3. bölüm · Benim Küçük Dünyam
3. Bölüm – Kayıp İz
Hüma gözlerini açtığında etrafına baktı.
Burası hastane değildi.
Beyaz duvarlar yoktu.
Hemşire sesi yoktu.
Sadece eski, karanlık bir oda vardı.
Duvarların boyaları dökülmüş, camlar kirlenmişti. Burası yıllardır kullanılmayan terk edilmiş bir binaya benziyordu.
Hüma korkuyla telefonunu aradı.
Neyse ki hâlâ yanındaydı.
Ekranı açtı.
Çekiyordu.
Tam birine mesaj atacaktı ki dışarıdan ayak sesleri geldi.
Hemen telefonu sakladı.
Hastanede ise herkes panik içindeydi.
Simay, Ece ve Gökçe’nin de telefonları yanlarındaydı. Ama kimse ne olduğunu anlamıyordu.
“Onları nasıl bulacağız?” dedi Ece.
Tam o sırada akıllarına Haktan geldi.
Haktan, Hüma’nın komşusuydu.
Onun en garip özelliği kokuları çok iyi almasıydı.
Hüma onunla hep dalga geçerdi.
“Sen K9 musun?” diye sorardı.
Haktan gülerek:
“Belki,” derdi.
O gece Haktan hastanenin çevresindeyken bir anda durdu.
Bir koku aldı.
Tanıdı.
Hüma’nın kokusu.
Vanilyalı, lavantalı, hafif şekerli parfümü…
“Bu kesin Hüma…” dedi.
Kokunun geldiği yöne baktı.
İleride birkaç kişi vardı.
Ve yanında…
Hüma ile kızlar vardı.
Götürülüyorlardı.
Haktan hemen sessizce takip etmeye başladı.
Araç uzaklaştı.
Haktan peşlerinden gitti.
Bir süre sonra şehirden uzak, eski bir bölgeye geldiler.
Araç terk edilmiş büyük bir binanın önünde durdu.
Adamlar içeri girdi.
Haktan uzaktan baktı.
Burası yıllardır boş duran eski bir binaydı.
Camları kırık, duvarları çatlamıştı.
Ama artık içinde biri vardı.
Haktan telefonunu çıkardı.
Konumu kaydetti.
“Dayanın…” diye fısıldadı.
“Size geleceğim.”
Ama o an fark etmediği bir şey vardı.
İçerideki herkes sadece kaçırılan değildi…
Birinin planı çok önceden başlamıştı.
