Bir hayat ne değiştirebilir ki?

Vaveyla Yazarı: Kuskosta Burke

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: Bir hayat ne değiştirebilir ki?

Ahhhğ şu lanet olası pazartesinden nefret etmeye başladım.

"Jess, ineği sağmayı unutma sakın!"

"Tamam baba, hallediyorum"

Yine üstüme birşeyler örtmeden uyumuştum, yarı uykulu bi şekilde, son kez bir kayadan farkı olmayan yinede iş gören yatağıma baktım ve merdivenlerden aşağı indim.

"Merhaba millet!"

"Günaydın Jess"

Kapıdan çıktım eski siyah ayakkabılarımı giydim ve inek çiftine doğru gittim.

"M-ö-ö-ö-ö"

"Sanada günaydın Bessie"

Bugün huysuzluğu üstündeydi yine, kovada ki sütun bi kısmını yere döktüm

"Hay içine be!"

O sırada yere bakıyordum ve önümde dağ gibi duran eski kalası görmedim ve kafamı feci şekilde vurdum.

"Ahhhğk kahretsin feci yanıyor, umarım morarmaz"

Ben burda oyalanırken sarı servisimin, Leslie'nin evinin sol tarafında, kornaya sanki ölüyormuşcasına basıyordu hemen eve koştum kapı girişinde ki çantamı alırken annemin sesleri geliyordu.

"Hey! Jess kahvaltı etmeyi unuttun"

"Sonra anne, geç kalıyorum"

"Tamam, dikkatli ol!"

Servisin önünde Leslie'nin bana el salladığını gördüm 'Aman tanrım bu kız çok güzel' e-evet tahmin ettiğiniz gibi 17 yaşındaki her genç gibi bende aşık olmaya çoktan başladım, galiba 6. Sınıfın 2. Döneminden beri Leslie'den hoşlanıyorum, aslında 5. Sınıftan beri arkadaşız ama o zamanlar sadece arkadaştık, 5. Sınıfta olan büyük kazada neredeyse Leslie'yi kaybediyordum bazen diyorum ki, "İyikide o gün bayan Edmunds ile müzeye gitmemişim", evimizin önününden koşarak toprak yola çıktım ve servisime bindiğimde gözlerim kocaman, nefes alma hızım normalden baya fazlaydı üstüne dudağımın kuruması ve sol böbreğimde ki acı ile Leslie'nin yanına kendimi attım.

"Günaydın Jess"

"Günaydın Leslie"

"Hey! Neden bu kadar geç kalıyorsun, yani 5dk önce çıkamaz mısın?"

"Ah babamın bana yüklediği bi ton işi bitirene kadar 5 dk zamanım dahi kalmıyor"

1-2dk boyunca sessizlik oldu, yüzüne bakmak istiyorum ama lanet olası ergenlik yüzünden utanıyorum bu o kadar berbat bir his ki bazen ergenliğe hiç girmeseydim diyorum, Leslie ve benim şuana kadar sevgili olmayı bırak birbirimiz dışında doğru dürüst bi arkadaşımız bile yok, ve sonunda Leslie sessizliği bozdu.

"Hey Jess sence üniversitede aynı okula gidebilirmiyiz, düşünsene aynı üniversitedeyiz, oda arkadaşlarıyız"

Nefesim daralmaya ve kızarmaya başladım çünkü Leslie ile aynı oda da 4 yıl geçirmek kulağa harika geliyodu ama Leslie ile sadece 1 kaç kez aynı oda da kaldık, hayır öyle değil May de vardı.

"Bilmiyorum Leslie, aynı yeri nasıl kazanabiliriz ki hemde oda arkadaşı olarak!"

Leslie o sıcak gülümsemesiyle bana baktı ve "Hey böyle düşünmeyi kes, ben inanıyorum aynı üniversiteye gideceğiz hatta oda arkadaşı bile olacağız" sonra biraz eğildi ve işaret parmağı ile burnuma hızlı ama hafifçe dokundu. Göz bebeklerim kocaman oldu, kalbim feci derecede sıkışmaya başladı, sanki bilincim kapanmış gibi oldu başım hafifçe çalkalandı, biliyorum birazcık abartmış olabilirim ama hak verin lütfen, 4 yıldır deliler gibi sevdiğiniz kızın böyle birşey yaptığını hayal etsenize bi, güneş gibi kızardığımı hissettim ve ısı yayıyordum, umarım Leslie bunu fark etmemiştir, sonra kıkırdamaya başladı tam birşeyler diyecekti ki servis durdu.

"Hadi çocuklar okula vardık herkes sakin bi şekilde insin!"

Derin bi iç çektim, Leslie ilk defa bana böyle davranıyodu, servisten birşeyden kaçıyormuş gibi fırladım ve ayağım taşa takıldı ve topalladım, " Ah bu feci acıttı" kendi kendime mırıldandım, biraz hızlı bi şekilde ve Leslie'den kaçarak sınıfa gitmeye çalıştım ama yine başaramadım.

"Hey! Biraz yavaş yürü"

"Ah afedersin"

Neyse ki 11. Sınıfın son haftalarındayız, ortaokuldayken sonunda Scott ve Gary den kurtulduk diye sevinmiştim ah çok erken karar vermişim, burada ki "Lily Aeloy" sanırım benden hoşlanıyor ve Leslie ile olan arkadaşlığımızdan rahatsız gibi görünüyor çünkü Leslie'yi rahat bırakmıyor, onu dövmek istiyorum ama bi kadına el kaldıramam ve okuldan atılırım, buda Leslie'yi okulda yanlız bırakmak demek böyle bir riski asla alamam, 10. Sınıftayken Lily, Leslie'yi arkadaşlarıyla su balonunun içine koydukları pembe boya ile herkesin içinde rezil etti, tabikide aptal gibi durmadım, "Lily eğer Leslie'ye böyle davranmaya devam edersen, ömür boyu suratına dahi bakmam" evet gerçekten benden hoşlanan birisi için çok ağır bi cümleydi o zamandan sonra eskisi kadar bulaşmadılar, en azından Leslie'nin yanındayken.

Tabikide benide rahat bırakmıyorlar, "John Ruder" birisinden kolay kolay tiksinmem ama bu çocuktan o kadar tiksiniyorum ki çünkü Leslie den hoşlanıyor bu o kadar belli ki, ah bunu söyleyeceğim aklıma gelmezdi ama sanırım Leslie ona umut veriyor bu inanılmaz derecede sinir bozucu, 'SEVDIĞİN KIZI BAŞKASIYLA IZLEMEK' onunla sevgili olmadığımız için hiç birşey diyemiyorum, içimde birşeyler savaşıyormuş gibi ama bu savaşı kazanan kaybedecek!

Sonunda zorlu matematik dersinden sonra öğle arası geldi.

Okulun arka bahçesinde ki büyük çınar ağacının altında Leslie ile oturup yemek yiyorduk, sabah ki olayı halâ unutamıyorum neden böyle birşey yapmıştı inan anlamıyorum.

"Jess, okuldan sonra bir yerlere gidelim mi?"

"Eee..şeyy Terabithia'ya ne dersin?"

"Hayır Terabithia dışında biryerlere gitmeliyiz"

"Ne yani Terabithia'yı eskisi kadar sevmiyor musun?"

"Hayır Jess!, öyle değil seninle 5 yıldır arkadaşız ve seninle Terabithia dışında çok az yere gittik"

"Hmm aklında ne var kraliçem?"

"Peki... mesela yakınlarda yeni bir tavuk dönerci açılmış, şefte Türk'müş herkes oraya bayıldığını söylüyor, bugün akşam oraya gidebilir miyiz?"

"Bilmiyorum Leslie, ailelerimiz ne söyler, belkide izin vermezler"

"Hadi ama Jess, neredeyse 18 yaşına giricez, artık çocuk değiliz, değil mi?"
Tanrım bu kız beni benden alıyor, bunu söylerken o kadar masumca bakıyordu ki
Kendimi büyülenmiş hissettim ağzım "hayır" kelimesini unutmuştu, ağzımı açıyordum ama ses çıkmıyordu, en sonunda teslim oldum

"Değiliz Leslie, bugün eve gittiğimde tüm işlerimi bitireceğim bu sayade akşam için izin alabiliriz"

"Peki, eve gittiğimizde sana yardım ederim bu sayede yorulmassın" Tanrım bu kız 'BÜYÜLÜ BİR PERİ' yorulmamı istemiyor bunu başka hangi kız isteyebilir (kişisel algılamayın lütfen), size dürüst olucam, bazen Leslie'nin 5 yıl önceki büyük kazada öldüğünü düşünüyorum, sanki o benim bilinç altımda ki hayal ürünüymüş gibi, bir insan bu kadar mı kusuruz olabilir?, yada onu sevdiğim için mi bana öyle geliyor?

"Teşekkür ederim Leslie, ama olmaz"

"Ah neden?"

"Senin yorulmanı istemiyorum"

"Bende" her şeye bir cevabı var bu kızın, birbirimize bakıp sıcak bi gülümsemeyle sırıttık, ardından fıstık ezmeli sandviçime döndüm.

"Randevu" evet kulağa çok hoş geliyor, Leslie ile manzaralı bir yerde, en sevdiğimiz yemekler önümüzde ve bana sevdiğini itiraf ediyor çok güzel olurdu bi an dalmışım Leslie'nin bana yüzümün etrafında el salladığını ve adımı söylediğini duydum

"Jess, dünyadan Jess'e"

"Oo, evet doğru dalmışım kusura bakma"

"Ah sorun değil sadece eve geldik ve serviste sabahlamanı istemiyorum" dedi ve yine o hareketi yaptı, burnuma dokundu ve bunu o kadar şirin yapıyor ki, yine kızarmaya başladım ah bu çok sinir bozucu...

"Leslie bunu..." tam neden yaptığını soracaktım, ama ya beni arkadaşı olarak görüyorsa, b-bunu sadece eğlence amaçlı yapıyorsa ve beni deniyorsa?

"Evet Jess birşey diyodun" Tanrım artık kaçış yok er yada geç öğrenicek, olacaksa şimdi olsun.

"Ee..ş-şeyy bunu neden yaptığını merak ediyodum"

"Neyi?"

"Burnuma dokunuyosun yani sadece neden yaptığını merak ettim"

Leslie biraz kızarmaya başladı ve o sıcak ve içten gülümsemesiyle kekeleyerek cevap verdi.

"Ç-çünkü çok, ee... nasıl desem ş-şey... şirinsin ve bunu yapmak hoşuma gidiyor ama rahatsız oluyosan bidaha yapm..."

Tam diyecektiki sözünü kestim "Hayır, hayır bu çok tatlı"

Leslie o içten gülümsemesemesinden verdi, bende karşılık verdim, Leslie'nin evinin önüne vardığımızda vedalaştık, kısa ve mutlu bir yürüyüşten sonra eve dönen çalılıklara vardığımda, Leslie'nin evlerinin önünde ki yüksek ağaçların önünde durmuş bir eliyle diz hizasında ki çantasını tutup saçıyla oynuyordu ve en önemlisi beni izliyordu bunu biraz sapıkça buldum (dostum bana kızma sadece 2 tane kız arakadaşım var ve birisi Leslie, yani aşktan çok birşey anlamam en azından karşı cinsten) o kadar şaşırdım ki neden böyle birşey yapmıştı hiç bi fikrim yoktu, gözlerimi kısarak ona baktım, bu ilk değildi geçen ay ve 7 ay öncede bunu yaparken göz göze gelmiştik, beni gördüğünde eli ayağına dolaştı ve hemen sola dönüp eve gitmeye çalıştı ama önünde ki uzun ağaç buna izin vermedi ve sert bi şekilde ağaca çarpıp poposunun üstüne düştü.

"Leslie!"

Hızla yanına gittim gözleri cam gibi olmuş dolmuştu kafasını tutup sızlanıyordu.

"Ah salak Leslie nasıl görmedin ağacı ahhhğk" diye mırıldanıyordu

Yerden kalkmasına yardım ettim
"Leslie iyi misin? Neden böyle birşey yaptın?"

"Ee... ş-şeyy... tamam Terabithia görüşürüz" ve hızla evine doğru koştu ve sadece arkasından öylece izledim, aman Tanrım ergenlik onun fiziksel yapısını bariz farkla değiştirmişti, göğüsleri, kalçaları artık çok belirginleşmişti yüz hatları aynı şekilde ve o ince beli...

"Aman tanrım jess kendine gel!"
Ve kendime sert bi tokat attım. Ah şu ergenlik o bunlara sebep olan o, böyle şeyler hoşuma gitmezdi, ama iş Leslie'ye gelince... tamam, tamam yeter o en iyi arkadaşın Jess böyle düşünmeyi kes!

Eve vardım üstümü değiştirip hızlı bi şekilde duş aldım, hızlıca seraya gittim babamın her türlü alet, edavatının olduğu takım çantasını aldım, "Tanrım sanki içinde alet değilde Bessie varmış gibi" zorlada olsa seradan çıkıp kırılmış ve onarılması gerekten 6 tane çite baktım, gözümün önüne Leslie geldi o muazzam akşam yemeğini düşündüm ve direkt işe koyuldum, yere dizlerimin üstüne çöktüm takım sandığından çivi ve çekici çıkardım, tahtaya çakmak için çiviyi doğrulttum ve görüş hizama "Uranüs" girdi bilmiyorum ona neden böyle dediğimi, belkide mavi içindir, ve evet o Leslie.
Üstünde tamirci insanların giydiği mavi kumaş bi tulum, siyah bi şapka ellerinde siyah, mavi bi çift eldiven vardı, ona baktım ve ağzımın açık kaldığını fark etmedim,

"Merhaba Jess!"

"Merhaba Leslie"

"Yardım lazım mı?"

"Ama Les..."

İşaret parmağı ile dudaklarımı kapadı ve sıcak gülümsemesiyle gözlerimin derinliklerine baktı

"Akşam ki yemeğe birlikte gidicez Jess, bırak yardım edeyim"

Kafamı onaylarmışcasına salladım, birkaç saniye birbirimize baktıktan sonra, ikimizde bir anda açılan kapıdan dolayı yerimizden zıpladık,

"Akşam yemeğimi, bende geliyorum!" Ah May, en güzel anları hep mahvediyor

"Hayır May, bu sadece Leslie ile bana özel"
Ne dediğimin farkına vardım ve yavaşça Leslie' ye baktım, bana onaylarmışcasına sırıttı,

"Ama bende gelmek istiyorum"

"Eğer daha fazla ısrar edersen, Alexsandra'ya ilkokulda sınıfın ortasında altını ıslattığını anlatırım", kaşlarını çattı, ellerini göğsünde birleştirdi ve sert adımlarla içeri girdi, arkamı dönüp Leslie'ye baktığımda bana uzun şahane sırıtışıyla bana bakıyodu.

"Ucuz atlattık Leslie"

"Evet öyle, ama biraz hızlı olmalıyız yoksa May'e söylediğin tehtit işe yaramayacak"

"Hey bu bir tehtit değil, savunma taktiği" ikimizde kıkırdadık ve işe koyulduk,
6 tane lanet çit için 1 saat uğraştık, tek başıma yapsam en az 2 saat sürerdi, ardından çatıda ki deliği onardık, televizyon sehpasının kırık tahtasını düzelttik, ve bahçeyi düzleyip, süpürdük

Leslie son model telefonuna baktı ve şaşırmış ifadesiyle bana baktı

"Aman tanrım, Jess, saat 18.23 acilen hazırlanmamız lazım"

"Vay o kadar olmuş mu"
Hızlıca Leslie'nin evine doğru gittik verandaya geldiğimizde Leslie arkasını döndü sırıttı

"Her şey için teşekkürler Jess"

"Asıl ben teşekkür ederim Leslie"

Birbirimize baktık ve kıkırdadık, Leslie arkasını dönüp kapıya doğru giderken
"Güzel bir duş almayı unutma Leslie"

Leslie biraz şaşırmış görünüyordu
"Aklımda bulundurucam Jess, sende bulundur"

Son kez yeşil gözlerine baktım ve sırıttım ve eve doğru koşarak gittim, merdivenleri üçer, üçer çıktım ve hızla duşa girdim, biraz sonra üstüme 6 ay önce Leslie ile AVM den aldığım takım elbiseyi giydim ve yine onun seçtiği keskin kokulu parfümümden sıktım, masamda ki çekmeceden kötü günler için biriktirdiğim 576 doların hepsini cüzdanıma koydum, saçımı güzelce taradım ve kapıyı açıp merdivenlerden hızla babamın yanına gittim

"Öhm baba"

"Evet Jess?" Üstüme dikkatlice baktı ve sırıttı

"Gidebilirsin"

"Gerçekten mi?"

"Evet git eğlen biraz"

"Teşekkürler baba" hızla kapıya doğru yöneldim ve arkamdan bir ses duydum

"Jess! Üstünde para var mı?"

"Evet var"

"Tamam çok gecikme!"

Tamam mânasında başımı salladım ve hızla kapıdan çıkıp ayakkabılarımı giydim ve hızla toprak yola çıktım karşımda ay ışığında parlayan yeşil gözlü, göğüslerinden ayak bileklerine kadar uzanan beyaz tüllü, turkuaz ve açık mavi karışımı kısa kollu kıyafeti ve beyaz ayakkabısı, göğsüne kadar uzanan sarı saçlarında ki bukleler ile bana doğru yürüyordu, sadece ağzım açık izliyordum, yavaşça ona doğru yürüyordum, ağaçların arasından sızan ay ışığında göz gözeydik

"İ-inanilmazsın" ağzımdan ancak bunlar çıkabilmişti

"Sende harika gözüküyorsun"

Bir anda ikimizde gelen korna sesiyle irkildik, kendime geldiğimde Bay Burke'un bize sırıtarak baktığını ve hadi binin dediğini anlayabiliyordum, son kez Leslie'ye baktım sırıttım

"Lütfetmez misiniz Kraliçem?" Sol kolumu "o" şeklinde durdum, Leslie bana baktı ve sırıttı, sağ kolunu sol kolumun arasından geçirdi

Arabaya vardığımızda kapıyı açtım ve en nazik sesimle, "Buyrun Kraliçem"

"Teşekkürler Kralım" birbirimizin gözleri ayrılana kadar sırıttık, nazikçe kapıyı arkasından kapadım ve hızla arabanın arkasından dolaştım ve arka koltuğun sağ tarafına yerleştim, Leslie'ye baktığımda bana bakıyordu göz bebekleri bariz farkla büyümüştü, birbirimize baktık sırıttık, kalbim göğüs kafesini terk edip gidiyormuşcasına atıyordu bunu araba hareket edince anladım, yol boyu ikimizde heyecanlıydık, birkaç kez dikiz aynasından bize bakıp sırıtan Bay Burke'le karşılaşıyordum.

"Siz ikiniz bana, Judy ve benim gençliğimi hatırlatıyorsunuz" dedi ve kıkırdadı, Leslie'ye baktığımda yanakları kızarmıştı çünkü Bay ve Bayan Burke de babası aynı şeyi demişti ve sonunda evlenmişlerdi, masumca bana baktı ve olabildiğince nazik gülüyordu bende karşılık verdim.

Yaklaşık 45 dakikalık yolculuktan sonra nihayet "Donral Lezzet Evi"ne vardık araba durduğunda Leslie'ye baktım,

"Bir dakika kapıyı açma!" Bana baktı ve sırıttı, hızla kapıdan çıkıp sol tarafa gittim ve Leslie'nin kapısını yavaşça açıp sol elimi belimin arkasına geçirip, sağ elimle restoranı işaret ettim ve hafifçe eğildim

"Hoşgeldiniz Kraliçem" Leslie utanmış ve kızarmış yanaklarıyla arabadan indi, arkasından kapıyı kapadım

Bay Burke, "Ne zaman ararsanız o zaman gelirim" Leslie ile birbirimize baktık ve Bay Burke dönüp başımızı salladık, Bay Burke gidişini izledikten sonra beni izleyen yeşil gözlerle karşılaştım, bana baktı sırıttı

"İçeri geçelim mi Kraliçem?" Kolumu aynı şekilde "o" yaptım, Leslie kolunu nazikçe kolumdan geçirdi, sırıttık ve restorana doğru yöneldik, içerde ışıklar çok iyi dizayn edilmiş, dönerin kokusu restoranı sarmıştı, yanımıza doğru elinde havlu bulunan 28 yaşlarında garson yaklaştı

"Hoşgeldiniz, lütfen beni takip edin" Fransız aksânı ile konuşuyordu, Leslie'ye baktım ve omuz silktim, bir süre sonra garson bizi Auckland'in neredeyse tamamını görebildiğimiz mükemmel manzaralı bir yere getirdi, sanırım Bay Burke rezervasyon yaptırmıştı. Leslie ile karşılıklı oturduk, örtü kırmızı renkte masada rengarenk çiçekler ve peçetelik vardı, hava romantizim kokuyordu :)

Biraz sonra garson elinde menü ile döndü

"Buyrun, menünüz" Vay be Fransız aksânını çok iyi konuşuyordu

"Teşekkürler" kibarca ve gülümseyerek cevap verdim

"Ne istersiniz" Sırıtarak konuştum

"Ben, bol soslu mega tavuk döner istiyorum, sence içicek olarak hangisi daha iyi gider?" Meraklı gözlerle bana baktı,

"Vay be, Terabithia'nın meşhur Kraliçesi'nin böyle bir zevki olduğunu bilmiyordum!" Leslie hiç de nazik olmayan ama içten ve sevimli bir şekilde kıkırdadı, bende dayanamadım ve karşılıklı güldük, bu çok uzun sürmedi ve garsonun boğaz temizleme sesi ile ikimizde sustuk

"Öhm, öhm, Ne istersiniz efendim?" Leslie ile birbirimize baktık

Leslie, "Ben, bol soslu mega tavuk döner, içinde bol doritos olsun, ve yanına 2 tane ayran"

Garson elinde ki deftere not alırken sırıttı
"Gerçektende hâlkulade bi damak zevkiniz var!"

Leslie'ye baktığımda kızarmış ve sırıtıyordu, garson bana döndü "Siz ne isterdiniz efendim?"

Burala çok yabancıydım ama Leslie'yi utandırmak istemezdim
"Bende, Bol soslu mega tavuk döner, ketçap, doritos, bol patates ve 1L cola"

Garson defterine not aldı ve sırıtıp bize baktı, "Siz ikiniz çift misiniz?, zevkleriniz çok uyumlu"

Leslie'ye baktım ikimizinde yanakları kızarmıştı, Leslie yere bakarak sırıtıyordu
"Hayır, sadece en iyi arkadaşlarız"

Garson bana sonra Leslie'ye baktı ve tekrar bana baktı "Kesin öyledir" sırıtarak kulağıma eğildi "Senden hoşlanıyor biliyosun değil mi?"

Doğrusu çok şaşırmıştım, "N-nasıl nerden biliyosun" kaşlarımı kaldırarak sordum

Tekrar kulağıma eğildi "Ben 8 yıl boyunca duygu okuma merkezinde çalıştım, inan bana seni seviyor!" Biraz kızarmış ve şaşırmış bir şekilde Leslie'ye baktım, bana meraklı gözlerle bakıyordu,

Garson, "En yakın zamanda siparişleriniz hazır olacaktır efendim" son kez bana baktı sırıttı ve göz kırptı, Leslie'ye baktım soru soracağı çok belliydi

"Jess, sana ne dedi öyle, baya konuşuyordunuz?"

Biraz korkmuş ve duygularımı ifade edemicek kadar sarsılmıştım, tabikide benden hoşlanması çok güzel bir şey ama onun söylemesi daha uygun olurdu

"S-sadece yemek zevkimizden bahsetti"
Tanrım yine kekeledim ve yutkundum

"Jess!, sen benim en yakın arkadaşımsın ne zaman yalan söylediğini anlayabiliyorum" evet kendimi feci derecede ele vermiştim artık kaçış yoktu

Son kez taarruza geçtim, "Auckland"in manzarası efsane değil mi?"

Bir saniye bile gözünü benden ayırmadı, gözlerini kısarak bana baktı
"Jess!"

"Buyrun" istemsizce ellerim terlemeye başlamıştı

"Jess, söylemek isteğin birşey var mı?"

"H-hayır neden olsun ki?"

"Peki, sen bilirsin" neyseki anlayışlı bir kızdı, Bay ve Bayan Burke böyle bir kız yetiştirdiğiniz için çok teşekkürler, ne zamandır nefesimi tuttuğumu bilmiyorum ama Leslie bana bakmayı kesince derin bi iç çektim, bir kaç dakika sonra garson elinde tabaklarla geri döndü

Leslie'ye yönelerek tabağını önüne koydu, sonra bana dönerek önüme tabağı yerleştirdi, kulağıma eğilip

"Ona söyledin mi?"

"Neyi?"

"Onu sevdiğini"

"Onu sevdiğimi nerden çıkardın?"

"Çok belli ediyorsun"

"Cidden mi?... Sence o anlamış mıdır?"

"Temiz ve saf bize kıza benziyor, galiba anlamamış gibi gözüküyor, istersen ona söyleyebilirim?"

"Hayır, hayır sakın yapma!"
Beni dinlemedi ve Leslie'ye yöneldi, tutmayı denedim ama elimden kaçmayı başardı, aynı şekil Leslie'nin kulağına eğildi birşeyler söyledi, Leslie bana bakıp yanakları kızarmış bir şekilde şaşkınlıkla bakıyordu, biraz sonra garson geri çekildi

"Başka bir isteğiniz var mı efendim?"

"Hayır, teşekkürler" ikimizde aynı anda cevap verdik, garson sırıttı ve ikimizde göz kırpıp uzaklaştı, olayın şokunu atlattıktan sonra Leslie'nin meraklı gözlerle bana baktığını fark ettim

"Ne garip birisi"

Leslie sırıttı, "Evet, öyle"

"Peki sana ne söyledi"

Leslie biraz takılmıştı, "hiçbirşey, sadece..."

"Sadece ne?"

Leslie'nin yanaklarının kızardığını görebiliyordum

"Birbirimize çok yakıştığımızı söyledi"

Göz bebeklerim büyümüş ve kızarmıştım, ve öylece sustum ve yemek yemeğe devam ettim, bir süre sonra Leslie'nin gözlerini bana dikmiş bakıyordu

"Birşey demicek misin Jess?"

"Doğruyu söyleyen bir adama ne denir ki?"

"Yani adamın dediğine hak veriyorsun?"

"Elbette" Leslie gözlerini kaçırdı ve sırıttı, yutkunmak istediği cok belliydi ama gizlemek istiyordu, ayranına doğru uzandı ama işaret parmağı ile bardağı devirecekti son anda fark ettim ve tuttum, neyseki yarısını içmişti, ayrandan dolayı ıslanan elimi peçeteyle silerken Leslie halâ özür diliyordu

"Ah özür dilerim, özür dilerim, bilmiyorum sakarlığım üstümde yine"

"Leslie, sadece ayran, sorun yok elim hala vücudumda" birbirimize bakıp sırıttık ve yemeğimize döndük

"Tanrım, bu Türkler Döneri çok lezzetli yapıyor"

"Yediğim en iyi tavuk eti bu olabilir"

Ben kısa sürede bitirdim ama Leslie daha yarısındaydı

"Jess ne çabuk bitirdin"

"Ben çabuk bitirmedim sen yavaş yiyorsun"

"Ben yavaş yemiyorum, sadece tadını çıkarıyorum!"

"Sen bilirsin Kraliçem" ikimizde kıkırdadık

10 dakika sonra Leslie de yemeğini bitirdi
"Dondurmaya ne dersin Kraliçem"

Sırıttı ve gözleri ışıldadı "Evet çok iyi olur!"
Tanrım tıpkı bir çocuk gibi seviniyor bu kişiliğini çok seviyorum

"Bakar mısınız"

Az önceki Fransız aksânlı adam geldi, ikimizede bakıp sırıttı, "Buyrun bir arzunuz mu vardı?"

"Evet, dondurmanızı ne çeşit istersiniz Kraliçem?" Kraliçem dediğimde garson hızla bana baktı

"Vanilyalı, çikolatalı, çilekli ve limonlu"

"Bende aynısından alim lütfen"

Not aldıktan sonra bana baktı sırıtarak eğildi "Kraliçem he, yavaş ol kovboy" kızardığım kesinlikle belli oluyordu, sonra Leslie'ye dönüp birşeyler dedi ve onunda utanmasına sebep oldu, garson hızla uzaklaşırken sordu

Leslie, "bu sefer ne dedi?"

"Ee... sana kraliçem dediğim için bizi çift olduk sanmış"

Leslie iki elinin avucunu çenesine koydu ve öylece beni izledi, utanmıştım

"Birşey demicek misin?" Merakla sordum

"Ünlü bi filozof der ki, doğru söyleyene ne denir ki" o filozof benim galiba, kızararak saçımın arkasını kaşıdım, ikimizinde bakışları, gelen garson sesiyle irkildi

"Öhm, öhm dondurmanız efendim"

Önce Leslie'ye sonra bana dondurmalarımızı verdi kulağıma eğildi

"Bakıyordumda, kız senin için eriyor"

"Sen bu dediklerinde ciddisin değil mi, alay etmiyosun?"

"Doğrusu alındım, her konuda dalga geçebilirim ama aşkta asla!"

"Peki ona ne söyledin" doğrusu Leslie'ye ne dediğini merak ediyordum

"Söylersem olmaz"

"Hadi sadece bir kerelik"

"Asla olmaz"

Doğruldu ve Leslie'nin yanına gidip birşeyler dedikten sonra göz kırparak uzaklaştı.

"Vay be ilk defa böyle bir insanla karşılaşıyorum"

"Bende"

"Duygu yorumlamayı çok iyi biliyor"

"Gerçekten mi?, yoksa sanada mı aynısını dedi?"

"E-evet"

"Senin duygularını nasıl yorumladı peki?"

Leslie'nin utandığını ve kızardığını gördüm daha fazla utanmaması için konuyu değiştirdim

"Zevkin harika!"

"Ne zevki?"

"Dondurma zevkini diyorum, hepsi birer çiftken çok tatlı oluyorlar" ne dediğimi fark ettim, ama iş işten geçmişti, Leslie'ye baktım ve bana yeşil gözleri parlarken cevap verdi

"Ah evet, çiftken harikalar"

Doğrusu utanmıştım, neyi kastetmek isteği kafamı karıştırmıştı, birkaç dakika sonra, "Eee... Leslie ben bi tuvalete gitsem olur mu?"

"Ah elbette Jess"

Sırıttım, Ah o son bardak kolayı içmeyecektim ve hızla "erkek wc" yazan yere girdim, buraları anlatmaya gerek yok herhalde, kısa süre sonra ellerim ıslak bir şekilde dışarı çıktım çünkü peçeteler bitmişti elimi popomla kuruladım. Sağ tarafıma baktığımda Fransız aksânlı çocuğu gördüm hızla yanına gittim

"Hey, bakar mısın?"

"Ah evet buyrun"

"Sana birşey dicektim"

"Yoksa Kraliçen için tavsiye mi isticeksin?"

"Nerden anladın?"

Bana kaslarını kaldırarak baktı

"Tamam, tamam, sadece ondan hoşlandığım doğru ama, onun benden hoşlandığını bilmiyorum"

"Dedimya sana aşık"

"Tamam ama bunu nereden biliyosun"

"Kaç yıllık arkadaşın o senin"

"5 yıllık"

"Ciddi misin?"

"Evet"

"5 yıllık arkadaşının ve seni sevdiğini anlayamıyor musun?"

"Bak o benim ilk arkadaşımdı başkalarının nasıl davrandığını bilmiyorum"

"Peki, az önce senin yanındayken ayranı döktü değil mi?"

"Evet, ama sen bizi mi izliyordun?"

"Izlemek demeyelim, yorumluyordum"

"Yorumun ne peki?"

"Bak o çok saf ve temiz kalpli bi kız, sende öylesin, nasıl anladığıma gelicek olursak, gözler"

"Gözler mi?"

"Evet, sana nasıl baktığını gördüm, sana bakınca dipsiz bir kuyuda kayboluyor, gözleri cam gibi parlıyor... Senin yanındayken hep sırıtıyor, ben az önce siz çift misiniz diye sorduğumda nasıl utandığını gördüm, daha sayacağım çok şey var ama dostum bak insanları birazcık tanıyorsam o kız sana aşık"

"Vay be çok iyisin!"

"Vazifem efendim"

"Ona açılmak istiyorum ama ya reddederse ve tüm arkadaşlığımız bir anda yok olup giderse"

Kaşlarını çattı, "O SENİ SEVİYOR!"

Sesi biraz fazla çıkmıştı

"Ah özür dilerim Fransız aksânı işte bazen böyle oluyor, sevdiğin kızın ve senin adın neydi bu arada?"

"Ben Jess, Jesse Aarons, SEVDIGIM KIZIN KI ise Leslie Burke"

"Jeslie, çok uyumlu, tanıştığımıza memnun oldum Jess, bende Alex Funyrn"

Elini sıktım ve sırıttım, "Bende memnun oldum Alex"

"Alex senden birşey rica edicem"

"Evet, elbette"

"Leslie'nin kulağına eğildiğinde yada yanımızdayken ondan hoşlanıyor musun? Gibi şeyler söylersen çok mutlu olurum"

"Zaten diyorum"

"Gerçekten mi?" Bir an şaşkınlıkla ona sarıldım, oda afallamış görünüyordu ne yaptığım farkına vardım ve hemen geri çekildim

"Ne dedi?"

"Söyleyemem"

"Neden?, bak senin söyleyeceğin şey belkide sevenleri kavuşturucak, amacın bu değil mi?"

"Evet bu, ama başkalarının duygularını sevdiği kişilere verirsem bu casusuluk olur ve işleri berbat edebilir"

"Ah tamam daha fazla zorlamıcam, yaptığın şeyler için çok minnettarım, tekrar çok memnun oldum Alex"

Elini sıktım, "Bende Jess"

Yerime doğru giderken Leslie'nin sorgulayıcı ve kısık gözleri ile karşılaştım

"Çok samimisiniz galiba"

"Ah evet... nerden anladın?"

"Gözlerin parlıyor Jess, peki ne konuştunuz?"

"Tanıştık"

"Sadece tanıştınız öylemi o zaman neden 'o seni seviyor' diye bağırıyordu"

Tanrım bu kıza açık sözlü olmayı öğretmekte biraz falza abartmışlar, " Ah şey sadece..."

Leslie'nin gözleri dolduğunu anladım, titrek bir sesle konuştu "Tamam Jess, daha fazla ısrar etmicem"

Gözlerini hemen başka yöne çevirdi, gözlerinden bir damla yaş süzüldü ve hemen sildi

"Leslie, neden ağlıyorsun?"

"Jess... artık birbirimizden birşeyler saklamaktan bıktım!"

"Leslie ne demek istedigini anlıyorum ama lütfen bana zaman ver, bazı şeyler var ki açıklamaya korkarsın, çünkü birilerini kaybetmekten korkarsın ve o birilerini canından çok seversen sadece susarsın, ama sana söz zamanı geldiğinde herşeyi açıklıcam, şimdi izin verirsen dondurmamı erimeden yemek istiyorum" vay be konuşurken yoruldum ama çok iyi konuşmadım mı?

Leslie, yeşil ve cam gibi olan gözlerle burnunu çekti ve içten bi sırıtışıyla, "Tamam Jess, zamanı gelince"

Başımı salladım ve erimiş dondurmama döndüm, birkaç dakika sonra dondurma bitti, dilim uyuşmuştu

"Hey Leslie sıcak çikolataya ne dersin?"

"Tanrım Jess zevkimi çok iyi biliyorsun"

Sırıttım ve Alex'i yanımıza çağırdım

"Buyrun Bay Jess"

Bay mı?, "Ah sadece Jess yeterli, ikimizede birer sıcak çikolata alabilirmiyiz"

Defterine not etti ve Leslie'ye eğildi birşeyler fısıldadıktan sonra Leslie'nin kulaklarına kadar kızarık suratıyla bana baktı ve en utanmış haliyle sırıttı, onu bu kadar utandıracak ne demiş olabilirdi?

Sonra bana eğildi, "Jess, Leslie sana çikolatadan daha hızlı eriyor"

Bende aynı şekilde kızarmış ve utanarak Leslie'nin parlak yeşil gözlerine baktım

"Siparişiniz hemen geliyor" ikimizde Alex yokmuş gibi davrandık ve sadece birbirimize baktık dakikaların geçtiğini fark etmemiştim, ikimizde Alex'sin boğaz temizleme sesiyle irkildik

"Öhm, öhm, çiftler için özel hazırlanmış sıcak çikolatamız"

Ah Alex bu kadar açık sözlü olmana gerek yoktu, hızla sırıtan Leslie'ye baktım, sanki bu durumdan hiç rahatsız değilmiş gibi bakıyordu, bende sesimi çıkarmadım, Alex kulağıma eğildi,

"Sana demiştim, seni seviyor"

"Sağol Alex, gerçekten"

Omzuma 2 kere yavaşça vurdu ve Leslie'nin yanına gidip birşeyler dedikten sonra doğruldu, ikimizide baktı, sırıttı ve göz kırptı, ağzım açık gidişini izledim, kendimi geldiğimde Leslie'nin sıcak çikolatasını yudumlarken beni izlediğini gördüm, bende karşılık olarak sırıttım, sonra hızla doğruldu ve yanına gelip sağ tarafımda ki sandalyeyi geri itip yanıma olabildiğince yaklaşıp oturdu, omzu omuzlarıma değiyordu, sarı saçları koluma düşüyordu,

"Jess, teşekkür ederim"

"Ne için?"

"Bunca zaman kimse benimle konuşmak bile istemezken hayatıma girip renk kattın ve en yakın arkadaşım olduğun için teşekkür ederim"

"Ah rica ederim, o zaman bende teşekkür etmeliyim"

"Ne için?"

"Hayatım sadece okul, ev ve babamın verdiği işlerden ibaretti, sen geldin ve evimizin arkasında ki ormanda beni kral yaptın, kimse benimle konuşmazken, yanımda durdun... ben senin yanındayken herşeyi başarabilirmiş gibi hissediyorum, teşekkür ederim, herşey için"

"Ah Jess, rica ederim, düşününce hayatlarımız ne kadar da benizyor"

"Belkide tanrı bizi bu yüzden karşılaştırdı, birbirimizin halinden anlayan birisine ihtiyacımız olduğunu gördü?"

"Sen ne dersen de Jess, ben senin yanındayken mutluyum!"

"Bende Leslie, çok mutluyum" sıcak çikolatamızı bitirdik ve Leslie omuzuma kafasını koydu bende kafamın sağ tarafını Leslie'nin başının üstüne yasladım ve Auckland'in manzarasında daldık.

Ne kadar zaman geçti bilmiyorum, Leslie telefonu çıkardı, "Jess saat nerdeyse gece yarısı oldu gitmeliyiz"

"Doğru söylüyorsun Leslie"

Hesabı istemek için Alex'i baktım

"Hesap"

Birkaç dakika sonra hesap geldi doğrusu çok daha kabarık bi fiyat bekliyodum ama sadece 147 dolar tutmuştu hesabı ödedim ve Leslie ile dışarı çıkarken Alex elinde 2 tane fotoğrafı önümüzde tutuyordu

"Sadece genç çiftimize özel" fotoğraflara baktım ve Leslie'nin omzuma yaslandığı harika bi kare yakalamıştı, evet genç çift demişti utandım ama belli etmemeye çalıştım,

"Ah Jess, şuna bak harika çıkmışız"

"Evet çok güzel çıkmışız" birbirimize bakıp kıkırdadık, Alex'in elini sıkıp vedalaştıktan sonra dışarı çıktık, Bay Burke yarım saat içinde burada olacağını söylemişti, Leslie ile yakında ki banka oturduk, aynı şekilde birbirimize yaslanıp havadan sudan konuşarak Bay Burke bekledik.

Yarım saat boyunca konuştuk, konuşurken birşey fark ettim, "Artık eskisi gibi değildik" evet Leslie den hoşlanmadığım zamanlarda ettiğimiz masum muhabetterler ile şimdiki sohbetler çok farklıydı...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

27okunma 0beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 136

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurgugenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18