3. bölüm · Bir Fotoğrafın Hikayesi
3. Bölüm – Aynı Kadrajda
Bir hafta geçmişti.
Işık Fotoğraf Stüdyosu artık dört genç için ikinci bir ev hâline gelmişti. Sabahları birlikte kahve içiyor, gün içinde çekimlere gidiyor, akşamları ise çekilen kareleri saatlerce inceliyorlardı.
Ege ve Mert fotoğraf çekiyor, Duru ile Lina bilgisayar başında düzenleme yapıyordu.
Ancak son günlerde Duru’nun dikkatini çeken bir şey vardı.
Ege’nin çektiği fotoğraflar…
Her karede bir duygu vardı. Bir çocuğun gülümsemesi, yağmur altında bekleyen bir adam, vapur iskelesinde martıları izleyen yaşlı bir kadın…
Duru, fotoğrafları düzenlerken bazen kendini uzun süre ekrana bakarken buluyordu.
“Bu kadar iyi kareleri nasıl yakalıyor?” diye mırıldandı.
Yanındaki Lina gülümseyerek ona baktı.
“Belki de fotoğrafları çeken kişi ilgini çekiyordur.”
Duru hemen itiraz etti.
“Ne alakası var?”
Lina kahkaha attı.
“Şaka yaptım.”
Ama Duru, nedense cevap verirken biraz fazla hızlı davranmıştı.
O gün Kemal Usta onları yeni bir görev için yanına çağırdı.
“Bugün farklı bir şey yapacağız,” dedi.
“Birbirinizin portresini çekeceksiniz.”
Mert heyecanla elini kaldırdı.
“Ben Lina’yı çekerim!”
Lina gülerek kaşını kaldırdı.
“Bu kadar hızlı karar vermen normal mi?”
“Sanat beklemez,” dedi Mert ciddi bir yüz ifadesi takınarak.
Herkes gülmeye başladı.
Kemal Usta ise Ege ile Duru’ya döndü.
“Ege, sen de Duru’nun fotoğraflarını çekeceksin.”
Duru kısa süreliğine şaşırdı.
Ege ise sadece başını salladı.
“Tamam.”
Çekim için stüdyonun arka bahçesine çıktılar.
Gün batımı yavaş yavaş şehri turuncu renge boyuyordu.
Duru biraz heyecanlıydı.
“Ben fotoğraf çekilme konusunda çok iyi değilim,” dedi.
Ege kamerayı ayarlarken gülümsedi.
“Merak etme. Sadece rahat ol.”
Duru derin bir nefes aldı.
Ege birkaç kare çekti.
Sonra kamerayı indirip durdu.
“Bir saniye,” dedi.
“Az önce güldüğün gibi tekrar güler misin?”
Duru şaşkınlıkla ona baktı.
“Nasıl yani?”
“Az önce Lina bir şey söylemişti ya… O gülümseme.”
Duru istemsizce tekrar gülümsedi.
Deklanşör sesi duyuldu.
Ege kameraya baktı ve hafifçe gülümsedi.
“İşte bu.”
Duru merakla yaklaştı.
Fotoğrafa baktığında birkaç saniye sessiz kaldı.
Sanki kendini ilk kez bir başkasının gözünden görüyordu.
“Bu gerçekten ben miyim?” diye sordu.
Ege başını salladı.
“Evet.”
“Bazen insanlar kendilerindeki güzelliği fark etmez.”
Duru ne diyeceğini bilemedi.
Kalbi hiç beklemediği şekilde hızlanmıştı.
Henüz bunun aşk olduğunu düşünmüyordu.
Ama o gün, Ege’nin çektiği tek fotoğraf değişmemişti.
Duru’nun içinde de küçük bir şey değişmeye başlamıştı.
