15. bölüm · BİPOLAR AŞK - RÜYA TASARLAMA UYGULAMASI

13. Bölüm – Uyuma İsteği

Nuran Kutlu

Bölümler
1 1. Bölüm – Tanışma 2 Ada’nın Günlüğü – 14 Mart(Hastanede, ilk gece) 3 2. Bölüm – Gölge Gibi 4 Ada’nın Günlüğü – Aynı Gün Gece 5 3. Bölüm – Sınırda 6 4. Bölüm – İlk Adım 7 5. Bölüm - Temas 8 6. Bölüm – Yanıktan Geriye Kalanlar 9 7. Bölüm – Kayma 10 8. Bölüm – Gölgeden Gelen 11 9. Bölüm – Rüya Tanrıları 12 10. Bölüm – Sınır Çizgisi 13 11. Bölüm – Düşe İlk Adım 14 12. Bölüm – Uyanmanın Acısı 15 13. Bölüm – Uyuma İsteği 16 14. Bölüm – Uyanış Krizi 17 15. Bölüm – Tanrıların Yalnızlığı 18 16. Bölüm – Sonsuzluk İlacı 19 17. Bölüm – Geri Dönmeyenler 20 18. Bölüm – İki Dünya Arasında 21 19. Bölüm – Gözcü 22 20. Bölüm – Tanrıçanın Gölgesi 23 21. Bölüm – Kim Kimdi? 24 22. Bölüm – Uyanmak Mümkün mü? 25 23. Bölüm – Bilinç Hırsızı 26 24. Bölüm – Tanrıyı Suçlamak 27 25. Bölüm – Sırrın Ağırlığı 28 26. Bölüm – Kardeşin Gölgesi 29 27. Bölüm – Zihin Sorgusu 30 28. Bölüm – İnsan Kalmak 31 29. Bölüm – Sahte Aşk 32 30. Bölüm – Ayna 33 31. Bölüm – Ruhların Savaşı 34 32. Bölüm – Sessiz Tanrı 35 33. Bölüm – Tanrıya Karşı İnsan 36 34. Bölüm – Çatlağın İçinden Işık 37 35. Bölüm – Sadece Sen, Sadece Ben 38 36. Bölüm – Uyanış Frekansı 39 37. Bölüm – Titreşim 40 38. Bölüm – Sevgiyi Kırmak 41 39. Bölüm – Uyanan Sabaha 42 40. Bölüm – Uyananların Dünyası 43 41. Bölüm – Işık Temsilcileri 44 Sonsöz – Ve Işık Kaldı Geriye

Başta sadece bir düş zannedilmişti.
Şimdi ise milyonlarca insan
gerçekliği terk ediyordu.

Çünkü rüyalar artık kopuk değildi.
Devam ediyordu.

İnsanlar, kaldıkları yerden
rüyalarına geri dönebiliyordu.

17 yaşındaki bir çocuk,
yıllar önce kaybettiği annesiyle
rüyada yeniden bir ev kurmuştu.

Ve her sabah,
“Kahvaltı hazır!” diye bağırdığı yerden
tekrar başlayabiliyordu.

Bir kadın, boşandığı eşiyle
hiç yaşanmamış bir aşkı
rüyada baştan yazıyordu.

Rüyada mutlu çocukları vardı.
Gerçek hayattaysa,
yalnızdı.

Devletler sessiz kaldı.
Çünkü onlar da içindeydi.

Başkanlar, danışmanlar, askerî liderler…
Hepsi geceleri uyanmak istemiyor,
sabahları toplantılara katılmıyordu.

Diller, milletler, yaşlar silinmişti.
Herkes, sadece
“yeniden rüya” diyordu.

Gerçeklik yavaşça çözülüyordu.

Dükkanlar kapanıyor,
okullar boş kalıyor,
evlerde sadece ışıklar yanıyordu.

Çünkü herkes,
daha iyi bir hayatı
kendi zihninde bulmuştu.