan şaheseri Ducati V4R ile kırmızı kasklı kız önünde durdu. Jess, ağzı açık bir şekilde sadece motora bakıyordu, üstünde duran Anna'yı fark etmedi bile. Jess, Leslie ile takıldığından beri motorlara hayran. Leslie, motosiklet dendiğinde gözleri parlıyordu, ve bunu Jess'e aktarmayı çok iyi başarmışa benziyor. Jess, gözlerini motosikletten aldıktan sonra Anna'nın sesini duydu.

"Jess, Jess duyuyor musun?"

"Ah... evet, dalmışım, motosikletin harika!"

"Teşekkür ederim", "Gidiyor muyuz yoksa burda oturalım mı?"

Jess, oturduğu kütükten kalktı ve sırıttı. Sol taraftan motora bindi. Anna'nın, Jess için getirdiği, siyah üstünde İtalya bayrağı olan kaskı kafası,na geçirdi, Anna da aynısı yaptı.

"Belimden tutun Jess"

"Ne?"

"Yani düşmemen için"

Jess, utanarak da olsa Anna'nın karnından rahatsız etmiyecek şekilde tuttu. Ve gaza bastı, Jess, bir anda geriye doğru yapıştı. Bu da Anna'nın belinden daha sert kavramasına neden oldu. Anna, hafifçe sırıttı, ikiside kızarıyor.

Leslie, güçlü 4 silindir motorun sesine penceresine baktı. Bu Kuzey Virginia da çok az olurdu, ya cross yada harley türü motorlar geçerdi. Leslie, sese doğru pencereden baktığında, yüzü anında soldu. Çünkü Jess, motorcu kızla ile konuşuyordu. Daha dikkatli bakmak için gözlerini kıstı, kız kaskını çıkardı ve saçını sağ sola doğru savurdu, bu Anna! Leslie, Jess'in motosiklete bindiğini gördüğünde daha fazla dayanamadı ve kendini yatağında ki yıldız şeklinde ki yastığa gömdü ve ağladı...

Judy, kavun dolu tabağı Leslie'ye ikram etmek için merdivenlerden yukarı hızlı hızlı çıktı. Kapının eşiğine geldiğinde kapıyı çaldı ve içeri girdi. Leslie, Judy'nin içeri girdiğini fark ettiğinde yanağından akan tuzlu göz yaşını sildi. Burnunu çekti. Judy, Leslie'nin ağladığını fark ettiğinde kalbi sıkışmaya başladı. Komodinin üstüne kavunları bıraktı. Leslie'nin yanına usulca ve güven veren tarzda oturdu.

"Jess mi?"

Leslie burnunu çekti. "Nerden anladın?"

"Ben bir anneyim Leslie" biraz durdu ve cevap vermek isteyip istemediğini anlamaya çalıştı. Yardıma ihtiyacı olduğunu düşünüp sordu.

"Peki ne oldu?"

Leslie, içinde patlamaya hazır bir mayın olduğunu biliyordu ve bu mayın hiç bir kimsenin geçmediği kuşun bile cıvıldamaya tövbe etmiş bir yolda otların altında gizlenmişti. Göz yaşlarını tutamadı. Kafasını Judy'nin göğüslerine doğru kaydığını hissetti ama direnmedi. Sıcak ve tuzlu göz yaşı yanağından Judy'nin göğüslerine doğru hızla alan bir nehir gibi akıyordu.

"Tamam tamam geçti. Yanındayım Leslie"

"Judy. Onu sevi-yorum"

"Ah canım kızım benim"

Burnunu çekti. Kafasını kaldırdı, kırmızı gözleri Judy'nin kine bakıyordu.

"Judy, Jess beni istemiyor!"

"Nasıl? Ama siz en yakın arkadaşlarsınız. Yani ben öyle biliyorum"

"Öyle değil Judy, Jess beni kız arkadaşı olarak istemiyor. Benden kaçıyor, sanki bir canavarım!"

Leslie, gözyaşlarını hâla tutamıyordu. Judy, durumu düzeltmeye çalışıyordu ancak kasisten geçen arabalar gibi beyni yavaşladı. Kendine gelmeye başlayınca konuşmayı denedi.

"N-ne? Bunu nasıl anlayabilirsin ki?"

"Az önce Anna geldi. Jessle beraber motora bindiler ve...o gitti"

"Canım kızım, belkide Jess onu sadace arkadaşından başka birşey olarak görmüyorsa"

"Ama Judy...o çok mutlu görünüyordu"

"Bak Leslie, erkekler hakkında bildiğim tek erkek Bill ve bi zamanlar Bill'in de yakın kız arkadaşı vardı"

Leslie, kendini toparladı. Gözyaşları az da olsa soldu.

"Adı... Zoey di, Bill onunla çok fazla yakın arkadaş olmuştu. O kadar kıskanıyordum ki, sonra Bill, bana sevdiğini itiraf etti. Dünya tersine akıyor sandım, Bill'in ciddiyetini anladığımda düşüp bayılacaktım"

Leslie, ağlamayı bıraktı. Ve ne kadar Judy den nefret etsede sıcak bir sarılma verdi ona.

"Teşekkürler anne"

Anne lafını duyduğunda Judy duygulandı. Onu içine çekti ve birkaç saniye sonra ayrıldı.

"Şimdi ne düşünüyorsun?"

"Kıskanç bir insan olduğunu"

İkiside gülmeye başladı.

"Kafam hâla çok karışık. Jess, beni seviyor mu?"

"Onun ne düşündüğünü bilemem Leslie, ama Jess'i Anna ile olmadan önce senden hoşlanmasını sağlayabiliriz!"

Leslie, hafifçe sırıttı. Midesinde ki kelebekleri görmezden gelerek ve parıldayan gözleri Judy'ye bakıyordu. Judy, kızının haline baktıkça gülmemekte savaşıyordu.

"Benim küçük kızım aşık mı oldu bakalım?"

"ANNEE!" Leslie güldü.

"Tamam tamam, şimdi Jess'i aşık etmek istiyorsan ilk yapman gereken..."

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

26okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18