4. bölüm / 6
BİZDEN SONRABÖLÜM 4
Bölümler 6Şu an: BÖLÜM 4
- 1 BÖLÜM 11.369 kelime
- 2 BÖLÜM 2633 kelime
- 3 BÖLÜM 31.415 kelime
- 4 BÖLÜM 4774 kelime · Okuduğun bölüm
- 5 BÖLÜM 51.393 kelime
- 6 BÖLÜM 61.350 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Ceren Senay
1 gün önce
Çıkışta Nilüfer ile beni Oktay abi almaya geldi. Arka koltuğa oturdum ve eve gidene kadar tek kelime konuşmadım.
Eve vardığımızda hemen kapıyı açıp arabadan indim.
“Ceren.” Nilüfer arkamdan seslendi ama dönüp bakmadım. Eve girdiğimde Nesrin’in misafirlerini gördüm. Hepsi büyük salona geçmiş oturuyorlardı.
Üst kata çıkarken Nilüfer hâla bana sesleniyordu ama bakmadım.
Odama girip kapını kilitledim ve yatağa uzandım. Ağlamak istiyordum ama ağlamak da gelmiyordu içimden artık. Bu öğlen Nilüfer’in güvenlik kulübesinin orda söyledikleri aklımdan çıkmıyordu.
Bu arada, ben Ceren Senay
Annesiz, babasız, kimsesiz Ceren. Annesi Ceren beş yaşındayken ölmüş, babası Ceren beş yaşındayken başka bir kadınla evlenmiş, babası çocuklarını günahı kadar sevmemiş. Evet, bu hikayenin kimsesiz ve yalnız karakteri bendim. Ben Ceren, içi yansa da kimseye belli etmeyen Ceren.
Aslında insan sevgisizliğe bir süre sonra alışıyor biliyor musunuz? Babam ben beş yaşındayken başlamadı ki böyle olmaya, babam beni hiç sevmedi. İnsan hiç görmediği bir şeyin yokluğunu nasıl hissediyordu?
Hiç bilmediği, şahit olmadığı şeyin yokluğunu.
Ben artık hissetmiyordum. Babam beni sevmemiş mi? Umrumda değil.
Ama hayatıma karışması ve saçma kuralları artık beni bıktırıyordu. Benim babama duyduğum artık üzüntü değildi, öfkeydi. Beni sevemeyen bir adam neden hayatıma karışıyordu?
Kalkıp üzerimi değiştirdim ve tekrar yatağıma geçtim. Telefonuma gelen bilirdim sesiyle elime alıp baktım.
Eness0_ sizi takip etmek istiyor.
Sinirle telefonu kapattım ve uyku pozisyonumu aldım. Gözlerim ister istemez elime gitti. Elimde boydan boya bir yara izi vardı. Hatırladığım anılarla gözümü kapattım.
13 yıl önce…
“Anne, anne bak.” Koşa koşa annemin yanına gidip elimde tuttuğum böceği ona gösterdim.
“Bu ne kızım?” Elimi açınca annem korkuyla yerinden sıçradı. “Ceren, yine mi böcek yakaladın sen?”
Annem elimdeki böceği aldı ve yere attı.
Annemler otururken ben de havuzun olduğu tarafa gittim. Havuzu çok seviyordum. Masmaviydi, tıpkı annemin gözleri gibiydi. Havuzun kenarına oturdum ve ayaklarımı suya uzattım. Ellerimi tutunmak için havuzun kenarına koymak isterken fark etmeden Oktay abinin bitkileri kestiği makasın üzerine koymuştum. Elimi çekmek isterken makasa sürtündü ve elimin ortası tamamen kesildi.
Yere oluk oluk kan akarken ağlamaya başladım. “Anne, anne.” Annem yerine arkamda koca bir gölge belirdi. “Ne yaptın sen?” Babamın sesini duyunca korkuyla arkaya doğru yürümeye başladım.
“Ne yaptın sen Ceren?” Babam bağırınca daha da korkuyla arkaya bir kaç adım daha atınca sırtım soğuk sı ile buluştu. Havuza düşmüştüm.
Ve boğuluyordum. Acı olan boğulmam değildi, babam öylece duruyor ve beni kurtarmıyordu. Kızını, öylece izliyordu.
Uzaklardan annemin bağırış seslerini duyunca bilincim kapanmak üzereydi.
Uyandığımda annem ve Nilüfer başımdaydı. Annem sarılmış olan elimi okşuyordu. “Birtanem, günaydın.” Annemi görünce hemen boynuna sarılmıştım. “Anne ben havuza düştüm biliyor musun?” Annem ağlarken kafasını salladı. “Biliyorum bebeğim.”
“Anne babam beni kurtarmadı biliyor musun?”
Annem hızla kafasını iki yana salladı.”olur mu öyle şey bebeğim, baban kurtardı seni.”
Annemin dediğine inanmıyordum ama ona söylemedim. Nilüfer de yanımda oturmuş elimi tutuyordu. “Havsa ben düştüm.” O zamanlar ona Nilüfer değil Hafsa diyordum. Yani Havsa.
“Gördüm, çok üzüldüm.” Ağlayarak bana sarıldı. “Birdaha hep birlikte gezelim. Seni yalnız bırakmam.”
O gün annem, Nilüfer ve ben birbirimize sarıldık. Keşke annem hep bizimle kalsaydı. Annem..
~
Odamın kapısı sertçe açılınca uyuyakaldığım yerden sıçrayarak uyandım. Etrafıma bakarak ne olduğunu anlamaya çalışırken babamı kapının önünde görünce başıma geleceği biliyordum.
“Sen nerdesin?”
“Öğle arası okusaydım baba.” Normal bir şekilde cevabı verdim.
“Öğle arası okulda değil evde olunacak.”
Sinirle ona döndüm. Bu sırada yatağımdan kalkmış onun karşısına geçiyordum.
“Neden?” Nilüfer de şimdi odaya gelmiş, olası bir şeye engellemeye çalışıyordu. Yanıma doğru geldi.
“Kes sesini Ceren, öğle arası eve geleceksin, akşam evde olacaksın. İnsan gibi oturup derslerine çalışacaksın.” Bağırmaya başlamıştı çoktan. Anlaşılan Nesrin’in misafirleri gitmişti.
“Öğle aradı okulda kalmak istedim ve kaldım. İtirazın mı var?” Gerçi sorduğum soru saçmaydı, zaten itirazı vardı ama olsundu. Nilüfer ise bana yandan uyarıcı bakışlar atıyordu. Onun isteği öğle arası proje ödevi yaptığım söylememdi ama ben proje yapmamıştım.
Babam dediklerimle bana doğru hızla yürümeye başladı.
Ne yapıyordu?
Birden elini kaldırınca korkuyla yüzümü kenara çevirdim. Ama yüzüme tokat çarpmamıştı. Saçlarımı kenara itip ne olduğuna baktığımda Nilüfer’in babamın elini bileğinden yakaladığını gördüm.
Babam hızla elini çekti ve işareti parmağımızı tehditkâr bir şekilde sallamaya başladı.
“Bu son uyarım sana , DUYDUN MU?” Birden bağrınca yerimden korktum ama belli etmedim. Gözlerime baka baka odadan çıktı.
Nesrin ise ne olduğunu anlamak için odamın önüne geldi ama içeri giremezdi. Bana iyi misin der gibi baktı. Bir de bunun dramını çekiyorduk. Kapıya doğru yürüyüp kapıyı suratına çarptım. Nilüfer ise bana öfkeli öfkeli bakıyordu.
“Ne geçti eline?” Şaka mı yapıyordu?
“Senin gibi susup yalan söylemekten iyidir. Bana bak kızım, ben bu adamdan korkmuyorum tamam mı? İsterse öldürsün umrumda bile değil.” Nilüfer bana üzgün üzgün baktı.
“Ceren..” elini omzuma koymak istedi ama omzumu çektim. O da sesini çıkarmayı öğrenecekti. “Şimdi dışarı çık.”
Hiç bir şey söylemeden dışarı çıktı. Kapıyı yavaşça kapatınca artık kendimi tutamadım ve ağlamaya başladım.
Bölüm etkileşimi
