Ayrılık!

Vaveyla Yazarı: Kuskosta Burke

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 5Şu an: Ayrılık!

"Jess"

"Buyrun Kraliçem"

"Hiç sigaraya yada alkole başlamayı düşündün mü?"

"Yani... evet"

Hızla doğruldu, "Peki neden?"

"Bundan 5 yıl önce sen deredeki kazadan sonra doktor hayati riski yüksek demişti, bende Terabithia'ya yaptığım köprüden sonra, hergün aralıksız ağaç evde ağlıyordum, işte o zaman başlamayı düşündüm en azından içimde ki acı bi nebze söner diye ummuştum, sonra sen geldin aklıma, beni bu durumda görse ne olurdu diye düşündüm sonra vazgeçtim"

Tekrar eğildi ve kafasını göğsüme bastırdı, sağ eliylede, sol göğüsüme bastırdı, "Beni bu kadar önemsediğini bilmiyordum"

Kızardım ama bugünlük bu kadar kızarma yeter... Sağ elimi Leslie'nin üstünden geçirdim, ve sağ omuzunu tuttum, böyle olacağını kim bilebilirdi ki, 5 yıl önce tüm hayatını değiştiren bir arkadaş ve şimdi yanında duruyor, bir duygu okuma ustasının dediğine göre benden hoşlanıyor, peki John ona ne olucak gördüğüm kadarıyla Leslie ona boş gözlerle bakmıyordu, daha fazla içimde tutamazdım.

"Leslie sana birşey söylicem"

Sanırım başka birşey diyeceğimi sandı gözleri sokak lambasının ışığı ile parladı, "Elbette Jess, seni dinliyorum"

Hızlıca yutkundum, "Eee... John dan... hoşlanıyor musun?"

"Dur ne, bunuda nerden çıkardın?"

"Yani hoşlanmıyorsun?"

"Hayır tabikide, eğer bana olan yakınlığını diyorsan, sadece arkadaş olmaya çalıyoruz sanmıştım"

Derin iç çektim ve bunu çok yüksek sesle yapmıştım, sağıma baktığımda gözlerini kısmış bana bakan yeşil gözlere baktım,

"Seni rahatlamış gördüm Jess, bunu neye borçluyuz?"

"Şeyy... çünkü..."

Biiip-biiiip ikimizde son model Alman şaheseri arabanın kornasıyla irkildik, eliyle gelin işareti yapıyordu, son kez Leslie'ye baktım, ilk o kalktı, ve elimi hızlıca tutup beni arabaya sürükledi, nasıl bir anda bu kadar hızlı kızarmıştım ama midemde kelebekler uçuştu, sanırım hiperventilasyon geçiriyorum.

Arabaya kadar olan kısa bi el tutuşmasından sonra, bu sefer arabanın kapısını Leslie açtı, hiç de nazik değildi daha da açık olmak gerkirse hırçın bir kaplan gibiydi, beni hızla arabanın içine attı, ve arabanın arkasından dolaşıp sol tarafa bindi, sadece şaşkınlık ile izledim, birkaç saniye sonra kendime geldiğimde, Bay Burke'un dikiz aynasından sırıtarak beni izlediğini gördüm, fark ettiğimde çok geçti kızararak yere baktım,

Bay Burke, "Jess, ağzını kapat yoksa sinek kaçacak"

Leslie ve Bay Burke artık sesli bir şekilde kahkaha atıyorlardı, daha da kızardım ve utandım, yol boyunca ikiside kıkırdamaya doyamadı bende kızarmaya doyamadım.

Gece olduğu için Bay Burke yavaş gitmeyi tercih ediyordu bu yüzden de 1 saate eve varmıştık, Leslie be benim artık gözlerimizi açamicak kadar uykukuyduk, eve vardığımız dönüşte ayıldım ve Leslie'yi arabadan indirdim, göz kapaklarını açamıyordu,

"Jess..."

"Evet Leslie yanındayım merak etme"

Bay Burke'e onu odasına çıkartacağımı söyledim, Bay Burke onaylayan bi kafa sallama hareketinden sonra kanepeye uzandı, bende Leslie'yi merdivenler çıkardım ve yatağına yatırdım, üstüne ince mavi bir battaniye örttüm, artık derin uykuya geçtiği belli oluyordu, içimde ki öpme dürtüsütüne karşı gelmeyi denedim ama başaramadım, yavaşça eğildim nefesimi tuttum, Leslie'nin keskin kaşları, pembe yanakları ve ritmik hafif nefesini hissediyordum, ve yavaşça yanağına bi öpücük kondurdum,

"Jess... öpme konusunda çalışmalısın!"

Neredeyse altıma yapıcaktım "Ah L-leslie... özür dilerim uyanık olduğunu bilmiyordum"

"Sorun değil Jess" birbirimize sırıttık, arkamı dönüp kapıdan çıkarken,

"Iyi geceler Leslie"

"Iyi geceler Jess"

Umarım Leslie anlamamıştır, neden böyle birşey yaptım hiç bir fikrim yok, kalbim deli gibi çarpıyordu. Kapıyı arkadan kapadım ve aşağı doğru yavaş adımlarla indim, Bay Burke,

"Hey Jess biraz konuşalım mı?"

"Ah evet, elbette"

Yanında ki kanepeye yavaşça oturdum,

"Bak Jess, Leslie çok temiz kalpli bir kız"

Birkaç saniye durdu ve devam etti, "Onu seviyorsun değil mi?"

Kızardım ve utandım, bunu sevdiğim kızın babasından duymak garipti bu kadar belli ediyor muydum?, kızararak ve sırıtarak başımı salladım

"Gerçekten bu kadar mı belli ediyorum?"

"En azından ben anladım"

Stresli olduğumu gördü,

"Merak etme Jess, Leslie anlamamıştır"

Merdivenler gözlerini ovalayarak inen Leslie'ye ikimizde meraklı gözlerle baktık

"Neyi anlamamışım ben?"

Artık Bay Burke de strese girmişti

"Hiçbirşey Leslie, sadece..."

"Sadece ne?"

"Bu gece olanlar hakkında konuşuyorduk"

Bay Burke, "Sen uyumuyor muydun tatlım?"

"Sadece bir bardak su almak için gelmiştim"

Birkaç saniye sonra, "Ben artık gideyim Bay Burke, babamdan azar işitmek istemem"

"Ah elbette Jess sonra görüşürüz"

Leslie ve Bay Burke kapıya kadar eşlik etti ve vedalaştıktan sonra eve doğru gittim, birkaç dakikada eve vardım herkes uyuyordu, yavaşça odama çıktım üstüme rahat birşeyler giydikten sonra pencereden Leslie'nin evine doğru baktım ve evet artık May başka odaya gittiğinden çatı katının bir kısmı benim olmuştu, 2 yıl önceki orman çalışmalarından dolayı Leslie'nin evine bakan yolda birkaç ağaç dışında neredeyse hepsi kesilmişti, en azından artık Leslie'nin penceresini görebiliyordum, ve ışıkları hâla açıktı

"Bu saatte ne yapıyor?"

Bi an kendimi sapık gibi hissettim, ama bu sapıklıktan farkı, çünkü onu önemsiyorum ve sadece merak ettiğim için bakıyorum, en azından kendimi böyle avutuyorum, birkaç saniye sonra Leslie'nin penceresi açıldı ve direkt odama baktı, bir anda yerimden sıçrıcak kadar korkmuştum, rüyada olduğumu sandım, neyseki ışıklar kapalıydı bu sayede görmesi neredeyse imkansızdı, birkaç saniye sonra ellerini çenesinde birleştirdi ve sırıtarak odama doğru baktı. Bi an gerçektende fark ettiğini sandım, bi süre sonra birşeyler dedi ve pencereden uzaklaştı, ışıkları söndürdü, son kez baktım,

"Seni seviyorum Leslie"

Dolunayın ışığında gözlerim parlıyordu, yavaşça pencereden uzaklaştım, Alex'in hediye ettiği fotoğrafa baktım, istemsizce sırıttım, ışıkları açtım çekmecemde duran bantı dişim ile kestim ve fotoğrafın 4 köşesine yerleştirdim, koyacağım yeri çok iyi biliyordum, yatağımın üstüne çıktım ve tavana düzgün bir şekilde yapıştırdım, çok güzel olmuştu. Işığı hızla kapadım ve son kez Leslie'nin evine baktım ve yatağına yüzüstü uzandım 2 kolumu da yastığın altına sokup ay ışığında parlayan Leslie'nin fotoğrafına baktım.

Dakikalar geçmesine rağmen uyku tutmuyordu az önce arabadaki uyku sanki uçup gitmişti, bende şarjda duran telefonumu aldım, ve evet ailem 14. Yaş günümde bir telefon hediye etmişti çok iyi değildi ama Leslie ile konuşabilir ve sosyal medyadan fotoğraflarına bakabilirdim, Tanrım biliyorum çok sapıkça ama elden birşey gelmiyor, ona olan hislerimi söyleyene kadar böyle devam edeceğim gibi gözüküyor, sosyal medyayı açtım takip ettiğim sayılı kişilerden biriside Leslie idi hesabına girip fotoğraflarına baktım, çok güzel ve tatlı çıkmıştı, ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama saate baktığımda 01.28 olduğunu gördüm hızlıca telefonumu şarja taktım ve ve fotoğrafa bakıp derin bir uykuya daldım.

Uyandığımda gözlerimi açamıyordum, kafamda birşeyler yankılanıyordu ve çok geçmeden bunun Mayden geldiğini anladım

Sırıtarak baktı, "Jess, Jess kız arakadaşın arıyor" Tanrım bu çok büyük bir dejavuydu bi an gözlerim büyüdü ve korkarak telefonu aldım

May'in dediği kız arkadaş kelimesini unutarak devam ettim, "Merhaba"

"Merhaba Jess"

"Eee... birşey mi oldu Leslie?"

"Jess ben bugün okula gelemicem doğrusu 2 hafta boyunca"

2 hafta mı, yani 2 hafta boyunca Leslie'yi göremicektim, kendimi toparladım ve hızla telefonu kapayıp üstüme birşeyler giydikten sonra hızla ayakkabılarımı giyip Leslie'nin evine doğru koştum, bunu neden yaptığını bilmiyorum kontrolden çıkmıştım, arkamdan ailemin adımı seslendiğini duyuyorum ama aldırmadım, nefes nefese Burke'lerin evinin kapısını çaldım

Kapıyı Bay Burke açtı, "Jess iyi misin? Bu hâlin ne?"

"Bay Burke Leslie evde mi?" Bu ne saçma bir soruydu az önce ev telefonundan aramıştı

"Evet evde, odasındaydı, istersen yukarı çık"

"Hayır teşekkürler sadece kendisi ile birşey konuşmak istiyorum"

"Peki buraya çağırıyorum"

"LESLİE, LESLİE JESS SENINLE KONUSMAK ISTIYOR"

Bay Burke üst kata doğru bağırdı, birkaç saniye sonra telaşlı bir şekilde üst kattan inen Leslie'ye baktım, Bay Burke hemen anladı ve mutfağa doğru gitti, Leslie gözleri cam gibi parlıyordu, arkasından kapıyı boşluk bırakacak şekilde kapadı,

"Leslie telefonda neyden söz ediyordun, 2 hafta ne demek?"

"Jess... çok üzgünüm ama ailemin kitapları için imzalaması gerken bi ton dosya ve hayran imzası var bu yüzdende 2 haftalığına New York'a gitmemiz gerekiyor"

2 hafta boyunca ayrı bir kıtada olucaz, düşüncesi bile korkutucuydu, "Sen kalamazmısın, yani... May'in odası 2'iniz içinde yeter, rahat edemessen benim odamda uyuyabilirsin... y-yani ben salonda ki kanepede uyuyabilirim"

Sıcacık elleriyle iki elimide tuttu ve göğüs hizasından biraz aşağıda tuttu, "Yapamam Jess, benimde imzalamam gereken dosyalar var, gelecekte yazarlık gibi mesleklere ilgi gösterirsem diye geleceğimin temellerini atmaya çalışıyorlar"

Peki ben, ben ne olacağım? 9. Sınıftayken hastalandığı için 2 gün okula gelememişti, o 2 günde okul o kadar boş ve sıkıcıydı ki, ağlamak geliyordu içimden,

"Şimdi bana söz ver Jess, ben gidiyorum diye hiç bir dersini aksatmicaksın ve matematik derslerinde uyumak yok, anlaştık mı?"

Gözlerimin dolduğunu hissettim, "Söz, ama sende mümkün olduğu kadar çabuk geleceksin, söz ver"

Sırıttı, "Söz veriyorum Jess ne kadar çabuk gelebiliyorsak o kadar hızlı gelmeye çalışacağım"

Birbirimize olan bakışlarımız Bay Burke'ün sesi ile bozuldu

"Leslie tatlım valizlerini hazırlamayı unutma"

Son kez bana derin ve içten bir şekilde sırıttı, sonra bir anda kaşlarını çattı, "Ben gelene kadar Lily ile takılmıcaksın, tamam mı?"

Sırıttım ve "Bilmiyorum, düşünmem lazım"

Leslie sertçe omuzuma yumruk attı ve ikimizde sesli bir şekilde kıkırdadık

"Görüşürüz"

"Evet, görüşürüz"

Son kez gözlerine baktım, yeşil gözleri beni büyülüyordu, çok uzun sürmedi ve yavaşça geri çekildi kapıya doğru giderken elimi nazikçe bıraktı, kapıdan gidişini izledim ve arkamı dönüp ilerlerken arada bir arkama dönüp, bana bakmasını umuyordum ama bakmadı, eve doğru giderken gözümden 2 damla yaş süzüldü, hızlıca silip eski evimizin kapısından içeri girdim, annem hızla yanıma geldi

"Jess! Ne oldu?"

İnsanlar iyi misin diye sorduğunda içimden daha çok ağlamak geliyor bunu sadece benmi hissediyorum yoksa herkes böyle mi hissediyor, gözlerimin dolduğunu hissedebiliyordum, dudaklarıma hakim olamıyordum, "Artık ağla, rahatla" diyorlardı,

Annem, "Leslie ile mi ilgili?"

Başımı salladım, "O gidiyor... New York'a"

"Ah Jess, onu tekrar göreceksin endişelenme"

"Ben onsuz yapamam anne, en son tek başına bir yere gittiğinde onu neredeyse kaybediyordum"

"Aynı şey tekrar olmayacak Jess, bu bir son değil, Son olan bir yerde mutluluk olamaz"

"Son olan yerde mutluluk olamaz" güzel bir söze benziyor,

"Umarım bu bir son olmaz anne!"

Beni kendine doğru çekti, sıcak bir sarılmadan sonra odama çıktım, beynim hâla bulanıktı, gözlerim dolduğu için etrafı bulanık gözüküyordu, yavaş adımlarla merdivene doğru gittim, kapıyı kapatmayı unuttum direkt pencereden Leslie'nin evine doğru baktım, arabasına valizlerini yüklüyordu, Leslie'nin ağladığı belli oluyordu, kabimde bir sancı hissettim, sanki sıkışıyordu ve büzülüyordu, Leslie arkasını döndü ve odama doğru baktı, beni fark etti, hızlıca eliyle göz yaşlarını sildi ve içten bi gülümsemeyle el salladı bende karşılık verdim, sonra arabaya bindi ve uçsuz bucaksız yola doğru gittiler, bir süre kendime gelemedim ama okul vardı ve Leslie'ye söz verdim, yavaşça hazırlandım, işlerimi yapıp annemin kreplerinden 2 tanesi mideme indirdim

Okula vardığımda Olric Wekas ile karşılaştım, evet bu okulda ki en yakın erkek arkadaşım Olric, eğlenceli, komik, dersi orta düzey, siyah saçlı, sevgilisi olmayan ve orta seviye bir yakışıklılığı vardı, Olric okulda popülerler değildi çok fazla arkadaşı yoktu ama onun en yakın arkadaşlarından biri olduğunu biliyordum, bu kadar tanışma faslı yeter,

Olric, "Jess, neyin var böyle ve Leslie nerde?"

"O gitti"

"Gittimi, nereye?"

"2 haftalığına New York'a gitti"

"Hadi be senin için çok zordur"

Gözlerimin dolduğu gördü ve hemen yardım etmek istedi

"Hey, bugün çıkışta Büyük Lark Creek Parkına gitmeye ne dersin, hem biraz kafanı dağıtırsın?"

"Bilmiyorum nasıl olur ki?"

"Tamam anlaştık, okuldan sonra saat 4 te parkta buluşalım, girişte bekliyor olucam, görüşürüz"

Zilin sesi ile ayrıldık, dersler o kadar sıkıcı ve neşesis geçiyordu ki, Leslie varken sanat dersinde bilerek 2 sıra sağında, gerisinde ve çaprazına otururdum, sanat öğretmenisin James Mcarthy hep sol tarafta ders işlediği için Leslie'ye bakarken yakalamazdım tabikide 4 kez bakarken yakaladım, öğretmen biraz sıkıcı anlattığı için gözlerim dalıyordu ve kendime geldiğimde Leslie'nin bana sırıtarak baktığı görüyordum bu o kadar utanç vericiydi ki, ama artık o orada değildi.

Lily, evet yemekhanede Leslie ile hep oturduğumuz yere gelirken sırıtarak bakıyordu, ona duygusuz bir ifade ile baktım ama bunu aldırış etmedi ve yanıma oturdu

"Ne var Lily?"

"Hey sakin ol sadece Leslie de gitmişken, çıkışta birşeyler yapmaya ne dersin?"

İçimden, önümdeki yemek tepsini kafasına geçirmek istedim ama kendimi tuttum,

"Hayır!"

"Ne, neden?"

"Bak Lily duygularını incitmek istemiyorum ama ben ve sen yapamayız, lütfen artık Leslie ve beni rahat bırakın"

"Leslie dimi?"

"Ha?"

"Leslie den hoşlanıyorsun değil mi?"

Ses çıkarmadım ve önüme baktım

Lily, "Tahmin etmiştim, sence Leslie seni seviyor mu?"

"Bilmiyorum"

"Dur ben söyleyeyim, 11-B sınıfında ki Tim Dwesth tanıyor musun?"

"Evet tanıyorum"

"Çok güzel bunu Leslie'ye sor o zaman"

"Neden böyle birşey yapayım?"

"Ah Jess, çok safsın anlamıyor musun?, Leslie, Tim'e aşık"

Bir an göz bebeklerimin küçüldüğünü hissettim, kalbim deli gibi atıyordu, ağzım açık kalmıştı, Lily'nin yanımdan kalktığını fark etmedim, peki o zaman Alex dediği şeyler yalanmıydı?

Servisim evimin önüne bırakana kadar hâla Lily'nin dediği şey kafamda dönüyordu, ne demek Tim den hoşlanıyor, peki ya bunca zamana kadar yaptığı şeyler? Sadece arkadaş olduğumuz için mi yaptı? Eve vardığımda bıkmış bir şekilde kendimi yatağıma attım, sırt üstü uzandım ve tavana baktığımda fotoğrafımızı gördüm yanağından sıcak yaşlar aktığını hissettim, hızla kendimi toparladım ılık bir duş aldım, üstüme düzgün bir şeyler aldıktan sonra merdivenler aşağı inip anneme Olric ile gezeceğim söyledim, ayakkabılarımı giyip toprak yola çıktım, Leslie'nin evinin önünden geçerken,

"Hayır, hayır Lily yalan söylüyor, Leslie bana bunu yapmaz" peki bunu neye dayanarak söylüyordum oda bir insan ve başkalarına aşık olabilir, kafamı hızlıca sağa, sola silkeledim ve parka doğru hızlı adımlarla ilerledim.

Yaklaşık 20 dakika sonra parka vardım, girişte Olric ayakta durmuş beni bekliyordu, beni fark ettiğinde sırıttı ve el salladı, yanına gittim ve el sıkıştık, biraz yürüdükten sonra boş bir banka oturduk

"Ee Jess, ne oldu anlat bakalım"

"Olric, sence Leslie, Tim'i seviyor olabilir mi?"

Olric neredeyse yerinden sıçricaktı
"NEE Tim'mi, bunu nerden uydurdun"

Sanki bir şeyler biliyormuşcasına konuştu ama umursamadım, "Lily söyledi"

"Gerçekten Lily'nin dediğine mi inanıyorsun?"

"Olric bilmiyorum o kadar ciddiydi ki, yalan söylediğini düşünemedim"

Elini omuzuma koydu, "Inan bana Jess, Tim'den hoşlanmıyor"

"Olric sen nerden biliyorsun sevip, sevmediğini"

"Ee... ş-şey, sen neden bunu bu kadar kafaya taktın?, Leslie birisinden hoşlanabilecek yaşta"

Konuyu dağıtmaya çalıştığı çok belliydi ama hiç uğraşacak durumda değildim

"Olric sen benim en yakın erkek arkadaşımsın... kimseye söylemiyeceğine yemin et"

"Yemin ederim"

"Ben... Leslie den hoşlanıyorum"

"Eh biliyordum zaten"

"N-ne nasıl yani"

"Dostum o kadar belli ediyorsun ki, ortamda Leslie'nin adı geçtiğinde gözlerin parlıyor"

"Ah hayır!" Dedim biraz bekledikten sonra,"Sence Leslie anlamış mıdır?"

"Eee bilmiyorum ama anlasaydı belli ederdi sanırım"

"Herkes böyle diyor ama Leslie kitap okumayı seven birisi ve illa ki romantik kitap okumuştur, ya ondan hoşlandığımı anladıysa ve arkadaşlığımızın bozulmasını istemediği için belli etmiyorsa?"

Olric afallamış gözüküyordu, endişeli olduğu belli oluyordu, bir süre durdu ve tekrar devam etti, "Bilmiyorum Jess, Leslie çok karmaşık ve farklı bir kız" bir süre bekledi ve devam etti, "sen onu iyi tanıyorsun, hiç hâl ve hareketleri ergenlik dönemindeyken değişti mi?"

"Aslında evet" bir süre düşündüm, "Artık önceki gibi sohbet etmiyoruz, yani masumca değil sanki flört ediyormuşuz gibi"

"Belkide öyledir", durdu "Yani ben nerden bilicem ki, sadece tahmin ettim"

Birşeyler sakladığını anlayacak kadar tanıyordum onu, "Olric!"

"E-efendim Jess"

Kekeledi, ah Tanrım bende yalan söylediğimde böyle mi gözüküyorum

"Ne saklıyorsun?"

"H-hiçbir şey Jess, ne saklayabilirim ki?"

"Geldiğimizden beri birşey sanmıyormuşsun gibi davranıyorsun, dökül bakalım"

"Hayır birşey saklamıyorum"

Gözlerimi kıstım, "Olric emin misin?"

Terlemeye başlamıştı, daha fazla zorlamadım ve, "Tamam Olric"

Olric omzumu sıvazladı ve bir şeyler söylemek istiyorda yapamıyormuş gibi dudağını içeri doğru çekip sıkıştırıyordu, ama sonra sustu, hep benden bahsediyorduk, Olric kendi hayatını hiç anlatamamıştı.

"Olric, senin sevdiğin birisi var mı?"

"Ah evet var"

"Hadi be, kim peki?"

"Amaya Evans"

"Hadi be ordan, o kız sana hasta"

"Dur ne ciddi misin?"

"Evet hiç mi fark etmedin?"

Olric'in gözleri parlıyordu, suratı bir anda gülücükler açtı, galiba Leslie'yi düşündüğümde bende böyle gözüküyorum

"Galiba haklısın Jess"

"Ne konuda?"

"İnsan sevince karşı tarafın sevip, sevmediğini anlayamayacak kadar sarhoş oluyor"

Utandım kısa bi sessizliğin ardından ikimizinden adını sesleniyorlardı, sesin geldiği yöne doğru baktık

"Jess, Olric!"

"Ah merhaba Oscar ve Bethany"

Durun bunların kim olduğunu size açıklayayım, Oscar ve ben 9. Sınıftan beri arkadaşız, Olric kadar olmasada Oscarlada arkadaşız, gerçekten beni güldürebilen, tipi çok iyi olmayan, dersleri fena değil, kahverengi saçlı ve gözlü, değişik bir çocuk ama onu seviyorum,

Bethany'e gelicek olursak, hafif sarı saçlı, mavi gözlü, orta seviye güzel, derslerinde orta düzey olan, çok sevmesemde Oscar için katlanmak zorundayım, evet tahmin ettiğiniz gibi Oscar ve Bethany sevgili, ilişkileri çok iyi değil inişli çıkışlı bir ilişki gibi, ama en azından birlikte mutlular

Oscar, "Oturabilir miyiz?"

"Elbette" dedim

Karşımızda ki banka oturdular beni izlediklerini fark etmedim, birkaç dakika sonra Oscar konuşmaya başladı

"Jess, neyin var böyle?"

"İyiyim"

"Jess, ordan bakınca aptal gibimi gözüküyorum var birşey dökül hadi... dur bi dakika Leslie nerede, ayrı gezmezsiniz siz, birşey olmuş, küstünüz mü?"

"Hayır... o New York'a gitti"

"Hadi canım, ne zaman gelicekmiş?"

"2 hafta sonra"

"Jess, bu çok uzun bir süre değil ki"

"Senin için söylemesi kolay, ona birşey olmasından korkuyorum, en son tek başına bir yere gittiğinde neredeyse ölüyordu!"

Sesim biraz yüksek çıkmıştı, durumumu anladı ve yanıma gelip omzumu sıvazlamaya başladı

"Merak etme Jess, o geri gelicek, belkide geldiğinde sevgili olursunuz"

Bir anda irkildim ve Oscar'a hızla baktım, şaşırmış Oscar birşeyler demeye çalıştı ama olmadı

"Ne sevgilisinden bahsediyorsun?" Dedim

Bethany, "Yani Leslie den hoşlanmıyorsun öyle mi?"

Yüzüm kızardı, yere bakarak sırıttım

Bethany, "Utanmana gerek yok Jess, herkes birisine aşık olabilir"

"Siz nerden anladınız?"

"Jess, Leslie'nin geçen yılki doğum günü partisini hatırlıyor musun"

"Evet"

"Ben o gün hoşlandığını anladım... Leslie den gözünü ayıramıyordun, Leslie bunu fark etmedi ama, biz fark ettik Leslie kanepe de uyuya kaldığında başında oturmuş onu izliyordun, seni ve Leslie'yi tanıyan herkes anlamıştır"

Ne kadar dikkatli bir kız, "Peki o anlamış midir?" Biliyorum tamam, bunu yüz bir kez sordum ama emin olamıyorum.

Bethany, "Ben Leslie'nin yerinde olsam çoktan anlamıştım ama Leslie hiç de anlamışa benzemiyor, yada anladı taviz vermiyor, o zeki bir kız, senin açılmanı bekliyor da olabilir?"

Ah artık kafam çok karışmıştı ne yapacağımı bilmiyorum, "Peki ya Tim ona ne olcak"

"Tim kim?"

"Tim Dwesth"

"Eee ona ne olmuş?"

"Lily, bana, Leslie'nin Timden hoşlandığını söyledi"

Bethany neredeyse banktan düşücek kadar sarsılmıştı

"NEE, Öyle birşey imkansız"

Oscar'a, Olric'e ve Bethany'e baktığımda hepsi buz kesmişti, 3'ü de birşey saklıyordu

"Sizin derdiniz ne" cevap vermelerini beklemeden devam ettim, "Ne saklıyorsunuz?"

3'ü aynı anda konuştu, "Hiçbirşey!"

Gerçekten sinirlenmiştim, hızla ayağa kalktım, parkın girişine doğru hızlı adımlarla gidiyordum 3'ü birden önümü kesti

Olric, " Jess, nereye?"

"Madem ne olduğunu söyleyecek kadar güvenmiyorsunuz, ben eve gidim rahatça konuşun"

Bu çok kırıcı bir cümleydi biliyorum ama ne yapım çok fazla sinirlenmiştim, en yakın arkadaşlarınız sizden birşey saklasın ve sorduğunda "hiçbir şey" desin, siz ne yaparsınız?

"Jess, hayır, hayır yanlış anladın bizi, sana tabiki de güveniyoruz, ama" biraz durdu ve devam etti, "Ben Jess'i böyle görmeye daha fazla dayanamicam, bak Jess, Leslie bize bir sır verdi ama bunu sana söylemememiz için çok ısrar etti, şimdi sana bunu söylersek Leslie ile olan arkadaşlığımız dipsiz bir kuyuya düşer, lütfen anla bizi"

"Dur bir dakika, Leslie size söyledi ve bana söylemedi mi?" Gözlerim dolduğu için etrafı bulanık görüyordum

Oscar, "Jess, bazen bazı kişiler, bazı şeyleri hiçbir zaman bilmemeli"

"Peki tamam, ben ordaki "bazı kişiler" 'im öyle mi?"

"Jess bunu kastetmemiştim"

"Ben neyi kastettiğini çok iyi anladım Oscar, izninizle biraz yanlız kalmak istiyorum"

Aralarından geçtim ve giriş kapısına doğru yöneldim, arkamdan sesleniyorlardı

"Hadi ama Jess, konuşalım lütfen" Bethany olabildiğince nazik konuşuyordu

Olric'in sesi hiç çıkmıyordu, onu iyi tanıyorum, sessiz kaldığında ya üzgün yada aldatılmışlık hissine kapılırdı, sanırım şuan bana söylemediği için suçlu hissediyordu.

Yol boyunca sinirli, üzgün ve aldatılmış hissettim, gözümden sıcak yaşlar akıyor ama umrumda değildi, Leslie neden böyle yapmıştı anlamıyorum, Bethany'e bile söylemişti, 5 yıllık arkadaşına ise hiçbirşey söylememişti, yol boyunca gördüğüm taşlara tekme attım, birisi tırnağımı feci acıttı, 20 dakikalık bir yürüyüşten sonra, eve vardım, aileme birşey fark ettirmeden, odama çıktım, yaklaşık 30 dakika sonra annemin sesleri geliyordu

"Jess, akşam yemeği için sofraya bekleniyorsunuz!"

Merdivenlerden yavaş adımlarla indim, yemek masasına oturdum, yemek yemek hiç içimden gelmiyordu, yinede ailemin sorgulamalarından kaçınmak için biraz yedim, çok geçmeden annem ve babam durumu anladı

"Neyin var evlat?" babam tok sesiyle konuştu

"Hiçbirşey, sadece biraz yorgunum"

"Emin misin evlat?"

Bir süre sessiz kaldım, tabikide onlara Leslie'nin ne yaptığını anlatmicaktım

"Eminim"

Hiç ikna olmamışlardı ama yinede yemeklerine devam ettiler, yemeğim bittiğinde, tabağımı mutfak tezgahına koydum ve hemen yukarı odama doğru çıktım, yarın için ödevlerimi bitirdim, Leslie'nin hediye ettiği Hobbit kitabını okuyordum, telefonum çalmaya başladı, arayan Leslie idi, görüntülü arıyordu, onunla yüzleşebilir miyim bilmiyordum ama yinede açtım

"Merhaba Leslie"

"Merhaba Jess" yüzü neşe saçıyordu belkide bana kötü görünmemek için yapıyordu, onu gördüğümde hızla sırıtmaya başladım, niye yaptığımı bilmiyordum

"Nasılsın demek için aramıştım"

"İyiyim, sen nasılsın?"

"Yanımda sen olsan daha iyi olurdu, sensiz buralar hiç çekilmiyor"

Yüzüm hızla kızarmaya başladı, bugün olanlardan bahsetsem mi diye düşünüyordum, "Leslie, sana demek istediğim birşey var"

Neden bilmiyorum ama kalbim hızla atmaya başladı, Leslie'nin gözleri fal taşı gibi açıldı ve hafifçe sırıttı

"Elbette Jess, dinliyorum"

"Sen, Oscar, Bethany ve Olric'e bir sır vermişsin"

Leslie'nin yüzü hızla düştü

"Hayır, hayır, hayır söylediler mi yoksa?, Jess bak açıklayabilirim sandığın gibi değil..."

"Hayır merak etme söylemediler"

Leslie seslice iç çekti, "Çok şükür"

"Ama Bethany'e bile söyleyip bana söylemediğine çok kırıldım"

"Eee... üzgünüm Jess"

"Nasıl yani söylemeyecek misin?"

"Eee... Jess bunu nasıl söylerim bilmiyorum, sanırım bilmesen daha iyi olur, en azından şimdilik"

Kalbim cız etti, paramparça olup dağıldı, büzülmeye ve sıkışmaya başladı, neden sordum ki zaten söylemek isteseydi söylerdi, gözlerimin dolduğunu hissettim, Leslie hemen fark etti

"Jess, ağlıyor musun?"

Hızla gözlerimi sildim, "Hayır tavanda ki tahtanın tozu kaçtı sadece"

Birkaç saniye bekledim ve devam ettim

"Neyse Leslie sonra görüşürüz"

"Jess, lütfen bana zaman ver açıklıcam söz veriyorum"

"Sonra görüşürüz"

Görüşürüz demesine fırsat vermeden telefonu kapadım, masamın üstüne yavaşça telefonu bıraktım, artık göz yaşlarıma hakim olamıyordum, sıcak göz yaşlarım yanağından akıp, çenemden pantolonuma düşüyordu, eşyalarımı çantama koydum ve yatağıma uzandım, kısa süre sonra uykuya daldım.

Diğer günler çok farklı geçmedi Olric ile takıldım, derslerime girdim, babamın bana verdiği işleri yaptım, birkaç kez Terabithia'ya gittim Leslie olamadığı için sanki büyü çalışmıyordu çok fazla durmadım ve oradan da uzaklaştım, Pazar günü kiliseye gittim, sonra ki hafta babaannemin mezarına, böylece 2 hafta geçti Yarın pazar günü Leslie geleceğini mesaj olarak attı, artık o büyük sırrı umursamıyordum, birkaç kez telefonda dostça konuştuk, son akşam babamın verdiği işleri hallettim, odama çıktım ve yarını hayal ederek uykuya daldım.

Sabah saat kaçtı bilmiyorum ama güneş daha doğmamıştı, gözlerimi zar zor açtım ve ayak ucumda duran sarı saçlı kıza doğru bakıyordum gözlerim hâla bulanıktı, tam olarak seçemiyordum, birkaç saniye sonra konuştu

"Sonunda uyandın uykucu"

En sonunda onun Leslie olduğunu anladım, hızla doğrulup ona sarıldım, şaşırmıştı ve oda karşılık verdi, ikimizinde kafası birbirimizin omzunun üstündeydi, Leslie'nin sütyenini hissediyordum utandım ama umrumda değildi, bir kaç saniye sonra geri çekildim

"Ne zaman geldiniz?"

"Yaklaşık 3 saat önce"

"Sabah geleceğini söylemiştin"

Leslie hafifçe kıkırdadı, "Sana mesaj attığımda Auckland'e varmıştım"

"Dur bi dakika, sen nasıl buraya geldin?"

"Jess, penceren açıktı"

"Ne zamandır burdasın sen?"

"Galiba 2 saattir burdayım, yatağıma uzandım ama uyku tutmadı, bende sabahı bekleyemedim ve geldim, hâla beni uyuyor sanıyorlar"

İkizmde güldük, "Seni gerçekten özledim Leslie" bir anda istemsizce ağzımdan kaçtı

"Bende seni özledim Jess", "Orası o kadar sıkıcıydı ki anlatamam"

"Şimdi izin verirsen duşa girmem gerkiyor"

"Izin vermezsem ne olur?" Sırıtarak sordu, şaşırdım ama, altında kalamazdım

"Seni pencereden atarım"

İkimizde güldük, bir kaç saniye sonra kesildi

"Gerçekten girmem gerekiyor"

"Bende gelsem olmaz mı?"

Bir an yatağımdan düşecektim, kızardığımı hissediyordum

"N-nasıl yani?"

Leslie kahkaha atmaya başladı, "Şaka yapıyorum Jess"

Bir anda rahatladım, derin bi iç çektim ve yatağımdan kalktım koltuk altıma havlumu ve kıyafetlerimi aldım ve banyoya doğru gittim, Leslie hâla bana bakıyordu

"Ne?" Dedim

"Hiçbişey, sadece..."

"Sadece ne?"

"Seni özlemişim"

Hızla kızardım kekelemekten korktum ama neyseki olmadı

"Bende seni özledim Leslie"

Sırıttıktan sonra banyoya girdim ve kapıyı kilitledim, Leslie'nin ne yapacağını bilmiyorum, tamam o sapık değil ama şüphelendim.

15 dakika sonra banyodan çıktığımda saçımı Havlu ile kurluyordum, Leslie'ye baktığımda sırt üstü uzanmış tavana bakıyodu, hızla baktığı yere baktım, restoranda ki fotoğrafımıza bakıyordu ve sırıtıyordu

"Güzel yere asmışsın Jess"

"Teşekkür ederim"

Yatağımdan doğruldu ve yanıma geldi, neden bilmiyorum çok ateşli gözüküyordu

"Jess, günlük tutuyor musun?"

"Yani... ama hergünü değil, peki ya sen"

"Elbette, hemde hergünü"

Yanımdan yavaşça uzaklaştı

"Ee Lily, meselesi ne oldu?"

"Ah evet artık sevgiliyiz"

Hızla bana baktı ve, "NEE!" , "Ne zamandır"

"Sen gittiğin ilk gün ona açıldım ve sevgili olduk işte"

Leslie'nin gözleri dolmaya başladı, daha fazla üzülmesini istemedim ve kahkaha atmaya başladım

"Şaka yapıyorum Leslie"

Leslie sırıtmaya başladı ve olağan gücüyle omzuma yumruk attı

"Hey elin çok ağır"

"Bidaha kine omzuna vurmicam"

Ikimizde güldük, birkaç dakika sonra

"Senin duş alman gerek miyor mu?"

"Galiba evet ama yanımda hiç kıyafet yok"

Birbimize sırıttıktan sonra, "Galiba artık gitmeliyim, ailem burda olduğumu bilmiyor"

"Ah evet"

Pencereye doğru gidiyordu, "Hey nereye?"

"Eve"

"Pencereden mi?"

"Kapıdan inersem, anne ve babana yakalanabilirim, buda yanlış anlaşılmaya sebep olur"

Ne demek istediğini anladım ve kızarmaya başladım, Leslie hızla pencereye doğru gitti ilk önce ayaklarını soktu sonra vücudunun kalan bölümünü, tavana dayadığı merdivenden aşağı inerken bana baktı ve el salladı bende karşılık verdim eve gidene kadar onu izledim, sonra yatağıma çöktüm ve Leslie'yi düşündüm, çok garip bir kız duygularını anlayamıyorum, sonra üstüme birşeyler giydikten sonra hızla aşağı indim, kimse ayakta değildi bir bardak su içtim ve yukarı çıktım, daha saat sabahın 4'üydü odama gittim ve yatağıma uzandım ve biraz daha kestirdim.

Yeniden uyandığımda güneş neredeyse tepedeydi, Leslie başucumda durmuş, bana bakıyordu, ah bu kişiliği güzel beni önemsiyor ama özel hayatımı ihlal ediyor

"Leslie..."

"Evet Jess"

"Bazı kokarcalar için pencereyi kapamıştım nasıl girdin"

İkimizde kıkırdadık, birbimizi o kadar özlemiştik ki, sadece suratlarımıza bakarak gülebilecek durumdaydık,

"Jess, saat 11 oldu, Seni bekledim ama gelmedin, bende dayanamadım ve geldim, kapıdan!"

Sırıttım, "Duş aldım mı bari?" Gözlerimi açamıyordum

Oda sırıttı, "Evet Jess, aldım", "Artık burnundan nefes alabilirsin"

"Dur bir dakika saat 11 oldu ve ailem beni kahvaltı için kaldırmadı mı?"

"Ah, ailen evde değil Jess"

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

27okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 139

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileAile sırlarıajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18